İçindekiler
Yargıtay’a göre hangi kusurlar manevi tazminat doğurmaz?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca, boşanmaya sebebiyet veren her kusurlu davranış manevi tazminat ödenmesini gerektirmez. Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi kapsamında tazminata hükmedilebilmesi için, kusurlu eylemin mutlaka kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması şarttır. Eşin ailesiyle ilgilenmemesi, düzenli bir işinin olmaması veya evin ihtiyaçlarını karşılamaması gibi vakıalar boşanma davasında kusur olarak kabul edilse de bu durumlar tek başına kişilik haklarını zedeleyen unsurlar değildir. Somut olayda, erkeğin ekonomik ve ailevi sorumluluklarını ihmal etmesi boşanma için yeterli bir sebep olsa da kadının onur, şeref veya manevi bütünlüğüne doğrudan bir saldırı teşkil etmediği için boşanma davasında manevi tazminat
talebinin reddi gerekmektedir. Mahkemelerce yapılan kusur belirlemesi sırasında, ekonomik yetersizlikler ile duygusal şiddet arasındaki bu ince ayrım tazminat miktarını doğrudan etkilemektedir.
İlgili Yargıtay Kararının Tam Metni
Aşağıda yer alan karar, boşanma davalarında manevi tazminatın hangi sınırlar çerçevesinde verilebileceği ve hangi kusurların kişilik haklarına saldırı teşkil etmeyeceği bakımından önemli ilkeler içermektedir. Kararın tam metni aşağıda sunulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/6033 E., 2025/782 K., 03.02.2025
Bu karar; eşin ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işsizlik ve ilgisizlik gibi davranışların boşanma nedeni olsa dahi, duygusal şiddet veya ağır bir onur kırıcı davranış içermediği sürece manevi tazminat ödenmesini gerektirmeyeceğine dair emsal teşkil etmektedir.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı ve mazeret bildirmedikleri anlaşıldı. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.02.2025 Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma sebebiyle manevî tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 174/2). Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen davalı erkeğin “Evi ve ailesiyle ilgilenmediği, ihtiyaçlarını karşılamadığı, düzenli bir işinin olmadığı” şeklindeki kusurlu davranışları davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır. 4721 sayılı Kanunun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası koşulları kadın yararına oluşmamıştır. O halde, davacı kadının manevî tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen manevî tazminat yönünden BOZULMASINA,
2.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenler iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Emsal Teşkil Edecek Durumlar
- Eşin çalışmaması veya düzenli bir işinin olmaması nedeniyle boşanma davası açıldığında, bu durum boşanma sebebi olsa da tek başına manevi tazminat kazandırmaz.
- “Eviyle ve ailesiyle ilgilenmemek” vakıası, fiziksel şiddet veya ağır hakaret içermediği sürece kişilik haklarına saldırı sayılmaz.
- Boşanma davalarında tazminat hakkı için sadece karşı tarafın kusurlu olması yeterli değildir; kusurun niteliği (kişilik haklarına saldırı boyutu) ayrıca incelenmelidir.
- Maddi tazminat koşulları (mevcut ve beklenen menfaatlerin zedelenmesi) ile manevi tazminat koşullarının (kişilik haklarının zedelenmesi) birbirinden bağımsız değerlendirilmesi gerekir.
- Ekonomik şiddet veya sorumsuzluk hallerinde, sadece boşanma ve yoksulluk nafakasına hükmedilebilirken, manevi tazminat talepleri reddedilebilir.
