Mütevazı bir evde geçim giderlerini değerlendiren yetişkin kadının temsili görünümü

Geliri Eşinin Gelirine Denk Olan Kadına Yoksulluk Nafakası Verilmemesi Hakkında Yargıtay Kararı

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir; nafakayı ödeyecek eşin kusurlu olması aranmaz. Yargıtay’ın kararlarında, yoksulluk nafakası isteyen eş de çalışıyorsa onun gelirinin düzenli ve sürekli olup olmadığı ile eşlerin gelirlerinin birbirine yakın ya da denk olup olmadığı araştırılır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 19.01.2026 tarihli, E. 2025/6413, K. 2026/446 sayılı kararında, kadının da erkeğin de asgari ücretle çalıştığı ve gelirlerinin denk olduğu bir boşanma dosyasında kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının verilmemesi gerektiğine karar verdi. Davaya ilk bakan aile mahkemesi (İlk Derece Mahkemesi) kadına yoksulluk nafakası bağlamış; bu karara yapılan itirazı (istinaf) inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi de erkeğin başvurusunu reddetmişti. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yoksulluk nafakasına ilişkin bölümünü ortadan kaldırarak hükümsüz bıraktı. İlk Derece Mahkemesinin kararını da aynı yönden bozdu, yani doğru bulmadı; dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verdi ve gerekçesinde kadının nafaka talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtti.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6413, K. 2026/446, 19.01.2026

Belge hazirlaniyor…

Aile mahkemesi kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceğini kabul etmişti

Boşanma davasını kadın açmıştı. İlk Derece Mahkemesi, kadının asgari ücretle çalıştığını, tarafların gelir durumunu ve kadının çocuklarıyla birlikte kirada oturduğunu dikkate aldı. Bu olgulardan kadının boşanma sonucunda yoksulluğa düşeceği sonucuna vararak onun lehine yoksulluk nafakasına hükmetti. Erkek bu hükme karşı istinaf yoluna başvurdu; Bölge Adliye Mahkemesi başvuruyu inceleyip reddetti.

Erkek tarafın vekili kararı temyiz yoluyla Yargıtay’ın incelemesine taşıdı. Temyiz dilekçesi kusur belirlemesine, boşanma davasının kabulüne, kadının tanıklarının dinlenmesine, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata, dava sürerken ödenen geçici nafaka olan tedbir nafakasına ve yoksulluk nafakasına yönelikti.

Gelirler denk olunca yoksulluk nafakasının koşulu gerçekleşir mi?

Bu dosyada gerçekleşmedi. Yargıtay önce 175. maddeyi hatırlattı ve boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmasının gerektiğini belirtti. Ardından toplanan delillerden kadının da erkeğin de asgari ücretle çalıştığını ve gelirlerinin birbirine denk olduğunu tespit etti.

Yargıtay, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, paranın alım gücünü ve hakkaniyeti birlikte gözeterek kanunda aranan koşulların düzenli ve sürekli geliri bulunan kadın yararına gerçekleşmediği sonucuna vardı. Kararın ifadesiyle, “kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”

İlk Derece Mahkemesi kadının çocuklarıyla kirada oturmasını gerekçesine almıştı. Yargıtay’ın kararında ise kira giderinin tutarı veya kadının bu giderle geçimini sağlayıp sağlayamadığı ayrıca tartışılmadı; sonuç, iki eşin gelirinin denk, kadının gelirinin de düzenli ve sürekli olmasına dayandırıldı.

Kusur, tazminat ve tedbir nafakası hükümleri ne oldu?

Bu hükümler onandı; Yargıtay onları doğru buldu. Kadın tarafın vekili 29.06.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, yani yargılama sırasında iddialarını düzelten ve genişleten dilekçeyle yeni olaylar bildirmişti. Yargıtay, bu olaylar için tanık deliline dayanılmasında ve tanık beyanlarıyla ispatlanan olayların erkeğe kusur olarak yüklenmesinde isabetsizlik görmedi.

Erkeğin yoksulluk nafakası dışındaki temyiz itirazları reddedildi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan bölümleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onandı. Dosya İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi. Karar oy birliğiyle verildi.

Karar asgari ücretle çalışan her eşin nafaka talebini engeller mi?

Hayır. Kanaatimizce Yargıtay bu sonuca birkaç olgunun bir arada bulunmasıyla vardı. İki eş de asgari ücretle çalışıyordu, gelirleri denkti ve kadının geliri düzenli ve sürekliydi; Yargıtay bunları tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın alım gücü ve hakkaniyetle birlikte değerlendirdi. Bu olgulardan biri bulunmayan bir dosyada aynı sonucun çıkacağı bu karardan söylenemez.

Yargıtay başka kararlarında gelirin niteliğini ayrıca incelemiştir. Bir kararında, geçici işi sona eren ve sonrasında çalışmayan kadının sürekli ve düzenli bir geliri bulunmadığını, bu nedenle boşanmayla yoksulluğa düştüğünün kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu karar geçici işin sona ermesinin yoksulluk nafakasına etkisi hakkındaki yazıda inceleniyor. Başka bir kararında ise çalışan kadının nafaka talebini, işinin sürekli ve düzenli olup olmadığı ile tarafların gelirlerinin birbirine yakın olup olmadığı araştırılmadan reddeden hükmü bozmuştur. O dosyadaki eksik araştırma yoksulluk nafakasında gelir araştırması hakkındaki incelemede anlatılıyor.

Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka kararı bu sonucu değiştirir mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, incelenen karardan sonra Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar 30.09.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecek. İptal nafakanın süresine ilişkindir; nafaka isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması koşulu maddede yer almaya devam etmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, yoksulluk nafakası boşanan eşin kendi geçimi için istenir. Türk Medeni Kanunu’na göre velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır; bu katkı iştirak nafakası olarak ayrıca istenir. İncelenen kararda bozma yalnız kadının kendi yoksulluk nafakasına ilişkindir.

Avukat Görüşü

Eşlerin gelirleri karşılaştırılacaksa iki eşin ücret bordroları, Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümleri ve işveren yazıları aynı dönem için dosyaya konmalıdır. Bir eşin eski maaşıyla diğerinin güncel maaşını karşılaştırmak, gelirlerin denk olup olmadığını göstermez. Nafaka isteyen eş, gelirinin düzenli olmadığını veya diğer eşin gelirine yakın ya da denk olmadığını ileri sürüyorsa bunu iş sözleşmesi, hizmet dökümü ve maaş hareketleriyle göstermelidir. Kira ve zorunlu giderler de sözleşme ve ödeme kayıtlarıyla belgelendirilmelidir.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli, E. 2025/6413, K. 2026/446 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir; kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan kanun hükümleri 15.10.2026 tarihli hâliyle anlatılmıştır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 15.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık