Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yeniden evlenmek isteyen birçok kadın, karşısına çıkan 300 günlük bekleme süresi nedeniyle evlilik işlemlerini gerçekleştirememektedir. Halk arasında iddet müddeti, iddet süresi veya bekleme süresi olarak bilinen bu uygulama, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olup yalnızca mahkeme kararıyla kaldırılabilmektedir. Özellikle yeniden evlenmek isteyen, yurt dışına çıkacak olan veya resmi nikâh tarihini beklemek istemeyen kişiler açısından bu dava büyük önem taşımaktadır.
Uygulamada en çok karşılaşılan yanlışlardan biri ise hastaneden alınan hamile olmadığını gösteren raporun tek başına yeterli olduğunun düşünülmesidir. Oysa gebelik testinin negatif çıkması, bekleme süresini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İddet müddetinin kaldırılması için mutlaka aile mahkemesine başvurulması ve mahkeme tarafından bekleme süresinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Bu rehberde iddet müddetinin kaldırılması davası nedir, kimler açabilir, hangi mahkeme görevlidir, dava ne kadar sürer, eski eşin rızası gerekir mi, hamilelik testi yeterli olur mu, hangi belgeler hazırlanmalıdır ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir sorularının tamamını ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
Yazının Özeti
İddet Müddeti (Bekleme Süresi) Nedir?
İddet müddeti; boşanan veya evliliği mahkeme kararıyla sona eren kadının, kararın kesinleşmesinden itibaren 300 gün boyunca başka biriyle evlenememesini ifade eden yasal bekleme süresidir.
Bu süre yalnızca kadın bakımından uygulanmaktadır. Erkek açısından benzer bir bekleme süresi bulunmamaktadır.
Kanun koyucu bu düzenlemeyi kadının yeniden evlenmesini zorlaştırmak amacıyla değil, doğabilecek çocuğun soybağının doğru şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla kabul etmiştir. Çünkü boşanmadan kısa süre sonra doğacak çocuğun babasının kim olduğu konusunda hukuki karışıklık yaşanmaması gerekir.
Bu nedenle boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlayan 300 günlük süre dolmadan kadın başka biriyle evlenmek isterse öncelikle iddet müddetinin kaldırılması davası açmalıdır.
Bekleme süresi dolduğunda ise herhangi bir dava açılmasına gerek kalmadan yeniden evlenilebilir.
İddet Müddeti Neden Uygulanmaktadır?
Toplumda bu düzenlemenin eski ve gereksiz olduğu yönünde çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır. Ancak hukuki açıdan bakıldığında bekleme süresinin temel amacı tamamen soybağının korunmasıdır.
Boşanmanın hemen ardından kadının hamile olduğunun sonradan anlaşılması mümkündür. Böyle bir durumda doğacak çocuğun babasının kim olduğu hukuken belirlenmelidir.
Kanun, boşanmadan sonraki belirli süre içerisinde doğan çocuğun babasının eski eş olduğunu kabul eden bir karine öngörmektedir. Böylece çocuğun;
- nüfus kaydı,
- velayeti,
- nafaka hakları,
- mirasçılığı,
- vatandaşlık işlemleri,
- soybağı ilişkisi
başlangıçtan itibaren hukuken belirlenmiş olur.
Dolayısıyla bekleme süresi esasen eski eşi koruyan değil, doğacak çocuğun hukuki statüsünü güvence altına alan bir düzenlemedir.
İddet Müddeti Ne Zaman Başlar?
En sık karıştırılan konulardan biri budur.
300 günlük süre boşanma kararının verildiği tarihte başlamaz.
Süre;
- istinaf ve temyiz yollarının tüketilmesi,
- kararın kesinleşmesi,
- kesinleşme şerhinin alınması
sonrasında işlemeye başlar.
Örneğin mahkeme 1 Ocak tarihinde boşanma kararı vermiş olabilir. Ancak karar 15 Mart tarihinde kesinleşmişse 300 günlük süre de 15 Mart tarihinden itibaren hesaplanacaktır.
Bu nedenle yalnızca karar tarihine bakılarak hesaplama yapılması doğru değildir.
İddet Müddeti Ne Kadar Sürer?
Türk Medeni Kanunu uyarınca bekleme süresi 300 gündür.
Bu süre içerisinde;
- resmi nikâh yapılamaz,
- evlendirme memuru evlenme başvurusunu kabul edemez,
- yeniden evlilik gerçekleştirilemez.
Ancak;
- kadın hamile değilse,
- aile mahkemesi bekleme süresini kaldırırsa,
300 günün dolması beklenmeden yeniden evlenmek mümkündür.
Dolayısıyla 300 günlük süre mutlak değildir. Mahkeme kararıyla daha erken sona erdirilebilir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Nedir?
İddet müddetinin kaldırılması davası; boşanmış kadının, 300 günlük bekleme süresi sona ermeden yeniden evlenebilmesi amacıyla aile mahkemesinden bekleme süresinin kaldırılmasını talep ettiği çekişmesiz yargı işidir.
Mahkeme davacı hakkında gerekli incelemeleri yaptıktan sonra kadının hamile olmadığını tespit ederse bekleme süresinin kaldırılmasına karar verir.
Kararın kesinleşmesiyle birlikte kadın yeniden evlenebilir.
Uygulamada bu dava;
- bekleme süresinin kaldırılması davası,
- iddet süresinin kaldırılması davası,
- iddet müddetinin kaldırılması davası,
isimleriyle de anılmaktadır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Her boşanma sonrasında bu davanın açılması zorunlu değildir.
