Değer artış payı alacağı, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunması hâlinde, mal rejiminin tasfiyesinde o maldaki değer artışından katkısı oranında istediği paradır. Dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesidir ve alacak, katkı yapılan malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır.
İçindekiler
Bu alacak, eşler arasındaki yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesiyle istenebilir hâle gelir. Katılma alacağında eşin katkısı aranmaz; değer artış payında ise talep, ispat edilen somut bir katkıya dayanır. Kanun katkının yapıldığı malın türüne bakmadığı için değer artış payı, diğer eşin kişisel malı için de istenebilir.
Değer artış payı alacağı hangi şartlarda doğar?
Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesine göre alacak için dört unsur birlikte aranır. Katkı diğer eşe ait bir mala yapılmış olmalıdır. Katkı o malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelmiş olmalıdır. Katkı karşılığında hiç ya da uygun bir karşılık alınmamış olmalıdır. Son olarak mal rejimi sona ermiş ve tasfiye aşamasına gelinmiş olmalıdır.
Malın edinilmesine katkı, bir evin peşinatına veya bedeline para vermek gibi alım anındaki katkıdır. İyileştirme, malın değerini artıran tadilat, ek bina veya tesisat gibi harcamaları kapsar. Koruma ise malın elden çıkmasını veya değer kaybetmesini önlemeye yönelik ödemeleri anlatır.
Katkı nasıl yapılmış olmalı?
Yargıtay, katkının esaslı olmasını ve para ya da parayla ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle yapılmasını arar. Katkının karşılıksız yapıldığı da gösterilmelidir. Diğer eş katkının uygun karşılığını ödemişse değer artış payı doğmaz.
Katkının hangi paradan yapıldığı hesabı doğrudan etkiler. Katkı veren eşin kişisel malından yaptığı ödeme bu alacağın açık örneğidir. Mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan, sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanılan değerler ve bunların yerine geçen değerler kişisel maldır (Türk Medeni Kanunu m. 220). Düğünde kadına takılan ve bozdurularak diğer eşin evine harcanan ziynetler de böyle bir katkıdır; ziynetlerin kime ait olduğu ayrıca tartışılıyorsa önce bu soru çözülür. Takıların iadesi isteniyorsa konu ziynet eşyası alacağı davasında ele alınır.
Diğer eşin hangi mallarına katkı için istenebilir?
Kanun, katkının diğer eşe ait “bir mala” yapılmasını arar ve malın edinilmiş mal veya kişisel mal olması arasında ayrım yapmaz. Bu nedenle evlenmeden önce diğer eşin adına alınmış bir dairenin borcunu kendi parasıyla ödeyen eş de değer artış payı isteyebilir. Malın hangi eşe ait olduğu tartışılırsa, belirli bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş bunu ispat eder (Türk Medeni Kanunu m. 222/1).
Değer artış payı katılma alacağından ve denkleştirmeden nasıl ayrılır?
Katılma alacağı, her eşin diğer eşin artık değerinin yarısı üzerindeki hakkıdır (Türk Medeni Kanunu m. 236). Artık değer, bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan tutardır. Katılma alacağı için davacının o malın alınmasına katkı yaptığını ispat etmesi gerekmez. Değer artış payında ise davacı kendi katkısını, tutarını ve tarihini ispat eder ve yalnız katkısı oranında pay alır.
Denkleştirme ise aynı eşin kendi mal kesimleri arasında yapılır. Bir eşin kişisel malından kendi edinilmiş malına veya edinilmiş malından kendi kişisel malına katkı yapılmışsa tasfiyede Türk Medeni Kanunu’nun 230. maddesine göre denkleştirme istenir. Örneğin kadının kendi maaşıyla ve kendi adına aldığı evin kredisini babasından kalan parayla ödemesi denkleştirme konusudur; aynı parayı kocasının adına kayıtlı eve vermesi ise değer artış payı konusudur. Kişisel malın satış parası aynı eşin kendi adına aldığı edinilmiş malda kullanıldığında da denkleştirmeyle hesaba katılır.
1 Ocak 2002’den önce evlenen eşler için o tarihe kadar mal ayrılığı rejimi geçerliydi. Bu dönemde edinilen mallara yapılan katkı değer artış payıyla değil, katkı payı alacağıyla istenir. Evlilik iki döneme yayılıyorsa her mal için edinme ve ödeme tarihleri ayrı ayrı belirlenir.
Değer artış payı nasıl hesaplanır?
Hesap iki adımda yapılır. Önce katkının, malın edinildiği tarihteki toplam bedel içindeki oranı bulunur. Sonra bu oran, malın tasfiye tarihindeki sürüm değerine, yani piyasada satılabileceği değere uygulanır. Kanun alacağın “katkısı oranında” ve malın “tasfiye sırasındaki değerine göre” hesaplanmasını öngörür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 25.04.2024 tarihli, E. 2023/6247, K. 2024/2816 sayılı kararında, bu yöntemle yapılan hesabı uygun bulan bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. O dosyada kadının bozdurulan ziynetlerinin edinme tarihindeki değeri, taşınmazın edinme tarihindeki değerine oranlanmış ve bulunan oran taşınmazın tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle çarpılmıştır.
Varsayımsal bir örnekle anlatmak gerekirse, koca adına 2.000.000 TL’ye alınan evin 500.000 TL’lik kısmı kadının kişisel malından ödenmişse kadının katkı oranı yüzde yirmi beştir. Evin tasfiye tarihindeki sürüm değeri 8.000.000 TL ise kadının değer artış payı alacağı 2.000.000 TL olur. Bu rakamlar yalnız yöntemi göstermek için seçilmiştir; gerçek dosyada değerler bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Malın değeri düştüyse alacak nasıl belirlenir?
Katkı yapılan malın değeri katkı tarihine göre düşmüşse katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Böylece katkı veren eş, malın değer kaybına katlanmaz. Koca adına 2.000.000 TL’ye alınan ev örneğinde evin değeri 1.500.000 TL’ye düşmüş olsaydı kadın 500.000 TL’lik katkısını isterdi; oranla hesaplanan 375.000 TL’ye razı olmak zorunda kalmazdı.
Mal tasfiyeden önce satıldıysa ne olur?
Katkı yapılan mal daha önce elden çıkarılmışsa hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (Türk Medeni Kanunu m. 227/2). Bu durumda oran hesabının uygulanacağı bir mal kalmadığı için mahkeme satış bedelini, satış tarihini ve katkının büyüklüğünü birlikte değerlendirir.
Mal hangi tarihteki değeriyle hesaba girer?
Malın niteliği ve durumu mal rejiminin sona erdiği tarihe göre, değeri ise tasfiye tarihine göre belirlenir (Türk Medeni Kanunu m. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Boşanmada mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (Türk Medeni Kanunu m. 225/2). Bu nedenle dava tarihinde yarım kalmış bir ev, o yarım hâliyle ama karar tarihindeki fiyatlarla değerlendirilir.
Yargıtay tasfiye tarihini karar tarihi olarak kabul eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23.06.2026 tarihli, E. 2025/4963, K. 2026/6988 sayılı kararında, bölge adliye mahkemesinin yaklaşık dört yıl önceki değere göre değer artış payı hesaplamasını doğru bulmamış ve karar tarihine en yakın sürüm değerinin belirlenmesini istemiştir. Dava uzadığında veya karar bozulduğunda bu yüzden değer tespiti yenilenir.
Değer artış payı ve katılma alacağı birlikte istenirse hesap hangi sırayla yapılır?
Aynı mal için hem değer artış payı hem katılma alacağı isteniyorsa önce değer artış payı hesaplanır ve malın değerinden düşülür. Mal, katkı yapılan eşin edinilmiş malıysa kalan kısım onun edinilmiş mallarına girer ve artık değer hesabında kullanılır. Böylece katkı veren eşin payı iki kez hesaba katılmaz.
Yargıtay’ın onadığı 2023/6247 Esas sayılı dosyada da taşınmazın sürüm değerinden kadının değer artış payı düşülmüş, kalan tutarın yarısı katılma alacağı olarak hesaplanmıştır. Aynı örnekte evin kalan bedeli kocanın evlilik içindeki kazancından ödenmişse 8.000.000 TL’den 2.000.000 TL düşülür ve kalan 6.000.000 TL kocanın artık değerine girer. Kocanın başka edinilmiş malı ve borcu yoksa kadın ayrıca 3.000.000 TL katılma alacağı ister. Katılma alacağının ayrıntılı hesabı mal paylaşımı davası içinde, bütün malvarlığı birlikte değerlendirilerek yapılır.
Kredi ve kooperatif ödemeleri değer artış payını nasıl etkiler?
Kredi taksitleri hangi döneme düştüğüne ve hangi paradan ödendiğine göre ayrılır. Mal rejimi devam ederken malik eşin kendi kazancından ödediği taksitler edinilmiş maldan yapılmış sayılır (Türk Medeni Kanunu m. 219) ve katılma alacağı hesabına girer. Mal rejimi sona erdikten sonra ödenen taksitler ise ödeyen eşin kişisel malından karşılanmış olur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 19.06.2025 tarihli, E. 2024/5329, K. 2025/6168 sayılı kararında, erkek adına çekilen konut kredisinin mal rejimi sona erdikten sonra ödenen kısmı için erkek lehine değer artış payı hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Ev o dosyada evlilik içinde kadına devredilmişti.
Kooperatif yoluyla edinilen konutlarda hesap, kooperatife yapılan ödemelerin isabet ettiği dönemlere göre kurulur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 30.05.2024 tarihli, E. 2023/2201, K. 2024/4058 sayılı kararında, 1 Ocak 2002’den önce kooperatife yapılan ödemelerde eşlerin katkı oranının kişisel mal kabul edileceğini ve bu oranın sonraki dönemde değer artış payı ile katılma alacağı hesabında gözetileceğini belirtmiştir.
Eşler değer artış payından vazgeçebilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesinin üçüncü fıkrasına göre eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir. Kanun bu anlaşmanın yazılı yapılmasını arar.
Kusurun etkisi bakımından da ayrım vardır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (Türk Medeni Kanunu m. 236/2). Kanun bu yetkiyi artık değerdeki pay için tanır; değer artış payı bu hükümde sayılmaz.
Değer artış payına ne zamandan faiz işler?
Aksine anlaşma yoksa katılma alacağına ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür (Türk Medeni Kanunu m. 239/3). Yargıtay tasfiye tarihini karar tarihi saydığından, faiz kural olarak mal paylaşımı kararının verildiği tarihten başlatılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 05.03.2026 tarihli, E. 2025/10024, K. 2026/2577 sayılı kararında katılma alacağı için bu sonucu açıkça belirtmiştir.
Borçlu eş ödemeyi erteleyebilir mi?
Değer artış payı para olarak ödenebileceği gibi ayın olarak, yani malın kendisiyle de ödenebilir; ayni ödemede malların sürüm değeri esas alınır (Türk Medeni Kanunu m. 239/1). Derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa borçlu, ödemenin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan güvence de istenebilir (Türk Medeni Kanunu m. 239/2 ve 239/3).
Değer artış payı davası hangi mahkemede ve ne zamana kadar açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara, aile mahkemesinin görevini yürütmek üzere belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4). Değer artış payı, katılma alacağıyla birlikte aynı mal rejiminin tasfiyesi davasında istenebilir.
Yetkili mahkeme Türk Medeni Kanunu’nun 214. maddesine göre belirlenir. Mal rejimi boşanma, evliliğin iptali veya mahkemece mal ayrılığına geçilmesiyle sona ermişse bu davalarda yetkili olan mahkeme, ölümle sona ermişse ölenin son yerleşim yeri mahkemesi, diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Yargıtay mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklarda Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımını uygular. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez (Türk Borçlar Kanunu m. 153). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29.11.2023 tarihli, E. 2022/1205, K. 2023/1188 sayılı kararında, evliliğin sona erdiği kesin hükme bağlandığında zamanaşımının işlemeye başlayacağını belirtmiştir. Yurt dışında boşanan eşlerin bu dosyasında süre, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten başlatılmıştır.
Değer artış payının tutarı dava açılırken bilinmeyebilir, çünkü malın güncel değeri yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026’dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılan davalarda uygulanmaya devam eder. Yeni davalarda alacağın bir kısmı istenebilir ve talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109/4).
Katkı nasıl ispat edilir?
Katkıyı ispat yükü değer artış payı isteyen eştedir (Türk Medeni Kanunu m. 6). Davacı, katkının hangi mala, hangi tarihte, ne kadar ve hangi kaynaktan yapıldığını göstermelidir. Kaynağın kişisel mal olduğu iddia ediliyorsa bu da ispat edilir; çünkü bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (Türk Medeni Kanunu m. 222/3).
Banka dekontları, havale kayıtları, kredi ödeme planları, tapu ve kooperatif kayıtları, kuyumcu satış belgeleri ve tadilat faturaları en güçlü delillerdir. Tanık da dinlenebilir ve beyanı diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Malın edinme tarihindeki değeri ve tasfiye tarihindeki sürüm değeri ise teknik bilgi gerektirdiği için keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Değer artış payı alacağına ilişkin Yargıtay kararları
“…Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddî veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır.…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7961, K. 2025/7721, T. 23.09.2025
“…Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir.…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4963, K. 2026/6988, T. 23.06.2026
Sıkça Sorulan Sorular
Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesine göre diğer eşe ait bir malın iyileştirilmesine karşılıksız katkı yapan eş değer artış payı isteyebilir. Alacak, katkınızın oranına göre evin tasfiye tarihindeki değeri üzerinden hesaplanır; evin değeri düştüyse yaptığınız harcamanın başlangıçtaki değeri esas alınır. Paranın mirastan geldiğini ve tadilata harcandığını dekont, fatura gibi belgelerle sizin ispat etmeniz gerekir.
Altınlar sizin kişisel malınızsa ve eşinizin evinin alımında karşılıksız kullanıldıysa Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesine göre değer artış payı isteyebilirsiniz. Bu durumda altınların harcandığı tarihteki değeri evin alış bedeline oranlanır ve bu oran evin tasfiye tarihindeki değerine uygulanır. Altınların kime ait olduğu tartışılıyorsa mahkeme önce bu soruyu çözer.
Boşanmada mal rejimi dava tarihinde sona erdiği için bu tarihten sonraki ödemeleriniz kişisel malınızdan yapılmış sayılır. Yargıtay bir kararında, diğer eşe devredilen ev için çekilen kredinin mal rejimi sona erdikten sonra ödenen kısmı için krediyi ödeyen eş lehine değer artış payı hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Ödeme belgelerini ve kredinin kalan taksit dökümünü dosyaya sunmanız gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesinin ikinci fıkrasına göre katkı yapılan mal daha önce elden çıkarılmışsa hâkim alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Mahkeme bu durumda satış bedelini, satış tarihini ve katkınızın büyüklüğünü birlikte değerlendirir.
Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesi, zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkime kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını azaltma veya kaldırma yetkisi verir. Değer artış payı bu hükümde sayılmaz; katkınızın karşılığı olan alacak kanunun 227. maddesine göre hesaplanır.
Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesinin üçüncü fıkrası, eşlerin yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebileceğini veya pay oranını değiştirebileceğini düzenler. Geçerli bir yazılı vazgeçme varsa bu pay istenemez; anlaşma yalnız oranı değiştiriyorsa alacak o orana göre hesaplanır.
Avukat Görüşü
Değer artış payı dosyasında katkının kaynağı ve tarihi ispat edilemezse talep kabul edilmez. Dava açmadan önce her katkı için ayrı bir kronoloji hazırlanmalı ve bu kronolojide paranın nereden geldiği, hangi gün hangi hesaba aktarıldığı, hangi malın alımında veya tadilatında kullanıldığı ve o tarihte malın toplam bedeli gösterilmelidir. Ziynetler bozdurulduysa kuyumcu belgesi ve aynı günlerdeki banka hareketleri, mirastan gelen para kullanıldıysa mirasçılık belgesi ve paylaşım kayıtları dosyaya eklenmelidir. Dilekçede her mal için değer artış payı mı, katılma alacağı mı istendiği ayrı ayrı yazılmalı ve tutarlar mal bazında gösterilmelidir. Bilirkişi raporu geldiğinde edinme tarihindeki değerin doğru belirlenip belirlenmediği ve katkı oranının hangi rakamlarla kurulduğu ayrıca kontrol edilmelidir; dava uzarsa karar tarihine en yakın değerin yeniden tespitini istemek gerekir.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri 29.10.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.