Türkiye’de bir konut sokağında iki aracın yanında otomobil anahtarını teslim eden iki erkek.

Kişisel Malın Satış Parası İçin Kişisel Mal Denkleştirmesi Yapılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Kişisel malın satış parası yeni bir mala harcandığında ya da başka bir hesaba aktarıldığında, bu paranın mal paylaşımında nasıl hesaba katılacağı sorusu doğar. Türk Medeni Kanunu’na göre mal rejiminin başlangıcında bir eşe ait olan mallar ve kişisel malların yerine geçen değerler kişisel maldır. Kanun ayrıca bir eşin bütün mallarını, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul eder. Bu yüzden yeni malın veya paranın kişisel maldan geldiğini söyleyen eşin bunu ispat etmesi gerekir.

Edinilmiş mal, bir eşin mal rejimi sürerken karşılığını vererek elde ettiği değerdir; çalışmanın karşılığı olan maaş ve onunla alınan mal buna örnektir. Katılma alacağı, her eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerindeki alacağıdır. Artık değer, eklenecek değerler ve denkleştirmeden gelen miktarlar dahil edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.03.2025 tarihli, E. 2024/4565, K. 2025/2810 sayılı kararında, bir aracın ve bankaya aktarılan bir paranın bütünüyle edinilmiş mal sayılmasını yeterli araştırmaya dayanmadığı için doğru bulmadı. Aracın alımında kullanılan eski aracın satış parasının yeni aracın bedelinin tamamını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesini ve kişisel mal denkleştirmesi yapılmasını istedi. Bankaya aktarılan para için de, kişisel taşınmaz payının satışından geldiği için ikame mal kuralı gereğince aynı denkleştirmenin yapılması gerektiğini belirtti. Kişisel mal denkleştirmesi, bir eşin kişisel malından gelen değer edinilmiş bir malın alımında kullanıldığında bu katkının mal paylaşımı hesabında o eşin kişisel malı olarak dikkate alınmasıdır. Dava, davaya ilk bakan mahkeme olan İlk Derece Mahkemesinde, yani aile mahkemesinde görülmüştü. Yargıtay, bu mahkemenin kararını araç ve banka hesabı yönünden bozdu. Bozma, Yargıtay’ın kararı hukuka aykırı bulup yeniden karar verilmesi için dosyayı mahkemesine geri göndermesidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4565, K. 2025/2810, 18.03.2025

Belge hazirlaniyor…

Mahkeme araç ve banka parasını nasıl hesaba katmıştı?

Kadın, erkeğe karşı katkı payı ve katılma alacağı davası açmıştı. Dosya daha önce de Yargıtay’a gelmiş ve bozulmuştu. İlk Derece Mahkemesi bozmadan sonra yeniden karar verdi. Bu kararı hem kadın tarafın vekili hem erkek tarafın vekili temyiz etti, yani Yargıtay’ın incelemesine götürdü.

İlk Derece Mahkemesi, davaya konu aracın tamamını edinilmiş mal kabul etmişti. Bir bankadan diğerine aktarılan 94.500,00 TL’yi de edinilmiş mal saymıştı. Erkek ise bu araç ve paranın kendi kişisel mallarından geldiğini savunuyordu. Kadının Yargıtay’ın kabul ettiği itirazı ise değerlemeye ilişkindi; mahkeme banka parasının tasfiye tarihindeki, yani mal paylaşımı hesabının yapıldığı tarihteki değerini yalnız mevduat faiz oranlarına bakarak belirlemişti.

Eski aracın satış parasıyla alınan araç nasıl hesaba katılır?

Erkek, davaya konu aracı eski aracını takas ederek aldığını ileri sürmüştü. Eski araç 12.07.2000 ile 17.04.2006 tarihleri arasında erkek adına kayıtlıydı. Yargıtay, edinme tarihi itibarıyla bu eski aracın erkeğin kişisel malı olduğunu belirtti. Tarafların ortak çocuğu, kadının tanığı olarak dinlenmiş ve eski araç satılarak yeni aracın alındığını söylemişti.

Yargıtay, mahkemenin yaptığı araştırmayı yeterli görmedi. Eski aracın devir tarihi, yeni aracın edinme tarihi ve tanık anlatımı birlikte değerlendirilerek eski aracın satış parasının yeni araçta kullanıldığının kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Ardından bu paranın yeni aracın bedelinin tamamını karşılayıp karşılamadığı belirlenmeli, denkleştirme yapılmalı ve artık değer buna göre hesaplanmalıydı.

Kararda bu denkleştirme için madde gösterilmemiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 230. maddesinin son fıkrasına göre “Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.”

Kanaatimizce kararın bu bölümü, aracın mal rejimi sürerken alınmış olmasının onu tek başına bütünüyle edinilmiş mal yapmadığını gösteriyor. Eski araçtan gelen paranın yeni bedelin ne kadarını karşıladığı ise İlk Derece Mahkemesince ayrıca araştırılacaktır.

Taşınmaz payının satış parası başka bankaya geçince niteliğini kaybeder mi?

Hayır, bu dosyada kaybetmedi. Kararda, bir taşınmazın 01.01.2002’den önce erkek adına satın alındığı, daha sonra müteahhide verildiği ve karşılığında bir buçuk daire alındığı belirtildi. Bu dairelerden yarım daireye karşılık gelen bağımsız bölümdeki yarım pay satıldı. Satış parası önce erkeğin Ziraat Bankasındaki hesabına yatırıldı, sonra Türkiye Finans Katılım Bankasındaki hesabına aktarıldı.

