Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan yoksulluk nafakasının süresiz şekilde talep edilebilmesine imkân tanıyan düzenlemeyi iptal etti. Kararın açıklanmasının ardından kamuoyunda en çok merak edilen soru ise “süresiz nafaka tamamen kalktı mı?” oldu.
Kamuoyunda zaman zaman ortaya çıkan yanlış değerlendirmelerin aksine, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar nafakanın tamamen kaldırılması anlamına gelmemektedir. Ayrıca kararın açıklanmış olması da mevcut nafaka kararlarının aynı gün sona erdiği anlamına gelmez.
Bu yazıda Anayasa Mahkemesi kararının kapsamını, yoksulluk nafakasına etkilerini, mevcut nafaka dosyalarının durumunu ve bundan sonraki süreçte neler yaşanabileceğini ayrıntılı şekilde inceleyeceğiz.
Yoksulluk nafakası nedir?
Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda ekonomik açıdan yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, diğer eşten mali gücü oranında nafaka talep edebilir.
Yoksulluk nafakası verilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle ekonomik olarak ciddi bir gelir kaybına uğrayacak olması gerekir. Ayrıca nafaka talep eden tarafın boşanmaya sebep olan olaylarda daha ağır kusurlu olmaması da aranır.
Uygulamada yoksulluk nafakası; çalışmayan, düzenli geliri bulunmayan, sağlık sorunları yaşayan veya evlilik süresince ekonomik bağımsızlık kazanamamış kişiler bakımından önem taşımaktadır. Bununla birlikte her boşanma davasında otomatik olarak yoksulluk nafakası verilmez. Mahkeme, tarafların gelir durumunu, yaşam koşullarını, çalışma imkanlarını ve ekonomik geleceğini değerlendirerek karar verir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı da doğrudan bu nafaka türüyle ilgilidir. Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası ise farklı hukuki kurumlar olup kararın doğrudan konusu değildir.
Anayasa Mahkemesi hangi düzenlemeyi iptal etti?
Türk Medeni Kanunu’nda yer alan yoksulluk nafakası düzenlemesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eş, diğer eşten mali gücü oranında nafaka talep edebilmektedir.
Mevcut sistemde yoksulluk nafakası için belirli bir süre sınırı bulunmamaktadır. Bu nedenle uygulamada bazı nafaka kararları birkaç yıl sürerken bazıları çok daha uzun süre devam edebilmektedir.
Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasının herhangi bir süre sınırı öngörülmeksizin devam etmesine imkân tanıyan düzenlemeyi iptal etmiştir. Ancak kararın gerekçesi ve yeni yasal düzenlemenin içeriği henüz netleşmediğinden, uygulamanın nasıl şekilleneceği konusunda kesin sonuçlara ulaşmak için erken olduğu söylenebilir.
Nafaka tamamen kalktı mı?
Hayır.
Anayasa Mahkemesi kararı, nafakanın tamamen kaldırıldığı anlamına gelmemektedir.
Özellikle şu husus önemlidir:
- Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmamıştır.
- Boşanma sonrası ekonomik olarak zor durumda kalacak eşin korunması ilkesi devam etmektedir.
- Nafakanın hangi süreyle ödeneceği konusunda yeni düzenleme yapılması beklenmektedir.
- Meclis tarafından yeni bir kanuni düzenleme hazırlanması gerekecektir.
Bu nedenle “nafaka artık hiç verilmeyecek” veya “her nafaka dosyası kapandı” şeklindeki değerlendirmeler doğru değildir.
Karar hemen uygulanacak mı?
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları çoğu zaman Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra belirli bir süre sonunda yürürlüğe girer.
Bu süre, kanun koyucuya yeni bir düzenleme yapabilmesi için tanınmaktadır.
Dolayısıyla kararın açıklanmış olması ile yeni sistemin uygulanmaya başlaması aynı şey değildir.
Kararın yürürlüğe giriş tarihi, gerekçeli kararın yayımlanması ve sonrasında yapılacak yasal düzenlemeler yakından takip edilmelidir.
Yeni düzenleme yürürlüğe girene kadar hangi kurallar geçerli?
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı açıklanmış olsa da yeni sistem henüz yürürlüğe girmiş değildir. Bu nedenle aile mahkemeleri mevcut mevzuatı uygulamaya devam etmektedir.
Başka bir ifadeyle bugün açılan bir boşanma davasında da, hâlen devam eden bir boşanma davasında da mahkemeler mevcut Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapmaktadır. Hakimler, yeni bir kanun yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemeyi uygulamaya devam edecektir.
Bu nedenle kararın açıklanmasının ardından bazı sosyal medya paylaşımlarında ileri sürülen “nafaka tamamen kalktı”, “mahkemeler artık nafaka vermeyecek” veya “nafaka kararları geçersiz oldu” şeklindeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır.
Yeni sistem ancak kanuni düzenleme tamamlandıktan ve yürürlüğe girdikten sonra uygulanabilecektir. O tarihe kadar mevcut hukuk düzeni geçerliliğini korumaktadır.
Mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona erer mi?
Hayır.
Hâlen yürürlükte bulunan mahkeme kararları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının açıklanmasıyla kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Mahkeme tarafından verilmiş bir nafaka kararının kaldırılması veya değiştirilmesi için gerekli hukuki süreçlerin işletilmesi gerekir.
Bu nedenle nafaka ödeyen kişilerin tek taraflı olarak ödemeyi durdurmaları ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Benzer şekilde nafaka alan kişiler de mevcut kararlarının otomatik olarak sona ereceğini düşünmemelidir.
Boşanma davası devam edenler açısından durum
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, halen devam eden boşanma davalarında da çeşitli soru işaretlerine neden olmuştur. Ancak kararın açıklanmış olması, devam eden davalarda artık yoksulluk nafakası talep edilemeyeceği anlamına gelmez.
Bugün aile mahkemelerinde görülmeye devam eden boşanma davalarında hakimler mevcut kanuni düzenlemeleri uygulamayı sürdürmektedir. Bu nedenle taraflar boşanma davası içerisinde tedbir nafakası veya yoksulluk nafakası taleplerini ileri sürebilmektedir.
Benzer şekilde istinaf veya temyiz aşamasında bulunan dosyalar bakımından da yalnızca Anayasa Mahkemesi kararının açıklanmış olması nedeniyle verilmiş nafaka kararlarının kendiliğinden ortadan kalkması söz konusu değildir.
Özellikle kamuoyunda yer alan bazı yorumlarda ileri sürüldüğü gibi devam eden bütün nafaka davalarının düşeceği veya nafaka taleplerinin artık reddedileceği yönündeki değerlendirmeler hukuki gerçekliği yansıtmamaktadır. Yeni düzenleme yürürlüğe girene kadar mahkemeler mevcut hukuk kuralları çerçevesinde karar vermeye devam edecektir.
Hangi nafaka türleri bu karardan etkilenmez?
Türkiye’de nafaka yalnızca yoksulluk nafakasından ibaret değildir.
Başlıca nafaka türleri şunlardır:
Tedbir nafakası
Boşanma davası devam ederken hükmedilen nafakadır.
Dava süresince ekonomik dengenin korunması amacıyla verilir.
İştirak nafakası
Müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak amacıyla ödenir.
Bu nafakanın amacı eşi değil çocuğu korumaktır.
Bu nedenle iştirak nafakası ile ilgili değerlendirmeler yoksulluk nafakasından farklıdır.
Yardım nafakası
Kanunda öngörülen bazı akrabalık ilişkileri kapsamında gündeme gelebilir.
Yoksulluk nafakası
Anayasa Mahkemesi kararının doğrudan ilgilendirdiği nafaka türü budur.
Yeni düzenleme nasıl olabilir?
Henüz kesinleşmiş bir kanun taslağı bulunmamaktadır.
Ancak kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde çeşitli modeller tartışılmaktadır.
Bunlardan bazıları şunlardır:
- Nafakanın belirli sürelerle sınırlandırılması
- Evlilik süresinin dikkate alınması
- Yaş faktörünün dikkate alınması
- Çalışma gücünün değerlendirilmesi
- Engellilik durumlarının ayrıca korunması
- Çocuk sahibi olma durumunun dikkate alınması
- Hâkime geniş takdir yetkisi verilmesi
Örneğin kısa süreli evliliklerde daha kısa süreli nafaka öngörülmesi, uzun süreli evliliklerde ise daha uzun koruma sağlanması yönünde görüşler bulunmaktadır.
Ancak şu aşamada bunların hiçbiri kesinleşmiş değildir.
Süresiz nafaka yerine hangi modeller tartışılıyor?
Anayasa Mahkemesi kararının ardından hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda farklı nafaka modelleri tartışılmaya başlanmıştır. Ancak şu aşamada kesinleşmiş bir sistem bulunmamaktadır.
Tartışılan modellerden biri, nafakanın belirli bir süre ile sınırlandırılmasıdır. Bu görüşe göre boşanmanın ardından ekonomik uyum sürecinin tamamlanabilmesi için belirli bir süre nafaka ödenmeli, bu sürenin sonunda yükümlülük sona ermelidir.
Bir diğer görüş ise nafaka süresinin evlilik süresine göre belirlenmesidir. Örneğin kısa süreli evliliklerde daha kısa süreli nafaka öngörülmesi, uzun süreli evliliklerde ise daha uzun koruma sağlanması gerektiği savunulmaktadır.
Bazı hukukçular ise yaş, sağlık durumu, çalışma gücü, çocuk sayısı ve ekonomik imkanlar gibi kriterlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Bu modele göre hakim her dosyanın özelliklerine göre ayrı değerlendirme yapabilecektir.
Özellikle ileri yaşta boşanan, sağlık sorunu bulunan veya çalışma imkanı bulunmayan kişilerin korunması gerektiği yönünde güçlü görüşler bulunmaktadır. Bu nedenle yeni sistemde de istisnai durumlar için daha uzun süreli nafaka imkanının korunması beklenmektedir.