Aşağıdaki durumlarda dava açılmasına ihtiyaç duyulur:
- Boşanmadan kısa süre sonra yeniden evlenmek isteniyorsa,
- Resmî nikâh tarihi alınmışsa,
- Yurt dışında evlilik işlemleri yapılacaksa,
- 300 gün beklemek istenmiyorsa,
- Bekleme süresi ekonomik veya kişisel mağduriyet oluşturuyorsa.
Buna karşılık 300 günlük süre zaten dolmuşsa ayrıca dava açılmasına gerek bulunmamaktadır.
Kanuni süre kendiliğinden sona ereceğinden doğrudan evlilik başvurusu yapılabilir.
Kimler İddet Müddetinin Kaldırılmasını Talep Edebilir?
Bu davayı yalnızca bekleme süresine tabi olan kadın açabilir.
Eski eşin;
- dava açma hakkı,
- davayı engelleme yetkisi,
- davaya izin verme yetkisi
bulunmamaktadır.
Çünkü dava tamamen bekleme süresine tabi olan kişinin kişisel talebine dayanmaktadır.
Bu nedenle uygulamada bazen sorulan “eski eşim izin vermiyor”, “eski eşim kabul etmiyor”, “eski eşim imza atmıyor” şeklindeki durumların hukuken bir önemi bulunmamaktadır.
Eski eş davanın tarafı olmadığı gibi mahkemenin vereceği kararı da etkileyemez.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Hamile Olmamak Yeterli Midir?
Hayır.
Toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, hamile olunmadığını gösteren sağlık raporunun bekleme süresini kendiliğinden kaldıracağı düşüncesidir.
Oysa hukuken durum farklıdır.
Kadının hamile olmaması, mahkemenin bekleme süresini kaldırabilmesi için önemli bir şarttır. Ancak bu durum tek başına yeniden evlenmeye hak kazandırmaz.
Başka bir ifadeyle;
- Gebelik testi yaptırılması,
- Kadın doğum uzmanından rapor alınması,
- Devlet hastanesinden sağlık kurulu raporu alınması
iddet müddetini otomatik olarak sona erdirmez.
Bekleme süresi ancak aile mahkemesinin vereceği karar ile kaldırılabilir.
Bu nedenle evlendirme memurluğuna yalnızca sağlık raporu götürülmesi yeterli olmayacaktır. Mahkeme kararı ibraz edilmeden evlenme başvurusu kabul edilmez.
Hamilelik Testi Nerede Yapılır?
Mahkemeler uygulamada çoğunlukla davacıyı kadın hastalıkları ve doğum uzmanına sevk etmektedir.
Bu inceleme;
- Devlet hastanesinde,
- Eğitim ve araştırma hastanesinde,
- Üniversite hastanesinde,
yaptırılabilmektedir.
Mahkemenin sevk ettiği sağlık kuruluşu tarafından düzenlenen raporda gebelik bulunmadığı belirtilirse, bekleme süresinin kaldırılmasına karar verilmesi mümkündür.
Bazı durumlarda davacı dava açmadan önce kendi imkânlarıyla alınmış gebelik testini dosyaya sunmaktadır. Ancak uygulamada mahkemeler çoğunlukla kendi sevkleriyle alınacak raporu esas almaktadır.
Bu nedenle önceden alınmış rapor bulunsa dahi yeniden muayene yapılması istenebilir.
Eski Eşin Onayı Gerekir Mi?
Hayır.
İddet müddetinin kaldırılması davasında eski eşin;
- rızası,
- muvafakati,
- yazılı onayı,
- duruşmaya katılması,
gerekmez.
Hatta çoğu dosyada eski eş davanın tarafı bile değildir.
Çünkü bu dava çekişmeli bir dava niteliğinde olmayıp çekişmesiz yargı işidir.
Dolayısıyla;
“Eski eşim imza atmıyor.”
“Eski eşim kabul etmiyor.”
“Eski eşim yurt dışında.”
şeklindeki durumlar davanın açılmasına engel oluşturmaz.
Mahkeme yalnızca kanunda aranan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Hasımlı Mı Açılır?
Hayır.
Bu dava uygulamada hasımsız olarak açılır.
Yani davalı gösterilmez.
Çünkü ortada iki taraf arasında çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkeme yalnızca;
- bekleme süresinin devam edip etmediğini,
- davacının hamile olup olmadığını,
- kanuni şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini,
değerlendirerek karar verir.
Bu nedenle klasik anlamda davacı ve davalı taraf ilişkisi bulunmaz.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Hangi Belgeler Gerekir?
Dosyanın eksiksiz hazırlanması davanın daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlar.
Genellikle aşağıdaki belgeler yeterli olmaktadır:
- Kimlik belgesi,
- Boşanma kararının kesinleştiğini gösteren kayıtlar (çoğu zaman UYAP üzerinden görülebilir),
- Dava dilekçesi,
- Gerekli görülmesi hâlinde sağlık raporu,
- Mahkemenin isteyebileceği diğer belgeler.
Mahkeme gerekli gördüğü takdirde ilgili nüfus kayıtlarını ve diğer resmi kayıtları kendisi de temin edebilir.
Dava Açıldıktan Sonra Süreç Nasıl İşler?
Her mahkemede uygulama birebir aynı olmasa da süreç genel olarak şu şekilde ilerlemektedir:
Öncelikle dava dilekçesi hazırlanarak görevli aile mahkemesine sunulur.
Dosya esas numarası aldıktan sonra mahkeme inceleme yapar.
Hakim gerekli görürse davacının kadın doğum uzmanı tarafından muayene edilmesine karar verir.
Sağlık raporu dosyaya ulaştıktan sonra mahkeme bekleme süresinin kaldırılıp kaldırılmayacağını değerlendirir.
Şartların oluştuğu kanaatine varılırsa iddet müddetinin kaldırılmasına karar verilir.
Kararın kesinleşmesinden sonra kişi yeniden evlenebilir.
Dosyada eksiklik bulunmaması ve işlemlerin gecikmemesi hâlinde süreç oldukça kısa sürede tamamlanabilmektedir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Ne Kadar Sürer?
En çok merak edilen konuların başında dava süresi gelmektedir.
Kanunda bu davanın belirli bir sürede sonuçlandırılacağına ilişkin kesin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Süre;
- mahkemenin iş yoğunluğuna,
- sağlık raporunun hazırlanma süresine,
- dosyada eksiklik bulunup bulunmamasına,
- tebligat işlemlerine,
- mahkemenin çalışma düzenine
göre değişebilmektedir.
Uygulamada eksiksiz hazırlanan dosyaların önemli bir kısmı birkaç hafta içerisinde sonuçlanabilmektedir.
Bununla birlikte sağlık raporunun gecikmesi veya usule ilişkin eksikliklerin bulunması hâlinde sürenin uzaması da mümkündür.
Bu nedenle kesin bir gün vermek doğru olmayacaktır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Duruşma Yapılır Mı?
Her dosyada mutlaka duruşma yapılacağı söylenemez.
Çekişmesiz yargı işi olması nedeniyle bazı dosyalar evrak üzerinden değerlendirilebilmektedir.
Bununla birlikte mahkeme gerekli görürse duruşma günü verebilir veya davacının bizzat hazır bulunmasını isteyebilir.
Bu nedenle davanın mutlaka duruşmalı veya mutlaka duruşmasız yürütüleceğini söylemek doğru değildir.
Mahkemenin dosyanın özelliklerine göre vereceği ara kararlar belirleyici olacaktır.
300 Gün Dolmadan Kendiliğinden Evlenilebilir Mi?
Hayır.
Bazı kişiler nikâh memurluğunun bekleme süresini dikkate almayacağını düşünmektedir.
Oysa evlendirme memurlukları nüfus kayıtlarını incelemektedir.
Boşanmanın kesinleşme tarihi ile yeni evlilik başvurusu arasında 300 günlük süre dolmamışsa, mahkeme kararı ibraz edilmediği sürece resmi nikâh işlemleri gerçekleştirilemez.
Dolayısıyla;
- yalnızca nişan yapılması,
- düğün organizasyonunun planlanması,
- davetiye bastırılması,
- sağlık raporunun alınması
bekleme süresini ortadan kaldırmaz.
Yeniden evlenebilmek için ya 300 günlük sürenin sona ermesi ya da mahkemenin iddet müddetini kaldırması gerekir.
Eski Eşle Yeniden Evlenilecekse İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Açmak Gerekir Mi?
Hayır.
Türk Medeni Kanunu bu konuda istisnai bir düzenleme getirmiştir.
Boşanan eşler yeniden birbiriyle evlenmek isterse 300 günlük bekleme süresinin kaldırılması için ayrıca dava açılmasına gerek bulunmamaktadır.
Bunun nedeni, soybağı bakımından korunmak istenen hukuki yararın zaten mevcut olmasıdır. Kadın eski eşiyle yeniden evlendiğinde doğacak çocuğun soybağı konusunda herhangi bir tereddüt yaşanmayacaktır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı vardır.
Kadın son boşandığı kişi dışında başka biriyle evlenmek istiyorsa bu istisna uygulanmaz.
Örneğin;
- Kadın A kişisiyle evlenmiş ve boşanmış,
- Daha sonra B kişisiyle evlenmiş ve tekrar boşanmış,
- Son olarak yeniden A kişisiyle evlenmek istiyorsa,
artık son boşandığı kişi A değil B olduğu için iddet müddetinin kaldırılması davası açılması gerekir.
Dolayısıyla istisna yalnızca son boşanılan eş ile yeniden evlenilmesi hâlinde uygulanmaktadır.
Bekleme Süresi Kendiliğinden Kaldırılabilir Mi?
Hayır.
Kanunda öngörülen iki ihtimal dışında bekleme süresi sona ermez.
Bunlar;
- 300 günlük sürenin dolması,
- mahkemenin bekleme süresini kaldırmasıdır.
Bunun dışında;
- noter onayı,
- eski eşin yazılı muvafakati,
- sağlık raporu,
- nüfus müdürlüğü işlemi,
- evlendirme memurunun takdiri,
bekleme süresini ortadan kaldırmaz.
İddet Müddeti Ölüm Halinde Uygulanır Mı?
Bekleme süresi yalnızca boşanma sonrasında değil, evliliğin ölüm nedeniyle sona erdiği bazı durumlarda da gündeme gelebilmektedir.
Ancak uygulamada iddet müddetinin kaldırılması davalarının büyük bölümü boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılmaktadır.
Her somut olayın özellikleri farklı olabileceğinden özellikle ölüm nedeniyle sona eren evliliklerde hukuki değerlendirme yapılırken dosyanın özelliklerinin ayrıca incelenmesi gerekir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Avukat Tutmak Zorunlu Mudur?
Hayır.
Türk hukukunda bu davanın mutlaka avukat aracılığıyla açılmasını zorunlu kılan bir düzenleme bulunmamaktadır.
Kişi dava dilekçesini hazırlayarak kendisi de başvuruda bulunabilir.
Bununla birlikte uygulamada görülen gecikmelerin önemli bir kısmı;
- eksik dava dilekçesi hazırlanması,
- yanlış mahkemeye başvurulması,
- eksik belge sunulması,
- usul işlemlerinin zamanında yerine getirilmemesi,
gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır.
Özellikle kısa süre içerisinde yeniden evlenmeyi planlayan kişiler açısından dava süresinin uzaması ciddi mağduriyet oluşturabilir.
Bu nedenle hukuki sürecin baştan doğru planlanması önem taşımaktadır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada en fazla karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Hastaneden alınan gebelik raporunun tek başına yeterli olduğunu düşünmek,
- Eski eşten izin alınmasının zorunlu olduğunu sanmak,
- Davanın çekişmeli olduğunu düşünerek eski eşi davalı göstermek,
- Boşanma kararının kesinleşme tarihini yanlış hesaplamak,
- 300 günlük sürenin karar tarihinden itibaren başladığını zannetmek,
- Yanlış görevli mahkemeye başvurmak,
- Dava açmadan doğrudan evlendirme memurluğuna gitmek.
Bu hatalar hem zaman kaybına hem de yeniden başvuru yapılmasına neden olabilmektedir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Başvurunun yapılacağı yerde aile mahkemesi bulunmuyorsa görev, aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yerine getirilir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yanlış mahkemeye başvurulması hâlinde dosyada usule ilişkin sorunlar yaşanabilir.
Bu nedenle davanın görevli mahkemede açılması önemlidir.
Yetkili Mahkeme Neresidir?
Yetki bakımından genel kural, davacının yerleşim yerindeki görevli aile mahkemesine başvurulmasıdır.
Bununla birlikte her somut olayın özellikleri farklı olabileceğinden özellikle yerleşim yeri konusunda tereddüt bulunan durumlarda dava açılmadan önce hukuki değerlendirme yapılması faydalı olacaktır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasının Masrafları Nelerdir?
Bu davada yapılacak giderler;
- başvuru harçları,
- yargılama giderleri,
- tebligat masrafları,
- gerektiğinde sağlık raporuna ilişkin giderler,
gibi kalemlerden oluşabilir.
Masraf miktarı her yıl yeniden belirlenen harç tarifelerine göre değişmektedir.
Bu nedenle kesin bir tutar söylemek doğru olmayacaktır.
Mahkeme Talebi Reddedebilir Mi?
Evet.
Her ne kadar uygulamada şartların oluştuğu dosyalarda bekleme süresi kaldırılsa da mahkemenin her başvuruyu kabul edeceği söylenemez.
Örneğin;
- gerekli şartların oluşmaması,
- gebeliğin tespit edilmesi,
- usule ilişkin eksikliklerin giderilmemesi,
gibi durumlarda talebin reddedilmesi mümkündür.
Bu nedenle davanın yalnızca hızlı değil, aynı zamanda usulüne uygun şekilde hazırlanması önem taşımaktadır.
Mevzuat Dayanağı
İddet müddetine ilişkin temel düzenleme 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesinde yer almaktadır.
Maddeye göre evlilik sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez.
Aynı maddede bu sürenin hangi hâllerde sona ereceği de açıkça düzenlenmiştir.
Buna göre;
- kadının doğum yapması,
- 300 günlük sürenin dolması,
- mahkemenin kadının hamile olmadığını tespit ederek bekleme süresini kaldırması,
durumlarında yeniden evlenmenin önündeki engel ortadan kalkmaktadır.
İddet müddetinin kaldırılması davalarında ayrıca soybağına ilişkin hükümler de önem taşımaktadır. Bu nedenle uygulamada Türk Medeni Kanunu’nun soybağına ilişkin hükümleri birlikte değerlendirilmektedir.
Yargıtay Uygulaması ve Değerlendirmesi
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında iddet müddetinin temel amacının kadının yeniden evlenmesini sınırlamak değil, doğacak çocuğun soybağının doğru şekilde kurulmasını sağlamak olduğu kabul edilmektedir.
Kararlarda özellikle şu hususlar öne çıkmaktadır:
- Bekleme süresi kamu düzeniyle bağlantılı bir hukuki düzenlemedir.
- Mahkeme, kadının hamile olmadığını tespit ettiği takdirde bekleme süresini kaldırabilir.
- Eski eşin rızası veya muvafakati bekleme süresinin kaldırılması için gerekli değildir.
- Dava çekişmesiz yargı işi niteliğindedir.
- Somut olayın özelliklerine göre gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra karar verilmelidir.
Yargıtay uygulaması da kanunun amacı doğrultusunda, bekleme süresinin yalnızca şekli bir prosedür olmadığını; soybağı, nüfus kayıtları ve çocuğun hukuki statüsünün korunmasına hizmet eden önemli bir kurum olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle mahkemeler, karar verirken hem kanuni düzenlemeleri hem de somut olayın özelliklerini birlikte değerlendirmektedir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler
Bekleme süresinin kaldırılması davası, uygulamada kısa sürede sonuçlanabilen davalardan biri olsa da, dava açmadan önce bazı hukuki hususların bilinmesi sürecin daha sağlıklı yürütülmesini sağlar.
Öncelikle boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekir. Mahkemenin boşanmaya karar vermesi tek başına yeterli değildir. Karar henüz kesinleşmemişse zaten evlilik hukuken devam ettiğinden iddet müddetinin kaldırılması davası açılamaz.
Ayrıca yeniden evlenme tarihi belirlenmiş olsa bile dava sonucunun beklenmesi gerekir. Mahkeme kararı kesinleşmeden resmi nikâh işlemleri yapılamaz.
Özellikle yurt dışında yaşayan kişiler veya yabancı uyruklu biriyle evlenmeyi planlayan kişiler açısından süre planlamasının doğru yapılması önem taşımaktadır.
İddet Müddeti Yalnızca Resmî Nikâhı Engeller
Kanunda düzenlenen bekleme süresi yalnızca yeni bir resmî evliliğin yapılmasını engellemektedir.
Başka bir ifadeyle iddet müddeti;
- kişinin çalışmasını,
- taşınmasını,
- pasaport almasını,
- yurt dışına çıkmasını,
- mal edinmesini,
- mirasçı olmasını,
engellemez.
Kanuni sınırlama yalnızca yeni bir resmî evlilik yapılmasına ilişkindir.
Bu nedenle bekleme süresi devam ederken birçok hukuki işlem gerçekleştirilebilir. Ancak resmi nikâh için ya 300 günlük sürenin sona ermesi ya da mahkemenin bekleme süresini kaldırmış olması gerekir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Hamilelik Tespit Edilirse Ne Olur?
Mahkeme tarafından yaptırılan sağlık incelemesinde davacının hamile olduğu tespit edilirse bekleme süresinin kaldırılması talebinin kabul edilmesi mümkün değildir.
Çünkü bekleme süresinin temel amacı doğacak çocuğun soybağının korunmasıdır.
Bu durumda bekleme süresi kanunda öngörülen şekilde devam eder.
Doğum gerçekleştikten sonra ise kanundaki şartların oluşmasına göre bekleme süresi sona erebilir.
Her somut olayın özellikleri farklı olabileceğinden özellikle gebelik bulunan dosyalarda hukuki değerlendirme ayrıca yapılmalıdır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Kararı Alındıktan Sonra Yeniden Dava Açmak Gerekir Mi?
Hayır.
Mahkeme bekleme süresini kaldırdıktan sonra aynı konu hakkında ikinci kez dava açılmasına gerek bulunmaz.
Kararın kesinleşmesiyle birlikte yeniden evlenmenin önündeki hukuki engel ortadan kalkmış olur.
Bundan sonra kişi diğer evlenme şartlarını taşıyorsa evlendirme memurluğuna başvurabilir.
Yurt Dışında Evlenmek İsteyenler İçin Bekleme Süresi Sorun Oluşturur Mu?
Evet.
Türk vatandaşlarının yurt dışında yapacakları evliliklerde de Türk hukukundaki kişisel durumlarına ilişkin hükümler önem taşımaktadır.
Bu nedenle Türkiye’de boşanmış olan bir kişinin bekleme süresi devam ediyorsa, birçok durumda bu durum yurt dışındaki evlilik işlemlerini de etkileyebilir.
Özellikle kısa süre içerisinde yurt dışında evlenmeyi planlayan kişilerin öncelikle iddet müddetinin kaldırılması konusunda hukuki durumlarını değerlendirmeleri faydalı olacaktır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Elektronik Tebligat ve UYAP Süreci
Günümüzde dava sürecinin önemli bir kısmı UYAP sistemi üzerinden yürütülmektedir.
Dosyanın açılmasının ardından;
- dava kayıtları,
- ara kararlar,
- duruşma bilgileri,
- sağlık raporları,
- nihai karar,
UYAP üzerinden takip edilebilmektedir.
Avukatla takip edilen dosyalarda elektronik tebligat sistemi sayesinde birçok işlem daha hızlı yürütülebilmektedir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası ile Boşanma Davası Aynı Şey Midir?
Hayır.
Bu iki dava tamamen farklı hukuki süreçlerdir.
Boşanma davasının amacı evliliğin sona erdirilmesidir.
İddet müddetinin kaldırılması davasının amacı ise boşanma sonrasında başlayan bekleme süresinin mahkeme kararıyla kaldırılmasıdır.
Dolayısıyla boşanma davası kesinleştikten sonra ihtiyaç duyulursa ayrıca iddet müddetinin kaldırılması davası açılır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası ile Soybağı Davaları Arasındaki İlişki
Bekleme süresinin temelinde soybağının korunması bulunduğu için bu dava ile soybağına ilişkin davalar arasında dolaylı bir ilişki bulunmaktadır.
Özellikle;
- babalık davası,
- soybağının reddi davası,
- tanımanın iptali davası,
- nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar,
doğrudan olmasa da soybağı hükümleri bakımından aynı hukuki sistem içerisinde değerlendirilmektedir.
Bu nedenle kanun koyucu bekleme süresini düzenlerken yalnızca yeniden evlenmeyi değil, doğacak çocuğun ileride yaşayabileceği hukuki sorunları da dikkate almıştır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Hukuki Destek Almanın Önemi
Her ne kadar bu dava nispeten basit görünen bir yargılama olsa da uygulamada yapılan usul hataları nedeniyle gereksiz zaman kayıpları yaşanabilmektedir.
Özellikle;
- dava dilekçesinin eksik hazırlanması,
- yanlış görevli mahkemeye başvurulması,
- gerekli belgelerin sunulmaması,
- sağlık raporu sürecinin doğru yönetilememesi,
gibi nedenlerle bekleme süresi fiilen uzayabilmektedir.
Yeniden evlenme tarihi belirlenmiş olan kişiler açısından birkaç haftalık gecikme dahi önemli sonuçlar doğurabileceğinden sürecin baştan doğru planlanması büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle her dosyanın kendi özellikleri dikkate alınarak hareket edilmesi, hukuki hak kaybı yaşanmasının önüne geçilmesine yardımcı olacaktır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Hakkında Önemli Noktaların Özeti
İddet müddetinin kaldırılması davası uygulamada basit gibi görünse de, hatalı işlem yapılması hâlinde yeniden evlenme sürecinin haftalar hatta aylar gecikmesine neden olabilir. Bu nedenle dava açmadan önce aşağıdaki hususların bilinmesi faydalı olacaktır.
- Bekleme süresi yalnızca boşanan kadın için uygulanır.
- Süre boşanma kararının verildiği tarihten değil, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
- Bekleme süresi 300 gündür.
- Kadının hamile olmaması tek başına yeterli değildir.
- Mahkeme kararı olmadan bekleme süresi kaldırılamaz.
- Eski eşin rızası veya onayı aranmaz.
- Dava hasımsız olarak açılır.
- Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
- 300 günlük süre dolduğunda ayrıca dava açılmasına gerek kalmaz.
- Son boşanılan eş ile yeniden evlenilecekse bekleme süresi uygulanmaz.
Bu temel kurallar bilinmeden yapılan başvurular, çoğu zaman gereksiz zaman kaybına neden olmaktadır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında En Çok Merak Edilen Yanlış Bilgiler
İnternet ortamında ve sosyal medyada bu dava hakkında doğru olmayan birçok bilgi bulunmaktadır. En sık karşılaşılan yanlış inanışlar şunlardır:
“Hamile olmadığımı gösteren rapor yeterlidir.”
Hayır. Sağlık raporu yalnızca mahkemenin değerlendireceği delillerden biridir. Bekleme süresini kaldıran rapor değil, mahkeme kararıdır.
“Eski eş kabul etmezse dava açılamaz.”
Yanlıştır. Eski eşin onayı aranmaz.
“Noterden belge alırsam yeterli olur.”
Hayır. Noter işlemleri bekleme süresini kaldırmaz.
“Nüfus Müdürlüğü bu işlemi yapabilir.”
Hayır. Bekleme süresini kaldırma yetkisi yalnızca mahkemeye aittir.
“300 günü beklemeden nikâh kıyılabilir.”
Mahkeme kararı bulunmadığı sürece resmi nikâh yapılamaz.
Hangi Durumlarda Avukata Başvurulması Daha Faydalı Olabilir?
Her ne kadar avukatla temsil zorunlu olmasa da bazı durumlarda hukuki destek alınması sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlayabilir.
Örneğin;
- kısa süre içerisinde düğün tarihi belirlenmişse,
- yurt dışında evlenme planlanıyorsa,
- boşanma kararı yeni kesinleşmişse,
- sağlık raporu süreci hakkında tereddüt bulunuyorsa,
- farklı hukuki işlemler aynı anda yürütülüyorsa,
başvurunun usulüne uygun hazırlanması önem kazanmaktadır.
Güncel Hukuki Değerlendirme
İddet müddeti kurumu zaman zaman kamuoyunda tartışılsa da yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanunu bakımından geçerliliğini korumaktadır.
Dolayısıyla yeniden evlenmek isteyen kadınların;
- “artık uygulanmıyor”,
- “fiilen kaldırıldı”,
- “hastane raporu yeterli”,
- “nüfus müdürlüğü çözüyor”
şeklindeki doğru olmayan bilgilere göre hareket etmemesi gerekir.
Her somut olayın kendi özellikleri bulunduğundan, özellikle kısa süre içerisinde yeniden evlenmeyi planlayan kişilerin hukuki durumlarını önceden değerlendirmeleri hak kaybı yaşanmasının önüne geçecektir.
Bu kapsamda iddet müddetinin kaldırılması davası, yalnızca şekli bir prosedür olmayıp Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen ve soybağının korunmasına hizmet eden önemli bir hukuki kurumdur. Şartların oluşması hâlinde aile mahkemesine yapılacak başvuru ile bekleme süresi kaldırılabilir ve kişi 300 günlük sürenin dolmasını beklemeden yeniden evlenebilir. Böylece hem kanunun öngördüğü usul yerine getirilmiş olur hem de ileride ortaya çıkabilecek hukuki belirsizliklerin önüne geçilir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Açmak İçin Gerekli Şartlar
İddet müddetinin kaldırılması davasının kabul edilebilmesi için kanunda aranan bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Her boşanma sonrasında otomatik olarak bekleme süresi kaldırılmaz. Mahkeme, somut olayın özelliklerini değerlendirerek karar verir.
Genel olarak şu şartların bulunması gerekir:
- Boşanma kararının kesinleşmiş olması,
- Kadının yeniden evlenmek istemesi,
- Bekleme süresinin henüz dolmamış olması,
- Yapılan incelemede hamile olunmadığının tespit edilmesi,
- Yetkili aile mahkemesine başvurulması.
Şartların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme bekleme süresinin kaldırılmasına karar verebilir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Açıldıktan Sonra Evlenme İşlemleri Nasıl Yapılır?
Mahkeme bekleme süresinin kaldırılmasına karar verdikten sonra kişi doğrudan evlenmiş sayılmaz. Öncelikle kararın hukuki sonuç doğurması gerekir. Ardından evlendirme memurluğuna gerekli belgelerle başvurularak normal evlenme işlemleri tamamlanır.
