Çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin boşanmak istemediği ya da eşlerin boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamadığı durumlarda açılan ve mahkemenin tarafların iddialarını delillerle inceleyerek karar verdiği boşanma davasıdır. Dava Türk Medeni Kanunu’nda sayılan boşanma sebeplerinden birine dayanır ve davacı eş, dayandığı olayları ispatlamak zorundadır.

Mahkeme çekişmeli boşanma davasında hangi konulara karar verir?

Mahkeme bu davada tarafların iddia ve savunmalarını, tanık anlatımlarını, sosyal inceleme raporlarını ve dosyadaki belgeleri inceler. Bu inceleme sonunda boşanma sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların kusur durumlarını, müşterek çocuğun velayetinin hangi tarafa bırakılacağını, çocukla kişisel ilişki düzenini, nafaka ve tazminat taleplerini, ziynet iddialarını ve gerektiğinde ortak konut ile geçici önlem taleplerini aynı hükümde karara bağlar.

Kusur değerlendirmesi, nafaka ve tazminat taleplerinin sonucunu doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle dava başında olayların hangi boşanma sebebine dayandırılacağı ve her olayın hangi delille ispatlanacağı birlikte planlanmalıdır.

Çekişmeli boşanma ile anlaşmalı boşanma arasındaki fark nedir?

Anlaşmalı boşanma davası için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi gerekir. Hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir (TMK m.166/3).

Çekişmeli boşanma davasında ise taraflar arasında tam bir uzlaşma yoktur. Eşlerden biri boşanmak istemeyebilir, boşanmayı kabul etse bile kusur durumuna, velayete, nafakaya, tazminata veya malvarlığına ilişkin sonuçlara itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme yargılama yapar, delilleri toplar, tanıkları dinler ve dosya kapsamına göre karar verir. Çekişmeli boşanma davası açmak için evliliğin belirli bir süre devam etmiş olması aranmaz; bir yıllık süre yalnız anlaşmalı boşanmanın şartıdır.

İki yol birbirine kapalı değildir. Çekişmeli olarak açılan davada evlilik en az bir yıl sürmüşse ve taraflar yargılama sırasında boşanma ile bütün sonuçları üzerinde anlaşırsa, hâkimin aynı maddedeki şartları uygulamasıyla dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanabilir.

Çekişmeli boşanma davası hangi sebeplerle açılır?

Çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nda sayılan boşanma sebeplerinden birine dayanılarak açılır. Kanun zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığını özel boşanma sebebi olarak; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını genel boşanma sebebi olarak düzenler. Her sebebin şartları ayrıdır ve dava dilekçesindeki olaylar dayanılan sebebe göre kurulur.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinde ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenemeyecek ölçüde sarsıldığı ispatlanır (TMK m.166/1). Davacının kusuru daha ağırsa davalı eş davaya itiraz edebilir. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa mahkeme yine boşanmaya karar verebilir (TMK m.166/2).

Zina

Eşlerden biri zina ederse diğer eş aldatma sebebiyle boşanma davası açabilir. Dava hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.161).

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

Eşlerden biri diğerinin hayatına kastederse, ona pek kötü davranırsa ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunursa diğer eş hayata kast sebebiyle boşanma veya pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle dava açabilir. Bu sebeplerde de dava hakkı öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan başlayarak beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.162).

Terk

Terk sebebiyle boşanma davası için eşin evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi, ayrılığın en az altı ay sürmesi ve hâkim ya da noter aracılığıyla yapılan ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. İhtar ayrılığın dördüncü ayı bitmeden istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz (TMK m.164).

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu yüzden onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, diğer eş suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle her zaman dava açabilir (TMK m.163). Olgunun varlığı yanında ortak hayatın davacı eş için çekilmez hâle geldiği de gösterilir.

Akıl hastalığı

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma için hastalığın ortak hayatı diğer eş bakımından çekilmez hâle getirmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir (TMK m.165).

Boşanma davası reddedildiyse yeniden dava açılabilir mi?

Evet. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan davanın reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmişse, ortak hayat hangi sebeple olursa olsun yeniden kurulamadığında evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4). Fıkra 14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’la bu biçimde düzenlenmiştir. Sürenin hesabı ve ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığının ispatı fiilî ayrılık sebebiyle boşanma davasının konusudur.

