Beyaz Kod, sağlık çalışanı görevi sırasında veya görevi nedeniyle şiddete uğradığında olayın hastane içinde hemen bildirilmesini, güvenliğin sağlanmasını ve olayın adli makamlara aktarılmasını sağlayan bildirim sistemidir. Bu sistem tek başına bir ceza ya da dava değildir. Beyaz Kod verildikten sonra olay, Türk Ceza Kanunu’ndaki suç tiplerine ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun sağlık personeline tanıdığı özel korumaya göre değerlendirilir.
Bu yazıda Beyaz Kodun hangi olaylarda verildiği, kimleri koruduğu, bildirimin nasıl yapıldığı, olay tutanağında nelerin bulunması gerektiği ve sağlık çalışanına karşı işlenen suçlarda kanunun öngördüğü ağırlaştırılmış sonuçlar anlatılmaktadır. Savcılık soruşturmasının işleyişi, şikâyetten vazgeçme, uzlaştırma ve tazminat davası ise ayrı yazılarda ayrıntılı olarak ele alındığından burada yalnız kısa cevaplarıyla yer almaktadır.
Beyaz Kod nedir?
Beyaz Kod, Sağlık Bakanlığının 2012/23 sayılı Çalışan Güvenliğinin Sağlanması Genelgesi çerçevesinde uygulanan ve sağlık çalışanına yönelik şiddet olaylarında kullanılan acil bildirim ve müdahale düzenidir. Hastanelerdeki mavi kod (hayati acil durum) veya pembe kod (bebek ve çocuk kaçırma) gibi, belirli bir olay türüne ayrılmış bir alarm kodudur.
Beyaz Kod verildiğinde kurumun güvenlik birimi olay yerine yönlendirilir, olay kayıt altına alınır ve kurum yönetimi olayı adli makamlara bildirir. Bildirimin asıl işlevi, şiddetin o anda durdurulması ve olayın delilleriyle birlikte belgelenmesidir. Suçun oluşup oluşmadığına, failin cezalandırılıp cezalandırılmayacağına ise Beyaz Kod kaydı değil, Cumhuriyet savcısı ve ceza mahkemesi karar verir.
Beyaz Kod kaydı bulunan her olayda suç oluşmuş sayılmaz. Buna karşılık Beyaz Kod verilmemiş olması da fiilin cezasız kalacağı anlamına gelmez. Sağlık çalışanı olayı kolluğa veya savcılığa doğrudan da bildirebilir.
Beyaz Kod hangi olaylarda verilir?
Beyaz Kod yalnız fiziksel saldırıda verilmez. Sağlık çalışanının görevi sırasında veya görevi nedeniyle karşılaştığı sözlü ya da fiziksel şiddetin tamamı bildirim konusu olabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan olaylar şunlardır:
- Tokat atma, yumruk, itme, tekme, boğaz sıkma, saç çekme gibi fiziksel saldırılar,
- Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler (“nöbet çıkışında seni bekleyeceğim” gibi),
- Küfür, aşağılayıcı sözler ve onur kırıcı ithamlar,
- Muayenenin zorla kesilmesi, tedaviye cebirle müdahale edilmesi gibi görevin yapılmasını engelleyen davranışlar,
- Cinsel içerikli söz, mesaj veya temas,
- Hastane malzemesine, bilgisayara veya ambulansa zarar verilmesi.
Failin hasta, hasta yakını veya hastaneye başka bir sebeple gelmiş üçüncü bir kişi olması sonucu değiştirmez. Önemli olan, olayın sağlık çalışanının görevi sırasında ya da görevinden dolayı gerçekleşmesidir. Görevle hiçbir bağlantısı olmayan kişisel bir tartışma ise kurum içinde yaşansa bile Beyaz Kodun ve sağlık personeline tanınan özel korumanın kapsamı dışında kalabilir.
Her sert söz de suç sayılmaz. Hizmetten duyulan memnuniyetsizliğin yüksek sesle dile getirilmesi, sıraya itiraz edilmesi veya kaba ama somut bir aşağılama içermeyen sözler Beyaz Kod bildirimine konu edilebilir, ancak ceza soruşturmasında hakaret veya tehdit olarak kabul edilmeyebilir. Eleştiri ile hakaret arasındaki sınır sözün içeriğine ve söylendiği bağlama göre çizilir.
