Ev ve aileyle ilgilenmeme ile manevi tazminat koşulunu konu alan Yargıtay kararı görseli

Aileyle İlgilenmemenin Manevi Tazminat İçin Yeterli Görülmemesi Hakkında Yargıtay Kararı

Boşanma davasında kusurlu bulunan eş, diğer eşe her zaman manevi tazminat ödemek zorunda kalmaz. Manevi tazminat için karşı tarafın kusurlu, tazminat isteyen eşin de kusursuz veya daha az kusurlu olması yetmez. Boşanmaya yol açan olayların, tazminat isteyen eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması da gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.02.2025 tarihli, E. 2023/6033, K. 2025/782 sayılı kararı bu ayrımı açıkça ortaya koyuyor. Daire, evi ve ailesiyle ilgilenmeyen, ihtiyaçları karşılamayan ve düzenli bir işi olmayan erkeğin kusurlu olduğunu kabul etti. Ancak bu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı saymadı ve kadın lehine verilen manevi tazminat hükmünü bozdu.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6033, K. 2025/782, 03.02.2025

Belge hazırlanıyor…

Erkeğe Hangi Davranışlar Kusur Olarak Yüklenmişti?

Yargılamayı yapan mahkeme, boşanmaya yol açan olaylarda erkeğe üç davranışı kusur olarak yükledi. Erkek evi ve ailesiyle ilgilenmemiş, ailenin ihtiyaçlarını karşılamamış ve düzenli bir işte çalışmamıştı. Mahkeme kadının manevi tazminat talebini de kabul etti. Karar metninde tazminatın miktarı yer almıyor.

Dava Bakırköy 1. Aile Mahkemesinde görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi istinaf incelemesini yapmış; karar temyiz edilerek Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin önüne gelmiştir. Kararda ilk derece dosyası 2022/2 Esas ve 2022/45 Karar, bölge adliye mahkemesi dosyası ise 2022/1100 Esas ve 2023/565 Karar sayılarıyla gösterilmiştir.

Erkek taraf vekili, bölge adliye mahkemesinin kararını bütünüyle temyiz etti. Yargıtay, manevi tazminat dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmedi ve erkeğe yüklenen kusurları değiştirmedi.

Manevi Tazminat İçin Kusur Tek Başına Yetmez

Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrası, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebileceğini düzenler. Kanun, tazminatın kusurlu taraftan istenebileceğini söyler. Yargıtay buna ek olarak tazminat isteyen eşin kusursuz veya daha az kusurlu olmasını ve boşanmaya yol açan olayların onun kişilik haklarına saldırı niteliği taşımasını arar.

Aynı maddenin birinci fıkrasındaki maddi tazminatta da tazminat isteyen eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması aranır. Ancak orada korunan değer kişilik hakkı değil, boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaatlerdir. Bu nedenle bir eş maddi tazminat alabildiği hâlde manevi tazminat alamayabilir ya da tersi olabilir. Boşanmada maddi ve manevi tazminat talepleri bu yüzden her dosyada ayrı ayrı değerlendirilir.

Yargıtay Bu Davranışları Neden Kişilik Hakkına Saldırı Saymadı?

Yargıtay, erkeğe yüklenen davranışların kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığını belirtti ve Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulların kadın yararına oluşmadığı sonucuna vardı. Mahkemenin manevi tazminat talebini reddetmesi gerekirken kabul etmesini doğru bulmadı.

Karar bunun nedenini ayrıca açıklamıyor. Ancak erkeğe yüklenen üç davranışın ortak bir yönü var. Hepsi ailenin geçimine ve aileye karşı özen yükümlülüğüne ilişkindir. Karar metninde kadına yönelik hakaret, aşağılama, şiddet veya sadakatsizlik gibi doğrudan onurunu ve manevi bütünlüğünü hedef alan bir davranış yer almıyor. Yargıtay bu ihmallerin boşanmaya yol açan kusur olduğunu kabul etmiş, ancak kadının kişiliğine yönelik bir saldırı olarak görmemiştir.

Bozma Yalnızca Manevi Tazminat Hükmüne İlişkindir

Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını yalnız kadın lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden bozdu. Erkek taraf vekilinin diğer temyiz itirazlarını reddetti ve kararın bozma dışında kalan, temyize konu diğer bölümlerini Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onadı. Dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.

Böylece erkeğe yüklenen kusurlar ve temyize konu diğer bölümler olduğu gibi kaldı. Karar metninde maddi tazminat veya nafaka hakkında ayrı bir gerekçe bulunmadığından, bu konularda karardan ayrıca bir sonuç çıkarılamaz.

Aileyle İlgilenmeme Her Dosyada Aynı Sonucu Doğurur mu?

Karar, eşine ve ailesine ilgisiz kalan kişiye hiçbir koşulda manevi tazminata hükmedilemeyeceği anlamına gelmez. Yargıtay yalnızca bu dosyada kabul edilen üç davranışın kişilik hakkına saldırı oluşturmadığına karar verdi. İlgisizlik, eşi küçük düşüren davranışlarla birlikte ortaya çıkmışsa ya da eşin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde yaşanmışsa değerlendirme değişebilir.

Örneğin eşin hastalığında destek vermemenin manevi tazminat sebebi sayıldığı Yargıtay kararında sonuç farklı olmuştur. İki karar birlikte okunduğunda belirleyici olan, ilgisizliğin somut olayda eşin kişilik haklarına saldırı niteliği kazanıp kazanmadığıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Her dosyada aynı sonuç çıkmaz. İncelenen kararda erkeğin evi ve ailesiyle ilgilenmemesi, ihtiyaçları karşılamaması ve düzenli bir işinin olmaması kusur sayıldı. Yargıtay bu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı olarak görmediği için manevi tazminat verilemeyeceğine karar verdi.

Hayır. Yargıtaya göre manevi tazminat isteyen eşin kusursuz veya az kusurlu olması gerekir. Bunun yanında boşanmaya yol açan olayların, tazminat isteyen eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması da aranır.

Evet. Mahkemenin erkeğe yüklediği üç davranış kusur olarak kaldı. Yargıtay yalnızca bu davranışların manevi tazminat için gereken kişilik hakkına saldırı koşulunu karşılamadığını belirtti.

Hayır. Bozma yalnız kadın lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkindir. Erkek taraf vekilinin diğer temyiz itirazları reddedildi ve temyize konu diğer bölümler onandı.

Hayır. Karar metninde maddi tazminat ya da nafaka hakkında ayrı bir değerlendirme yer almıyor. Bozma dışında kalan temyize konu bölümler onanmıştır, ancak bu bölümlerin içeriği karar metninde ayrıca sayılmıyor.

Bu, her dosyanın kendi olaylarına göre belirlenir. Hakaret, aşağılama, şiddet veya eşin onurunu zedeleyen başka davranışlar ileri sürülüyorsa mahkeme manevi tazminatı ayrıca değerlendirir. Sitemizde incelenen başka bir kararda eşin hastalığında destek vermemek manevi tazminat sebebi sayılmıştır.

Kararda erkeğin “evi ve ailesiyle ilgilenmediği, ihtiyaçlarını karşılamadığı, düzenli bir işinin olmadığı” belirtilmiştir. Daire bu davranışları boşanmaya yol açan kusur saymış, ancak kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde görmemiştir.

Kusur, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların davranışlarının ağırlığıyla ilgilidir. Kişilik hakkına saldırı ise manevi tazminat için ayrıca aranan bir koşuldur; korunan değer eşin onuru, saygınlığı ve ruhsal bütünlüğüdür.

Hayır. Daire yalnız kadın lehine hükmedilen manevi tazminat hükmünü bozmuş, miktar hakkında yeni bir hüküm kurmamıştır. Dosya bozma sonrası bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.

İlgisizliğin kişilik hakkına saldırı sayılıp sayılmadığı, olayın eşin kişiliğinde bıraktığı etkiye göre değerlendirilir. Eşin başkalarının yanında küçük düşürülmesi, gelirinin elinden alınması veya desteğe en çok ihtiyaç duyduğu dönemde yalnız bırakılması hâllerinde mahkemeler farklı bir sonuca ulaşabilir. Bu kararda ise Daire, kabul edilen üç davranışın kişiliğe yönelik bir saldırı oluşturmadığını belirtmekle yetinmiş; gerekçesini ayrıca açıklamamıştır. Bu nedenle karar, ilgisizliğin her koşulda manevi tazminat sonucu doğurmayacağını gösterir; ancak kişilik hakkına saldırı oluşturan ilgisizlik hâllerini dışlamaz.

Avukat Görüşü

Manevi tazminat talep edilecekse, karşı tarafın kusurlu olduğunu göstermek yeterli değildir. Dilekçede hangi davranışın, ne zaman ve nasıl eşin onurunu, saygınlığını veya ruhsal bütünlüğünü zedelediği somut olarak anlatılmalı ve bu olaylar tanık ya da belgeyle desteklenmelidir. Bu kararda mahkemenin kabul ettiği “evi ve ailesiyle ilgilenmediği, ihtiyaçlarını karşılamadığı” gibi tespitler kusur için yeterli görülmüş, ancak manevi tazminat için yeterli bulunmamıştır.

Ekonomik ihmal ileri sürülüyorsa, bunun eşi başkalarına muhtaç bırakıp bırakmadığı, küçük düşürücü bir duruma sokup sokmadığı da ayrıca açıklanmalıdır. Karşı taraf açısından ise manevi tazminat hükmüne yönelik temyizde, kusurun varlığı ile kişilik hakkına saldırının varlığını ayrı itiraz başlıkları olarak ele almak, bu kararın yaptığı ayrımla uyumludur.

Manevi tazminat talebi, dosyada kabul edilen kusurlu davranışlardan hangisinin eşin kişilik değerlerini zedelediği gösterilerek kurulmalıdır. Yalnız ekonomik ihmale dayanan bir dosyada, eşin bu ihmal nedeniyle hangi duruma düştüğü ve bunun onuruna nasıl yansıdığı ayrı delillerle ortaya konmalıdır. Aksi hâlde kusur kabul edilse bile manevi tazminat koşulu oluşmuş sayılmaz.

Kanun yolu aşamasında kusur belirlemesi ile manevi tazminat hükmü ayrı başlıklar altında tartışılmalıdır. Bu kararda Daire, kusurlara dokunmamış; yalnız kişilik hakkına saldırı koşulunu taşımadığı için manevi tazminat hükmünü bozmuştur. Temyiz dilekçesinde bu ayrım gözetilirse, hangi hüküm bölümünün hangi sebeple değişmesi istendiği açık biçimde anlaşılır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.02.2025 tarihli, E. 2023/6033, K. 2025/782 sayılı kararı üzerine genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tarafların davranışları, deliller ve talepler her dosyada ayrıca incelenir. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Yukarı Çık