Cinsel taciz suçu, bir kişiyi vücuduna temas etmeden, hukuka aykırı biçimde ve rızası dışında cinsel amaçla rahatsız etmektir. Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi bu suçu düzenler. Söylenen sözün, gönderilen mesajın veya yapılan hareketin cinsel amaç taşıması gerekir; yalnızca rahatsızlık duyulması mahkûmiyet için yeterli değildir.
İçindekiler
Hangi söz ve davranışlar cinsel taciz sayılır?
Cinsel içerikli sözler, yazılar, işaretler ve kişiye yöneltilen cinsel davranışlar suç oluşturabilir. Davranışın belirli bir kişiye veya kişilere yönelmesi ve cinsel amaçla yapılması aranır. Suç yalnız tekrarlanan eylemlerle oluşmaz; bu şartları taşıyan tek bir davranış da yeterli olabilir.
Yetişkinler arasında rızaya dayanan iletişim ile istenmeyen cinsel davranışlar aynı şekilde değerlendirilmez. Rızanın o davranışı kapsaması gerekir. Önceki konuşmalar, tarafların ilişkisi, teklifin nasıl yapıldığı ve reddedildikten sonra sürdürülüp sürdürülmediği birlikte incelenir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.10.2025 tarihli, E. 2025/291, K. 2025/375 sayılı kararında, yolda söylenen “Çok güzelsin.” sözünün incelenen olayda cinsel amaçla söylendiğinin kesin delillerle kanıtlanamadığını kabul etmiştir. Kurul çoğunluğu mahkûmiyeti bozmuş, altı üye suçun oluştuğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Bu karar, aynı sözün her olayda suç oluşturmayacağı anlamına gelmez.
Nitekim Ceza Genel Kurulunun 25.02.2026 tarihli, E. 2025/24, K. 2026/109 sayılı kararındaki işyeri ilişkisi, tekrarlanan sözler ve mesleki konumdan yararlanılması farklı değerlendirilmiştir. Kurul çoğunluğu, kamu görevinin ve aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak cinsel taciz işlendiğini kabul eden hükümleri, ayrıca uygulanan kamu görevinden yasaklama kısmını çıkararak düzelterek onamıştır. Dört üye, suçun ispatlanmadığı gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır.
Fiziksel temas varsa hangi suç gündeme gelir?
Cinsel davranışla vücut dokunulmazlığı ihlal edildiğinde değerlendirme cinsel tacizden çıkar. Yetişkine karşı eylem cinsel saldırı, çocuğa karşı eylem ise yaş, fiili algılama yeteneği ve cebir, tehdit veya hile gibi koşullara göre çocuğun cinsel istismarı hükümlerine girebilir. Cinsel saldırıdaki sarkıntılık da fiziksel temas içeren bir davranıştır; günlük dilde her rahatsız edici davranışa “taciz” denmesi uygulanacak kanun maddesini belirlemez.
Bir çocuğa yönelik davranışın temas içermemesi, cezasız olduğu anlamına gelmez. Temas bulunmayan cinsel amaçlı rahatsız etme, çocuklara karşı cinsel taciz bakımından ayrıca cezalandırılır. Türk Ceza Kanunu bakımından henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişi çocuktur.
Cinsel taciz suçunun cezası ne kadardır?
Yetişkine karşı temel şekilde işlenen cinsel tacizin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Mağdur çocuksa altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür; çocuk mağdura ilişkin bu düzenlemede doğrudan seçimlik adli para cezası bulunmaz.
Mahkeme, kanundaki aralık içinde temel cezayı belirlerken davranışın işleniş biçimini, kullanılan araçları, zamanı ve yeri, zararın veya tehlikenin ağırlığını ve failin amacını değerlendirir. Daha sonra uygulanması gereken artırım ve indirimler üzerinden sonuç cezaya ulaşılır. Kanundaki en yüksek ceza, her dosyada verilecek ceza değildir.
İşyerinde, aile içinde veya mesajla işlenmesi cezayı artırır mı?
Evet. Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde sayılan nitelikli hâllerden biri gerçekleşirse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Nitelikli hâl, suçun kanunda daha ağır cezalandırılan biçimidir.
Kamu görevinin, hizmet ilişkisinin veya aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan yararlanılması bu kapsamdadır. Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanılması da ayrıca sayılır. Yalnızca iş arkadaşı veya aile bireyi olmak yeterli değildir; ilişkinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak suçun işlenmesi gerekir.
Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren veya koruma, bakım ya da gözetim yükümlülüğü bulunan kişinin suçu işlemesi de artırımı gerektirir. Burada failin kanunda sayılan sıfatı ile mağdurla kurduğu ilişki dosyadaki görev ve sorumluluklara göre ortaya konmalıdır.
Postanın veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen cinsel tacizde de ceza artırılır. Telefon, mesajlaşma uygulaması veya sosyal medya aracılığıyla gönderilen içeriğin önce cinsel tacizin unsurlarını taşıması gerekir. Her istenmeyen mesaj, sırf elektronik ortamda gönderildiği için cinsel taciz olmaz.
Teşhir suretiyle cinsel taciz de aynı artırımın kapsamındadır. Cinsel tacizde teşhir belirli kişiye yönelir; aleni olması, yani herkesin görebileceği biçimde yapılması şart değildir. Alenen teşhircilik ise Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde ayrıca düzenlenir.
Yetişkin mağdura karşı temel ceza üzerinden bu artırım yapıldığında hapis cezası dört ay on beş günden üç yıla, çocuk mağdurda dokuz aydan dört yıl altı aya kadar çıkar. Bunlar başka artırım ve indirimler uygulanmadan hesaplanan aralıklardır. Fiil nedeniyle mağdur işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza bir yıldan az olamaz; ayrılmanın bu fiilden kaynaklandığı ortaya konmalıdır.
Şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçmenin sonucu nedir?
Yetişkine karşı işlenen temel cinsel taciz suçu şikâyete bağlıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesine göre altı aylık süre, şikâyet hakkı olan kişinin hem fiili hem failin kimliğini bildiği veya öğrendiği günden başlar ve dava zamanaşımı süresi aşılamaz.
Çocuğa karşı işlenen cinsel taciz ile 105. maddenin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâller ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.01.2024 tarihli, E. 2023/565, K. 2024/11 sayılı çoğunluk kararına göre şikâyete bağlı değildir. Kurul bu kararı altı üyenin karşı oyuyla vermiştir. Özellikle elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen fiillerde, yetişkin mağdur bulunması tek başına altı aylık şikâyet koşulunun uygulanacağı anlamına gelmez.
Şikâyete bağlı temel şekilde, hüküm kesinleşmeden önce vazgeçme davanın düşmesini sağlayabilir; sanığın vazgeçmeyi kabul etmemesi hâlinde vazgeçme onu etkilemez. Hüküm kesinleştikten sonra vazgeçilmesi cezanın infazını engellemez. Şikâyet aranmayan biçimlerde ise mağdurun vazgeçmesi kamu davasını bu sebeple sona erdirmez.
Uzlaştırma, önödeme veya davanın açılmasının ertelenmesi uygulanır mı?
Cinsel taciz suçu uzlaştırmaya tabi değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi, şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçları uzlaştırmanın dışında bırakır. Tarafların anlaşması, uzlaştırma yoluyla dosyanın kapatılmasını sağlamaz; şikâyetten vazgeçmenin etkisi önceki bölümdeki ayrıma bağlıdır.
Cinsel taciz önödeme kapsamında da değildir. Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesindeki genel ceza sınırı bu suç bakımından aşılır ve cinsel taciz ayrıca sayılan önödeme suçları arasında bulunmaz. Savcının kamu davasını açmayı belirli süre ertelemesi de uygulanmaz; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesi cinsel dokunulmazlığa karşı suçları bu imkânın dışında tutar.
Hapis yerine para cezası, erteleme veya HAGB mümkün müdür?
Bu imkânlar farklı koşullara bağlıdır. Yetişkine karşı temel şekilde mahkeme kanundaki seçeneklerden doğrudan adli para cezasını seçebilir. Ancak bu seçimlik düzenlemede hapis cezasını seçmişse aynı hapsi daha sonra adli para cezasına çeviremez. Çocuğa karşı işlenen biçimde ise doğrudan para cezası seçeneği bulunmasa da hükmedilen kısa süreli hapis, Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesindeki koşullarla seçenek yaptırıma çevrilebilir.
Bir yıl veya daha az süreli hapis kısa sürelidir. Adli para cezasına çevirme değerlendirmesinde kişinin özellikleri, ekonomik durumu, pişmanlığı ve fiilin işlenişi dikkate alınır. Adli para cezası mağdura ödenen tazminat değildir; Devlet Hazinesine ödenir.
Hapis cezasının ertelenmesinde, kural olarak hükmedilen cezanın iki yıl veya daha az olması gerekir. Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde sınır üç yıldır. Ayrıca daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis mahkûmiyeti bulunmamalı ve suçtan sonra yargılama sürecinde gösterilen pişmanlık dolayısıyla mahkemede yeniden suç işlenmeyeceği kanaati oluşmalıdır. Ertelemede mahkûmiyet vardır; hapis cezasının cezaevinde çektirilmesi denetim koşullarına bağlanır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yani HAGB, koşulları sağlandığında hükmün hukuki sonuç doğurmasını engelleyen ayrı bir kurumdur; kanundaki koşullarla suçla bağlantılı eşya veya kazancın mülkiyetinin devlete geçirilmesi anlamındaki müsadereye ilişkin hükümler bunun dışındadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre, “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.”
Zararın derhâl giderilememesi hâlinde kanundaki taksit imkânı da değerlendirilebilir.
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.”
Yetişkin sanık için HAGB denetim süresi beş yıldır. Denetimde kasıtlı yeni suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uyulması hâlinde hüküm kaldırılır ve dava düşer; yükümlülüklere aykırılık veya kasıtlı yeni suç hükmün açıklanmasına yol açabilir. Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmaz. Bu nedenle kamu göreviyle bağlantılı her cinsel taciz dosyasında HAGB verilebileceği söylenemez.
Cinsel taciz hangi delillerle ispatlanır?
Mağdurun anlatımı, tanıklar, mesajların tamamı, kamera görüntüleri ve hukuka uygun elde edilmiş diğer kayıtlar birlikte değerlendirilir. Mesaj dosyasında yalnız cinsel içeriğin bulunması yeterli değildir; içeriği kimin gönderdiğinin de ispatlanması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesine göre mahkeme kararını duruşmaya getirilen ve tartışılan delillere dayandırır.
Ekran görüntüsünde kullanıcı adı, hesap adresi, tarih ve saat ile konuşmanın öncesi ve sonrası korunmalıdır. Asıl cihazın ve mesajların saklanması, karşı taraf içeriği veya hesabın kendisine ait olduğunu reddettiğinde incelemeye yardımcı olur. Telefon arama kaydı aramanın gerçekleştiğini gösterebilir; konuşmada hangi sözlerin söylendiğini tek başına göstermez. Savcılıktan ilgili kayıtların ve tanık anlatımlarının toplanması istenebilir.
Hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Başkasının hesabına izinsiz girerek veya özel yazışmalarını ele geçirerek delil elde etmek, mağdurun gönderilen mesajı kendi cihazında saklamasıyla bir tutulamaz. Gizli ses kaydının her durumda hukuka uygun olduğu varsayılmamalıdır.
Mağdurun beyanı yok sayılmaz; fakat yalnızca şikâyet edilmiş olması da mahkûmiyet anlamına gelmez. Failin kimliği, eylemin gerçekleşmesi ve cinsel amaç konusunda giderilemeyen şüphe sanık lehine değerlendirilir. Cinsel tacizde fiziksel temas aranmadığından, darp veya yaralanma raporu bulunmaması tek başına suçun gerçekleşmediğini göstermez.
Cinsel taciz yargılaması nasıl yürütülür?
Suça ilişkin başvuru Cumhuriyet başsavcılığına veya polis ve jandarma gibi kolluk birimlerine yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilir. Olayın tarihi, yeri, davranışın içeriği, bilinen hesap veya telefon bilgileri ve mevcut deliller açıklanmalıdır. Savcılık soruşturmasından sonra kamu davası açılıp açılmayacağına karar verilir.
Genel görevli mahkeme, 5235 sayılı Kanun’a göre asliye ceza mahkemesidir. Fail çocuksa çocuklara özgü yargılama ve çocuk mahkemesine ilişkin hükümler uygulanır. Mağdurun çocuk olması ile failin çocuk olması, görev açısından aynı sonucu doğurmaz.
Yer bakımından temel kural, suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır. Bilişim sisteminin araç olarak kullanıldığı suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesi mağdurun yerleşim yeri mahkemesine de yetki verir. Her telefon aramasını bilişim sistemi üzerinden işlenen suçla aynı kabul etmek yerine kullanılan araç ve fiilin gerçekleştiği yer belirlenmelidir.
Yetişkine karşı temel biçimde, cezanın üst sınırı iki yıl olduğu için diğer şartlar da varsa basit yargılama uygulanabilir. Bu usulde mahkeme duruşma yapmadan yazılı beyanlarla karar verebilir. Çocuğa karşı işlenen veya cezası yarı oranında artırılan nitelikli biçimler iki yıllık sınırı aşar; bu biçimlerde basit yargılama uygulanmaz. Failin yaş küçüklüğü veya kapsam dışı başka suçla birlikte işleme gibi kanuni engeller de gözetilir.
Cinsel taciz suçunun yetişkine karşı temel şeklinde, hapis cezasının üst sınırı iki yıl olduğu ve suç vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlardan olmadığı için tutuklama yasağı uygulanır. Çocuk mağdura veya nitelikli hâle ilişkin daha yüksek üst sınırlarda bu yasak aynı sebeple uygulanmaz; yine de tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil, tutuklama nedeni ve ölçülülük gerekir. Cinsel taciz, tutuklama nedeninin var sayılabildiği katalog suçlardan değildir.
Yargılama sırasında hangi haklar kullanılabilir?
Mağdur, delillerin toplanmasını isteyebilir, kanuni koşullarla belge örneği alabilir, açılan davaya katılabilir ve başvuru hakkı bulunan kararlara karşı kanun yoluna gidebilir. Mağdur çocuksa ve vekili yoksa istem aranmaksızın avukat görevlendirilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234. maddesindeki cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarına ilişkin avukat isteme hükmü, her yetişkin cinsel taciz mağduruna sırf suçun adı nedeniyle otomatik olarak uygulanmaz.
Çocuk mağdurun dinlenmesinde uzman bulunmasına ve gerektiğinde beyanın özel ortamda alınmasına ilişkin korumalar vardır. Şüpheli ise avukat yardımından yararlanma, susma ve lehine delillerin toplanmasını isteme hakkına sahiptir. İfade verme aşamasında hesabın kullanımı, mesajın gerçekliği veya olay yerinde bulunma gibi somut itirazların hangi delille araştırılacağı açıklanabilir.
Takipsizlik veya mahkeme kararına karşı ne yapılabilir?
Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına, günlük dilde takipsizliğe karar verirse suçtan zarar gören kişi karara itiraz edebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173. maddesine göre süre, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki haftadır. İtiraz, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır; dava açılmasını gerektiren olaylar ve deliller gösterilir.
Genel yargılama sonunda verilen ve kanunen başvuruya açık hükümlere karşı istinaf, yani bölge adliye mahkemesinde yeniden inceleme istenebilir. Süre gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır ve başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır. Doğrudan verilen on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezaları kural olarak kesin olduğundan başvuru hakkı ayrıca cezanın türüne göre belirlenir; hapis cezasından çevrilen para cezaları bu kesinlik istisnasının dışındadır.
Basit yargılamada verilen karara karşı ise öğrenmeden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye itiraz edilir. İtiraz üzerine genel hükümlere göre duruşmalı yargılamaya geçilir. Sanığın itirazında önceki dörtte bir indirim korunmayabilir; itiraz sanık dışındaki kişilerden gelmişse indirim uygulanır.
Cinsel taciz suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır?
Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesine göre yetişkin fail bakımından cinsel tacizin temel ve burada anlatılan nitelikli şekillerinde olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Bu süre, şikâyete bağlı temel biçimdeki altı aylık şikâyet süresinin yerine geçmez. Şikâyet süresi kaçırılmışsa sekiz yılın dolmamış olması tek başına dava açılmasını sağlamaz.
Tamamlanmış suçta süre suç gününden, aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda tekrarlanan zincirleme suçta son eylemden başlar. Çocuğa karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan kişi tarafından işlenen suçta başlangıç çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gündür. Savcı huzurunda ifade, sorgu veya iddianame gibi kesilme nedenleri süreyi yeniden başlatabilir; kesilmede sekiz yıllık süre en fazla on iki yıla uzar. Suç tarihinde çocuk olan fail için kanundaki daha kısa oranlar uygulanır.
Birden fazla fiil ceza hesabını nasıl etkiler?
Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesine göre, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı kişiye değişik zamanlarda birden fazla cinsel taciz işlendiğinde zincirleme suç hükümleri uygulanabilir; bir ceza verilir ve bu ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Aynı görüşme içindeki mesaj sayısı ile farklı zamanlarda işlenen suç sayısı otomatik olarak eşitlenmez.
Cinsel tacizle birlikte ısrarlı takip suçu da değerlendirilebilir. Israrlı takipte fiziken takip veya temas kurma girişiminin ciddi huzursuzluk ya da kişinin kendisinin veya yakınının güvenliği konusunda endişe doğurması aranır. Cinsel amaç bu suçun zorunlu unsuru değildir.
Mahrem görüntüleri açıklama tehdidiyle yarar sağlamaya yönelik davranışlar şantaj suçu, görüntülerin hukuka aykırı kaydedilmesi veya ifşası ise özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından incelenir. Tek bir fiille farklı suçlar oluşursa Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesindeki en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırma kuralı gündeme gelir; birbirinden ayrı fiillerin bulunması ise ayrıca değerlendirme gerektirir. Her suç adının sayılması, mutlaka ayrı ayrı ceza verileceği anlamına gelmez.
Aile içinde koruma ve boşanma talepleri gündeme gelir mi?
Cinsel taciz, 6284 sayılı Kanun’un koruduğu kadınlara, çocuklara, aile bireylerine veya tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarına yönelen şiddet ya da şiddet tehlikesi kapsamında kalabilir. Bu durumda aile mahkemesinden yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi önleyici tedbirler istenebilir. Uzaklaştırma kararı için ceza davasında mahkûmiyet verilmesini beklemek gerekmez.
Eşin cinsel şiddet niteliğindeki davranışları veya üçüncü kişiye yönelik cinsel tacizi, evliliğe etkisi ve ispatlanan olaylar üzerinden evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasında değerlendirilebilir. Boşanma ve kusur sonucu yalnız suç adına bakılarak kurulmaz. Boşanma yüzünden menfaat kaybı veya kişilik hakkına saldırı varsa boşanmada maddi ve manevi tazminat koşulları ayrıca aranır.
Ceza davasından bağımsız olarak, kusurlu ve hukuka aykırı fiilin yol açtığı maddi zararın giderilmesi ve kişilik hakkının zedelenmesinden doğan manevi zarar için Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve 58. maddelerine dayalı talep de gündeme gelebilir. Adli para cezasının devlete ödenmesi, mağdurun zararının karşılandığı anlamına gelmez.
Eski tarihli cinsel taciz olaylarında hangi kanun uygulanır?
Ceza hükmü yalnız başvuru tarihine göre seçilmez. Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükteki kanun ile sonradan yürürlüğe giren hükümler farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır. Özellikle 28 Haziran 2014’te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’dan önceki olaylarda, çocuk mağdur ve nitelikli hâllere ilişkin bugünkü ceza düzeni geçmişe doğrudan taşınamaz.
Cinsel taciz suçuna ilişkin Yargıtay kararları
“…Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temasta bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Cinsel yönden rahatsız edici davranışın, söz, yazı, işaret veya herhangi bir hareketle işlenmesi mümkün olduğundan serbest hareketli bir suç olarak kabul edilmektedir. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir.…”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/291, K. 2025/375, T. 01.10.2025
“…Kanun’da yazılı suçların soruşturulmasının resen yapılması kural, şikâyete bağlı kılınması istisna teşkil etmektedir. TCK’nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında ise bir açıklık olmadığından suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâli bakımından şikâyet şartı aranmadığı anlaşılmaktadır.…”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/565, K. 2024/11, T. 17.01.2024
Sıkça Sorulan Sorular
Evet. Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi failin veya mağdurun belirli bir cinsiyette olmasını şart koşmaz. Mesajların cinsel amaçla, iradeniz dışında gönderilmiş olması ve diğer suç unsurları kendi koşullarıyla değerlendirilir.
Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre kimliğini bilmediğiniz fail hakkında da bildiğiniz hesap adresi, kullanıcı adı, mesajlar ve tarih bilgileriyle başvuru yapabilirsiniz. Hesabı belirli bir kişinin kullandığı ise ayrıca araştırılıp ispatlanmalıdır.
Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu hukuka uygun farklı delillerin değerlendirilmesine izin verir; tanığın doğrudan neyi gördüğü veya duyduğu açıklanabilir. Mesajın silinmiş olması başvuruyu engellemez, ancak içeriğin ve gönderenin başka delillerle ispatlanması gerekir.
Hayır. Türk Ceza Kanunu’nun rızaya ilişkin hükmü, açıklanan rızanın kapsamını esas alır; önceki iletişim sonraki her cinsel davranışa sınırsız izin vermez. İletişimin sonlandırılması veya teklifin reddinden sonra yapılan davranışlar kendi içeriği ve koşullarıyla değerlendirilir.
Avukat Görüşü
Başvuruyu hazırlarken her olayı ayrı tarihle yazmak, hangi sözün nerede söylendiğini ve kimlerin doğrudan duyduğunu belirtmek gerekir. Mesajların yalnız seçilmiş kısmı yerine konuşmanın tamamını korumak; hesabı, kullanılan cihazı ve tarihleri kaydetmek incelemeyi kolaylaştırır. İş veya okuldan ayrılma yaşanmışsa ayrılışın bildirilen cinsel tacizden kaynaklandığı, dilekçede ve dayanak belgelerde açıkça gösterilmelidir.
Şüpheli açısından savunmayı yalnız “mesajı ben göndermedim” veya “şakaydı” cümlesinde bırakmak yerine, hesabı kimin kullandığının, yazışmanın hangi bölümünün eksik olduğunun ve cinsel amaçla hareket edildiği iddiasının hangi bağlamda tartışıldığının açıklanması yararlıdır. Başvuruda bulunan kişi ile suçlanan kişi için de olayın tarih sırasını ve delillerin asıllarını korumak, sonradan oluşabilecek anlatım farklarını azaltır.
Bilgilendirme Notu
Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kanun hükümleri 29.10.2026 tarihinde resmî metinlerden kontrol edilmiştir. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.