Soybağının reddi davasında kan veya doku örneğini inceleyen bir laboratuvar sahnesi

Soybağının Reddinde Doku Örneği Vermeyen Davalıdan Örneğin Zorla Alınması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Soybağının reddi davasında doku örneği vermeyen davalı, nüfusta baba görünen kişinin çocuğun biyolojik babası olup olmadığını gösterecek bilimsel incelemenin yapılmasını engellemiş olur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 292. maddesi, soybağının tespiti için gerekli olan kan veya doku alınmasına herkesin katlanmasını öngörür ve haklı bir sebep olmadan kaçınan kişi hakkında hâkime incelemeyi zor kullanarak yaptırma yetkisi verir. Davalıdan örnek alınamayan bir dosyada mahkemenin bu yola gitmeden başka delillerle karar verip veremeyeceği, incelenen kararın konusudur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.11.2024 tarihli, E. 2024/5895, K. 2024/8360 sayılı kararında, davalıdan doku örneği alınamadığı hâlde soybağının reddi davasını kabul eden İlk Derece Mahkemesinin, yani davaya ilk bakan aile mahkemesinin kararını bozdu. Bozma, Yargıtay’ın kararı hukuka aykırı bulup davanın yeniden görülmesi için dosyayı mahkemeye geri göndermesidir. Yargıtay, örnek vermekten kaçınan davalı hakkında zor kullanma tedbirleri uygulanarak rapor alınmasını ve davanın bu rapora göre karara bağlanmasını istedi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5895, K. 2024/8360, 06.11.2024

Belge hazirlaniyor…

Aile mahkemesi davayı önce reddetti, sonra örnek almadan kabul etti

Davacı, nüfusta kızı olarak kayıtlı olan davalının babası olmadığını ileri sürerek nüfus kaydının düzeltilmesini istedi. Yargıtay davayı soybağının reddi davası olarak nitelendirdi. Davalılar cevap dilekçesi vermedi. İlk Derece Mahkemesi 11.09.2013 tarihli kararıyla davayı ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetti.

Davacının temyizi, yani kararı Yargıtay’ın incelemesine götürmesi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 21.04.2014 tarihli kararıyla bu ret kararını bozdu. Daire, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu, bilimsel verilere uygun ve sağlık yönünden tehlikesiz olması şartıyla herkesin soybağının tespiti için kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduğunu, haklı bir sebep olmadan bu zorunluluğa uyulmazsa hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verebileceğini belirtti. Kanundaki bu yol işletilmeden karar verilmesini eksik inceleme, yani karar için gereken araştırmanın tamamlanmaması olarak gördü.

İlk Derece Mahkemesi bozmaya uydu, yani Yargıtay’ın gösterdiği yönde yargılamaya devam etti. Ancak bu kez de davalıdan örnek alınamadı. Mahkeme, yıllarca yapılan adres tespitlerine ve başka yerlerdeki mahkemelere gönderilen talimat yazılarına rağmen davalının bildirilen adresleri terk ettiğini ve davayı, dava dosyalarının internetten izlendiği UYAP Vatandaş Portalı üzerinden takip ettiği hâlde doku örneği vermekten kaçındığını belirtti. Davacıya ait Ege Üniversitesi raporlarını da dikkate alarak davalının davacının kızı olmadığı kanaatine vardı ve 2023 yılında verdiği kararla davayı kabul etti.

Davalılardan birinin vekili bu kararı temyiz etti. Vekil, müvekkilinin yargılamadan haberi olmadığını, davayı başka bir işle büroya geldiğinde e-Devlet üzerinden gördüklerini ve DNA testi için mahkemenin gerekirse yakalama kararı çıkarması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istedi.

Yargıtay neden örnek alınmadan verilen kararı doğru bulmadı?