Erkek, bu paranın kişisel malından geldiğini savunmuştu. Yargıtay, tarafların ortak çocukları olan kadının iki tanığının anlatımlarına ve tapu kayıtlarına dayanarak paranın bu satıştan geldiğini kabul etti. Aktarılan 94.500,00 TL’nin erkeğin kişisel malının satışından elde edildiğini, bu nedenle ikame mal kuralı gereğince bu miktar için de kişisel mal denkleştirmesi yapılması gerektiğini belirtti. İkame mal kuralı, kanunun kişisel malların yerine geçen değerleri de kişisel mal sayan hükmüne dayanır.

Bu dosyada paranın erkeğin kişisel malından geldiğini doğrulayan anlatım, karşı tarafın, yani kadının tanıklarından geldi. Yargıtay bu anlatımları tek başına değil, tapu kayıtlarıyla birlikte değerlendirdi. Paranın bir bankadan diğerine aktarılmış olması, Yargıtay’ın paranın kişisel maldan geldiğini kabul etmesine engel olmadı.

Hesaptaki paranın tasfiyedeki değeri nasıl bulunur?

Yargıtay, kadının bu konudaki itirazını yerinde buldu. Kararda, artık değere katılma alacağı hesaplanırken mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm değerleriyle hesaba katılacağı belirtildi. Karara göre sürüm, yani rayiç değer, bir malın serbest piyasada alınıp satıldığı dönemdeki güncel alış-satış bedelidir. Yargıtay, kendi uygulamasında tasfiye tarihinin karar tarihi olarak kabul edildiğini de hatırlattı.

Türk lirası cinsinden paranın sürüm değeri için Yargıtay en az beş ekonomik etkenin tek tek uygulanmasını istedi. Kararda enflasyon, üretici ve tüketici fiyat endeksleri (ÜFE, TÜFE), faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar ile memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar sayıldı. Her etkene göre paranın ulaştığı değer her dönem için ayrı ayrı hesaplanacak, sonra bu değerlerin ortalaması alınacaktı. Yalnız mevduat faiz oranlarıyla yapılan hesap bu ölçüye uymadığı için hatalı bulundu.

Önceki karar bozulduğu için değer de güncelliğini yitirmişti. Yargıtay, değerlemenin bozmadan sonra verilecek yeni karar tarihine en yakın tarihe göre yapılmasını istedi.

Bozmadan sonra mahkeme hangi konuları yeniden ele alacak?

Yargıtay, tarafların temyiz itirazlarını kısmen kabul etti ve hükmü yalnız araç ve banka hesabı yönünden bozdu. Bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarını reddetti. Kararda, önceki bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına doğan ve artık aleyhine değiştirilemeyen noktaların ve bozma dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenemeyeceği de belirtildi. Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dosyayla ilgisi olmayan kısımların maddi hata niteliğinde olduğunu ve sonucu etkilemediğini de belirtti.

Yargıtay yeni bir alacak tutarı belirlemedi. Araç ve banka parası için yapılacak kişisel mal denkleştirmesi ile banka parasının güncel değeri, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin yapacağı hesapla ortaya çıkacak. Karar oy birliğiyle verildi. Kararda, tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğu belirtildi; karar düzeltme, Yargıtay’dan kendi kararını yeniden incelemesinin istenmesidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Türk Medeni Kanunu’na göre mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri kişisel maldır. Ancak kanun bir eşin bütün mallarını aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul ettiği için aracın mal rejimi başlamadan önce size ait olduğunu ispat etmeniz gerekir.

Türk Medeni Kanunu’na göre çalışmanın karşılığı olan edinimler edinilmiş maldır; maaştan ödenen kısım bu yüzden edinilmiş mal kesimine girer. Eski araç kişisel malınızsa ve satış parasının yeni araçta kullanıldığını ispat ederseniz, kanun “bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine” katkıda bulunulduğunda değer artması veya azalması durumunda denkleştirmenin “katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine” göre yapılacağını söyler. Yeni araç tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa denkleştirme hakkaniyete, yani somut durumun adil sonucuna göre yapılır.

Türk Medeni Kanunu’na göre boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer ve kişisel mallar ile edinilmiş mallar mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır. Bu yüzden eski aracın dava tarihinde kişisel mal mı edinilmiş mal mı olduğu esas alınır.

Avukat Görüşü

Bir malın kişisel maldan geldiği ileri sürülecekse her mal için ayrı bir zaman çizelgesi hazırlanmalıdır. Eski malın edinme ve satış tarihi, satış bedeli, paranın girdiği hesap ve yeni malın alındığı tarih bu çizelgede sırasıyla gösterilmelidir. Araçlarda trafik kayıtları ve satış belgeleri, taşınmazlarda tapu kayıtları ve kat karşılığı sözleşmeleri, paralarda ise hesap dökümleri paranın nereden gelip nereye gittiğini gösterir.

Bilirkişi raporu geldiğinde iki ayrı nokta kontrol edilmelidir. Birincisi, kişisel maldan gelen tutarın kabul edilip edilmediği; ikincisi, kabul edildiyse yeni malın bedeline oranının doğru hesaplanıp hesaplanmadığıdır. Türk lirası cinsinden paralarda raporun hangi ekonomik göstergeleri hangi dönem için uyguladığı ve ortalamayı nasıl aldığı görülmelidir; yalnız faiz oranına dayanan hesap bu kararın ölçüsüne uymaz.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli, E. 2024/4565, K. 2025/2810 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri 24.10.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 24.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık