Beyaz Kod sonrasında uzlaştırma her dosyada uygulanmaz. Beyaz Kod, sağlık çalışanına yönelik olayın bildirilmesini ve kurumsal sürecin başlamasını sağlayan bir mekanizmadır; uzlaştırma bakımından belirleyici olan ise olayın hangi suçu oluşturduğudur. Sağlık çalışanına görevi nedeniyle kasten yaralama, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları kural olarak uzlaştırma kapsamında değildir. Buna karşılık Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin birinci fıkrasındaki tehdit suçu, dosyada başka bir engel yoksa uzlaştırmaya tabi olabilir.
İçindekiler
Bu ayrım 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren değişiklikten sonra daha da önem kazanmıştır. 7571 sayılı Kanunla hakaret suçunun yalnızca ileti yoluyla işlenen şekli değil, TCK’nin 125. maddesinde düzenlenen bütün biçimleri uzlaştırma kapsamından çıkarılmıştır. Bu nedenle “Beyaz Kod verildi, dosya mutlaka uzlaştırmacıya gider” veya “sağlık çalışanına karşı işlenen hiçbir suçta uzlaştırma olmaz” şeklindeki iki genelleme de doğru değildir. Fiilin niteliği, görev bağlantısı, sevk maddesi, aynı mağdura karşı birlikte işlendiği ileri sürülen diğer suçlar ve olay tarihi birlikte incelenmelidir.
Yazının Özeti
Beyaz Kod Verilmesi Uzlaştırmayı Kendiliğinden Engeller mi?
Hayır. Beyaz Kod verilmesi tek başına uzlaştırmayı ne zorunlu kılar ne de engeller. Beyaz Kod ile ceza muhakemesindeki uzlaştırma farklı işlevlere sahip iki süreçtir.
Beyaz Kod; sağlık çalışanına yönelik şiddet, tehdit, hakaret veya görevin engellenmesi gibi olayların kurum içinde bildirilmesi, güvenlik tedbirlerinin alınması, olayın kayıt altına alınması ve gerektiğinde adli mercilere aktarılması amacıyla işletilir. Sistem hakkında temel bilgi için Sağlık Çalışanları İçin Beyaz Kod Rehberi incelenebilir.
Uzlaştırma ise bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında, yalnızca kanunun kapsamına aldığı suçlar bakımından uygulanan bir ceza muhakemesi kurumudur. Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilebilmesi için soruşturma konusu fiilin uzlaştırmaya tabi olması, gerekli soruşturma şartlarının gerçekleşmesi ve kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphenin bulunması gerekir. Savcılık, yalnızca Beyaz Kod kaydına bakarak değil; müşteki ve şüpheli beyanlarını, kamera görüntülerini, adli raporu, tanıkları ve olayın bütününü değerlendirerek hukuki nitelendirme yapar.
Bu nedenle aynı hastanede gerçekleşen iki Beyaz Kod olayı farklı sonuçlanabilir. İlk olayda yalnızca TCK 106/1 kapsamındaki tehdit bulunduğu kabul edilirse uzlaştırma gündeme gelebilir. İkinci olayda sağlık çalışanının görevi nedeniyle yaralandığı ve eylemin TCK 86/3-c kapsamında kaldığı değerlendirilirse uzlaştırma uygulanmaz. Belirleyici olan bildirim kodu değil, isnat edilen suçun kanuni niteliğidir.
Beyaz Kod Dosyasında Hangi Suçların Bulunduğu Neden Önemlidir?
Çünkü Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uzlaştırmaya tabi suçları ve kapsam dışı hâlleri ayrı ayrı düzenler. Sağlık çalışanlarına yönelik olaylarda en sık karşılaşılan suçlar aynı kurala tabi değildir.
| İsnat edilen fiil | Beyaz Kod dosyasında genel kural | Temel gerekçe |
|---|---|---|
| Sağlık çalışanını görevi nedeniyle kasten yaralama | Uzlaştırma uygulanmaz | Eylem çoğunlukla TCK 86/3-c kapsamındadır; CMK 253, kasten yaralamanın üçüncü fıkrasını açıkça dışarıda bırakır. |
| Görev bağlantısı bulunmayan temel veya basit kasten yaralama | Şartları varsa uygulanabilir | TCK 86’nın üçüncü fıkrası dışındaki hâlleri CMK 253’te sayılmıştır. |
| TCK 106/1 kapsamındaki tehdit | Kural olarak uygulanabilir | CMK 253/1-b, TCK 106’nın birinci fıkrasını açıkça kapsama alır. |
| TCK 106/2 kapsamındaki nitelikli tehdit | Uygulanmaz | CMK’de yalnızca 106/1 sayılmıştır. |
| Hakaret, TCK 125 | Uygulanmaz | 25 Aralık 2025’ten itibaren TCK 125’in tamamı uzlaştırma dışındadır. |
| Görevi yaptırmamak için direnme, TCK 265 | Uygulanmaz | TCK 265, CMK 253’te uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayılmamıştır. |
| Cinsel saldırı, cinsel taciz veya ısrarlı takip | Uygulanmaz | CMK 253/3 bu suçları kapsam dışında tutar. |
Tablo bir ön değerlendirme sunar. Somut dosyada kullanılan sözün tehdit mi, kaba hitap mı, hakaret mi olduğu; fiziksel temasın yaralama oluşturup oluşturmadığı; eylemin sağlık çalışanının görevi nedeniyle işlenip işlenmediği ve suçların aynı mağdura karşı birlikte işlenip işlenmediği ayrıca belirlenir. Soruşturma makamının sevk maddesi değişebilir; mahkeme de iddianamedeki hukuki nitelendirmeyle bağlı değildir.
Sağlık Çalışanına Karşı Kasten Yaralamada Uzlaştırma Olur mu?
Sağlık çalışanına görevini yaptığı için yönelen kasten yaralama, kural olarak uzlaştırmaya tabi değildir. TCK 86/3-c, kasten yaralamanın kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler ve bu hâlde şikâyet aranmaz. CMK 253/1-b ise kasten yaralamayı uzlaştırma kapsamına alırken TCK 86’nın üçüncü fıkrasını açıkça hariç tutar.
Bu kural yalnızca devlet hastanesinde çalışan personel yönünden düşünülmemelidir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 12. maddesi, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personeli de görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından TCK uygulamasında kamu görevlisi sayar. Ayrıca kamu veya özel sağlık kuruluşlarındaki sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında tayin edilecek cezanın yarı oranında artırılmasını ve TCK 51’deki hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmamasını öngörür.
Örneğin hastanın muayene sırasına ilişkin tartışma sırasında doktoru itmesi, yumruklaması veya hemşirenin kolunu sıkması; fiilin bedensel acı ya da sağlık veya algılama yeteneğinde bozulma meydana getirmesi hâlinde kasten yaralama olarak değerlendirilebilir. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olması, görev nedeniyle işlenen nitelikli hâli kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle “rapor basit tıbbi müdahale ile giderilebilir dedi, dosya uzlaştırmaya gider” şeklindeki çıkarım her zaman doğru değildir.
Bununla birlikte her fiziksel temasın görev nedeniyle işlendiği peşinen kabul edilemez. Sağlık çalışanıyla fail arasında görevle ilgisi bulunmayan kişisel bir uyuşmazlık varsa veya eylemin görev bağlantısı kurulamazsa TCK 86/3-c yerine temel ya da daha hafif yaralama hükümleri tartışılabilir. Böyle bir hukuki nitelendirmede uzlaştırma yeniden gündeme gelebilir. Dosyada darp raporunun ceza yargılamasındaki işlevi kadar olayın neden çıktığı ve görev bağlantısını gösteren deliller de önem taşır.
Sağlık Çalışanına Tehdit Suçunda Uzlaştırma Uygulanır mı?
TCK 106’nın birinci fıkrasındaki tehdit suçu bakımından, başka bir yasal engel yoksa uzlaştırma uygulanabilir. CMK 253/1-b-3, tehdit suçunun birinci fıkrasını şikâyete bağlı olup olmadığına bakmaksızın açıkça uzlaştırma kapsamına almıştır.
TCK 106/1 içinde iki farklı görünüm bulunur. Bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit edilmesi resen takip edilen temel şekildir. Malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratma veya sair bir kötülük yapma tehdidi ise mağdurun şikâyetine bağlıdır. Her iki görünüm de birinci fıkra içinde kaldığı için, dosyadaki diğer şartlar uygunsa uzlaştırma kapsamına girebilir.
Sağlık çalışanına yönelik “seni öldüreceğim”, “çıkışta seni döveceğim” veya somut bağlamda ciddi korku yaratmaya elverişli benzeri ifadeler TCK 106/1 kapsamında değerlendirilebilir. Fakat kullanılan her sert söz otomatik olarak tehdit suçu oluşturmaz. Sözün içeriği, söylendiği ortam, tarafların davranışları, failin elindeki araçlar, sözün koşula bağlı olup olmadığı ve objektif olarak ciddi bir saldırı bildirip bildirmediği birlikte değerlendirilir.
Tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla, imzasız mektup veya özel işaretle, birden fazla kişi tarafından birlikte ya da suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi TCK 106/2 kapsamındadır. CMK 253 yalnızca TCK 106’nın birinci fıkrasını saydığı için nitelikli tehditte uzlaştırma uygulanmaz.
3359 sayılı Kanun’daki ceza artırımı, TCK 106/1’deki bir fiili tek başına uzlaştırma dışına çıkarmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23 Ekim 2024 tarihli, E. 2024/231 ve K. 2024/325 sayılı kararında sağlık personeline görevi sebebiyle yöneltilen “sair tehdit” incelenmiş; 3359 sayılı Kanun’daki artırımın, bu tehdit türünün şikâyete bağlı olma niteliğini ortadan kaldırmadığı çoğunlukla kabul edilmiştir. Karar doğrudan uzlaştırma sonucunu kurmaktan ziyade takip şartını tartışsa da sağlık çalışanına özgü ceza artırımının, TCK’deki bütün usul ayrımlarını kendiliğinden değiştirmediğini göstermesi bakımından önemlidir.
Sağlık Çalışanına Hakarette Uzlaştırma Var mı?
Hayır. 25 Aralık 2025’ten itibaren TCK 125’te düzenlenen hakaret suçunun hiçbir biçiminde uzlaştırma uygulanmaz. Bu güncel kural, Beyaz Kod dosyalarında en fazla karıştırılan konulardan biridir.
7 Kasım 2024 tarihli değişiklikte yalnızca mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen TCK 125/2 kapsamındaki hakaret uzlaştırma dışına çıkarılmıştı. Ancak 7571 sayılı Kanun’un 24. maddesi, CMK 253/3’teki istisnayı “hakaret suçu (madde 125)” biçiminde genişletti. Böylece yüz yüze, gıyapta, ileti yoluyla, alenen veya nitelikli biçimde işlenen TCK 125 kapsamındaki hakaretlerin tamamı uzlaştırma dışına alındı.
Sağlık çalışanına görevi nedeniyle yöneltilen hakaret ayrıca TCK 125/3-a kapsamında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret olarak değerlendirilebilir. TCK 131 uyarınca bu hâl şikâyete bağlı değildir. Özel sağlık kuruluşu personeli de 3359 sayılı Kanunun ek 12. maddesindeki kamu görevlisi kabulü nedeniyle, görev bağlantısı bulunan saldırılarda bu korumadan yararlanabilir.
Hakaretin uzlaştırma kapsamından çıkarılması, bütün hakaret dosyalarının aynı usulle sonuçlanacağı anlamına gelmez. 7571 sayılı Kanunla TCK 75 de değiştirilmiş; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret hâli hariç olmak üzere TCK 125 kapsamındaki hakaretler önödeme kapsamına alınmıştır. Buna göre genel hakaret dosyalarında önödeme gündeme gelebilirken, sağlık çalışanına kamu görevi nedeniyle hakaret TCK 125/3-a kapsamında kabul edilirse önödeme de uygulanmaz. Adalet Bakanlığının güncel önödeme açıklaması bu ayrımı açıkça göstermektedir.
Geçiş dosyalarında ayrıca 7571 sayılı Kanunla CMK’ye eklenen geçici 8. madde dikkate alınmalıdır. 25 Aralık 2025 itibarıyla uzlaşmanın zaten sağlanmış olduğu dosyalar, değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır. Buna karşılık bu tarih itibarıyla uzlaşma sağlanmamış derdest hakaret dosyalarında yeni düzenleme uygulanır. Dolayısıyla olay tarihi kadar, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte dosyanın hangi aşamada olduğu da önem taşır.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Uzlaştırma Olur mu?
Hayır. TCK 265’te düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Bu suç, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasını yaptırıma bağlar.
Hastane ortamında muayeneyi zorla durdurmak, sağlık çalışanını cebir veya tehditle belirli bir işlemi yapmaya zorlamak ya da görevin yürütülmesini engellemek somut olayın özelliklerine göre TCK 265’i gündeme getirebilir. Ancak her tartışma, yüksek sesle itiraz veya hizmetten memnuniyetsizlik görevi yaptırmamak için direnme oluşturmaz. Cebir veya tehdidin bulunması ve bunun kamu görevlisinin görevini yapmasını engelleme amacı taşıması gerekir.
Özel sağlık kurumunda çalışan personelin görevle bağlantılı suçlar bakımından kamu görevlisi sayılması, TCK 265 yönünden de önemlidir. Fiilin unsurları oluştuğunda dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez; soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.
Aynı Olayda Birden Fazla Suç Varsa Uzlaştırma Nasıl Belirlenir?
Aynı mağdura karşı uzlaştırmaya tabi bir suç ile kapsam dışındaki başka bir suç birlikte işlenmişse kural olarak uzlaştırma uygulanmaz. Örneğin sağlık çalışanına TCK 106/1 kapsamında tehditte bulunulurken aynı olayda TCK 265 kapsamında görevi yaptırmamak için direnme suçunun da işlendiği ileri sürülüyorsa, aynı mağdura karşı birlikte işlenme şartları oluştuğunda tehdit yönünden de uzlaştırma yolu kapanabilir.
Bu kuralın uygulanması için suçların yalnızca aynı soruşturma numarası altında bulunması yeterli değildir. Suçların aynı mağdura karşı ve birlikte işlenip işlenmediği değerlendirilmelidir. Karşılıklı olaylarda veya farklı mağdurlara yönelik fiillerde her suç ve her mağdur yönünden ayrı inceleme yapılması gerekebilir. Sağlık çalışanı tehdit edilirken hastane malına zarar verilmesi gibi olaylarda mağdur ve suçtan zarar gören sıfatları ayrıca belirlenmelidir.
25 Aralık 2025’te bu kurala önemli bir istisna getirildi. Önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırmaya tabi bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse, uzlaştırmaya tabi suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanabilir. Örneğin TCK 106/1 kapsamındaki tehdit ile önödemeye tabi bir hakaret birlikteyse, salt hakaretin varlığı tehdit yönünden uzlaştırmayı artık engellemeyebilir. Ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret TCK 125/3-a kapsamında önödemeden hariç tutulduğu için, sağlık çalışanına görevi nedeniyle hakaret ile tehdit birlikteliğinde bu yeni istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı suç vasfına göre ayrıca incelenmelidir.
Birden çok sağlık çalışanının mağdur olduğu olaylarda da her mağdura yönelen fiil ayrı değerlendirilir. Tek bir suç birden fazla kişinin mağduriyetine neden olmuşsa CMK 253/7 uyarınca uzlaştırma için mağdurların tamamının kabulü gerekebilir. Buna karşılık her mağdura karşı ayrı suç oluşmuşsa bir mağdurun uzlaşması diğer mağdurun dosyası hakkında kendiliğinden sonuç doğurmaz.
Beyaz Kod Sonrasında Uzlaştırma Süreci Nasıl Başlar?
Uzlaştırma, sağlık çalışanının veya şüphelinin doğrudan bir uzlaştırmacı seçerek başlattığı özel bir görüşme değildir. Süreç Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosu üzerinden yürür.
Genel akış şöyledir:
- Beyaz Kod olayı kurum içinde kayda alınır; gerektiğinde kolluk ve Cumhuriyet başsavcılığı bilgilendirilir.
- Cumhuriyet savcısı veya adli kolluk olayla ilgili delilleri toplar. Sağlık çalışanının, şüphelinin ve tanıkların beyanları; kamera kayıtları ve raporlar incelenir.
- Savcılık suçun hukuki niteliğini ve soruşturma şartlarını belirler. Kamu davası açılması için yeterli şüphe yoksa dosya uzlaştırmaya gönderilmeden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.
- Yeterli şüphe bulunan suç uzlaştırma kapsamındaysa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
- Büro, listeden tarafsız bir uzlaştırmacı görevlendirir. Kolluk görevlisi, hastane idaresi veya soruşturma savcısı uzlaşma teklifini kendisi yapamaz.
- Uzlaştırmacı taraflara uzlaştırmanın niteliğini, kabul veya reddin sonuçlarını anlatır ve teklif yöneltir.
- Teklifin kabul edilmesi hâlinde müzakerelere geçilir. Tarafların anlaşması zorunlu değildir; özgür irade esastır.
- Süreç sonunda uzlaşma veya uzlaşmama raporu hazırlanarak büroya teslim edilir ve dosya savcılıkça sonuçlandırılır.
Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaştırmaya tabi olduğu anlaşılırsa mahkeme dosyayı CMK 254 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderir. Bu durum özellikle soruşturma aşamasında suç vasfının hatalı belirlenmesi, kovuşturma sırasında vasıf değişikliği ortaya çıkması veya kanun değişikliği yapılması hâllerinde gündeme gelebilir.
Uzlaşma Teklifine Kaç Gün İçinde Cevap Verilmelidir?
Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmelidir. CMK 253/4 uyarınca teklifi alan taraf bu süre içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır. Yedi günlük süre, uzlaştırmacının bütün dosyayı sonuçlandırma süresiyle karıştırılmamalıdır.
Uzlaştırmacı, dosya belgelerinin kendisine verilmesinden itibaren işlemleri kural olarak otuz gün içinde tamamlar. Uzlaştırma bürosu bu süreyi, her defasında yirmi günü aşmamak üzere en fazla iki kez uzatabilir. Teklif süresinin kısa olması nedeniyle sağlık çalışanının yalnızca ceza dosyasını değil; tazminat, zarar, özür, iletişim yasağı niteliğindeki beklentiler ve gelecekte ortaya çıkabilecek zararlar bakımından da kararını zamanında oluşturması önemlidir.
Teklifin kabulü, karşı tarafın önerdiği her şartın kabul edildiği veya şikâyetten vazgeçildiği anlamına gelmez. Kabul yalnızca müzakere yapılmasına imkân verir. Taraflar uzlaştırma raporu usulüne uygun biçimde imzalanıncaya kadar anlaşma şartları üzerinde görüşebilir ve uzlaşmaktan vazgeçebilir. Ancak imzalanmış ve usulüne uygun biçimde onaylanmış raporun hukuki sonuçları farklıdır.
Sağlık Çalışanı Uzlaştırmayı Kabul Etmek Zorunda mı?
Hayır. Uzlaştırma gönüllülük ve özgür irade esasına dayanır. Hastane yönetimi, diğer çalışanlar, fail veya fail yakınları sağlık çalışanını uzlaşmaya zorlayamaz. Uzlaştırmayı reddetmek, sağlık çalışanının haksız olduğu veya soruşturmanın sona ereceği anlamına gelmez. Uzlaşma sağlanamazsa dosya genel soruşturma ya da kovuşturma sürecinde ilerler.
Aynı şekilde şüpheli de uzlaştırmayı kabul etmek zorunda değildir. Tek tarafın kabulü müzakerenin ve uzlaşmanın gerçekleşmesi için yeterli olmaz. Taraflardan biri teklifi reddeder, süresinde cevap vermez veya haklı bir mazeret olmaksızın müzakerelere katılmazsa süreç uzlaşmama ile tamamlanabilir.
Sağlık çalışanı müzakerelere bizzat katılabileceği gibi vekiliyle de katılabilir. Vekilin müvekkili olmadan uzlaşma iradesi açıklaması veya raporu imzalaması söz konusu olacaksa vekâletnamede bu işleme uygun özel yetkinin bulunması gerekir. Tarafların aynı ortamda yüz yüze görüşmesi zorunlu değildir; güvenlik, psikolojik durum ve olayın niteliği gözetilerek iletişim uzlaştırmacı aracılığıyla yürütülebilir.
Uzlaştırmada Hangi Edimler Kararlaştırılabilir?
Taraflar hukuka, ahlaka ve yerine getirilebilirliğe uygun bir edim üzerinde anlaşabilir veya edimsiz uzlaşabilir. Uygulamada özür, belirli bir zararın ödenmesi, tedavi veya eşya giderinin karşılanması, belirlenen bir kuruma bağış yapılması ya da tarafların ihtiyaçlarına uygun başka bir yükümlülük gündeme gelebilir.
Edimin açık yazılması gerekir. Ödeme miktarı, vade, taksit tarihleri, ödeme yöntemi ve varsa yapılacak açıklamanın biçimi belirsiz bırakılmamalıdır. “Zarar karşılanacaktır” gibi sınırları belli olmayan bir ifade ileride yeni uyuşmazlık yaratabilir. Sağlık çalışanının yalnızca olay anındaki zararını değil, raporla belirlenebilen tedavi giderini, iş göremezlik durumunu ve manevi etkileri de değerlendirmesi gerekir.
Uzlaştırmacı tarafların yerine karar vermez, suçluluğu belirlemez ve belirli bir edimi dayatamaz. Cumhuriyet savcısı veya mahkeme de anlaşmanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığını ve edimin hukuka uygunluğunu denetler. Edimin hukuka veya ahlaka aykırı olması hâlinde rapor onaylanmaz.
Uzlaşma Sağlanırsa Ceza Dosyası Nasıl Sona Erer?
Soruşturma aşamasında kararlaştırılan edim hemen ve tamamen yerine getirilirse şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri bir tarihe bırakılması, taksite bağlanması veya süreklilik göstermesi hâlinde CMK 171’deki genel şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Edim süresinde yerine getirilirse dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır; yerine getirilmezse kamu davası açılır.
Kovuşturma aşamasında edim derhâl yerine getirilirse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Edim ileri tarihe bırakılmış veya taksite bağlanmışsa yargılama durur. Yükümlülük yerine getirilmezse mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder.
Şüpheli veya sanık edimi yerine getirmezse onaylı uzlaştırma raporu ya da uzlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılabilir ve icra takibine konu edilebilir. Bu nedenle uzlaşma şartları yalnızca ceza dosyasının kapanması açısından değil, olası icra süreci bakımından da açık ve uygulanabilir olmalıdır.
Uzlaşma Tazminat Hakkını Etkiler mi?
Evet. Uzlaşma, aynı olaydan doğan maddi ve manevi tazminat talepleri üzerinde önemli sonuç doğurabilir. Güncel CMK 253/19’a göre uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava varsa feragat edilmiş sayılır.
Bu nedenle sağlık çalışanı uzlaşma raporunu imzalamadan önce mevcut ve öngörülebilir zararlarını değerlendirmelidir. Tedavi gideri, geçici veya sürekli iş göremezlik, gelir kaybı, psikolojik destek gideri, eşya zararı ve manevi zarar aynı olaydan kaynaklanabilir. Sağlık çalışanına şiddet nedeniyle manevi tazminat talebinin koşulları, ceza dosyasından ayrı bir özel hukuk değerlendirmesini gerektirir.
Kanundaki istisna da gözden kaçırılmamalıdır. Uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar bakımından dava yolu tamamen kapanmayabilir. Örneğin ilk muayenede anlaşılmayan kalıcı bir bedensel zarar daha sonra ortaya çıkarsa istisnanın uygulanması tartışılabilir. Ancak zararın gerçekten uzlaşma sırasında belirlenemeyecek nitelikte olup olmadığı somut delillerle değerlendirilir. İstisnaya güvenerek mevcut zararları raporda belirsiz bırakmak güvenli bir yöntem değildir.
Uzlaşma dışındaki şikâyetten vazgeçme de tazminat bakımından aynı şey değildir. Şikâyete bağlı bir suçta vazgeçme sırasında şahsi haklardan da açıkça vazgeçildiği belirtilirse hukuk davası hakkı etkilenebilir. Sadece ceza şikâyetinden vazgeçildiğinin söylenmesi ile bütün maddi ve manevi taleplerden feragat edilmesi birbirinden ayrılmalıdır. Kişilik hakkına saldırıdan doğan taleplerin genel çerçevesi için manevi tazminat ve kişilik hakları hakkındaki değerlendirmeler de dikkate alınabilir.
Önödeme ile Uzlaştırma Arasındaki Fark Nedir?
Önödeme ile uzlaştırma aynı kurum değildir. Uzlaştırmada mağdur ile şüpheli veya sanığın özgür iradeyle anlaşması aranır. Önödemede ise kanunda belirlenen tutarın ve soruşturma giderlerinin Devlet Hazinesine ödenmesi üzerine kamu davasının açılmaması veya açılmış davanın düşmesi gündeme gelir; mağdurun kabulü aranmaz.
Hakaret suçu 25 Aralık 2025’ten itibaren uzlaştırma dışındadır. TCK 125/3-a’daki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç, diğer TCK 125 biçimleri önödeme kapsamına alınmıştır. Sağlık çalışanına görevinden dolayı hakaret çoğu kez TCK 125/3-a kapsamında değerlendirileceğinden bu dosyalarda “uzlaştırma yoksa önödeme vardır” şeklinde otomatik bir sonuca varılamaz.
Önödeme, kişisel hakkın talep edilmesini engellemez. TCK 75/5 gereğince önödeme üzerine kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması; kişisel hak, malın geri alınması ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez. Bu yönüyle önödemenin tazminat hakkına etkisi, uzlaşmadan farklıdır.
Beyaz Kod Dosyasında Hangi Deliller Korunmalıdır?
Uzlaştırma ihtimali delil toplama zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. CMK 253/8, uzlaşma teklifinin yapılmasının veya teklifin kabulünün delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerine engel olmadığını açıkça belirtir. Savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermeden önce suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphe bulunup bulunmadığını değerlendirmelidir.
Sağlık çalışanı yönünden özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
- Olayın hemen ardından düzenlenen ayrıntılı Beyaz Kod ve olay tutanakları,
- Hastane güvenlik kamera görüntüleri ve bunların silinmemesi için yapılan muhafaza talepleri,
- Muayene, adli rapor, epikriz, reçete ve tedavi belgeleri,
- Olayı gören sağlık personeli, güvenlik görevlisi, hasta veya hasta yakını tanıkları,
- Güvenlik çağrı kayıtları, hastane içi kod kayıtları ve giriş-çıkış verileri,
- Telefon mesajları, e-postalar, sosyal medya iletileri ve sesli mesajlar,
- Zarar gören eşya, yırtılan kıyafet veya fiziksel izleri gösteren fotoğraflar,
- İş göremezlik, izin, gelir kaybı ve psikolojik destek belgeleri.
Tutanakta kullanılan sözlerin mümkün olduğu ölçüde aynen, olayın saati ve yeriyle birlikte yazılması önemlidir. “Hakaret etti” veya “tehdit etti” biçimindeki hukuki niteleme tek başına yeterli olmayabilir; hangi sözün söylendiği ve davranışın nasıl gerçekleştiği açıklanmalıdır. Kamera kaydı bulunan olaylarda kayıtların otomatik silinme süresi beklenmeden yazılı koruma talebi yapılmalıdır.
Dijital deliller hukuka uygun biçimde elde edilmeli ve bütünlüğü korunmalıdır. Ekran görüntüsü tek başına her zaman içeriğin kaynağını ve değişmediğini göstermeyebilir. Cihaz, hesap, tarih, saat, gönderici bilgisi ve mümkünse orijinal kayıt muhafaza edilmelidir. Hukuka aykırı biçimde başkasının hesabına girilmesi veya özel konuşmaların hukuka aykırı kaydedilmesi ayrıca sorumluluk doğurabilir.
Şikâyet Süresi Beyaz Kodla Birlikte Nasıl Değerlendirilir?
Beyaz Kod kaydı, her durumda şikâyet iradesinin usulüne uygun biçimde açıklandığı varsayımına dayanak yapılmamalıdır. Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun yetkili makamlara failin cezalandırılmasını istediğini gösteren iradesini süresinde bildirmesi gerekir. Bu nedenle yalnız kurum içi bildirime güvenmek yerine kolluk veya savcılık beyanında şikâyet durumu açıkça belirtilmelidir.
TCK 73’e göre şikâyete bağlı suçlarda genel süre, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Şikâyete bağlı hakaret suçlarında ayrıca fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık üst sınır bulunmaktadır. Buna karşılık sağlık çalışanına kamu görevinden dolayı hakaret, görev nedeniyle nitelikli kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme kural olarak resen takip edilir; mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
TCK 106/1’in hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa saldırı bildiren şekli resen takip edilse de CMK’de açıkça sayıldığı için uzlaştırmaya tabidir. Sair kötülük veya büyük malvarlığı zararı tehdidi ise şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır. Bu örnek, “şikâyete bağlı suç uzlaştırmaya tabidir, resen takip edilen suç değildir” biçimindeki genellemenin neden yanlış olduğunu gösterir.
Görevli ve Yetkili Merci Neresidir?
Uzlaştırma için doğrudan hukuk veya ceza mahkemesine dava açılmaz. Soruşturma, suçun işlendiği yer bakımından yetkili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülür; uzlaştırma işlemleri de o başsavcılık bünyesindeki uzlaştırma bürosunca yerine getirilir. Olay Bursa’da gerçekleşmişse başvuru ve dosya takibi bakımından güncel Bursa adliyeleri rehberi pratik bilgi sağlayabilir.
Uzlaştırma gerçekleşmez ve yeterli şüphe bulunursa savcılık iddianame düzenleyebilir. Sağlık çalışanına yönelik kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarına ilişkin davalar, suçun somut niteliği ve birlikte yargılanan diğer fiiller saklı kalmak üzere çoğunlukla asliye ceza mahkemesinde görülür. Daha ağır veya farklı bir suçun bulunması görevli mahkemeyi değiştirebilir.
Yetki bakımından genel kural suçun işlendiği yer mahkemesidir. Mesaj, sosyal medya paylaşımı veya farklı yerlerde gerçekleşen hareketlerin bulunduğu olaylarda özel yetki kuralları ve fiilin nerede tamamlandığı ayrıca incelenir. Yanlış yere yapılan ihbar veya şikâyet kural olarak ilgili yetkili mercie gönderilebilir; yine de delillerin hızlı toplanabilmesi için olay yerinin açık gösterilmesi önemlidir.
Uzlaştırma İçin Harç veya Ücret Ödenir mi?
Mağdurun Beyaz Kod bildirimi yapması, kolluğa veya savcılığa suç duyurusunda bulunması için dava harcı ödemesi gerekmez. Uzlaştırmacı ücreti Adalet Bakanlığınca belirlenen tarifeye göre ödenir ve uzlaştırma giderleri yargılama gideri sayılır. Uzlaşma gerçekleştiğinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
Tarafların avukatla temsil edilmesi hâlinde avukatlık ücreti ayrıca değerlendirilir. Ceza soruşturması, ceza davası, uzlaştırma görüşmesi ve olası tazminat davası birbirinden farklı iş ve süreçler olabilir. Yıllık tarifeler ve yargı mercilerine göre değişen kalemler hakkında 2026 Bursa avukatlık ücretleri sayfası genel çerçeve sunmaktadır.
Uzlaştırma Kararlarına Karşı Kanun Yolu Var mı?
CMK 253/23, uzlaşma sonucunda verilecek kararlar hakkında Kanunda öngörülen kanun yollarına başvurulabileceğini düzenler. Başvurulacak yol, uzlaşmanın soruşturma veya kovuşturma aşamasında gerçekleşmesine ve verilen kararın türüne göre değişir.
Soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren kanuni süre içinde itiraz edebilir. Mahkemenin düşme veya durma kararı bakımından ise kararın niteliğine göre itiraz veya istinaf hükümleri gündeme gelebilir. Kanun yolu ve süreleri kararın tebliğ şerhiyle birlikte kontrol edilmelidir.
Dosyanın uzlaştırmaya tabi olduğu hâlde bu usul uygulanmadan hüküm kurulması da hukuka aykırılık oluşturabilir. Kovuşturma sırasında suçun uzlaştırmaya tabi olduğunun fark edilmesi hâlinde mahkemeden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi talep edilebilir. Dosya hareketleri ve tebligatlar UYAP Vatandaş Portal üzerinden takip edilebilse de yalnız portal kaydına güvenilmemeli, tebliğ tarihleri ayrıca not edilmelidir.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
İlk hata, Beyaz Kod verilmesini suçun kesin olarak oluştuğunun veya uzlaştırmanın kesinlikle uygulanacağının göstergesi saymaktır. Beyaz Kod önemli bir bildirim ve kayıt mekanizmasıdır; suç vasfını ve ceza sorumluluğunu tek başına belirlemez.
İkinci hata, sağlık çalışanına karşı işlenen bütün fiilleri aynı grupta değerlendirmektir. Kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme farklı uzlaştırma kurallarına tabidir. Özellikle 25 Aralık 2025 sonrası hakaretin uzlaştırma dışına çıkarıldığı gözden kaçırılmamalıdır.
Üçüncü hata, uzlaşma teklifini kabul etmeyi doğrudan anlaşma sanmaktır. Teklifin kabulü müzakereyi başlatır; edim ve diğer şartlar üzerinde anlaşma sağlanmadıkça ceza dosyası uzlaşmayla sona ermez.
Dördüncü hata, tazminat hakkını değerlendirmeden rapor imzalamaktır. Uzlaşma, tespit edilebilir mevcut zararlar bakımından sonradan tazminat davası açılmasını engelleyebilir. Bu nedenle mevcut zararlar, gelecekte ortaya çıkma ihtimali bulunan sağlık sorunları ve edimin kapsamı birlikte ele alınmalıdır.
Beşinci hata, uzlaştırma ihtimali ortaya çıkınca delil toplamayı bırakmaktır. Kamera kayıtları silinebilir, tanıklar olayı unutabilir ve sağlık belgeleri dağınık kalabilir. Uzlaştırma görüşmesi devam ederken de delillerin korunması gerekir.
Altıncı hata, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma, önödeme ve özel hukuk sulhünü aynı hukuki işlem gibi görmektir. Bu kurumların ceza soruşturmasına ve tazminat hakkına etkileri farklıdır; kullanılan belgenin başlığından çok içeriği ve kanuni usule uygunluğu önem taşır.
Mevzuat Dayanağı Nedir?
Beyaz Kod sonrası uzlaştırma değerlendirmesinin temel dayanağı CMK 253 ila 255. maddelerdir. CMK 253; kapsamdaki suçları, istisnaları, teklif süresini, gizliliği, raporu, giderleri ve soruşturma aşamasındaki sonuçları düzenler. CMK 254, kamu davası açıldıktan sonra uzlaştırmanın nasıl uygulanacağını; CMK 255 ise birden fazla fail bulunduğunda yalnız uzlaşan failin uzlaşmadan yararlanacağını belirtir.
Türk Ceza Kanunu bakımından özellikle TCK 73, 75, 86, 106, 125, 131 ve 265 önemlidir. TCK 73 şikâyet süresini ve vazgeçmenin etkisini; TCK 75 önödemeyi; TCK 86 kasten yaralamayı; TCK 106 tehdidi; TCK 125 ve 131 hakareti ve takip şartını; TCK 265 görevi yaptırmamak için direnmeyi düzenler.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 12. maddesi ise sağlık personeline yönelik suçlarda özel koruma sağlar. Özel sağlık kurumunda çalışan personelin görev bağlantılı suçlarda kamu görevlisi sayılması, belirli suçlarda cezanın yarı oranında artırılması ve hapis cezasının ertelenmemesi bu maddeden kaynaklanır. Bununla birlikte ceza artırımı, CMK 253’teki uzlaştırma kapsamını tek başına değiştirmez; her suç için CMK ve TCK düzenlemeleri birlikte okunmalıdır.
25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun, hakaretin tamamını uzlaştırma dışına çıkarmış; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç diğer hakaret biçimlerini önödeme kapsamına almış ve önödeme suçu ile uzlaştırma suçunun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâline ilişkin yeni istisnayı getirmiştir. Güncel değerlendirmede değişiklik öncesi kaynaklara dayanılması önemli hatalara yol açabilir.
Yargıtay Uygulaması Nasıl Değerlendirilmelidir?
Yargıtay uygulamasında öncelikle mahkemenin fiili doğru nitelendirip nitelendirmediği, suçun uzlaştırma kapsamında bulunup bulunmadığı ve zorunlu uzlaştırma usulünün işletilip işletilmediği incelenir. Uzlaştırmaya tabi bir suçta bu prosedür uygulanmadan mahkûmiyet veya beraat dışındaki bir hüküm kurulması, dosyanın aşamasına göre bozma nedeni olabilir.
Sağlık çalışanına yönelik suçlarda 3359 sayılı Kanun’daki özel artırım ile TCK’deki suç tipi birbirinden ayrılmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2024/231, K. 2024/325 sayılı kararı bu bakımdan yol göstericidir. Kurul, sağlık personeline görevi sebebiyle işlenen TCK 106/1’in “sair tehdit” biçiminde, 3359 sayılı Kanundaki artırım nedeniyle şikâyet şartının ortadan kalkmadığı sonucuna oy çokluğuyla ulaşmıştır. Karşı oyların bulunması, hukuki tartışmanın geçmişte farklı yorumlara açık olduğunu da göstermektedir; ancak çoğunluk kararı somut ayrım bakımından güncel bir başvuru noktasıdır.
Hakaret bakımından daha eski uzlaştırma kararları güncel mevzuatla birlikte okunmalıdır. 25 Aralık 2025’ten önce verilmiş ve hakareti uzlaştırma kapsamında gören bir karar, bugün işlenen bir hakaret fiiline doğrudan uygulanamaz. Geçiş hükmü yalnız yürürlük tarihinde uzlaşmanın zaten sağlandığı dosyaları korumaktadır. Bu nedenle karar tarihi, suç tarihi, dosyanın aşaması ve mevzuat değişikliği birlikte belirtilmeden yapılan içtihat aktarımı yanıltıcı olabilir.
Tek bir Yargıtay kararından “bütün Beyaz Kod dosyalarında uzlaştırma vardır” veya “hiçbir sağlıkta şiddet dosyasında uzlaştırma yoktur” sonucu çıkarılamaz. Kararın hangi suç tipi, fıkra, mağdur ve olay örgüsü hakkında verildiği incelenmelidir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
Beyaz Kod sonrasında ilk öncelik güvenliğin sağlanması ve delillerin kaybolmadan korunmasıdır. Hukuki nitelendirme daha sonra değişebilse bile olayın saati, yeri, kullanılan sözler, fiziksel hareketler, görev bağlantısı ve tanıklar ilk tutanakta ayrıntılı biçimde gösterilmelidir.
Uzlaştırma teklifi geldiğinde yalnız “kabul” veya “ret” yönünden düşünülmemelidir. Şu sorular birlikte değerlendirilmelidir:
- Dosyadaki sevk maddesi güncel mevzuata göre gerçekten uzlaştırma kapsamında mı?
- Aynı mağdura karşı birlikte işlendiği ileri sürülen kapsam dışı başka bir suç var mı?
- Hakaret yönünden 25 Aralık 2025 değişikliği ve geçiş hükmü dikkate alınmış mı?
- Mevcut maddi ve manevi zararlar belgelenmiş mi?
- Önerilen edim açık, ölçülü ve icra edilebilir mi?
- Uzlaşmanın tazminat davasına etkisi anlaşılmış mı?
- Uzlaştırma raporunu imzalayacak kişinin yetkisi var mı?
Dosya uzlaştırmaya tabi değilse tarafların kendi aralarında konuşması, CMK anlamında uzlaşmanın ceza davasını sona erdiren sonuçlarını doğurmaz. Buna karşılık şikâyete bağlı suçta şikâyetten vazgeçme, özel hukuk sulhü veya tazminat ödemesi kendi şartları içinde ayrıca sonuç doğurabilir. Her belgenin hangi hakkı sona erdirdiği açıkça yazılmalı; ceza dosyası ile tazminat talebi birbirine karıştırılmamalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Uzlaştırmacının araması, savcılığın dosyadaki en az bir suçu uzlaştırma kapsamında değerlendirdiğini gösterir. Bu durum şüphelinin suçunun kesinleştiği veya sağlık çalışanının uzlaşmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Savcılık, kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu kanaatine vardığı uzlaştırmaya tabi suç yönünden dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Aynı olayda birden fazla suç varsa aramanın hangi suç ve hangi mağdur bakımından yapıldığı özellikle sorulmalıdır.
Hayır. Uzlaştırmacı mahkeme değildir; suçluluk hakkında karar vermez. Uzlaştırmaya sevk için soruşturma makamının kamu davası açmaya yetecek şüphe görmesi gerekir, fakat masumiyet karinesi devam eder. Uzlaşma teklifini kabul etmek de şüphelinin ikrarı veya sağlık çalışanının bütün iddialarının kanıtlandığı anlamına gelmez. Suçluluk değerlendirmesi, uzlaşma olmazsa savcılık ve mahkeme tarafından delillere göre yapılır.
Hayır. Teklifi kabul etmek yalnızca uzlaştırma görüşmelerinin başlamasına izin verir. Taraflar edim ve diğer koşullarda anlaşarak usulüne uygun raporu imzalamadıkça uzlaşma sağlanmış sayılmaz. Şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve özel hukuk sulhü farklı işlemlerdir. İmzalanacak belgenin hangi ceza dosyasını ve hangi tazminat haklarını etkilediği açıkça görülmeden yalnız başlığına bakılarak hareket edilmemelidir.
Teklifin usulüne uygun iletilmesinden sonra yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Bu, sağlık çalışanının haklı veya haksız olduğu yönünde bir karar değildir; dosya uzlaşmama sonucuna göre ceza soruşturmasında ilerler. Sürenin başlangıcı ve teklifin kim tarafından, hangi yöntemle yapıldığı önemlidir. Tebliğ veya iletişimde usulsüzlük olduğu düşünülüyorsa bu husus dosya içinde gecikmeden bildirilmelidir.
Kural olarak görüşme aşamasında uzlaşma raporu imzalanıncaya kadar anlaşmaktan vazgeçilebilir. Teklifi kabul etmek, karşı tarafın tüm önerilerini kabul etmek değildir. Ancak usulüne uygun biçimde imzalanıp onaylanan uzlaşma raporu ceza ve tazminat hakları bakımından önemli sonuçlar doğurur. Bu aşamadan sonra sırf fikir değişikliğiyle raporun yok sayılması mümkün değildir; irade sakatlığı veya usulsüzlük iddiası varsa somut deliller ve uygun kanun yolu değerlendirilir.
Hayır. Uzlaştırmanın yapılması, tarafların mutlaka aynı odada buluşmasını gerektirmez. Uzlaştırmacı görüşmeleri ayrı ayrı yürütebilir ve teklifleri taraflar arasında iletebilir. Güvenlik kaygısı, travma veya iletişim kurulmasını sakıncalı hâle getiren başka bir durum varsa uzlaştırmacıya açıkça bildirilmelidir. Sağlık çalışanının fail veya yakınlarıyla kurum dışında doğrudan görüşmeye zorlanması uzlaştırmanın gönüllülük ilkesine uygun değildir.
Hastane yönetimi hukuki süreç hakkında bilgi verebilir; ancak uzlaşma iradesi mağdura aittir ve baskıyla oluşturulamaz. Uzlaştırma özgür iradeye dayanmalıdır. İdari kolaylık, kurum itibarı veya olayın büyümemesi gibi gerekçeler sağlık çalışanının ceza ve tazminat hakları üzerinde zorlayıcı biçimde kullanılamaz. Baskı, tehdit veya yanlış bilgilendirme bulunduğu düşünülüyorsa bu durumun yazılı olarak kayda geçirilmesi ve uzlaştırmacıya bildirilmesi önem taşır.
Evet. Taraflar uzlaştırma sürecinde avukat yardımından yararlanabilir. Avukat, suç vasfını, uzlaşmanın tazminat etkisini ve önerilen edimin açıklığını değerlendirmeye yardımcı olabilir. Avukatın müvekkili adına uzlaşma iradesi açıklaması veya rapor imzalaması söz konusuysa vekâletnamede bu işleme uygun özel yetkinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Avukatla temsil, uzlaşmanın gönüllü olma niteliğini değiştirmez.
Hayır. Taraflar hukuka ve ahlaka uygun, açık ve yerine getirilebilir başka bir edim üzerinde de anlaşabilir veya edimsiz uzlaşabilir. Özür, belirli giderlerin karşılanması ya da üzerinde anlaşılan başka bir yükümlülük gündeme gelebilir. Edimin miktarı, süresi, ifa yöntemi ve kime yapılacağı belirsiz bırakılmamalıdır. Uzlaştırmacı herhangi bir edimi dayatamaz; anlaşmanın içeriğini taraflar özgür iradeleriyle belirler.
Evet, taraflar manevi zararı da dikkate alan bir edim üzerinde anlaşabilir. Ancak uzlaştırma, tazminat mahkemesinin hüküm verdiği bir süreç değildir; miktar tarafların müzakeresiyle belirlenir. Uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar istisnası dışında aynı suç nedeniyle daha sonra maddi veya manevi tazminat davası açılması engellenebilir. Bu nedenle zarar değerlendirmesi rapor imzalanmadan önce yapılmalıdır.
Kararlaştırılan edim yerine getirilmezse hem ceza dosyası hem de icra bakımından sonuç doğabilir. Soruşturma aşamasında ertelenmiş kamu davası açılabilir; kovuşturma aşamasında durmuş yargılamaya devam edilebilir. Usulüne uygun onaylanan uzlaşma raporu veya belgesi, edimin cebren yerine getirilmesi için ilam niteliğinde belge olarak icra takibine dayanak olabilir. Ödeme tarihi ve yöntemi açık değilse bu hakların kullanılması güçleşebileceği için rapor ayrıntılı düzenlenmelidir.
Hayır. Ret, dosyanın otomatik olarak kamu davasına dönüşmesi anlamına gelmez. Savcılık uzlaşmama raporundan sonra delilleri ve soruşturma şartlarını değerlendirir; yeterli şüphe varsa iddianame düzenleyebilir, yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Şikâyete bağlı bir suçta geçerli şikâyetin bulunmaması veya başka bir muhakeme engeli de sonucu değiştirebilir. Ret yalnız uzlaşma yolunun sonuç vermediğini gösterir.
Kural olarak hayır. Uzlaştırma müzakereleri gizlidir ve bu görüşmeler sırasında yapılan açıklamalar sonraki soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz. Bununla birlikte uzlaştırma dışında önceden var olan kamera kaydı, mesaj, sağlık raporu veya tanık beyanı sırf görüşmede anıldığı için delil niteliğini kaybetmez. Gizlilik, mevcut delilleri ortadan kaldırmaz; uzlaştırma konuşmalarının delile dönüştürülmesini engeller.
Kamera kayıtlarının yine de toplanması ve korunması gerekir. Uzlaşma teklifinin yapılması veya kabulü delil toplamaya engel değildir. Hastane sistemlerindeki kayıtlar belirli süre sonunda otomatik silinebileceğinden görüntülerin korunması için gecikmeden yazılı talepte bulunulmalıdır. Uzlaşma gerçekleşmezse ceza soruşturması bu deliller üzerinden devam edebilir; uzlaşma gerçekleşse bile zarar ve edim değerlendirmesinde olayın kapsamı önem taşır.
Tehdit TCK 106/1 kapsamındaysa kural olarak uzlaştırmaya tabi, hakaret ise 25 Aralık 2025’ten beri uzlaştırma dışındadır. Bununla birlikte yeni düzenleme, önödeme kapsamındaki bir suç ile uzlaştırmaya tabi suç aynı mağdura karşı birlikte işlendiğinde uzlaştırmaya tabi suç yönünden uzlaşmaya izin verir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret önödeme dışında bırakıldığından, sağlık çalışanına yönelik olaylarda istisnanın uygulanması hakaretin hangi fıkraya girdiğine göre değişebilir. Dosya yalnız suç başlıklarına bakılarak değil sevk maddeleriyle incelenmelidir.
Hayır. Güncel CMK 253/3, TCK 125’teki hakaret suçunun bütün biçimlerini uzlaştırma dışında tutar. Bu nedenle hakaretin yüz yüze, WhatsApp mesajıyla, ses kaydıyla veya sosyal medya paylaşımıyla işlenmesi uzlaştırma sonucunu değiştirmez. Ancak sözün gerçekten hakaret oluşturup oluşturmadığı, failin kimliği, aleniyet ve görev bağlantısı yine ayrı değerlendirilir. Bazı hakaret biçimlerinde önödeme gündeme gelebilir; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret bundan hariçtir.
Gönderim yöntemi tek başına belirleyici değildir. Mesajdaki fiil TCK 106/1 kapsamındaki tehdidi oluşturuyorsa başka bir engel bulunmadıkça uzlaştırma uygulanabilir. Silahla, birden fazla kişiyle birlikte veya TCK 106/2’de sayılan nitelikli yöntemlerden biriyle tehdit söz konusuysa uzlaştırma kapsamı dışında kalır. Mesajın ekran görüntüsü yanında gönderici hesabı, tarih, saat, cihaz ve mümkünse orijinal dijital kayıt da korunmalıdır.
Evet, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel de 3359 sayılı Kanunun ek 12. maddesindeki özel korumadan yararlanabilir. Bu personel, görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlarda TCK uygulaması bakımından kamu görevlisi sayılır. Bunun sonucu olarak görev nedeniyle yaralama veya hakaret gibi fiillerin hukuki niteliği ve uzlaştırma durumu değişebilir. Yine de çalışanın görevi, olayın görevle bağlantısı ve isnat edilen suç somut dosyada gösterilmelidir.
Her zaman değil. Tek bir suçtan birden fazla kişi mağdur olmuşsa uzlaştırma için mağdurların tamamının kabulü gerekebilir. Buna karşılık failin her sağlık çalışanına karşı ayrı fiili ve ayrı suçu varsa bir mağdurla uzlaşılması diğer mağdurlar yönünden otomatik sonuç doğurmaz. Raporun hangi mağdur, hangi şüpheli ve hangi suç bakımından düzenlendiği açıkça yazılmalıdır. Toplu bir olayda dosya numarasının tek olması, bütün hukuki ilişkilerin tek olduğu anlamına gelmez.
Evet, birden fazla kişinin iştirak ettiği suçlarda yalnız uzlaşılan kişi uzlaşmanın sonuçlarından yararlanabilir. Diğer şüpheliler bakımından soruşturma veya kovuşturma devam edebilir. Fakat her şüphelinin eylemi, iştirak biçimi ve aynı suçtan sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Uzlaşma raporunda hangi kişiyle hangi edim karşılığında anlaşma yapıldığı açık değilse ceza dosyasının ve olası icra sürecinin kapsamı tartışmalı hâle gelebilir.
Evet. Kovuşturma sırasında suçun uzlaştırmaya tabi olduğu anlaşılırsa mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderebilir. Bu durum suç vasfının değişmesi, soruşturmada uzlaştırmanın atlanması veya kanuni koşulların sonradan fark edilmesi hâllerinde gündeme gelebilir. Kovuşturma aşamasında uzlaşma ve edimin hemen ifası davanın düşmesine; vadeli veya taksitli edim ise yargılamanın durmasına yol açabilir. Edim yerine getirilmezse yargılama devam eder.
Yürürlük tarihinde uzlaşma zaten sağlanmışsa dosya değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır. CMK’ye eklenen geçici 8. madde bu dosyaları korur. Buna karşılık 25 Aralık 2025 itibarıyla yalnız teklif yapılmış, görüşme sürüyor veya henüz anlaşma sağlanmamışsa hakaretin uzlaştırma dışına çıkarılmasına ilişkin yeni kural uygulanır. Dosyanın bu tarihteki aşaması tutanak ve raporlarla belirlenmelidir.
Şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçun takip şartını etkileyen tek taraflı bir irade açıklamasıdır; uzlaşma ise kanuni prosedür içinde mağdur ile şüpheli veya sanığın anlaşmasıdır. Resen takip edilen suçta vazgeçme ceza soruşturmasını kendiliğinden bitirmezken, suç kanunen uzlaştırmaya tabiyse uzlaşma sonuç doğurabilir. Ayrıca uzlaşmanın tazminat hakkına ilişkin özel sonucu vardır. Vazgeçme belgesinde şahsi haklardan da vazgeçildiği yazılıysa tazminat yönünden ayrıca değerlendirme gerekir.
Uzlaşma, Beyaz Kod olayının hiç yaşanmamış sayılması veya kurumsal kayıtların otomatik silinmesi anlamına gelmez. Ceza dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı, erteleme, düşme veya durma gibi sonuçlar doğabilir; kurumun olay, güvenlik ve çalışan sağlığı kayıtları kendi saklama kurallarına göre değerlendirilir. Kişisel verilerin düzeltilmesi ya da silinmesi talebi varsa, kaydın hukuki dayanağı ve saklama süresi ayrıca incelenmelidir.
Tek başına hayır. Tarafların kendi aralarındaki ödeme veya özür anlaşması, CMK’deki uzlaştırma prosedürünün yerine geçmez. Suç şikâyete bağlıysa şikâyetten vazgeçme; anlaşma özel hukuk açısından sulh veya ibra sonucu doğurabilir, fakat bunların her birinin şartları farklıdır. Ceza dosyasının uzlaşma nedeniyle sona ermesi isteniyorsa anlaşmanın uzlaştırma bürosu ve uzlaştırmacı üzerinden kanuni usule uygun biçimde raporlanması gerekir.
Evet. Uzlaştırmanın ön şartı Beyaz Kod kaydı değil, ceza soruşturmasında uzlaştırmaya tabi bir suçun bulunmasıdır. Sağlık çalışanı olayı kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirmiş ve soruşturma başlatılmışsa, kanuni şartları taşıyan suç uzlaştırmaya gönderilebilir. Beyaz Kod verilmemiş olması delil ve kurum içi güvenlik sürecini etkileyebilir; ancak tek başına CMK’deki uzlaştırma yolunu kapatmaz.
Evet. Edim ileri tarihe bırakılabilir veya taksitlendirilebilir. Bu durumda soruşturma aşamasında kamu davasının açılması, kovuşturmada ise yargılama ertelenir ya da durur; yükümlülük tamamlanınca ilgili sona erme kararı verilir. Taksit miktarı, vadesi, banka hesabı, açıklama biçimi ve temerrüt hâlinin raporda açık olması gerekir. Edim yerine getirilmezse ceza süreci devam edebilir ve belge icra takibine dayanak olabilir.
Avukat Görüşü
Beyaz Kod dosyalarında en kritik mesele, olayın “sağlıkta şiddet” başlığı altında kayda girmiş olmasından çok doğru suç vasfının belirlenmesidir. Aynı söz TCK 106/1 kapsamında tehdit, somut bağlamına göre kaba hitap veya başka bir suç olarak değerlendirilebilir; fiziksel müdahale ise görev bağlantısına göre uzlaştırma kapsamında kalabilir ya da TCK 86/3-c nedeniyle kapsam dışında olabilir.
Uygulamada özellikle hakaret suçuna ilişkin eski bilgilerle işlem yapılması, uzlaştırma teklifi kabul edilirken tazminat etkisinin gözden kaçırılması ve kamera kayıtlarının süresinde korunmaması hak kaybı riski yaratmaktadır. 25 Aralık 2025 değişikliği, hakaret ile tehdit ayrımını ve önödeme istisnasını daha da önemli hâle getirmiştir.
Her dosya; kullanılan sözler, fiziksel eylem, görev bağlantısı, mağdur ve şüpheli sayısı, birlikte isnat edilen suçlar, olay tarihi, deliller ve mevcut zararlar üzerinden ayrı değerlendirilmelidir. Uzlaştırma görüşmesinde süre, edim ve tazminat sonuçları birlikte ele alınmalıdır; hiçbir dosyada sonuç yalnız Beyaz Kod kaydına veya suç başlığının günlük dildeki adına bakılarak belirlenmemelidir.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat, içtihat ve uygulama değişebilir. Somut olayın hukuki sonucu, dosyadaki suç vasfına, olay tarihine, delillere ve usul işlemlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