Yargıtay kararda ilgili hukuk olarak Türk Medeni Kanunu’nun soybağının reddine ilişkin 286, 289 ve 291. maddelerini de gösterdi; değerlendirmesini ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 292. maddesi üzerinden yaptı. Bu maddeye göre uyuşmazlığın çözümü için zorunlu ve bilimsel verilere uygun olması, ayrıca sağlık yönünden tehlike oluşturmaması şartıyla herkes, soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Kararda aynen aktarıldığı gibi, “Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir.”

Yargıtay bu hükmü, Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2023 tarihli, E. 2022/33, K. 2023/377 sayılı kararıyla birlikte değerlendirdi. Buna göre kan ve doku örneği vermekten kaçınan davalılar hakkında gerektiğinde yakalama, zorla getirme anlamına gelen ihzar ve gözlem altına alma dahil bütün zor kullanma tedbirleri uygulanmalıdır. Zor kullanma görevini ihmal eden yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği de gözetilerek alınacak rapora göre karar verilmelidir.

Somut olayda İlk Derece Mahkemesi, davalılara ulaşılamadığı için doku örneği alınamadığını, ancak davanın davacının raporu ve diğer delillerle ispatlandığını kabul etmişti. Yargıtay bu yaklaşımı eksik inceleme olarak değerlendirdi ve kararı ikinci kez bozdu. İlk Derece Mahkemesinden, zor kullanma tedbirlerini işleterek rapor almasını ve davayı bu rapora göre karara bağlamasını istedi.

Kanaatimizce bu karara göre davalı adres değiştirse ve örnek vermekten kaçınsa da, kanundaki zor kullanma yolu denenmeden bu tutum davacı lehine yeterli delil sayılmaz.

Yargıtay’ın kararından sonra dava nasıl devam edecek?

Yargıtay, davacının çocuğun babası olup olmadığı sorusunu çözmedi; davayı kabul veya reddetmedi. Kararın sonuç bölümü olan hüküm fıkrasına göre karar bozuldu, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine karar verildi ve dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildi. Karar oy birliğiyle verildi. Mahkeme, zor kullanma tedbirleriyle alınacak raporu değerlendirerek yeniden karar verecek.

Kararda dayanılan usul hükümleri arasında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yoluyla bu dosyada uygulanmaya devam eden ve yürürlükten kaldırılmış olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu da yer aldı. Karar, tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu, yani Yargıtay’dan kendi kararını yeniden incelemesini isteme imkânı açık olmak üzere verildi.

Yargıtay, davacıya ait raporların hangi incelemeye dayandığını kararda açıklamadı. Zor kullanma tedbirleri uygulandığı hâlde örnek yine alınamazsa mahkemenin nasıl karar vereceğine de değinmedi.

Sıkça Sorulan Sorular

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 292. maddesindeki katlanma yükümlülüğü yalnız davalıya değil, soybağının tespiti için örneği gereken herkese yöneliktir. Aynı maddeye göre üçüncü kişi, tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu ileri sürerek bu yükümlülükten kurtulamaz. Haklı bir sebep olmadan kaçınma hâlinde hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir.

Avukat Görüşü

Davalının örnek vermekten kaçındığı bir soybağının reddi dosyasında adres araştırmaları, tebligatlar, talimat yazıları ve örnek alınamadığını gösteren tutanaklar tarih sırasıyla dosyada bulunmalıdır. Davacı taraf bu kayıtlara dayanarak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 292. maddesi uyarınca incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verilmesini açıkça talep edebilir. Mahkeme bu yolu denemeden davalının kaçınmasına ve diğer delillere dayanarak karar verirse, bu eksiklik kanun yolu dilekçesinde somut olarak gösterilmelidir. Davalı taraf da örnek vermekten kaçınmanın davayı sona erdirmediğini hesaba katmalıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.11.2024 tarihli, E. 2024/5895, K. 2024/8360 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir; kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan kanun hükümleri 16.10.2026 tarihli hâliyle anlatılmıştır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 16.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık