Yoksulluk Nafakası Davası

Yoksulluk nafakası davası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin geçimi için diğer eşten düzenli veya toptan ödeme istediği davadır. Dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesidir. Bu maddeye göre nafaka isteyen eşin kusuru diğer eşinkinden daha ağır olmamalıdır ve nafaka, ödeyecek eşin mali gücü oranında belirlenir.

Yoksulluk nafakası boşanmadan sonraki dönem içindir ve mahkeme bu nafakaya ancak istenirse karar verir. Dava sürerken eşin geçimi için bağlanan tedbir nafakası ise başka bir kurumdur; hâkim onu Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre kendiliğinden bağlar ve bu nafaka boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Yoksulluk nafakası, nafaka türleri içinde boşanmadan sonra eşe ödenen türdür; çocuk için ödenen iştirak nafakası Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine dayanır ve yoksulluğa düşme şartı aramaz.

Yoksulluk nafakası hangi şartlarla verilir?

Mahkeme yoksulluk nafakasına hükmetmek için dört şartın birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğine bakar. Taraflar boşanmış olmalı, nafaka mahkemeden istenmiş olmalı, isteyen eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalı ve onun kusuru diğer eşin kusurundan ağır olmamalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.09.2013 tarihli, E. 2013/231, K. 2013/1370 sayılı kararında bu şartları tek tek saymıştır. Şartlardan biri eksikse talep reddedilir.

Kanun nafaka isteyen eşin kadın ya da erkek olmasına göre bir ayrım yapmaz; 175. madde “taraf” kavramını kullanır. Şartları taşıyan erkek eş de yoksulluk nafakası isteyebilir.

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşmek ne demektir?

Kanun yoksulluğu tanımlamaz; ölçüt Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu harcamalarını karşılayacak düzeyde geliri olmayan kişiyi yoksul kabul eder. Bu ölçüt, evlilikteki yaşam düzeyinin korunmasını değil, temel ihtiyaçların karşılanmasını esas alır. Boşanmayla gelirin azalması tek başına yoksulluk sayılmaz.

Yoksulluğun boşanmaya bağlı olması da aranır. Evlilik sürerken diğer eşin desteğiyle geçinen ve boşanınca bu desteği kaybedecek eş için şart gerçekleşebilir. Boşanmadan önce de kendi geliriyle geçimini sağlayan ve boşanmadan sonra da sağlayabilecek eş için bu şart gerçekleşmez.

Kusur durumu nafaka hakkını nasıl etkiler?

Nafaka isteyen eş boşanmaya yol açan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu bulunursa yoksulluk nafakası alamaz. Kanun kusursuzluk aramaz; kusursuz, daha az kusurlu ve eşit kusurlu eş de bu nafakayı isteyebilir. Mahkeme önce iki eşin kusur sayılan davranışlarını belirler, sonra bunları karşılaştırarak kusur derecesini ortaya koyar.

Nafaka ödeyecek eşin kusurlu olması gerekmez. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin ikinci fıkrası, nafaka yükümlüsünün kusurunu açıkça aramaz. Boşanmada hiç kusuru bulunmayan eş de şartları varsa diğer eşe yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir.

Nafaka ödeyecek eşin mali gücü neden araştırılır?

Kanun nafakanın diğer eşin “malî gücü oranında” isteneceğini söyler. Bu ifade, nafakanın miktarını sınırlayan bir ölçüdür. Mahkeme nafaka isteyen eşin ihtiyacını, ödeyecek eşin geliri ve malvarlığıyla birlikte değerlendirir.

Çalışan veya geliri olan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Alabilir; çalışmak veya adına bir taşınmaz kayıtlı olmak tek başına talebin reddi için yeterli değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 16.02.2026 tarihli, E. 2025/6744, K. 2026/1692 sayılı kararında, kadının çalıştığı ve adına malvarlığı bulunduğu gerekçesiyle verilen ret kararını eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.

Bu karara göre yoksulluk nafakasında gelir araştırması SGK kayıtlarıyla birlikte yapılır. Nafaka isteyen eşin sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı, gelirinin düzenli ve sürekli olup olmadığı, emekli aylığı alıp almadığı ve taşınmazlarından gelir elde edip etmediği belirlenir. Son olarak iki eşin gelirinin birbirine yakın veya denk olup olmadığı karşılaştırılır.

Bu araştırmanın sonucu iki yöne de çıkabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 19.01.2026 tarihli, E. 2025/6413, K. 2026/446 sayılı kararında, iki eşin de asgari ücretle çalıştığı ve gelirlerinin birbirine denk olduğu dosyada kadın yararına verilen yoksulluk nafakasını bozmuştur. Buna karşılık geçmişte çalışmış olmak, bugün de düzenli gelir bulunduğu anlamına gelmez; geçici işin sona ermesi hâlinde yoksulluk şartı yeniden değerlendirilir.

Yoksulluk nafakası boşanma davasında mı, ayrı davada mı istenir?

İki yol da mümkündür. Yoksulluk nafakası boşanma dava dilekçesinde, davaya cevapta veya yargılama sırasında istenebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesine göre hâkim taleple bağlı olduğundan, istenmeyen yoksulluk nafakasına mahkeme kendiliğinden karar vermez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre talep yazılı yapılabileceği gibi duruşmada sözlü olarak da yapılabilir; sözlü talebin sonuç doğurması için mahkeme tutanağına geçirilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013 tarihli kararına konu dosyada kadın duruşmada aylık nafaka istemiş, mahkeme ise yoksulluk nafakası talebi bulunmadığını kabul etmişti. Hukuk Genel Kurulu, tedbir nafakası olduğu açıkça belirtilmeyen bu nafaka isteminin boşanmadan sonraki dönemi de kapsadığını kabul eden Özel Daire bozma kararını benimsemiştir.

Anlaşmalı boşanmada yoksulluk nafakası tarafların protokolünde düzenlenir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasına göre boşanma kararı için hâkimin, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin bu düzenlemeyi uygun bulması gerekir.

Boşanma davasında istenmeyen yoksulluk nafakası için sonradan ayrı dava açılabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesine göre evliliğin boşanmayla sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçince zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı, süresi geçen hakkın diğer taraf bunu ileri sürdüğünde dava yoluyla istenememesi demektir. Türk Borçlar Kanunu’nun 161. maddesine göre hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz; davalı eşin bu savunmayı yapması gerekir.

Nafakanın hangi tarihten itibaren ödeneceği, talebin hangi davada ileri sürüldüğüne göre değişir. Yoksulluk nafakası boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm ifade eden bir hak olduğundan, boşanma davası içinde istenen nafaka kesinleşme tarihinden itibaren işler.

Boşanma kesinleştikten sonra açılan ayrı davada ise nafaka dava tarihinden başlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 30.09.2010 tarihli, E. 2010/13372, K. 2010/15742 sayılı kararında, bağımsız bir davayla istenen yoksulluk nafakasının boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlatılmasını doğru bulmamış ve başlangıcın dava tarihi olması gerektiğini belirterek hükmü düzeltmiştir.

Yoksulluk nafakası davasına hangi mahkeme bakar?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukundan doğan davalarını aile mahkemelerine verir. Aynı Kanun’un 2. maddesine göre aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk mahkemesi bakar.

Yetkili mahkeme talebin ne zaman ileri sürüldüğüne göre değişir. Nafaka boşanma davası içinde isteniyorsa davaya bakan mahkeme bu talebi de karara bağlar; boşanma davasında yetki Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Boşanmadan sonra ayrı dava açılacaksa aynı Kanun’un 177. maddesi, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılar.

Yoksulluk nafakası davasında harç nasıl hesaplanır?

Boşanmadan sonra ayrı açılan yoksulluk nafakası davası nispi harca, yani dava değerine göre hesaplanan harca tabidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 26.05.2016 tarihli, E. 2016/686, K. 2016/10430 sayılı kararında bu davaların nispi harca tabi olduğunu, talep reddedilirse kendini avukatla temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Harcın hesaplandığı değer, nafakanın bir yıllık tutarıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife, nafaka verilmesine dair hükümlerde karar ve ilam harcının bir senelik nafaka bedeli üzerinden alınacağını düzenler. Örneğin aylık 10.000 TL’lik nafaka istenen davada harç 120.000 TL üzerinden hesaplanır.

Kanun’un 28. maddesine göre karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir; kalan harcın ödenmemiş olması kanun yoluna başvurmaya engel değildir. Dava açılırken ayrıca maktu, yani sabit tutarlı başvurma harcı alınır. Maktu harç tutarları her yıl Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile yeniden belirlendiğinden ödenecek tutar, dava açılacağı gün mahkeme veznesinde hesaplatılmalıdır.

Boşanma davası içinde istenen nafakanın reddinde ise aynı Daire 10.09.2015 tarihli, E. 2015/14224, K. 2015/15454 sayılı kararında, boşanmanın eki niteliğindeki yoksulluk nafakası talebinin reddi sebebiyle diğer taraf yararına vekâlet ücreti tayin edilemeyeceğini kabul etmiştir.

Yoksulluk nafakası davasında hangi deliller kullanılır?

Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre herkes hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür. Nafaka isteyen eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğini, nafakaya karşı çıkan eş ise diğer eşin düzenli ve yeterli geliri bulunduğunu ispat etmeye çalışır. Kusur durumu boşanma davasının kendi delilleriyle belirlenir.

Gelir ve ihtiyaç bakımından SGK hizmet dökümü, maaş bordrosu, emekli aylığı belgesi, tapu ve kira sözleşmeleri ile banka hesap hareketleri delil olarak sunulabilir. Kira, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu giderleri gösteren belgeler de ihtiyacı somutlaştırır. Mahkeme tarafların sosyal ve ekonomik durumunu ayrıca kendisi araştırır.

Mahkeme nafakanın miktarını ve ödeme biçimini nasıl belirler?

Kanunda sabit bir tarife veya maaş yüzdesi yoktur. Mahkeme nafaka isteyen eşin zorunlu ihtiyaçlarını, ödeyecek eşin mali gücünü ve günün ekonomik koşullarını birlikte değerlendirerek nafaka miktarı belirler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 14.09.2026 tarihli, E. 2026/1903, K. 2026/8016 sayılı kararında, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre az bulduğu yoksulluk nafakasını Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesini de anarak bozmuştur.

Ödeme biçimi için Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi iki seçenek tanır. Nafaka toptan, yani bir defada ödenecek bir tutar olarak ya da irat, yani her ay gibi dönemler hâlinde ödenecek bir tutar olarak belirlenebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 22.06.2026 tarihli, E. 2026/996, K. 2026/6951 sayılı kararında, evlilikte geçen süre ve ortak çocuk bulunmaması karşısında toptan ödeme seçeneğinin de tartışılmasını istemiştir.

Bugünkü 175. madde metni karşısında mahkeme aylık nafakaya kendiliğinden süre koyamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 03.02.2026 tarihli, E. 2025/6376, K. 2026/1025 sayılı kararında, evliliğin kısa sürmesi gerekçesiyle aylık nafakayı otuz altı ayla sınırlayan kararı bozmuştur. Karara göre nafaka alacaklısı açıkça istemedikçe aylık nafakaya süre konamaz; evliliğin kısa sürmesi ise toptan ödeme kararı verilip verilmeyeceği tartışılırken gözetilir.

Mahkeme istem hâlinde, irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir; nafakanın yıllık artışı bu hükümle önceden belirlenir.

Yoksulluk nafakası kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna nasıl başvurulur?

Aile mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna, yani bölge adliye mahkemesinde yeniden inceleme yoluna başvurulabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345. maddesine göre istinaf süresi iki haftadır ve kararın taraflardan her birine usulen tebliğiyle işlemeye başlar. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı Yargıtay incelemesi demek olan temyiz için de 361. madde tebliğden itibaren iki haftalık süre öngörür. Nafaka boşanma davası içinde karara bağlandıysa bu hüküm, boşanma kararıyla birlikte aynı sürelerde istinaf ve temyiz edilir.

Her karara karşı kanun yolu açık değildir. Kanun’un 341. maddesi, miktar veya değeri parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarında aile mahkemesinin kararını kesin sayar. 362. madde de miktar veya değeri kendi parasal sınırını geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesinin kararına karşı temyiz yolunu kapatır. Bu sınırlar Ek 1. madde uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır.

Ayrı açılan nafaka davalarında bu sınırla nafakanın yıllık tutarı karşılaştırılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.09.2022 tarihli, E. 2022/7669, K. 2022/7263 sayılı kararında, reddedilen yoksulluk nafakası talebinin yıllık tutarı temyiz sınırının altında kaldığı için kararı kesin saymış ve temyiz dilekçesini reddetmiştir.

Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka kararı bu davayı nasıl etkiler?

İptal hükmü yürürlüğe girene kadar 175. madde mevcut hâliyle uygulanır. Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihli, E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararıyla 175. maddenin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve iptal hükmü yayımdan dokuz ay sonra, 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir.

İptal kararı yoksulluk nafakasını kaldırmamıştır; yalnız nafakanın süresine ilişkin ibareyi hedef almıştır. Anayasa’nın 153. maddesine göre iptal kararları geriye yürümez ve yürürlüğü ertelenen iptallerde TBMM, oluşacak boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşür. Bu nedenle süresiz nafaka kararı, verilmiş aylık nafaka kararlarını kendiliğinden sona erdirmez. 29.10.2026 itibarıyla Mevzuat Bilgi Sisteminde 175. maddeyi değiştiren bir kanun yer almıyor; basına yansıyan yeni nafaka düzenlemesi henüz kanunlaşmamış bir hazırlıktır.

Bağlanan yoksulluk nafakası sonradan değişebilir mi?

Değişebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre tarafların mali durumu değişirse veya hakkaniyet gerektirirse irat biçiminde, yani dönemler hâlinde ödenen nafaka artırılabilir ya da azaltılabilir; artırım için alacaklı eşin nafaka artırım davası açması gerekir.

İrat biçimindeki nafaka, alacaklı eşin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu üç hâlde nafaka yükümlüsünün nafakanın kaldırılması davası açması gerekir.

Ödenmeyen nafaka için alacaklı icra takibi başlatabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; borç ödenirse borçlu tahliye edilir.

Yoksulluk nafakasına ilişkin Yargıtay kararları

“…Başka bir ifadeyle, geçimini kendi malî kaynakları ve çalışma gücüyle sağlama imkânından yoksun olan taraf diğer koşulları da varsa yoksulluk nafakası talep edebilecektir.…”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/34, K. 2026/18, T. 21.01.2026

“…Buna göre, yoksulluk nafakası boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm ifade eden, boşanmaya bağlı fer’i bir hak olduğundan ve 4721 sayılı TMK’nda boşanmadan sonra talep edilemeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, boşanma davası içerisinde istenebileceği gibi, o dava devam ederken ya da sonuçlandıktan sonra, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde bağımsız bir dava ile de istenebilir.…”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/231, K. 2013/1370, T. 18.09.2013

“…Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/996, K. 2026/6951, T. 22.06.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Talebiniz açıkça yalnız dava süresince ödenecek tedbir nafakasıyla sınırlıysa boşanmadan sonraki dönem için yoksulluk nafakasını ayrıca istemeniz gerekir. Bu talep, Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesine göre boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl içinde ayrı bir davayla ileri sürülebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun benimsediği bir bozma kararında, türü belirtilmeden duruşmada istenen aylık nafaka boşanmadan sonraki dönemi de kapsayan talep sayılmıştır.

İsteyebilirsiniz; çalışıyor olmanız Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre talebinizi tek başına engellemez. Mahkeme gelirinizin zorunlu giderlerinizi karşılayıp karşılamadığına ve eşinizin geliriyle karşılaştırmaya bakar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, iki eşin de asgari ücretle çalıştığı ve gelirlerinin denk olduğu bir dosyada yoksulluk nafakası şartlarının gerçekleşmediğine karar vermiştir.

Eşit kusur tek başına yoksulluk nafakasının reddi sebebi değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi maddi tazminat için kusursuz veya daha az kusurlu olmayı ararken, 175. maddesi yoksulluk nafakası için yalnız kusurun daha ağır olmamasını arar. Talebinizin sonucu, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinize göre belirlenir.

Türk Medeni Kanunu’nun 158. maddesine göre evlenmenin butlanına karar verilirse nafaka hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle 175. maddedeki yoksulluğa düşme ve kusurun daha ağır olmaması şartları sizin için de aranır.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesindeki yeniden evlenmeyle kendiliğinden kalkma hükmü, irat yani dönemler hâlinde ödenen nafakaya ilişkindir. Aynı madde toptan ödenen nafaka için böyle bir sona erme hâli öngörmez.

Avukat Görüşü

Yoksulluk nafakası isteyecek eş, talebini dilekçede “yoksulluk nafakası” adıyla ve tedbir nafakasından ayrı olarak yazmalıdır. Dosyaya güncel SGK hizmet dökümü, gelir belgeleri ve kira, sağlık, ulaşım gibi zorunlu giderleri gösteren belgeler konmalıdır. Evlilik sırasında çalışmaya ara verilmişse bunun nedeni ve süresi de belgelenmelidir; bu belgeler, nafaka isteyen eşin bugün kendi geliriyle neden geçinemediğini somutlaştırır.

Nafakaya karşı çıkan eş ise diğer eşin gelirinin sürekli ve düzenli olduğunu gösteren kayıtları sunmalıdır. Yalnız tapu kaydı yetmez; taşınmazın gerçekten gelir getirdiğini gösteren kira sözleşmesi veya banka hareketleri de gerekir. Boşanma davasında nafaka istenmemişse boşanma hükmünün kesinleştiği tarih iki taraf için de not edilmelidir, çünkü ayrı dava için bir yıllık süre bu tarihten başlar.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı 29.10.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Yukarı Çık