Önceki davanın reddedilmiş olması, bir yıl dolmadan ret kararından sonra yaşanan yeni olaylara dayanarak başka bir boşanma davası açılmasını da engellemez.

Çekişmeli boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Çekişmeli boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun aile hukukundan doğan dava ve işleri aile mahkemelerine verir; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bakar.

Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Mahkeme yetkisizlik kararı verirse kararında yetkili mahkemeyi de gösterir (HMK m.19/3). Bu nedenle tarafların güncel yerleşim yerleri ve son ortak konut dava açılmadan önce netleştirilmelidir.

Bursa Adliyesi’nin resmî internet sitesine göre aile mahkemeleri, Bursa adliyeleri içinde Altınova Mahallesi, 11 Eylül Bulvarı No 9 Osmangazi adresindeki Bölge Adliye Binası Ek Hizmet Binası’nda (Buttim mevkii) bulunur. Davanın hangi aile mahkemesine verileceği ise UYAP üzerinden yapılan tevziyle belirlenir.

Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır ve dilekçede neler yer alır?

Çekişmeli boşanma davası, görevli ve yetkili aile mahkemesine dava dilekçesi sunularak açılır ve boşanma davası açılırken başvuru harcı ile gider avansı yatırılır.

Dava dilekçesinde tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu, davacının dayandığı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, her vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler ve açık bir talep sonucu bulunur (HMK m.119). Taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli biçimde somutlaştırmak ve hangi delilin hangi vakıa için gösterildiğini açıkça belirtmek zorundadır (HMK m.194).

İyi hazırlanmış bir çekişmeli boşanma dilekçesi örneğinde evliliğin genel seyri, boşanma sebebi olan olaylar ve tarihleri, tarafların kusurunu gösteren somut vakıalar, velayet ve nafaka bakımından gerekli açıklamalar ve tazminat taleplerinin dayanakları birlikte yer alır. Dilekçede olaylar duygusal bir akışla değil, ispat planıyla bağlantılı biçimde yazılmalıdır.

Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilir; dilekçeler karşılıklı verildikten sonra bu imkân kural olarak kapanır (HMK m.141). Taraflar delillerini de Kanun’da belirtilen süreden sonra gösteremez; mahkeme yalnız gecikme yargılamayı uzatma amacı taşımıyorsa veya tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa sonradan gösterilen delile izin verebilir (HMK m.145).

Davalı eş cevap dilekçesi ve karşı dava için ne yapmalıdır?

Cevap dilekçesi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilir. Bu süre içinde cevabı hazırlamak çok zor veya imkânsızsa davalı yine bu süre içinde mahkemeye başvurarak bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre isteyebilir (HMK m.127).

Cevap dilekçesi yalnız iddiaları reddetmek için değil, karşı tarafın anlattığı olayların eksik veya yanlış olduğunu delilleriyle ortaya koymak için verilir. Davalı eşin kendi boşanma sebepleri, kusur iddiaları ya da velayet, nafaka veya tazminat talepleri varsa bunları karşı dava ile ileri sürmesi gerekir. Karşı dava cevap dilekçesiyle veya cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır; süresinden sonra açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m.133).

Çekişmeli boşanma davası hangi aşamalardan geçer?

Çekişmeli boşanma davası Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel aşamalardan geçer; boşanmaya özgü ispat kuralları ise Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.

  • Dava dilekçesi mahkemeye verilir ve davalı eşe tebliğ edilir.
  • Davalı eş cevap dilekçesini verir; ardından davacı cevaba cevap, davalı ikinci cevap dilekçesini iki haftalık süreler içinde sunabilir (HMK m.136).
  • Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler ve delillerin toplanması için gerekli işlemleri yapar (HMK m.137).
  • Ön inceleme tamamlandıktan sonra tahkikata geçilir. Tanıklar dinlenir, kurumlardan kayıtlar getirtilir ve gerektiğinde sosyal inceleme raporu veya bilirkişi incelemesi yaptırılır.
  • Mahkeme boşanma, kusur, velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat ve ziynet gibi talepler hakkında hüküm kurar. Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.345).

Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar davasını ancak davalının açık rızasıyla geri alabilir; bu durumda dava açılmamış sayılır (HMK m.123). Davadan feragat ise karşı tarafın onayına bağlı değildir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m.309, m.311). Boşanma davasından vazgeçme ile feragat arasındaki bu fark, aynı olaylara dayanarak yeniden dava açılıp açılamayacağını belirler.

Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?

Kanunda çekişmeli boşanma davası için belirlenmiş bir yargılama süresi yoktur. Boşanma davasının ne kadar süreceğini tanık sayısı, kurumlara yazılan yazıların dönüş süresi, sosyal inceleme raporu, bilirkişi incelemesi, karşı dava ve istinaf ile temyiz aşamaları belirler.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 7589 sayılı Kanun’la eklenen hükme göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla işlem yapılması gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir (HMK m.147/3). Delillerin dilekçelerle birlikte eksiksiz bildirilmesi ve tanık listesinin süresinde verilmesi, dosyanın gereksiz yere ertelenmesini önler.

Kusur çekişmeli boşanma davasında neyi etkiler?

Mahkeme, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusur durumunu değerlendirir. Taraflardan biri kusursuz, daha az kusurlu, eşit kusurlu veya ağır kusurlu kabul edilebilir. Bu belirleme maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin sonucunu doğrudan etkiler; çünkü maddi tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa (TMK m.174/1), yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmayan tarafa (TMK m.175) tanınmış bir haktır.

Hakaret, tehdit, fiziksel şiddet, psikolojik baskı, ekonomik şiddet ve güven sarsıcı davranışlar boşanmada kusur sayılan davranışlar arasındadır; kusurun ağırlığı ise her olayın ispatlanan ayrıntısına göre belirlenir. Dilekçede “beni önemsemedi” gibi genel ifadeler yerine hangi tarihte hangi olayın yaşandığı ve bunun hangi delille ispatlanacağı yazılmalıdır.

Çekişmeli boşanma davasında hangi deliller kullanılır?

Hâkim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların bu konudaki ikrarları hâkimi bağlamaz ve hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184).

  • Olayları doğrudan gören veya duyan tanıkların somut anlatımları kusur değerlendirmesinde kullanılır.
  • WhatsApp, SMS, e-posta ve sosyal medya yazışmaları, fotoğraflar ve video kayıtları olayın niteliğine ve elde ediliş biçimine göre değerlendirilir.
  • Darp raporu, hastane kayıtları, kolluk tutanakları, savcılık ve ceza dosyaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma kararları şiddet iddialarını destekler.
  • Banka hesap hareketleri, kredi kartı ekstreleri, maaş bordroları, SGK kayıtları, tapu ve araç kayıtları nafaka ve tazminat taleplerinde tarafların ekonomik durumunu gösterir.
  • Okul ve sağlık kayıtları ile sosyal inceleme raporu, çocuğun bakım düzenini ve velayet değerlendirmesini aydınlatır.
  • Düğün fotoğrafları, video kayıtları, kuyumcu belgeleri ve tanık anlatımları, ziynetlerin takıldığını ve kimde kaldığını göstermek için kullanılır.

Taraflar delillerini dilekçeleriyle birlikte, hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek ve ellerindeki belgeleri dilekçeye eklemek zorundadır (HMK m.318).

Hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınır mı?

Hayır. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Casus yazılım kullanmak, gizli kamera yerleştirmek, diğer eşin telefonuna veya sosyal medya hesabına izinsiz girmek ya da özel yazışmaları hukuka aykırı biçimde ele geçirmek bu kapsamdadır.

Bu yollarla elde edilen kayıt dosyaya yarar sağlamadığı gibi, kaydı elde eden eş bakımından özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gibi cezai sorumluluk da doğurabilir. Bu nedenle bir kaydı sunmadan önce içeriği kadar nasıl elde edildiği de değerlendirilmelidir.

Tanık anlatımları ne zaman güçlü delil olur?

Tanığın yalnız taraflardan duyduklarını aktarması her zaman yeterli olmaz. Mahkeme bakımından doğrudan görgüye dayanan, olay ve tarih içeren anlatımlar daha güçlüdür. Tanıklar tartışmalar, şiddet olayları, hakaret ve tehditler, çocuğun bakım düzeni, tarafların ekonomik katkıları ve ortak hayatın fiilen sona ermesi hakkında bilgi verebilir.

Tanık gösteren taraf, tanıkla ispatlamak istediği vakıayı ve tanıkların adı, soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar; listede gösterilmeyen kişi tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240/2). Bu yüzden tanık listesi hazırlanırken her tanığın hangi olayı doğrudan bildiği önceden belirlenmelidir.

Velayet ve kişisel ilişki çekişmeli boşanma davasında nasıl belirlenir?

Mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça anne ve babayı dinledikten sonra velayeti ve çocukla kişisel ilişkiyi düzenler (TMK m.182). Velayet davasında olduğu gibi boşanma davasında da velayet bakımından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır; ebeveynin boşanmadaki kusuru tek başına velayet sonucunu belirlemez. Mahkeme çocuğun yaşını, bakım ve eğitim düzenini, alıştığı çevreyi ve gerektiğinde aile mahkemesi uzmanlarının hazırladığı sosyal inceleme raporunu diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Velayet kendisine verilmeyen ebeveynle çocuk arasındaki çocukla kişisel ilişki, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutularak düzenlenir. Velayet isteyen taraf, çocuğun günlük bakımını kimin üstlendiğini, okul ve sağlık süreçleriyle kimin ilgilendiğini ve diğer ebeveynle ilişkinin nasıl sürdürüleceğini somut olarak ortaya koymalıdır.

Çekişmeli boşanma davasında hangi nafakalar istenebilir?

Çekişmeli boşanma davasında nafaka, davanın aşamasına ve talebin niteliğine göre farklı biçimlerde gündeme gelir. Mahkeme miktarı belirlerken tarafların gelirini, sosyal ve ekonomik koşullarını, çocuğun ihtiyaçlarını, kira, eğitim, sağlık ve temel yaşam giderlerini birlikte değerlendirir.

Nafaka türüNe zaman gündeme gelir?Kimin yararına hükmedilir?
Tedbir nafakasıDava sürerken, eşlerin ve çocukların geçimine ilişkin geçici önlem olarakEş veya çocuk yararına
İştirak nafakasıBoşanma kararıyla birlikte, çocuğun bakım ve eğitim giderleri içinVelayet kendisine bırakılan ebeveyn eliyle çocuk yararına
Yoksulluk nafakasıBoşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin talebi üzerineKusuru daha ağır olmayan eş yararına

Nafaka türleri içinde tedbir nafakası dava süresince eşlerin ve çocukların geçimine ilişkin geçici önlemlerin parçasıdır (TMK m.169). İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır (TMK m.182). Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşin talebiyle, diğer eşin malî gücü oranında verilir (TMK m.175).

Maddi ve manevi tazminat hangi hallerde istenir?

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Boşanmada maddi ve manevi tazminat talebinde yalnız miktar yazmak yeterli değildir; talebin hangi olaylara dayandığı ve karşı tarafın kusurunun ne olduğu açıkça belirtilmelidir.

Taraflar eşit kusurlu kabul edilirse hiçbir eş yararına maddi veya manevi tazminata hükmedilmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.06.2026 tarihli, E. 2025/9098, K. 2026/6561 sayılı kararında “Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez.” denilmiş ve eşit kusurlu eş lehine verilen tazminatlar bozulmuştur.

Ziynet alacağı çekişmeli boşanma davasında nasıl gündeme gelir?

Düğünde takılan altınlar, bilezikler ve para takıları taraflar arasında uyuşmazlık konusu olabilir. Ziynet eşyası alacağı davası boşanma dosyasıyla birlikte veya ayrı bir dava olarak açılabilir. Ziynetlerin kimde kaldığı, bozdurulup bozdurulmadığı, evlilik giderleri için kullanılıp kullanılmadığı ve iade edilip edilmediği tartışılır; iddia tür, adet, ayar ve değer bilgisiyle ortaya konulmalıdır.

Mal paylaşımı çekişmeli boşanma davasının içinde mi görülür?

Hayır. Evlilik içinde edinilen mallara ilişkin katılma alacağı, katkı payı veya değer artış payı gibi talepler mal rejiminin tasfiyesine ilişkin ayrı bir mal paylaşımı davasının konusudur. Mahkemece boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2).

Dava sürerken hangi geçici önlemler alınabilir?

Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Tedbir nafakası, çocuğun dava süresince kimin yanında kalacağı, çocukla geçici kişisel ilişki ve ortak konutun kullanımı bu önlemler arasındadır; taraflar da dilekçede bu önlemleri ayrıca isteyebilir.

Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler boşanma davasından bağımsız olarak istenebilir. Hâkim, şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılmasına, korunan kişiye yaklaşmamasına ve onu iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine karar verebilir (6284 sayılı Kanun m.5). Uzaklaştırma kararı ve ona esas olaylar, boşanma davasında diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.

Çekişmeli boşanma davasına ilişkin Yargıtay kararları

“…Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin eşinin Whatsapp web oturumu ile elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 189 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınacağı ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verileceği düzenlenmiş olup gerçekleşen bu durum karşısında bu delil hukuka aykırı nitelikte olduğundan kusur belirlemesinde dikkate alınamaz ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış davalı- karşı davacıya kusur olarak yüklenemez.…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5012, K. 2024/1780, T. 14.03.2024

“…Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir.…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/272, K. 2026/5716, T. 01.06.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Usulüne uygun davet edilen iki taraf da duruşmaya gelmezse Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesine göre dosya işlemden kaldırılır ve üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır. Taraflardan yalnız biri gelirse gelen tarafın talebiyle yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilebilir. Geçerli özrü olmadan gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.

Hayır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 128. maddesine göre süresinde cevap vermeyen davalı, dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesi tarafların ikrarını bile hâkim için bağlayıcı saymadığından boşanma sebebi olan olayları delillerle ispatlamanız gerekir.

Şiddet yüzünden ayrıldığınızı ispatlarsanız terk etmiş sayılmazsınız. Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesi, ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eşe bu tehlike sürdükçe ayrı yaşama hakkı tanır; 164. madde de terk için haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemeyi arar. Ayrılık sebebini darp raporu, kolluk kaydı veya koruma kararıyla gösterebilmeniz bu yüzden belirleyicidir.

Evet. Türk Medeni Kanunu’nda sayılan boşanma sebeplerinden yalnız terk (m.164) ile önceki davanın reddinden sonraki bir yıllık ayrılık hâli (m.166/4) ayrı yaşamaya dayanır; diğer sebeplerde eşlerin ayrı yaşaması aranmaz. Dava açılınca hâkim, eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri de alır (TMK m.169).

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesine göre yargılama giderleri, kanunda yazılı hâller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınır ve vekille takip edilen davada kanuna göre takdir edilen vekâlet ücreti de bu giderlere dahildir (HMK m.323). Taraflardan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme giderleri haklılık oranına göre paylaştırır.

Avukat Görüşü

Çekişmeli boşanma dosyası hazırlanırken önce olaylar tarih sırasıyla bir tabloya dökülmeli, her olayın karşısına onu ispatlayacak delil ve olayı doğrudan bilen tanık yazılmalıdır. Bu tablo dava dilekçesinin vakıa ve delil bölümlerinin taslağıdır. Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddia kural olarak genişletilemediği ve tanık listesinde gösterilmeyen kişi dinlenemediği için, tabloda karşılığı olmayan bir olay dilekçeye girmeden önce ikinci kez gözden geçirilmelidir.

Talep sonucunda boşanma yanında velayet, kişisel ilişki, tedbir ve iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile varsa ziynet alacağı ayrı ayrı yazılmalıdır. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra boşanmadan doğan dava hakları bir yıl içinde zamanaşımına uğradığı için (TMK m.178) sonraya bırakılan talebin süresi ayrıca takip edilmelidir. Mal rejiminin tasfiyesi ise boşanma dilekçesine eklenen bir kalem değil, ayrı açılacak bir davadır.

Mesaj, fotoğraf veya ses kaydı dosyaya konmadan önce nasıl elde edildiği kontrol edilmelidir. Diğer eşin telefonuna veya hesabına izinsiz girilerek alınan bir kayıt ispatta kullanılamaz; aynı olayı tanık, kolluk kaydı veya kurum yazışması gibi hukuka uygun bir delille göstermenin yolu dava açılmadan önce araştırılmalıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri yazının güncellendiği 20.10.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Yukarı Çık