Yoksulluk nafakası talebinde gelir ve malvarlığı araştırmasını simgeleyen iki yetişkin ve ekonomik kayıtlar

Çalışan Eşin Yoksulluk Nafakasında Gelir Araştırması Hakkında Yargıtay Kararı

Çalışan eşin yoksulluk nafakası talebi, yalnızca çalışıyor olması veya adına taşınmaz kayıtlı olması gerekçesiyle reddedilemez. Yoksulluk nafakasında gelir araştırması, gelirin sürekli ve düzenli olup olmadığını, emekli aylığı bulunup bulunmadığını, taşınmazlardan fiilen gelir elde edilip edilmediğini ve tarafların ekonomik durumlarını kapsar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 16.02.2026 tarihli 2025/6744 Esas ve 2026/1692 Karar sayılı kararında, bu araştırma tamamlanmadan verilen ret kararını bozmuştur.

Dosyada maddi tazminat miktarı ve katılma yoluyla temyiz başvurusunun süresi de incelenmiştir. Maddi tazminatın az bulunması ayrı bir bozma nedenidir. Erkeğin katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise süresinde verilmediği için reddedilmiştir. Bu sonuçlar, yoksulluk nafakası hakkında verilen bozma kararından ayrı değerlendirilmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2025/6744 K. 2026/1692 16.02.2026

Belge hazirlaniyor…

Kararın tam metni, temyiz sebepleri ve hüküm fıkrasıyla birlikte yukarıdaki belgede yer almaktadır.

Nafaka Talebi Hangi Gerekçeyle Reddedilmişti?

Karşılıklı boşanma davalarında bölge adliye mahkemesi, kadının çalıştığını, düzenli gelirinin ve adına kayıtlı malvarlığının bulunduğunu kabul ederek yoksulluk nafakası talebine ilişkin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kadın taraf vekili nafakaya ilişkin bu hükmün yanı sıra kusur belirlemesini, erkeğin boşanma davasının kabulünü, maddi tazminat ile iştirak nafakası miktarlarını da temyiz etmiştir. Erkek taraf vekili ise kadının temyiz dilekçesine karşı katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay önce erkeğin başvuru süresini incelemiştir. Kadının temyiz dilekçesi erkek taraf vekiline 02.06.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yoluyla temyiz dilekçesi 23.06.2025 tarihinde verilmiştir. Daire, iki haftalık sürenin geçirilmesi nedeniyle bu dilekçeyi reddetmiştir. Bu bölüm usule ilişkindir ve erkeğin ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin esas bakımından reddedildiği anlamına gelmez.

Kadının temyiz başvurusu üzerine maddi tazminat ve yoksulluk nafakası ayrı gerekçelerle incelenmiştir. Daire maddi tazminatı az bulmuş, yoksulluk nafakasında ise ekonomik durum araştırmasının eksik kaldığı sonucuna varmıştır.

Çalışan Eşin Yoksulluk Nafakası Talebinde Neler Araştırılır?

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafın, diğer tarafın mali gücü oranında nafaka isteyebileceğini düzenler. Bu koşulun değerlendirilmesi için nafaka isteyen eşin gerçek ve güncel ekonomik durumu belirlenmelidir.

İncelenen kararda, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının yeniden araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Daire üç noktanın açıklığa kavuşturulmasını istemiştir: kadının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı, emekli aylığı alıp almadığı ve adına kayıtlı taşınmazlardan gelir elde edip etmediği. Tarafların gelirlerinin birbirine yakın olup olmadığı da değerlendirilecektir.

Sosyal Güvenlik Kurumu kaydı, nafaka isteyen eşin çalışıp çalışmadığını gösterir; ancak kaydın ait olduğu dönem ile karar tarihindeki durum aynı olmayabilir. Tapu kaydı da yalnız mülkiyeti ortaya koyar, taşınmazın kiraya verilip verilmediğini veya başka bir gelir sağlayıp sağlamadığını açıklamaz. Asıl belirlenmesi gereken, kayıtlarda görünen çalışmanın ve taşınmazın nafaka isteyen eşe bugün gerçekten gelir sağlayıp sağlamadığıdır.