Bu aşamada;
- Kimlik belgesi,
- Evlenme beyannamesi,
- Sağlık raporu (güncel uygulamaya göre gerekiyorsa),
- Fotoğraf,
- Mahkeme kararı,
gibi belgeler istenebilir.
İddet müddetinin kaldırılması kararı yalnızca bekleme süresini ortadan kaldırır. Diğer evlenme şartlarının ayrıca yerine getirilmesi gerekir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Mahkeme Hangi Hususları İnceler?
Mahkeme davayı değerlendirirken yalnızca davacının yeniden evlenmek istemesine bakmaz. Karar verilmeden önce kanuni şartların oluşup oluşmadığı araştırılır.
Mahkeme özellikle;
- boşanma kararının kesinleşme tarihini,
- bekleme süresinin devam edip etmediğini,
- davacının kimlik ve nüfus kayıtlarını,
- hamilelik durumunu,
- dosyada eksik belge bulunup bulunmadığını,
inceledikten sonra karar verir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası ile 300 Günlük Bekleme Süresi Arasındaki İlişki
Bekleme süresi ile iddet müddetinin kaldırılması davası birbirinden farklı kavramlardır.
300 günlük bekleme süresi kanundan doğan bir zorunluluktur.
İddet müddetinin kaldırılması davası ise bu kanuni sürenin mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan hukuki yoldur.
Dolayısıyla dava açılması yeni bir hak oluşturmaz; kanunun öngördüğü bekleme süresinin şartları oluştuğu takdirde kaldırılmasını sağlar.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Dava açılırken yapılacak küçük hatalar bile sürecin uzamasına neden olabilir.
Bu nedenle;
- boşanma kararının kesinleşme tarihi doğru hesaplanmalı,
- dava görevli mahkemede açılmalı,
- sağlık raporu süreci takip edilmeli,
- dosyada istenen belgeler zamanında sunulmalı,
- mahkemenin ara kararları gecikmeden yerine getirilmelidir.
Usule uygun yürütülen dosyalar, eksik bırakılan dosyalara göre çok daha kısa sürede sonuçlanabilmektedir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Avukatın Rolü
Kanunen avukatla temsil zorunlu olmasa da avukatın görevi yalnızca dava dilekçesi hazırlamak değildir.
Sürecin doğru planlanması, görevli mahkemenin belirlenmesi, eksik belge nedeniyle zaman kaybı yaşanmaması ve dosyanın usulüne uygun takip edilmesi açısından hukuki destek önemli avantaj sağlayabilir.
Özellikle kısa süre içerisinde yeniden evlenmeyi planlayan kişiler bakımından dava süresinin gereksiz yere uzamaması büyük önem taşımaktadır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davası Nasıl Açılır? (Adım Adım)
- Boşanma kararının kesinleştiğini kontrol edin.
- Görevli aile mahkemesini belirleyin.
- Dava dilekçesini hazırlayın.
- Başvuru harçlarını yatırın.
- Mahkemenin sağlık raporu sevkini bekleyin.
- Sağlık raporunun dosyaya ulaşmasını sağlayın.
- Mahkeme kararını alın.
- Kararın ardından evlendirme memurluğuna başvurun.
İddet Müddeti Kendiliğinden Ne Zaman Sona Erer?
İddet müddeti her durumda mahkeme kararıyla sona ermez. Kanunda öngörülen hâllerde bekleme süresi kendiliğinden de sona erebilir.
Buna göre;
- Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gün geçmesi,
- Kadının doğum yapması,
hâllerinde bekleme süresi kanunen sona erer. Bunun dışında 300 günlük süre dolmadan yeniden evlenebilmek için aile mahkemesinden bekleme süresinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Yetki İtirazı Yapılır Mı?
Bu dava çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan klasik anlamda davalı taraf bulunmaz. Bu nedenle uygulamada çekişmeli davalarda olduğu gibi yetki itirazı gündeme gelmez. Bununla birlikte davanın görevli ve yetkili mahkemede açılması, yargılamanın gereksiz yere uzamaması bakımından önem taşımaktadır.
İddet Müddetinin Kaldırılması Davasında Hangi Durumlarda Dava Açılması Gerekir?
İddet müddetinin kaldırılması davası her boşanma sonrasında açılması gereken bir dava değildir. Bekleme süresi bazı durumlarda kendiliğinden sona ererken, bazı durumlarda ise yeniden evlenebilmek için mutlaka mahkeme kararı alınması gerekir. Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan durumlarda dava açılmasının gerekip gerekmediğini özetlemektedir.
| Durum | Dava Açılması Gerekir mi? |
|---|---|
| Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gün geçmişse | Hayır |
| 300 günlük süre dolmadan başka biriyle evlenilecekse | Evet |
| Son boşanılan eş ile yeniden evlenilecekse | Hayır |
| Hamile olunmadığı hastane raporuyla tespit edilmiş olsa bile | Evet |
| Eski eş bekleme süresinin kaldırılmasına onay verse bile | Evet |
| Mahkeme bekleme süresini kaldırmışsa | Hayır |
| Boşanmadan sonra doğum yapılmışsa | Hayır |
Sıkça Sorulan Sorular
İddet müddeti, boşanan kadının boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gün boyunca yeniden evlenememesini ifade eden kanuni bekleme süresidir. Bu süre, doğabilecek çocuğun soybağının doğru şekilde belirlenmesi amacıyla düzenlenmiştir.
İddet müddeti 300 gündür. Süre, boşanma kararının verildiği tarihten değil, kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Evet. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gün geçerse iddet müddeti kendiliğinden sona erer. Ayrıca kadın doğum yaparsa da bekleme süresi sona ermiş kabul edilir.
Evet. Ancak bunun için aile mahkemesinden iddet müddetinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkeme kararı olmadan 300 günlük süre dolmadan resmi nikâh yapılamaz.
İddet müddetinin kaldırılması davası, boşanan kadının 300 günlük bekleme süresi dolmadan yeniden evlenebilmesi için aile mahkemesine yaptığı başvurudur.
Bu davayı yalnızca bekleme süresine tabi olan boşanmış kadın açabilir. Eski eşin dava açma, davayı engelleme veya davaya izin verme yetkisi yoktur.
Hayır. Hamile olunmadığını gösteren rapor tek başına bekleme süresini kaldırmaz. Bekleme süresi ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir.
Mahkeme genellikle davacının hamile olup olmadığının tespiti için kadın hastalıkları ve doğum uzmanından rapor alınmasını ister. Uygulamada çoğu zaman mahkemenin sevkiyle alınan rapor esas alınır.
Hayır. İddet müddetinin kaldırılması davası çekişmesiz yargı işi niteliğindedir ve genellikle hasımsız olarak açılır.
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılır.
Genel olarak davacının yerleşim yerindeki aile mahkemesi yetkilidir. Yerleşim yeri konusunda tereddüt varsa dava açmadan önce hukuki değerlendirme yapılması faydalı olur.
Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, sağlık raporunun hazırlanma süresine ve dosyada eksiklik bulunup bulunmamasına göre değişir. Eksiksiz hazırlanan dosyalar uygulamada daha kısa sürede sonuçlanabilir.
Her dosyada duruşma yapılması zorunlu değildir. Mahkeme dosyayı evrak üzerinden değerlendirebilir veya gerekli görürse duruşma günü verebilir.
Hayır. Bu davada avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak eksik veya hatalı işlem yapılması hâlinde süreç uzayabileceğinden hukuki destek alınması faydalı olabilir.
Hayır. Son boşanılan eş ile yeniden evlenilecekse iddet müddetinin kaldırılması davası açılması gerekmez.
Evet. 300 günlük süre dolmadan eski eş dışında başka biriyle evlenmek isteyen kadının iddet müddetinin kaldırılması davası açması gerekir.
Hayır. 300 günlük süre boşanma kararının verildiği tarihten değil, kararın kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanır.
Hayır. Boşanma kararı kesinleşmeden evlilik hukuken sona ermiş sayılmaz. Bu nedenle iddet müddetinin kaldırılması davası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılmalıdır.
Evet. Kadının hamile olduğunun tespit edilmesi, gerekli şartların oluşmaması veya usule ilişkin eksikliklerin giderilmemesi hâlinde mahkeme talebi reddedebilir.
Hamilelik tespit edilirse bekleme süresinin kaldırılması talebi kabul edilmez. Çünkü iddet müddetinin temel amacı doğacak çocuğun soybağının korunmasıdır.
Hayır. Nüfus müdürlüğü veya evlendirme memurluğu iddet müddetini kaldıramaz. Bu yetki yalnızca mahkemeye aittir.
Hayır. Noterden alınan belge veya eski eşin noter onaylı muvafakati bekleme süresini kaldırmaz. Mahkeme kararı gerekir.
Türkiye’de boşanmış bir kadın, 300 günlük bekleme süresi dolmadan yurt dışında evlenmek istiyorsa bu durum evlilik işlemlerini etkileyebilir. Bu nedenle yurt dışı evlilik planı bulunan kişilerin iddet müddetinin kaldırılması konusunda önceden hukuki değerlendirme yapması gerekir.
Mahkeme kararıyla bekleme süresi kaldırıldıktan sonra diğer evlenme şartları da sağlanıyorsa evlendirme memurluğuna başvuru yapılabilir. Kararın kesinleşmesi ve ilgili kurumlara ibrazı uygulamada önem taşır.
Avukat Görüşü
İddet müddetinin kaldırılması davaları, hukuki niteliği itibarıyla çekişmesiz yargı işi olsa da uygulamada en sık zaman kaybı yaşanan dava türlerinden biridir. Özellikle yeniden evlenme tarihi belirlenmiş, düğün organizasyonu yapılmış veya yurt dışında evlilik planlanmış dosyalarda birkaç haftalık gecikme dahi ciddi mağduriyetlere neden olabilmektedir.
Uygulamada en sık karşılaştığımız hatalar; boşanma kararının kesinleşme tarihinin yanlış hesaplanması, yalnızca hamilelik raporunun yeterli olduğunun düşünülmesi, eski eşin onayının gerektiğinin sanılması ve eksik belgelerle başvuru yapılmasıdır. Oysa bekleme süresi yalnızca mahkeme kararıyla kaldırılabilir ve dava sürecinin usulüne uygun yürütülmesi büyük önem taşır.
Her dava kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle yeniden evlenmeyi planlayan kişilerin, hak kaybı yaşamamaları ve sürecin gereksiz yere uzamaması için dava açmadan önce hukuki değerlendirme almaları faydalı olacaktır.
Bilgilendirme Notu
Bu sayfada yer alan bilgiler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve güncel uygulamalar esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte yer verilen açıklamalar, her somut olayın kendine özgü özellikleri nedeniyle hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. İddet müddetinin kaldırılması davası açılmadan önce dosyanızın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılması, olası hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Bu içerik Bursa Maya Hukuk Bürosu tarafından hazırlanmış olup izinsiz kopyalanması veya ticari amaçla kullanılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.