Beyaz Kod kimleri korur? Özel hastane çalışanları da kapsamda mı?
Beyaz Kod yalnız hekimleri korumaz. Hemşire, ebe, paramedik, acil tıp teknisyeni, laborant, eczacı, diş hekimi, psikolog, sağlık teknikeri ve hastanede görev yapan yardımcı sağlık personeli de bu düzenin kapsamındadır. Ambulans ekibine sahada yapılan saldırılar da görev sırasında gerçekleştiği için bildirim konusu olur.
Özel hastane ve özel sağlık kuruluşu çalışanları bakımından kanun ayrı bir hüküm içerir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 12. maddesine göre özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından Türk Ceza Kanunu’nun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır. Bu nedenle özel hastanede çalışan hemşireye görevi nedeniyle yapılan saldırı, ceza hukuku bakımından kamu hastanesinde çalışana yapılan saldırıyla aynı ağırlaştırılmış hükümlere tabi olur.
Özel hastanelerde bildirim, kurumun kendi iç düzenine göre yapılır. Bu fark ceza hukukundaki korumayı etkilemez. Kurum içinde bir kayıt açılmasa bile çalışan olayı kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirebilir.
Beyaz Kod nasıl verilir?
Beyaz Kod, olayı yaşayan veya olaya tanık olan çalışan tarafından kurumun belirlediği kanaldan verilir. Kamu sağlık kuruluşlarında en bilinen yol, hastane içi telefondan 113 numaralı Beyaz Kod hattının aranmasıdır. Bunun yanında Sağlık Bakanlığının Beyaz Kod web bildirim sistemi ve kurum içi bildirim formları da kullanılır.
Bildirim yapılırken şu bilgilerin kısa ve açık biçimde verilmesi yeterlidir:
- Olayın gerçekleştiği yer (servis, oda, acil triyaj alanı gibi),
- Şiddetin devam edip etmediği,
- Yaralanan kişi bulunup bulunmadığı,
- Failin kim olduğu ve olay yerinde kalıp kalmadığı.
Olay sırasında önce güvenlik sağlanır. Sağlık çalışanının saldırganla tek başına tartışmaya devam etmesi yerine ortamdan uzaklaşması ve güvenlik görevlilerinin gelmesini beklemesi hem kendi güvenliği hem de sonraki soruşturma bakımından doğru olandır. Ağır bir saldırı veya silah söz konusuysa hastane güvenliğinin yanında 112 üzerinden kolluk da çağrılmalıdır.
Beyaz Kod verildikten sonra hastanede neler yapılır?
Bildirim üzerine güvenlik görevlileri olay yerine gelir, şiddeti durdurur ve failin kimliğini tespit etmeye çalışır. Gerekli hâllerde hastane polisi veya genel kolluk olaya müdahale eder. Kurum yönetimi olay hakkında adli makamlara bildirimde bulunur. Kamu sağlık kuruluşlarında bu bildirim, mağdur çalışanın ayrıca şikâyetçi olup olmamasından bağımsız olarak yapılır.
Olayın hemen ardından yapılması gereken işlemler şunlardır:
- Yaralanma veya ruhsal etkilenme varsa çalışanın muayene edilmesi ve adli rapor düzenlenmesi,
- Olay yerindeki ve koridorlardaki kamera görüntülerinin silinmeden korunması için yazılı talepte bulunulması,
- Olayı gören çalışanların, güvenlik görevlilerinin ve varsa diğer hasta yakınlarının kimliklerinin not edilmesi,
- Olay tutanağının mümkün olan en kısa sürede düzenlenmesi,
- Zarar gören eşya, kırılan malzeme veya fırlatılan cisim varsa korunması.
Fiziksel saldırıda adli rapor suçun hukuki niteliğini belirler. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği, kemik kırığı veya hayati tehlike bulunup bulunmadığı gibi tespitler cezanın hangi fıkraya göre belirleneceğini değiştirir. Raporun ne zaman ve nasıl alınacağı konusunda darp raporunun hangi hâllerde gerektiği ayrıca değerlendirilmelidir. Saldırı sonucunda bedensel veya ruhsal zarar hekim tarafından tespit edilirse iş kazası bildirimi de gündeme gelir.
Kamera kayıtlarının saklanma süresini kanun belirlemez. Kayıt sistemleri çoğunlukla belirli bir süre sonra eski görüntülerin üzerine yeni kayıt yazar. Görüntüler bu nedenle olayın hemen ardından, savcılık talep etmeden önce kurum tarafından ayrıca kopyalanmalıdır.
Olay tutanağında hangi bilgiler bulunmalıdır?
Olay tutanağı, soruşturma dosyasına giren ilk yazılı belgedir. Tutanakta genel ifadeler yerine gözlemlenen olaylar kronolojik sırayla ve somut olarak yazılmalıdır. “Hasta yakını olay çıkardı” şeklindeki bir cümle savcılık için neredeyse hiçbir bilgi taşımaz.
İyi hazırlanmış bir tutanakta şu bilgiler bulunur:
- Olayın tarihi, saati ve yeri,
- Sağlık çalışanının olay sırasında yerine getirdiği görev (muayene, ilaç uygulaması, triyaj gibi),
- Failin kimliği veya kimlik tespit edilemediyse eşkâli,
- Kullanılan sözlerin mümkün olduğunca aynen yazılması,
- Fiziksel hareketlerin açıkça tarif edilmesi,
- Olayın nasıl başladığı ve nasıl sona erdiği,
- Olayı gören kişilerin adları,
- Olay yerinde kamera bulunup bulunmadığı.
Tutanakta görevle bağlantının ayrıca yazılması gerekir. Sağlık personeline tanınan özel koruma, fiilin görev sırasında veya görev nedeniyle işlenmesine bağlıdır. “Hasta yakını, triyaj sırasının beklenmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine hemşireye tokat attı” şeklindeki bir anlatım, bu bağlantıyı tek cümlede ortaya koyar.
Tutanağı imzalayanlar yalnız kendi gördüklerini ve duyduklarını doğrulamalıdır. Olayı görmeyen bir çalışanın tutanağa imza atması, ileride tanık olarak dinlendiğinde çelişkili beyan ortaya çıkarabilir ve tutanağın ispat gücünü zayıflatır.
Beyaz Kod kaydı savcılığa şikâyet yerine geçer mi?
Beyaz Kod kaydı ile ceza soruşturması hukuken aynı süreç değildir. Kurumun olayı adli makamlara bildirmesiyle savcılık, kendiliğinden takip edilen suçlar bakımından soruşturmaya başlar. Takibi şikâyete bağlı bir suç söz konusuysa sağlık çalışanının ifadesinde şikâyetçi olduğunu açıkça bildirmesi gerekir. Soruşturmanın aşamaları, ifadenin alınması, savcılığın topladığı deliller ve takipsizlik kararına itiraz Beyaz Kod savcılık soruşturması yazısında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
Sağlık çalışanı soruşturma numarasını öğrenmeli ve dosyanın akışını takip etmelidir. Soruşturma ve kovuşturma evrakı UYAP Vatandaş Portal üzerinden izlenebilir.
Sağlık çalışanına yönelik şiddet hangi suçları oluşturur?
Beyaz Kod bir suç adı değildir. Savcılık bildirilen olayın Türk Ceza Kanunu‘ndaki hangi suç tipine uyduğunu belirler. Aynı olayda birden fazla suç birlikte oluşabilir. Hasta yakını hem küfür edip hem de hekime yumruk atarsa hakaret ve kasten yaralama suçları ayrı ayrı değerlendirilir.
Kasten yaralama
Başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her kasıtlı hareket TCK m.86 kapsamında kasten yaralamadır. Yaralanmanın ağır olması şart değildir. Kasten yaralamanın kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi TCK m.86/3-c’de ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlenmiştir. Bu hâlde suç şikâyete bağlı değildir ve ceza yarı oranında artırılır.
Tehdit
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini bildiren kişi TCK m.106/1’in ilk cümlesine göre cezalandırılır ve bu suç şikâyete bağlı değildir. Malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratma veya “başka bir kötülük yapma” tehdidi ise aynı fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenmiştir ve mağdurun şikâyetine bağlıdır. Tehdidin silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte yapılması TCK m.106/2’deki ağırlaştırıcı hâlleri oluşturur.
Sözün tehdit sayılması için geleceğe yönelik ciddi bir kötülüğün bildirilmesi ve bu sözün objektif olarak korku yaratmaya elverişli olması gerekir. Öfkeyle söylenen belirsiz bir “görürsün sen” ile nöbet çıkış saati belirtilerek söylenen “seni otoparkta bekleyeceğim” sözü aynı ağırlıkta değerlendirilmez. Tehdidin unsurları, cezaları ve şikâyet süresi tehdit suçu rehberinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Hakaret
Sağlık çalışanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek somut bir fiil isnadı veya sövme hakaret suçunu oluşturur. Hakaretin kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi TCK m.125/3-a’da ağırlaştırıcı sebeptir ve bu hâlde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. TCK m.131 uyarınca kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaretin soruşturulması şikâyete bağlı değildir.
Görevi yaptırmamak için direnme
Sağlık çalışanının görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması TCK m.265’teki görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturur. Suçun oluşması için cebir veya tehdidin görevin yapılmasını engelleme amacıyla kullanılması gerekir. Tedaviyi kabul etmemek, yüksek sesle itiraz etmek veya hastaneden ayrılmak istemek bu suç için yeterli değildir. Hekimin elindeki muayene aletinin zorla alınması veya hemşirenin serum takmasının itilerek engellenmesi ise bu kapsama girer.
Cinsel taciz, mala zarar verme ve diğer suçlar
Olayın özelliğine göre cinsel taciz (TCK m.105), cinsel saldırı (TCK m.102), mala zarar verme (TCK m.151-152), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m.109), ısrarlı takip (TCK m.123/A) veya silah taşıma suçları da gündeme gelebilir. Ancak aşağıda anlatılan 3359 sayılı Kanun’daki ceza artırımı yalnız kanunda sayılan dört suç için öngörülmüştür. Diğer suçlar kendi hükümlerine göre cezalandırılır.
Sağlık çalışanına karşı işlenen suçlarda ceza neden daha ağırdır?
Kanun koyucu sağlık hizmetinin kesintisiz sürmesini korumak için sağlık personeline karşı işlenen bazı suçlarda genel hükümlerden daha ağır sonuçlar öngörmüştür. Bu hükümlerin büyük kısmı 3359 sayılı Kanun’un ek 12. maddesinde toplanmıştır. Ceza artırımına ilişkin hükümler, 17 Nisan 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7243 sayılı Kanun’la getirilmiştir.
Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline görevleri sebebiyle kasten yaralama, tehdit, hakaret veya görevi yaptırmamak için direnme suçu işlenmişse ilgili maddeye göre belirlenecek ceza ayrıca yarı oranında artırılır. Bu suçlardan verilen hapis cezaları hakkında TCK m.51’deki hapis cezasının ertelenmesi hükmü uygulanmaz. Yani fail, verilen hapis cezasının süresi ne olursa olsun bu cezanın ertelenmesinden yararlanamaz.
Ek 12. madde bunların yanında usule ilişkin iki kural daha içerir. Sağlık personeline görevi sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olan kişi kolluk görevlilerince yakalanarak gerekli işlemlerden sonra Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilir. Mağdur sağlık personelinin ifadesi ise hizmetin aksamaması için kural olarak görev yaptığı yerde alınır.
Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele görevi sırasında veya görevi dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 100/3. maddesinde tutuklama nedeninin varsayılabileceği suçlar arasında sayılmıştır. Bu düzenleme tutuklamayı otomatik hâle getirmez. Hâkim yine kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delilleri ve tutuklamanın ölçülü olup olmadığını değerlendirir. Adli kontrolün yeterli görüldüğü dosyalarda şüpheli tutuklanmadan serbest bırakılabilir.
Ceza artırımı ve ertelemenin uygulanmaması kuralları Anayasa Mahkemesi önüne de taşınmıştır. Mahkeme, sağlık çalışanlarına karşı görevleri nedeniyle işlenen suçlarda ceza artırımını ve hapis cezasının ertelenmemesini öngören kuralların Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
Bu özel hükümler, suçun unsurlarını kendiliğinden oluşturmaz. Savcılık ve mahkeme önce fiilin kasten yaralama, tehdit, hakaret veya direnme suçunu oluşturup oluşturmadığını, ardından fiilin görev nedeniyle işlenip işlenmediğini ayrı ayrı araştırır. Görev bağlantısı kurulamazsa ağırlaştırılmış hükümler uygulanmaz.
Sağlık çalışanı kendisine saldıran kişiye hizmet vermeyi reddedebilir mi?
Kural olarak evet, ancak iki sınırla. 3359 sayılı Kanun’un ek 12. maddesi, görevi sırasında şiddete uğrayan sağlık personeline, acil durumlar dışında ve aynı kurumda o hizmeti verebilecek başka bir sağlık personeli bulunması şartıyla, fail ile fail yakınına sağlık hizmeti vermekten kaçınma imkânı tanır.
Bu imkân hastanın tedavi hakkını ortadan kaldırmaz. Hizmet başka bir personel tarafından verilir. Acil servise hayati tehlikeyle gelen bir hastaya, daha önce aynı hekime saldırmış olsa bile, tıbbi müdahale yapılmak zorundadır. Kurumda o hizmeti verebilecek başka personel yoksa sağlık çalışanı hizmeti sunmaya devam eder, ancak güvenliğinin sağlanmasını kurum yönetiminden talep edebilir.
Şikâyetten vazgeçilirse Beyaz Kod dosyası kapanır mı?
Her zaman kapanmaz. Şikâyetten vazgeçme yalnız takibi şikâyete bağlı suçlarda soruşturmayı veya davayı sona erdirir. Görevi nedeniyle sağlık çalışanına karşı işlenen kasten yaralama, hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit, görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları kendiliğinden takip edildiğinden, vazgeçme beyanı bu suçlarda dosyayı kapatmaz. Vazgeçmenin her suç tipindeki sonucu ve Bakanlık hukuki yardımına etkisi Beyaz Kodda şikâyetten vazgeçmenin sonuçları yazısında anlatılmaktadır.
Beyaz Kod dosyasında uzlaştırma uygulanır mı?
Suça göre değişir. Kamu görevi nedeniyle işlenen kasten yaralama (TCK m.86/3) CMK m.253’te uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Görevinden dolayı sağlık çalışanına yapılan hakaret de uzlaştırmaya tabi değildir. Buna karşılık bazı tehdit türlerinde ve olayın görev bağlantısı kurulamadığı dosyalarda uzlaştırma gündeme gelebilir. Suç türlerine göre ayrıntılı değerlendirme Beyaz Kod sonrasında uzlaştırma yazısında yer almaktadır.
Şiddete uğrayan sağlık çalışanı tazminat isteyebilir mi?
Evet. Şiddet nedeniyle kişilik hakkı zedelenen sağlık çalışanı faile karşı manevi tazminat, tedavi gideri veya çalışamadığı günlerin kaybı gibi ekonomik zararları için maddi tazminat isteyebilir. Tazminat davası ceza soruşturmasından ayrı bir hukuk davasıdır ve ceza dosyasının sonucunu beklemek zorunda değildir. Davanın şartları, görevli mahkeme, zamanaşımı ve miktarın belirlenmesi sağlık çalışanına şiddet nedeniyle manevi tazminat davası yazısında ele alınmaktadır.
Sağlık Bakanlığı şiddete uğrayan çalışana hukuki yardım sağlar mı?
Sağlık Bakanlığına bağlı kamu sağlık kuruluşlarında çalışan personel, talep etmesi hâlinde ceza sürecinde Bakanlık hukuk birimleri aracılığıyla hukuki yardım alabilir. Bu yardım kapsamında Bakanlık avukatı veya hukuk müşaviri dosyayı mağdur çalışan adına takip eder. Yardım için çalışanın şikâyetçi olması ve davaya katılma iradesini bildirmesi gerekir.
Özel hastanede çalışan kişi Bakanlığın bu yardımından yararlanamaz. Kendisine yönelik suçlarda kamu görevlisi sayılması ceza hukukuna ilişkin bir kuraldır ve Bakanlık hukuki yardımını kapsamaz. Özel sağlık kuruluşu çalışanı süreci kendi seçeceği avukatla veya işverenin sağladığı hukuki destekle takip eder. Mağdur olarak kendisi de savcılığa başvurabilir, ifade verebilir ve ceza davasına katılabilir.
Sağlık kurumunun çalışanı şiddete karşı koruma yükümlülüğü var mı?
Evet. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘nun 4. maddesi, işverene çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü getirir. Bu yükümlülük kamu ve özel sağlık kuruluşlarını birlikte kapsar. Şiddet riski yüksek olan acil servis, psikiyatri servisi ve triyaj alanlarında riskin değerlendirilmesi, yeterli güvenlik görevlisi bulundurulması, kamera sisteminin çalışır tutulması ve Beyaz Kod düzeninin işletilmesi bu yükümlülüğün parçasıdır.
Çalışan Güvenliğinin Sağlanması Genelgesi de kamu sağlık kuruluşlarına, çalışanların güvenliği için risk alanlarının belirlenmesi, güvenlik önlemlerinin alınması ve şiddet olaylarının adli makamlara bildirilmesi gibi görevler yükler. Kurumun bu önlemleri almaması hâlinde sağlık çalışanının işverene veya idareye karşı sorumluluk davası açıp açamayacağı, olayın gerçekleşme biçimine ve eksik bırakılan önlemin saldırıyla bağlantısına göre ayrıca değerlendirilir.
Beyaz Kod sürecinde en sık hangi hatalar yapılır?
Olayın hiç bildirilmemesi en yaygın hatadır. Özellikle sözlü saldırılarda sağlık çalışanları olayı mesleğin doğal bir parçası gibi görüp bildirim yapmamaktadır. Bildirilmeyen olayda kamera görüntüleri kısa süre içinde silinir, tanıklar dağılır ve aylar sonra yapılan şikâyet ispat güçlüğüyle karşılaşır.
İkinci sık hata, tutanağın yetersiz hazırlanmasıdır. Kullanılan sözlerin yazılmaması, görev bağlantısının belirtilmemesi veya olayı görmeyen kişilerin tutanağı imzalaması soruşturmada tutanağın değerini düşürür.
Üçüncü hata, şikâyete bağlı suçlarda süre kaçırılmasıdır. TCK m.73/1 uyarınca şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Sair kötülük tehdidi gibi şikâyete bağlı bir suç söz konusuysa bu süre geçtikten sonra yapılan başvuru sonuç doğurmaz.
Dördüncü hata, olaydan sonra fail veya yakınlarıyla yapılan görüşmelerde baskı altında vazgeçme beyanı verilmesidir. Vazgeçmeden önce suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ve vazgeçmenin tazminat hakkına etkisi öğrenilmelidir.
Son olarak ceza dosyasının kendiliğinden ilerleyeceği düşünülerek duruşmalara ve tebligatlara ilgi gösterilmemesi de sık görülür. Mağdur sağlık çalışanı tanık veya katılan olarak çağrıldığında duruşmaya gitmelidir. Ceza yargılamasının genel işleyişi için ceza davalarının soruşturmadan karara kadar ilerleyişi yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Beyaz Kod, sağlık çalışanına görevi sırasında veya görevi nedeniyle yönelen şiddetin hastane içinde hemen bildirilmesini, güvenliğin sağlanmasını ve olayın adli makamlara aktarılmasını sağlayan bildirim sistemidir. Suçun oluşup oluşmadığına savcılık ve ceza mahkemesi karar verir.
Hayır. Hakaret, tehdit, görevin yapılmasını engelleyen davranışlar ve cinsel içerikli sözler de Beyaz Kod bildirimine konu olabilir.
Kamu sağlık kuruluşlarında hastane içi telefondan 113 aranarak, Sağlık Bakanlığının web bildirim sistemi üzerinden veya kurum içi bildirim formlarıyla verilir. Ağır saldırı veya silah varsa 112 üzerinden kolluk da çağrılmalıdır.
Evet. 3359 sayılı Kanun’un ek 12. maddesine göre özel sağlık kuruluşunda çalışan personel, görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlarda TCK bakımından kamu görevlisi sayılır. Ancak Sağlık Bakanlığının hukuki yardımı kamu sağlık kuruluşlarının personeli içindir.
Görev sebebiyle işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında ilgili maddeye göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır ve verilen hapis cezası ertelenemez.
Otomatik olarak tutuklanmaz. Sağlık personeline görevi nedeniyle kasten yaralama, CMK m.100/3’te tutuklama nedeninin varsayılabileceği suçlar arasındadır. Yine de hâkim somut delilleri ve tutuklamanın ölçülü olup olmadığını değerlendirir.
Kendiliğinden takip edilen suçlarda kurumun adli makamlara bildirimi soruşturmanın başlaması için yeterlidir. Şikâyete bağlı bir suç söz konusuysa sağlık çalışanının şikâyetçi olduğunu açıkça bildirmesi gerekir.
Görevinden dolayı sağlık çalışanına yapılan sövme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturabilir. Bu suçta cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz ve soruşturma şikâyete bağlı değildir.
Acil durumlar dışında ve aynı kurumda hizmeti verebilecek başka personel varsa sağlık çalışanı fail ile fail yakınına hizmet vermekten kaçınabilir. Acil durumda veya başka personel yoksa hizmet sunulmaya devam edilir.
Kanunda belirlenmiş bir saklama süresi yoktur. Sistemler çoğunlukla belirli bir süre sonra eski kayıtların üzerine yazar. Bu nedenle görüntülerin olayın hemen ardından yazılı talep üzerine kopyalanması gerekir.
Yalnız şikâyete bağlı suçlarda düşer. Görevi nedeniyle sağlık çalışanına karşı işlenen kasten yaralama, hayata yönelik tehdit, hakaret ve direnme suçları kendiliğinden takip edildiği için vazgeçme bu suçlarda dosyayı kapatmaz.
Evet. Faile karşı manevi tazminat ve tedavi gideri, iş göremezlik gibi zararlar için maddi tazminat istenebilir. Tazminat davası ceza soruşturmasından ayrı bir hukuk davasıdır.
Avukat Görüşü
Beyaz Kod dosyalarında sonucu çoğu zaman olaydan sonraki ilk saatler belirler. Kanun sağlık çalışanına karşı işlenen suçlarda cezayı artırmış ve ertelemeyi kaldırmıştır. Ancak bu hükümlerin uygulanabilmesi için fiilin görev nedeniyle işlendiğinin ve suçun unsurlarının delillerle ortaya konulması gerekir. Olay yerindeki kamera görüntüsü kopyalanmamış, tutanakta sözler aynen yazılmamış veya tanıkların adı alınmamışsa ağırlaştırılmış hükümler kâğıt üzerinde kalabilir.
Sağlık çalışanlarının Beyaz Kod kaydı açıldıktan sonra süreci kendi hâline bırakması da sık görülen bir durumdur. Kurumun adli makamlara bildirimde bulunmuş olması, çalışanın ifadesinin alındığı, adli raporunun dosyaya girdiği ve görüntülerin savcılığa ulaştığı anlamına gelmez. Soruşturma numarasının öğrenilmesi ve dosyanın bu açıdan kontrol edilmesi gerekir.
Özel sağlık kuruluşlarında çalışanlar bakımından ayrıca dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Bu çalışanlar ceza hukuku bakımından kamu görevlisi sayıldıkları için ağırlaştırılmış hükümlerden yararlanır, ancak Bakanlığın hukuki yardımından yararlanamaz. Bu nedenle özel hastanede çalışan kişinin ceza sürecini ve tazminat hakkını kendisinin takip etmesi gerekir.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı, Beyaz Kod uygulaması ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin hukuki sonuçları hakkında genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir olay için hukuki görüş niteliği taşımaz. Suçun niteliği, takip şartı, görev bağlantısı ve delil durumu her olayda ayrıca değerlendirilir. Kanun hükümleri ve kurum içi uygulamalar değişebileceğinden işlem yapmadan önce güncel mevzuat kontrol edilmelidir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.