Geçici işin sona ermesinin yoksulluk nafakasına etkisi değerlendirilirken de geçmişteki bir çalışma ile güncel düzenli gelir birbirinden ayrılır. Bu dosyada ise çalışmanın niteliği, emekli aylığı, taşınmaz geliri ve tarafların ekonomik durumları açıklığa kavuşturulmadan kadının nafaka talebi hakkında ret kararı verilmiştir.

Bozma Kararı, Nafakanın Kesin Olarak Bağlanacağı Anlamına Gelmez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre, kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği sonucuna yeterli ekonomik araştırma yapılmadan varılmıştır. Bozma sonrasında elde edilen veriler kadının sürekli ve yeterli gelire sahip olduğunu gösterirse talep yine reddedilebilir. Nafakanın kanuni koşullarının oluştuğu belirlenirse nafakaya hükmedilebilir. Bozma kararı, araştırmanın sonucunu peşinen belirlememektedir.

Nafaka verilemeyecek hâller değerlendirilirken nafaka isteyen eşin ekonomik durumu, tarafların kusuru ve nafaka ödeyecek eşin mali gücü ayrı ayrı incelenmelidir. Çalışma veya malvarlığı kaydı bulunması, diğer kanuni koşulların değerlendirilmesini gereksiz kılmaz.

Nafaka hakkının koşulları oluşursa miktar, nafaka isteyen eşin ihtiyacı ve diğer eşin mali gücü dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesi, nafaka hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin incelemeden sonra ele alınmalıdır. Bu kararda Daire belirli bir yoksulluk nafakası miktarına hükmetmemiştir.

Gelir ve Taşınmaz İddiaları Nasıl Gösterilir?

Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü, ücret bordrosu, işten ayrılış bildirgesi ve emekli aylığı bilgisi farklı ekonomik olguları gösterir. Dilekçede her belgenin hangi iddiayı desteklediği açıklanmalıdır. Taşınmazdan gelir elde edildiği ileri sürülüyorsa kullanım veya kira durumunu gösteren bilgi ve belgeler de dosyaya sunulmalıdır.

Nafaka isteyen eş, çalışmasının geçici veya düzensiz olduğunu ileri sürüyorsa ilgili çalışma dönemlerini açıklar. Taşınmazın gelir getirmediğini söylüyorsa taşınmazın niteliğini ve fiilî kullanımını gösterir. Nafaka talebine karşı çıkan eş de yalnız çalışma veya tapu kaydına dayanmakla yetinemez; bu kayıtların güncel ve yeterli geliri nasıl ortaya koyduğunu açıklaması beklenir.

Eski tarihli bordro veya kurum kaydı, karar tarihindeki ekonomik durumu yansıtmayabilir; bu yüzden her belgenin hangi döneme ait olduğu ayrıca gözetilir. Mahkeme de araştırma sonunda hangi geliri belirlediğini ve bu gelirin eşin geçimine ne ölçüde yettiğini gerekçesinde açıklar. Böylece hangi ekonomik verinin sonuca etkili olduğu anlaşılabilir.

Yoksulluk nafakası ile diğer nafaka türlerinin koşulları aynı değildir. Nafaka türleri ve şartları hakkındaki açıklamalar, tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakasının farklı amaçlarını gösterir. İncelenen karardaki ekonomik araştırma ölçütleri ise doğrudan yoksulluk nafakası talebiyle ilgilidir.

Maddi Tazminattaki Bozma ile Nafakadaki Bozma Aynı Gerekçeye Dayanmaz

Boşanmada maddi tazminatın dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin birinci fıkrasıdır. Bu hükme göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Daire bu dosyada tazminat miktarını, tarafların ekonomik durumlarını, kusur derecelerini, paranın alım gücünü ve ihlal edilen menfaatleri gözeterek az bulmuştur. Değerlendirmede Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri esas alınmıştır. Yoksulluk nafakası bakımından bozma ise gelir ve malvarlığı araştırmasının tamamlanmamış olmasına dayanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kanuni koşullar oluşmuşsa alabilir. Eşin çalışıyor olması tek başına nafaka talebinin reddini gerektirmez. Gelirinin sürekli, düzenli ve geçimini sağlamaya yeterli olup olmadığı araştırılmalıdır.

Tek başına yeterli değildir. Taşınmazın niteliği, kullanım biçimi ve gelir getirip getirmediği araştırılmalıdır. İncelenen kararda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mülkiyet kaydının kadının gerçek ekonomik durumunu belirlemeden ret gerekçesi yapılmasını yeterli görmemiştir.

Çalışma geliri, emekli aylığı, taşınmazlardan elde edilen gelir ve somut dosyanın gerektirdiği diğer düzenli gelirler araştırılır. İncelenen kararda Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarıyla çalışmanın niteliğinin belirlenmesi ve tarafların gelirlerinin karşılaştırılması da istenmiştir.

Tek başına yeterli olmayabilir. Kaydın güncel olup olmadığı, çalışmanın sürüp sürmediği ve gelirin düzenli niteliği ayrıca belirlenmelidir.

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ekonomik durum araştırmasının eksik olması nedeniyle bozma kararı vermiştir. Nafaka talebi hakkında yeniden yapılacak araştırmanın sonucuna göre karar verilecektir.

Tarafların karşılaştırmalı ekonomik durumu, boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşulunun değerlendirilmesine yardımcı olur. Karar, gelirlerin birbirine yakın veya denk olup olmadığının araştırılmasını açıkça istemiştir.

Hayır. Maddi tazminat miktarı, ekonomik durumlar, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve ihlal edilen menfaatler karşısında az bulunmuştur. Yoksulluk nafakasının reddine ilişkin hüküm ise ekonomik durum araştırması tamamlanmadığı için bozulmuştur.

Süre geçtikten sonra verilen katılma yoluyla temyiz dilekçesi reddedilir. Bu dosyada erkek taraf vekilinin dilekçesi, kadının temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık süre geçirildikten sonra verilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu nedenle başvurunun esasını incelememiştir.

Hayır. Kararda belirli bir yoksulluk nafakası miktarına hükmedilmemiştir. Önce nafakanın kanuni koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılacak; koşullar oluşmuşsa ihtiyaç ve ödeme gücü dikkate alınarak miktar belirlenecektir.

Araştırma karar verilirken geçerli ve güncel durumu göstermelidir. Eski kayıtlar mevcut gelir ve malvarlığı durumunu yansıtmıyorsa güncel belgelerin getirtilmesi gerekir.

Avukat Görüşü

Nafaka talebinde ekonomik araştırma istenirken hangi kaydın neden gerekli olduğu açıklanmalıdır. Çalışmanın geçici olduğu iddiası işten ayrılış veya çalışma dönemi belgeleriyle; taşınmazın gelir getirmediği iddiası ise kullanım durumuyla ilişkilendirilir. Dosyada yalnız gelirin tutarı değil, sürekliliği ve eşin geçimini karşılamaya yetip yetmediği de ortaya konur.

Katılma yoluyla temyiz başvurusu yapılacaksa, karşı tarafın temyiz dilekçesinin tebliğ tarihi ayrıca kontrol edilmelidir. Bu dosyada erkek taraf vekilinin dilekçesi iki haftalık süre geçirildikten sonra verildiği için temyiz sebepleri incelenmemiştir. Ekonomik araştırmaya ilişkin itirazlar ile kanun yolu süresi hesabı, dilekçe hazırlanırken birbirinden ayrı ele alınır.

Bilgilendirme Notu

Bu metin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.02.2026 tarihli 2025/6744 Esas ve 2026/1692 Karar sayılı kararı üzerine genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ile yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Somut uyuşmazlık, güncel kayıtlar ve dosyanın bütün koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Son Güncelleme 26.09.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Scroll to Top