Nafaka Davaları

Nafaka davaları, bir kişinin geçimi veya bir çocuğun bakımı için başka bir kişiden düzenli para ödemesi istediği ya da daha önce bağlanmış bir nafakanın değiştirilmesini veya kaldırılmasını talep ettiği davalardır. Bu davaların dayanağı Türk Medeni Kanunu’dur; kanun eşler arasındaki tedbir ve yoksulluk nafakasını, çocuk için iştirak nafakasını ve yakın akrabalar arasındaki yardım nafakasını ayrı hükümlerde düzenler. Hangi davanın açılacağı, nafakanın kim için istendiğine ve boşanma davasının sürüp sürmediğine göre belirlenir.

Nafaka hangi davalarda istenir?

Nafaka ya boşanma davasının içinde ya da ayrı bir davayla istenir. Boşanma davası sürerken eş ve çocuklar için geçici nafaka bağlanabilir; boşanmayla birlikte eş için yoksulluk nafakası, çocuk için iştirak nafakası istenir. Boşanma davası hiç yoksa veya sona ermişse nafaka bağımsız bir davayla talep edilir. Bağlanan nafakanın tutarı ya da devamı tartışmalı hâle gelirse artırım, azaltım veya kaldırma davası açılır.

DavaKanuni dayanakKim kime karşı açar?Ne zaman açılır?
Tedbir nafakasıTMK 169 ve 197Eşlerden biri diğerine karşı ister; çocuk için de istenir.Boşanma veya ayrılık davası sürerken ya da evlilik devam ederken haklı sebeple ayrı yaşanıyorsa
Yoksulluk nafakasıTMK 175 ve 176Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş diğer eşe karşı ister.Boşanma davasında ya da boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl içinde
İştirak nafakasıTMK 182 ve 329Çocuğa fiilen bakan anne veya baba, çocuk adına diğer ebeveyne karşı ister.Boşanma davasında ya da ayrı bir nafaka davasıyla
Yardım nafakasıTMK 328, 364 ve 365Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek kişi üstsoyuna, altsoyuna veya kardeşine karşı ister.Boşanmadan bağımsız olarak, yardım edilmezse yoksulluk doğacaksa
Artırım veya azaltımTMK 176 ve 331Nafaka alacaklısı artırım, nafaka borçlusu azaltım ister.Tarafların mali durumu değişince veya hakkaniyet gerektirince
Nafakanın kaldırılmasıTMK 176 ve 331Nafaka borçlusu nafaka alacaklısına karşı ister.Kanunda sayılan kaldırma sebebi ortaya çıkınca

Boşanma davası sürerken tedbir nafakası nasıl bağlanır?

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, dava sürdüğü müddetçe eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır. Tedbir nafakası, eşin ve çocukların geçimine ilişkin bu önlemlerden biridir; taraflar dilekçeyle de isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi bu önlemi eşlerden birinin boşanmadaki kusuruna bağlamaz.

Tedbir nafakası boşanma davası açılmadan da istenebilir. Kanuna göre eşlerden biri, ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşin istemi üzerine diğer eşin yapacağı parasal katkıyı belirler. Diğer eşin haklı bir sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi de bu istemin dayanağı olabilir. Bu bağımsız tedbir nafakası davasında davacı eş, ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat etmelidir.

Aile içi şiddet varsa tedbir nafakası 6284 sayılı Kanun kapsamında da gündeme gelir. Şiddet uygulayan kişi aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyor veya geçime katkıda bulunuyorsa ve daha önce Türk Medeni Kanunu’na göre nafakaya hükmedilmemişse hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep olmasa bile tedbir nafakasına karar verebilir. Bu karar, uzaklaştırma kararı gibi koruyucu ve önleyici tedbirlerle birlikte verilebilir.

Yoksulluk nafakası hangi davada ve hangi süre içinde istenir?

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin geçimi için diğer eşten istediği nafakadır. Kanun, nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşinkinden daha ağır olmamasını şart koşar; nafaka ödeyecek eşin kusuru aranmaz ve tutar onun mali gücü oranında belirlenir.

Bu nafaka boşanma davası içinde istenebilir. Boşanma davasında istenmemişse ayrı dava açılabilir; ancak Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesine göre boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Mahkeme yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde, yani dönemler hâlinde ödenmesine karar verebilir.

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve iptal hükmü, yayımdan dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Anayasa’nın 153. maddesine göre iptal kararları geriye yürümediğinden süresiz nafaka kararı, verilmiş nafaka hükümlerini kendiliğinden sona erdirmez; TBMM ise iptalin ortaya çıkardığı boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

Çocuk için iştirak nafakasını kim ister?

Boşanmadan sonra velayet kendisine verilmeyen anne veya baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu katılma payına iştirak nafakası denir. Kanun bu yükümlülüğü eşlerin boşanmadaki kusuruna bağlamaz ve boşanma davasında iştirak nafakası velayet düzenlemesiyle birlikte karara bağlanabilir. Velayetin kime bırakılacağı boşanma davasında, sonradan değiştirilmesi ise velayet davası ile karara bağlanır.

İştirak nafakası boşanma davasında istenmemişse ayrı bir nafaka davası açılabilir; boşanma davası hiç yoksa da çocuk için nafaka davası açılabilir. Küçüğe fiilen bakan anne veya baba, diğerine karşı çocuk adına dava açabilir; ayırt etme gücüne sahip küçük de davayı kendisi açabilir. Mahkeme nafaka miktarını çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirler; çocuğun kendi gelirleri de dikkate alınır. Baba ile çocuk arasında soybağı kurulmamışsa nafaka babalık davası ile birlikte istenir ve hâkim babalık olasılığını kuvvetli bulursa hükümden önce de nafakaya karar verebilir.

Anne ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına, yani on sekiz yaşını doldurmasına kadar sürer. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa anne ve baba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlü kalır; bu dönemdeki istem yardım nafakası olarak ileri sürülür.

Yardım nafakası davasını kimler açabilir?

Yardım nafakası davasını, kendisine yardım edilmezse yoksulluğa düşecek kişi açar. Kanuna göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Üstsoy anne, baba ve büyükanne ile büyükbaba gibi yukarı doğru akrabaları, altsoy ise çocuk ve torun gibi aşağı doğru akrabaları anlatır. Kardeşlerin yükümlülüğü ise ancak refah içinde bulunmaları hâlinde doğar.

Dava, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır ve davacının geçinmesi için gerekli, karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Nafakanın yükümlülerden birinden veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim onların yükümlülüğünü azaltabilir ya da kaldırabilir. Bu davada yetkili mahkeme taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eğitimine devam eden ergin çocuğun anne ve babasından istediği nafaka da bu davayla talep edilir.

Bağlanan nafaka sonradan nasıl artırılır veya azaltılır?

Bağlanan nafaka ancak mahkeme kararıyla artırılır veya azaltılır. Türk Medeni Kanunu, irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakasında tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde artırma ya da azaltmaya imkân tanır. Çocuk nafakası bakımından ise durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Artırım için nafaka alacaklısı nafaka artırım davası açar; azaltım davasını ise nafaka borçlusu, tarafların mali durumunun değiştiğini ileri sürerek açar.

Nafakanın her yıl hangi oranda yükseleceği ayrı bir dava açmadan da belirlenebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenecek nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Kararda böyle bir hüküm bulunup bulunmadığı ve nafaka artışı için hangi ölçütün yazıldığı, artırım davası açmadan önce hüküm fıkrasından okunur.

Kanunda nafaka için sabit bir oran veya tarife yoktur. Mahkeme nafaka miktarı belirlerken tarafların gelirini, zorunlu giderlerini ve nafaka isteyen kişinin ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir. Tarafların kendi rakamlarıyla yaklaşık bir hesap yapmak için sitedeki nafaka hesaplama aracı kullanılabilir; bu hesap mahkemeyi bağlamaz.

Bağlanan nafaka hangi durumlarda sona erer?

İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır. Çocuk nafakasında da durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine nafakayı kaldırabilir. Mahkeme kararı gereken bu hâllerde nafaka borçlusu nafakanın kaldırılması davası açar.

Nafaka davasına hangi mahkeme bakar?

Nafaka davalarına aile mahkemesi bakar. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ayrılan İkinci Kitabından, vesayet hükümleri dışında doğan dava ve işleri görür; nafakaya ilişkin hükümler bu kitabın evlilik hukuku ve hısımlık kısımlarında yer alır. Hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu ise davanın türüne göre değişir.

  • Boşanma davası içinde istenen nafaka aynı dosyada karara bağlanır. Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır.
  • Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • Akrabalar arasındaki yardım nafakası davasında taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesi, dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı yaptığı uyuşmazlıkları sayar ve nafaka uyuşmazlıkları bu listede yer almaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu her çeşit nafaka davasını adli tatilde de görülecek işler arasında saydığı için nafaka davaları adli tatilde de yürür.

Ödenmeyen nafaka nasıl tahsil edilir?

Mahkeme kararıyla bağlanan nafaka ödenmezse nafaka alacaklısı kararı icra dairesine vererek ilamlı takip başlatır. İcra dairesi borçluya icra emri gönderir ve borç yedi gün içinde ödenmezse haciz gibi cebri icra işlemlerine geçilir. Ödenmeyen nafaka için yeniden nafaka davası açmak gerekmez.

İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Tazyik hapsi, borçluyu ödemeye zorlamak için öngörülen bir hapistir; uygulamaya başlandıktan sonra borçlu kararın gereğini yerine getirirse tahliye edilir.

Nafaka davalarına ilişkin Yargıtay kararları

“…Gerçekleşen bu durum karşısında, Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası yönünden davacı kadının ayrı yaşamakta haklılığı kanıtlanmıştır. Bununla birlikte yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasından, kadının çalışmadığı, geliri ve malvarlığının bulunmadığı belirtildiğine göre, bağımsız tedbir nafakası davasının kabulü ile davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7327, K. 2019/11692, T. 28.11.2019

“…Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı yararına takdir edilen yardım nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir.…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/4198, K. 2026/7206, T. 25.06.2026

“…Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, nafaka alacaklısına sadece miras kalmış olması yoksulluk nafakasının kaldırılması için tek başına yeterli bir sebep teşkil etmez. Önemli olan, bu malvarlığının nafaka alacaklısını muhtaçlıktan tamamen kurtaracak nitelikte sürekli, düzenli ve güvenceli bir gelir sağlayıp sağlamadığıdır.…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/5087, K. 2026/7879, T. 09.09.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’a göre aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar. Hangi yerin mahkemesine başvuracağınız ise nafakanın türüne göre değişen yetki kuralıyla belirlenir.

Türk Medeni Kanunu’nun 177. maddesine göre boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; bu nedenle davayı kendi yerleşim yerinizde açarsınız. Aynı Kanun’un 178. maddesine göre bu dava hakkı, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Hayır. Türk Medeni Kanunu nafakanın azaltılmasını mahkeme kararına bağlar ve karar verilinceye kadar mevcut hükümdeki tutar ödenir. Azaltım davası açmışsanız İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre tazyik hapsinin uygulanması, ileri sürdüğünüz sebepler göz önünde bulundurularak bu davanın sonuna bırakılabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 365. maddesine göre yardım nafakası davası mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Nafakanın yükümlülerden yalnız birinden istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim o kişinin yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.

Avukat Görüşü

Nafaka uyuşmazlığında ilk iş, istenen nafakanın türünü ve hangi aşamada istendiğini doğru belirlemektir. Boşanma davası sürüyorsa eş ve çocuk için geçici nafaka aynı dosyada istenir; boşanma kesinleşmişse eş için bir yıllık zamanaşımı süresi hesaplanmalı, çocuk ve akraba nafakası için ise yetkili mahkeme davanın türüne göre seçilmelidir. Daha önce bağlanmış bir nafaka varsa kararın tam metni, özellikle hüküm fıkrasındaki tutar, başlangıç tarihi ve yıllık artış hükmü dava açılmadan önce okunmalıdır. Gelir ve gider iddiaları bordro, banka hesap dökümü, kira sözleşmesi ve okul ya da sağlık belgeleriyle desteklenmeli; nafaka ödemeleri de banka üzerinden, açıklama kısmına ilgili ay ve nafaka türü yazılarak yapılmalıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı 29.10.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Yukarı Çık