Nafaka nedir sorusu, boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarında en sık sorulan soruların başında gelmektedir. Nafaka, Türk Medeni Kanunu kapsamında belirli şartların gerçekleşmesi halinde bir kişinin diğer bir kişiye ekonomik destek sağlamak amacıyla yaptığı ödeme yükümlülüğüdür. Uygulamada nafaka denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca boşanma sonrasında eşe ödenen para gelmektedir. Ancak hukukumuzda nafaka yalnızca boşanan eşler arasında uygulanan bir kurum değildir. Eşler, çocuklar, anne, baba ve hatta bazı durumlarda kardeşler arasında da nafaka yükümlülüğü doğabilmektedir.
İçindekiler
Özellikle boşanma davalarında nafaka konusu; velayet, mal paylaşımı ve tazminat talepleri kadar önemli sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü nafaka kararları yalnızca dava sürecini değil, tarafların boşanma sonrasındaki ekonomik yaşamlarını da doğrudan etkilemektedir.
Türk hukukunda nafaka tek bir türden oluşmamaktadır. Kanun koyucu farklı ihtiyaçları karşılamak amacıyla çeşitli nafaka türleri düzenlemiştir. Bu nedenle nafaka talep edilirken veya nafaka yükümlülüğü değerlendirilirken öncelikle hangi nafaka türünün söz konusu olduğunun belirlenmesi gerekir. Uygulamada en sık karşılaşılan nafaka türleri;
- Tedbir nafakası,
- İştirak nafakası,
- Yoksulluk nafakası,
- Yardım nafakasıdır.
Her nafaka türünün şartları, süresi ve sona erme sebepleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle nafaka uyuşmazlıklarında genel bilgilerle hareket edilmesi çoğu zaman hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Yazının Özeti
Nafakanın Hukuki Dayanağı Nedir?
Nafakaya ilişkin temel düzenlemeler Türk Medeni Kanunu içerisinde yer almaktadır. Nafakanın türüne göre uygulanacak kanun maddeleri farklılık göstermektedir.
Tedbir nafakası Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava süresince eşlerin ve çocukların korunması için gerekli geçici önlemleri almakla yükümlüdür.
Yoksulluk nafakası Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenmiştir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilmektedir.
İştirak nafakası Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinde düzenlenmiştir. Velayeti kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmak zorundadır.
Yardım nafakası ise Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesinde düzenlenmiştir. Yardıma muhtaç durumda bulunan altsoy, üstsoy ve bazı durumlarda kardeşler lehine yardım nafakası talep edilebilmektedir.
Bu nedenle nafaka yalnızca boşanmanın bir sonucu değil, aynı zamanda aile hukukunun sosyal dayanışma amacını gerçekleştiren önemli bir kurumudur.
Hangi Hallerde Nafaka Kararı Verilebilir?
Nafaka kararı verilebilmesi için her olayda aynı şartların bulunması gerekmez. Talep edilen nafaka türüne göre aranan şartlar değişmektedir.
Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ekonomik desteğe ihtiyaç duyması halinde tedbir nafakası gündeme gelebilir. Tarafların müşterek çocuklarının bulunması halinde iştirak nafakası söz konusu olabilir. Boşanma sonrasında eşlerden birinin yoksulluğa düşecek olması halinde yoksulluk nafakası talep edilebilir. Bunun yanında ekonomik olarak yardıma muhtaç durumda bulunan anne, baba veya çocuklar da yardım nafakası isteyebilir.
Mahkemeler nafaka miktarını belirlerken;
- Tarafların gelir durumunu,
- Malvarlıklarını,
- Yaşam standartlarını,
- Çocukların ihtiyaçlarını,
- Eğitim giderlerini,
- Sağlık giderlerini,
- Tarafların kusur durumlarını,
- Sosyal ve ekonomik durum araştırmalarını
birlikte değerlendirmektedir.
Bu nedenle aynı gelir seviyesine sahip kişiler hakkında dahi farklı nafaka miktarlarına hükmedilebilmektedir.
Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Uygulamada en sık sorulan sorulardan biri nafakanın nasıl hesaplandığıdır. Kanunda belirlenmiş sabit bir nafaka tarifesi bulunmamaktadır. Hâkim her dosyayı kendi özel şartları içerisinde değerlendirmektedir.
Mahkeme öncelikle tarafların gelir ve gider durumunu araştırmaktadır. Bunun yanında taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, ticari faaliyetler ve yaşam standartları da dikkate alınmaktadır. Özellikle çocuk lehine hükmedilecek iştirak nafakasında çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık ihtiyaçları ve sosyal giderleri büyük önem taşımaktadır.
Örneğin özel okulda eğitim gören bir çocuk için hükmedilecek iştirak nafakası ile yalnızca temel eğitim giderleri bulunan bir çocuk için hükmedilecek iştirak nafakası aynı olmayacaktır.
Benzer şekilde yoksulluk nafakasında da yalnızca maaş miktarına bakılmamaktadır. Tarafların çalışma kapasitesi, mesleki durumu, sağlık durumu ve gelecekte gelir elde etme imkanları da değerlendirme konusu yapılmaktadır.
Bu nedenle internet üzerinde yer alan standart nafaka hesapları yalnızca yaklaşık bir fikir verebilir. Nihai karar her zaman mahkeme tarafından somut olayın özelliklerine göre verilmektedir.
Nafaka Davalarında Hâkim Hangi Delilleri İnceler?
Nafaka miktarının belirlenmesinde deliller büyük önem taşımaktadır. Tarafların gerçek gelir durumunun ortaya konulabilmesi için çeşitli araştırmalar yapılmaktadır.
Mahkemeler çoğu zaman;
- SGK kayıtlarını,
- Vergi kayıtlarını,
- Tapu kayıtlarını,
- Araç kayıtlarını,
- Banka kayıtlarını,
- Ticaret sicili kayıtlarını,
- Sosyal ekonomik durum araştırmalarını
dosyaya getirtmektedir.
Bunun yanında taraflar da maaş bordroları, kira sözleşmeleri, okul masrafları, sağlık giderleri ve benzeri belgeleri dosyaya sunabilmektedir.
Özellikle nafaka miktarının artırılması veya azaltılması taleplerinde güncel ekonomik durumun doğru şekilde ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.
Tedbir Nafakası Nedir?
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken ekonomik açıdan güçsüz durumda bulunan eş ve çocukların korunması amacıyla hükmedilen geçici bir nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, dava açıldığı andan itibaren tarafların ve çocukların korunması için gerekli bütün tedbirleri almakla yükümlüdür.
Boşanma davalarının aylar hatta bazı durumlarda yıllar sürebildiği düşünüldüğünde, dava süresince ekonomik desteğe ihtiyaç duyan tarafın korunması büyük önem taşımaktadır. Tedbir nafakası bu ihtiyacı karşılamak amacıyla düzenlenmiştir.
Tedbir nafakası yalnızca kadın lehine hükmedilen bir nafaka değildir. Şartların oluşması halinde erkek eş lehine de tedbir nafakası kararı verilebilir. Mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını değerlendirerek hangi tarafın korunmaya ihtiyaç duyduğunu belirlemektedir.
Tedbir Nafakası Şartları Nelerdir?
Tedbir nafakasına karar verilebilmesi için öncelikle açılmış bir boşanma veya ayrılık davasının bulunması gerekir. Bunun yanında nafaka talep eden tarafın ekonomik desteğe ihtiyaç duyması ve diğer tarafın ödeme gücünün bulunması gerekmektedir.
Mahkemeler değerlendirme yaparken;
- Tarafların gelir durumunu,
- Çalışma imkanlarını,
- Yaşam standartlarını,
- Barınma giderlerini,
- Çocukların ihtiyaçlarını,
- Sosyal ve ekonomik durum araştırmalarını
dikkate almaktadır.
Tedbir nafakasında kusur araştırması yapılması zorunlu değildir. Çünkü burada amaç boşanmanın sonucunu belirlemek değil, dava süresince tarafların mağdur olmasını önlemektir.
Tedbir Nafakası Ne Zaman Başlar?
Tedbir nafakası çoğu durumda dava tarihinden itibaren hükmedilmektedir. Mahkeme kararını daha sonra verse bile nafaka genellikle dava açılış tarihinden itibaren işletilmektedir.
Örneğin 1 Ocak tarihinde açılan bir boşanma davasında mahkeme 1 Haziran tarihinde tedbir nafakasına karar vermiş olsa dahi, nafaka çoğu zaman 1 Ocak tarihinden itibaren hesaplanmaktadır.
Bu nedenle nafaka talebinin dava dilekçesinde açık şekilde belirtilmesi önem taşımaktadır.
Tedbir Nafakası Ne Zaman Sona Erer?
Tedbir nafakası geçici bir nafaka türüdür. Boşanma davası kesinleştiğinde sona erer.
Ancak boşanma kararı sonrasında;
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası
şartları oluşmuşsa mahkeme yeni nafaka türlerine hükmedebilir.
Bu nedenle tedbir nafakasının sona ermesi her zaman nafaka yükümlülüğünün tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
İştirak Nafakası Nedir?
İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve gelişim giderlerine mali gücü oranında katılması amacıyla ödemekle yükümlü olduğu nafakadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi bu nafaka türünü düzenlemektedir.
Boşanma sonrasında çocuğun velayeti çoğu zaman anne veya babadan birine bırakılmaktadır. Ancak velayet hakkını kullanmayan ebeveynin çocuğa karşı bakım yükümlülüğü sona ermez. İştirak nafakasının temel amacı da çocuğun yaşam standartlarının korunmasını sağlamaktır.
İştirak nafakası çocuk için hükmedilir. Bu nedenle nafakanın gerçek hak sahibi çocuk olmakla birlikte ödemeler velayet sahibi ebeveyne yapılmaktadır.
İştirak Nafakası Hangi Giderleri Karşılar?
İştirak nafakası yalnızca çocuğun temel ihtiyaçları için ödenen bir para değildir. Çocuğun gelişimi için gerekli olan birçok gider bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Örneğin;
- Beslenme giderleri,
- Barınma giderleri,
- Giyim giderleri,
- Eğitim giderleri,
- Servis ücretleri,
- Kurs ve etüt giderleri,
- Sağlık harcamaları,
- Sosyal faaliyet giderleri,
- Kitap ve kırtasiye masrafları
iştirak nafakası belirlenirken dikkate alınabilmektedir.
Çocuğun yaşı ilerledikçe ihtiyaçları da değişmektedir. Bu nedenle yıllar içerisinde iştirak nafakasının artırılması talebiyle dava açılması mümkündür.
İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Devam Eder?
Kural olarak iştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla sona ermektedir. Türk hukukunda erginlik yaşı 18’dir.
Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa durum farklılaşabilmektedir. Üniversite eğitimi gibi sebeplerle çocuğun ekonomik desteğe ihtiyaç duyması halinde yardım nafakası gündeme gelebilmektedir.
Bu nedenle 18 yaşın doldurulması her durumda ekonomik destek ilişkisinin tamamen sona ereceği anlamına gelmemektedir.
İştirak Nafakası Artırılabilir Mi?
Evet. Ekonomik koşulların değişmesi halinde iştirak nafakasının artırılması mümkündür.
Özellikle;
- Enflasyonun yükselmesi,
- Eğitim giderlerinin artması,
- Sağlık giderlerinin ortaya çıkması,
- Çocuğun yaşının ilerlemesi,
- Nafaka yükümlüsünün gelirinin artması
durumlarında nafaka artırım davası açılabilmektedir.
Mahkeme güncel ekonomik şartları değerlendirerek yeni bir nafaka miktarı belirlemektedir.
İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
İştirak nafakası mahkeme kararına dayanan bir yükümlülüktür. Nafakanın ödenmemesi halinde icra takibi başlatılabilir.
Birikmiş nafaka alacakları için haciz işlemleri uygulanabileceği gibi belirli şartların oluşması halinde İcra ve İflas Kanunu kapsamında tazyik hapsi yaptırımı da gündeme gelebilmektedir.
Bu nedenle iştirak nafakası kararlarının düzenli şekilde yerine getirilmesi önem taşımaktadır.
Mahkeme İştirak Nafakasını Nasıl Hesaplar?
Mahkeme belirleme yaparken yalnızca ebeveynlerin gelirine bakmamaktadır. Esas alınan temel kriter çocuğun üstün yararıdır.
Hakim;
- Çocuğun yaşı,
- Eğitim durumu,
- Yaşam standardı,
- Sağlık durumu,
- Tarafların gelirleri,
- Tarafların malvarlığı,
- Güncel ekonomik koşullar
gibi unsurları birlikte değerlendirmektedir.
Özellikle özel okul, yabancı dil eğitimi, spor faaliyetleri veya sağlık giderleri bulunan çocuklar bakımından daha yüksek iştirak nafakalarına hükmedilebilmektedir.
Bu nedenle her dosyada uygulanacak tek bir nafaka miktarından söz etmek mümkün değildir.
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle ekonomik olarak yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenmiştir.
Kanuna göre boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka talep edebilir.
Toplumda yaygın olarak bilinenin aksine yoksulluk nafakası yalnızca kadınlara özgü bir hak değildir. Şartların oluşması halinde erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Mahkemeler değerlendirme yaparken tarafların yalnızca mevcut gelirlerini değil, gelecekte gelir elde etme imkanlarını da dikkate almaktadır.
Yoksulluk Nafakasının Şartları Nelerdir?
Yoksulluk nafakasına karar verilebilmesi için bazı şartların birlikte bulunması gerekir.
Bunlar;
- Taraflar arasında boşanma kararı verilmiş olması,
- Nafaka talep eden kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması,
- Talep eden eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması,
- Karşı tarafın ödeme gücünün bulunmasıdır.
Yargıtay uygulamalarında yoksulluk kavramı oldukça geniş yorumlanmaktadır. Kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşmesi, yaşamını sürdürebilmek için ekonomik desteğe ihtiyaç duyması yoksulluk olarak değerlendirilebilmektedir.
Çalışan Kişi Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Evet. Bir kişinin çalışıyor olması tek başına yoksulluk nafakası talebini ortadan kaldırmaz.
Önemli olan elde edilen gelirin kişinin yaşamını sürdürebilmesine yeterli olup olmadığıdır.
Örneğin düşük ücretle çalışan bir kişinin boşanma sonrasında barınma, ulaşım, gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacağı anlaşılıyorsa yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.
Bu nedenle mahkemeler yalnızca maaş bordrosuna bakarak karar vermemektedir.
Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Sona Erer?
Yoksulluk nafakası bazı durumlarda kendiliğinden, bazı durumlarda ise mahkeme kararıyla sona ermektedir.
Aşağıdaki durumlarda nafaka yükümlülüğü sona erebilir:
- Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi,
- Taraflardan birinin ölmesi,
- Nafaka alan kişinin evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması,
- Yoksulluğun ortadan kalkması,
- Haysiyetsiz hayat sürülmesi.
Bu durumların varlığı halinde nafakanın kaldırılması için dava açılması mümkündür.
Yardım Nafakası Nedir?
Yardım nafakası, boşanmadan bağımsız olarak düzenlenen bir nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesine göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoyu ve üstsoyuna nafaka vermekle yükümlüdür.
Bazı durumlarda kardeşler arasında da yardım nafakası yükümlülüğü doğabilmektedir.
Bu nafakanın amacı aile bireyleri arasındaki sosyal dayanışmayı sağlamaktır.
Kimler Yardım Nafakası Talep Edebilir?
Şartların oluşması halinde;
- Çocuklar,
- Anne,
- Baba,
- Torunlar,
- Büyükanne ve büyükbaba
yardım nafakası talep edebilir.
Özellikle eğitimine devam eden ve ekonomik olarak kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan üniversite öğrencileri tarafından yardım nafakası davaları sıklıkla açılmaktadır.
Üniversite Öğrencisi Çocuk Nafaka Alabilir Mi?
Evet.
Çocuk 18 yaşını doldurmuş olsa dahi eğitim hayatı devam ediyorsa ve kendi geçimini sağlayacak ekonomik güce sahip değilse anne veya babasından yardım nafakası talep edebilir.
Yargıtay uygulamalarında özellikle lisans eğitimi devam eden öğrenciler bakımından yardım nafakası talepleri çoğu zaman kabul edilmektedir.
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Ekonomik şartların değişmesi halinde mevcut nafaka miktarının yetersiz hale gelmesi mümkündür.
Özellikle;
- Enflasyon,
- Eğitim giderlerinin artması,
- Sağlık harcamalarının ortaya çıkması,
- Yaşam maliyetlerinin yükselmesi,
- Nafaka yükümlüsünün gelirinin artması
gibi durumlarda nafaka artırım davası açılabilmektedir.
Mahkeme güncel ekonomik koşulları değerlendirerek yeni bir nafaka miktarı belirlemektedir.
Son yıllarda yüksek enflasyon nedeniyle nafaka artırım davalarının sayısında ciddi artış yaşanmıştır.
Nafaka Azaltma Davası Nedir?
Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun kötüleşmesi halinde nafaka miktarının azaltılması da mümkündür.
Örneğin;
- İş kaybı yaşanması,
- Gelir düşüşü meydana gelmesi,
- Ağır hastalık oluşması,
- Yeni çocuk sahibi olunması,
- Ekonomik yükümlülüklerin artması
gibi durumlar nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Ancak mahkemeler yalnızca gelir azalmasına değil, bu azalmanın gerçek ve sürekli olup olmadığına da dikkat etmektedir.
Nafakanın Kaldırılması Davası
Bazı durumlarda nafakanın tamamen kaldırılması mümkün olabilir.
Özellikle yoksulluk nafakasında;
- Yeniden evlenme,
- Fiili birliktelik,
- Yoksulluğun sona ermesi,
- Düzenli ve yeterli gelir elde edilmesi
gibi sebepler nafakanın kaldırılması sonucunu doğurabilir.
Mahkeme somut olayın özelliklerini değerlendirerek nafakanın devam edip etmeyeceğine karar vermektedir.
Nafaka Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nafakaya ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemeleridir.
Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapmaktadır.
Yetki bakımından ise;
- Davalının yerleşim yeri mahkemesi,
- Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi
çoğu durumda yetkili mahkeme olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle nafaka davalarının açılacağı yer bakımından çeşitli alternatifler bulunabilmektedir.
Nafakaya İlişkin Mevzuat Dayanağı
Nafaka kurumunun temel dayanağını Türk Medeni Kanunu oluşturmaktadır.
Başlıca düzenlemeler şunlardır:
- TMK m.169 – Tedbir Nafakası
- TMK m.175 – Yoksulluk Nafakası
- TMK m.182 – İştirak Nafakası
- TMK m.328 – Çocuğa Bakım Yükümlülüğü
- TMK m.364 – Yardım Nafakası
Bunun yanında Yargıtay kararları da nafaka hukukunun şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. Özellikle nafaka miktarının belirlenmesi, nafakanın kaldırılması ve artırılması konularında yerleşik Yargıtay içtihatları uygulamaya yön vermektedir.
Asgari Ücretle Çalışan Kişi Nafaka Öder Mi?
Nafaka yükümlülüğü yalnızca yüksek gelir elde eden kişilere özgü bir yükümlülük değildir. Asgari ücretle çalışan kişiler hakkında da nafaka kararı verilebilir. Ancak mahkeme nafaka miktarını belirlerken kişinin gelir düzeyini, yaşam giderlerini ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri dikkate almaktadır.
Asgari ücretle çalışan bir kişinin yüksek miktarlarda nafaka ödemesine karar verilmesi kural olarak beklenmez. Bununla birlikte çocuğun ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün gerçek ekonomik durumu birlikte değerlendirilmektedir. Özellikle kayıt dışı gelir elde edildiğinin tespit edilmesi halinde mahkeme yalnızca resmi maaşa bağlı kalmadan karar verebilmektedir.
Çalışan Kadın Nafaka Alabilir Mi?
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış bilgilerden biri çalışan kadının nafaka alamayacağı düşüncesidir. Türk hukukunda çalışan bir kişinin nafaka almasını engelleyen herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Önemli olan kişinin gelir elde edip etmediği değil, boşanma sonrasında yoksulluğa düşüp düşmeyeceğidir. Düşük ücretle çalışan, kira ödeyen veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan bir kişi çalışıyor olsa dahi yoksulluk nafakası alabilir.
Mahkemeler değerlendirme yaparken tarafların gelirlerini, yaşam standartlarını ve ekonomik imkanlarını birlikte incelemektedir.
Nafaka Ödemeyen Kişiye Ne Olur?
Mahkeme tarafından hükmedilen nafakanın ödenmemesi halinde alacaklı taraf icra takibi başlatabilir. Birikmiş nafaka alacakları için maaş haczi, banka hesabı haczi veya diğer icra işlemleri uygulanabilmektedir.
Bunun yanında kanunda belirtilen şartların oluşması halinde nafaka yükümlüsü hakkında tazyik hapsi yaptırımı da gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle nafaka kararlarının düzenli şekilde yerine getirilmesi önem taşımaktadır.
Nafaka Borcu Mirasçılara Geçer Mi?
Nafaka alacakları ve nafaka yükümlülükleri bakımından bazı özel kurallar bulunmaktadır. Geçmiş dönemlere ait ve ödenmemiş nafaka borçları terekeye dahil olabilir ve mirasçılardan talep edilebilir.
Ancak geleceğe yönelik yoksulluk nafakası yükümlülüğü kişinin ölümü ile sona ermektedir. Bu nedenle her olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Erkek Eş Nafaka Alabilir Mi?
Nafaka konusunda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri yalnızca kadınların nafaka alabileceğidir. Türk Medeni Kanunu kadın ve erkek arasında herhangi bir ayrım yapmamaktadır.
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir. Uygulamada sayısı daha az olmakla birlikte erkek lehine hükmedilmiş birçok nafaka kararı bulunmaktadır.
Nafaka Toplu Olarak Ödenebilir Mi?
Taraflar anlaşmalı boşanma sürecinde veya sonrasında belirli şartlar altında nafaka konusunda toplu ödeme şeklinde anlaşabilirler. Özellikle anlaşmalı boşanma protokollerinde belirli bir miktarın peşin ödenmesi karşılığında nafaka talebinden vazgeçilmesi mümkündür.
Ancak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası bakımından çocuğun üstün yararı esas alınmaktadır. Bu nedenle her somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
Nafaka Gelire Göre Otomatik Artar Mı?
Mahkeme kararında özel bir artış oranı belirlenmedikçe nafaka miktarı kendiliğinden artmaz. Nafakanın artırılması için mahkeme kararında TÜFE oranı gibi bir artış mekanizması bulunması veya ayrıca nafaka artırım davası açılması gerekir.
Özellikle uzun yıllar önce belirlenen nafaka miktarları enflasyon nedeniyle yetersiz hale gelebildiğinden artırım davaları uygulamada sıkça görülmektedir.
Nafaka Davası Ne Kadar Sürer?
Nafaka talepleri çoğu zaman boşanma davaları ile birlikte değerlendirilmektedir. Ancak nafaka artırımı, azaltılması veya kaldırılması gibi davalar ayrı dava olarak da açılabilmektedir.
Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, delillerin toplanma sürecine ve tarafların taleplerine göre değişmektedir. Bu nedenle kesin bir süre vermek mümkün değildir. Bununla birlikte tedbir nafakası talepleri genellikle yargılamanın ilk aşamalarında değerlendirilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde bir kişinin diğer bir kişiye ekonomik destek sağlamak amacıyla yaptığı düzenli ödemedir. Türk hukukunda tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası olmak üzere farklı nafaka türleri bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen başlıca nafaka türleri; tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakasıdır. Her nafaka türünün şartları ve amacı farklıdır.
Hayır. Her dosyada otomatik olarak nafaka kararı verilmez. Ancak şartların oluşması halinde mahkeme tedbir nafakasına hükmedebilir veya taraflardan birinin talebi üzerine nafaka kararı verebilir.
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların ekonomik olarak korunması amacıyla verilen geçici nafakadır.
Tedbir nafakası kural olarak boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Ancak sonrasında yoksulluk nafakası veya iştirak nafakası şartları oluşmuşsa yeni nafaka türlerine hükmedilebilir.
İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve gelişim giderlerine katkı sağlaması amacıyla ödediği nafakadır.
Kural olarak çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası sona erer. Ancak eğitim hayatının devam etmesi halinde yardım nafakası talep edilmesi mümkün olabilir.
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle ekonomik olarak yoksulluğa düşecek olan ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf lehine hükmedilen nafakadır.
Evet. Türk Medeni Kanunu kadın ve erkek arasında ayrım yapmamaktadır. Şartların oluşması halinde erkek eş de yoksulluk nafakası alabilir.
Evet. Çalışıyor olmak tek başına nafaka alınmasına engel değildir. Mahkeme kişinin gelirinin yaşamını sürdürebilmesi için yeterli olup olmadığını değerlendirir.
Evet. Asgari ücretle çalışan kişiler hakkında da nafaka kararı verilebilir. Ancak mahkeme nafaka miktarını belirlerken kişinin gelir durumunu dikkate alır.
Mahkeme tarafların gelir durumunu, malvarlığını, yaşam standartlarını, çocukların ihtiyaçlarını ve güncel ekonomik koşulları değerlendirerek nafaka miktarını belirler.
Mahkeme kararında TÜFE veya başka bir artış oranı belirlenmişse nafaka kendiliğinden artar. Böyle bir düzenleme yoksa artırım davası açılması gerekir.
Ekonomik koşulların değişmesi, enflasyonun yükselmesi veya çocuğun ihtiyaçlarının artması gibi durumlarda nafaka artırım davası açılabilir.
Evet. Nafaka yükümlüsünün gelirinin azalması, işsiz kalması veya ekonomik durumunun kötüleşmesi halinde nafaka azaltma davası açılması mümkündür.
Şartların oluşması halinde kaldırılabilir. Özellikle yoksulluk nafakasında yeniden evlenme, yoksulluğun ortadan kalkması veya evliymiş gibi birlikte yaşama durumları nafakanın kaldırılmasına neden olabilir.
Nafaka alacaklısı icra takibi başlatabilir. Şartların oluşması halinde nafaka yükümlüsü hakkında tazyik hapsi uygulanması da mümkündür.
Birikmiş nafaka alacakları bakımından belirli zaman aşımı süreleri uygulanmaktadır. Ancak her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Elden ödeme yapılabilir ancak ispat açısından banka aracılığıyla ödeme yapılması tavsiye edilir. Aksi halde ödeme yapıldığının ispatında sorun yaşanabilir.
Özellikle anlaşmalı boşanmalarda taraflar belirli şartlarla toplu ödeme konusunda anlaşabilir. Ancak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasında çocuğun üstün yararı esas alınmaktadır.
Evet. Eğitim hayatına devam eden ve ekonomik olarak desteğe ihtiyaç duyan üniversite öğrencileri yardım nafakası talep edebilir.
Evet. Yardım nafakası kapsamında ekonomik olarak yardıma muhtaç durumda bulunan anne veya baba çocuklarından nafaka talep edebilir.
Hayır. Tedbir nafakası boşanma davası devam ederken de talep edilebilir. Yardım nafakası ise boşanmadan tamamen bağımsız bir nafaka türüdür.
Tedbir nafakası çoğu durumda dava tarihinden itibaren hükmedilmektedir. Diğer nafaka türlerinde ise mahkeme kararına göre başlangıç tarihi belirlenir.
Nafaka davalarında görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapmaktadır.
Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, delillerin toplanmasına ve dosyanın özelliklerine göre değişmektedir. Bu nedenle kesin bir süre vermek mümkün değildir.
Hayır. Yoksulluk nafakası alan kişinin yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona erer.
Evet. Nafaka alan kişinin düzenli ve yeterli gelir elde etmeye başlaması durumunda nafakanın azaltılması veya kaldırılması gündeme gelebilir.
İştirak nafakası hukuken çocuk için ödenmektedir. Ancak ödeme velayet hakkını kullanan ebeveyne yapılır.
Evet. Tarafların ekonomik durumlarında veya ihtiyaçlarında önemli değişiklikler meydana gelirse nafaka miktarı yeniden belirlenebilir.
Avukat Görüşü
Nafaka davalarında en sık yapılan hata, tarafların yalnızca resmi gelir kayıtlarına odaklanmasıdır. Oysa mahkemeler nafaka miktarını belirlerken yalnızca maaş bordrolarını değil; tarafların yaşam standartlarını, malvarlıklarını, harcama alışkanlıklarını, sosyal ve ekonomik durumlarını da değerlendirmektedir.
Özellikle son yıllarda yüksek enflasyon nedeniyle yıllar önce belirlenen nafaka miktarları güncelliğini kaybedebilmekte, bu durum nafaka artırımı veya azaltılması davalarının önemini artırmaktadır. Bunun yanında nafaka yükümlüsünün gelirini gizlediği veya kayıt dışı gelir elde ettiği iddiaları da uygulamada sıkça karşılaşılan uyuşmazlıklardandır.
Nafaka miktarının belirlenmesi, artırılması, azaltılması veya kaldırılması taleplerinde her olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden, somut olay özelinde hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Nafaka davalarında uygulanacak kurallar; tarafların ekonomik durumu, kusur oranları, çocukların ihtiyaçları ve dosyanın özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
Bu nedenle nafaka miktarının belirlenmesi, nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması gibi konularda profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilmektedir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