Sonuç olarak bugün itibarıyla yeni sistemin nasıl olacağı kesinleşmemiştir. Ancak yapılacak düzenlemenin hem nafaka alacaklılarının korunmasını hem de nafaka yükümlülerinin mağdur edilmemesini amaçlaması beklenmektedir.
Nafaka alan kişiler ne yapmalı?
Nafaka alan kişiler öncelikle mevcut mahkeme kararlarının yürürlükte olduğunu bilmelidir.
Kararın açıklanması sebebiyle paniğe kapılmaya gerek bulunmamaktadır.
Yeni düzenleme yapılıncaya kadar mevcut kararların hukuki sonuçları devam edecektir.
Bununla birlikte ileride yapılabilecek düzenlemeler yakından takip edilmeli ve somut dosya özelinde hukuki değerlendirme alınmalıdır.
Nafaka ödeyen kişiler ne yapmalı?
Nafaka ödeyen kişiler açısından da dikkat edilmesi gereken husus, mevcut mahkeme kararlarının hâlen geçerli olmasıdır.
Karar açıklandı diye nafaka ödemelerinin durdurulması doğru değildir.
Aksi durumda icra takibi, faiz ve diğer hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.
Yeni yasal düzenleme yürürlüğe girdikten sonra somut dosyanın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Anayasa Mahkemesi kararı neden tartışılıyor?
Süresiz nafaka konusu uzun yıllardır hukuk dünyasında ve kamuoyunda tartışılan başlıklardan biridir.
Bir görüşe göre ekonomik açıdan güçsüz kalan eşin korunması sosyal devlet ilkesinin gereğidir.
Diğer görüşe göre ise çok kısa süreli evliliklerde ömür boyu nafaka yükümlülüğü adaletsiz sonuçlar doğurabilmektedir.
Anayasa Mahkemesi kararı da bu tartışmaların merkezinde yer almaktadır.
Yeni düzenlemenin hazırlanması sürecinde hem nafaka alacaklılarının korunması hem de nafaka yükümlülerinin mağdur edilmemesi amaçlanacaktır.
Anayasa Mahkemesi neden iptal kararı verdi?
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararı, kamuoyunda zaman zaman ifade edildiği gibi nafaka kurumunun tamamen kaldırılmasına yönelik bir karar değildir. Mahkeme, yoksulluk nafakasının süresiz şekilde devam etmesine imkân tanıyan mevcut düzenlemeyi Anayasa çerçevesinde değerlendirmiş ve kanun koyucunun bu konuda yeni bir düzenleme yapabilmesinin önünü açmıştır.
Süresiz nafaka konusu uzun yıllardır hukuk dünyasında tartışılan konulardan biridir. Özellikle kısa süreli evliliklerden sonra yıllarca hatta bazı durumlarda ömür boyu nafaka ödenmesinin adalet duygusunu zedelediği yönünde eleştiriler yapılmaktadır. Buna karşılık ekonomik olarak güçsüz durumda kalan eşlerin korunmasının sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğu da savunulmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, verdiği kararla nafakanın tamamen kaldırılması gerektiğini belirtmemiştir. Bunun yerine, mevcut sistemin yeniden değerlendirilmesi ve daha dengeli bir düzenleme oluşturulabilmesi için yasama organına alan tanımıştır. Bu nedenle kararın ardından yeni bir kanuni düzenleme yapılması beklenmektedir.
Önümüzdeki süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılacak düzenleme ile nafakanın süresi, kapsamı, şartları ve istisnaları daha ayrıntılı şekilde belirlenebilir. Ancak bu düzenleme yapılıncaya kadar mevcut sistem tamamen ortadan kalkmış değildir.
Süresiz nafaka konusunda en çok yapılan hatalar
Anayasa Mahkemesi kararının ardından sosyal medya ve haber platformlarında çok sayıda yanlış bilgi paylaşılmıştır. Bu yanlış değerlendirmeler hem nafaka alan hem de nafaka ödeyen kişiler açısından hak kayıplarına yol açabilecek niteliktedir.
En sık karşılaşılan hata, nafakanın tamamen kaldırıldığı düşüncesidir. Oysa karar yalnızca yoksulluk nafakasının süresiz şekilde devam etmesine imkan tanıyan düzenlemeyle ilgilidir.
Bir diğer yanlış değerlendirme ise mevcut nafaka kararlarının kendiliğinden sona erdiğinin düşünülmesidir. Mahkeme kararları geçerliliğini korumaya devam etmektedir.
Bazı kişiler kararın açıklanmasının ardından nafaka ödemelerini durdurabileceklerini düşünmektedir. Ancak mevcut mahkeme kararı bulunan kişiler bakımından böyle bir yaklaşım icra takipleri ve ek hukuki sorunlar doğurabilir.
İştirak nafakası ve tedbir nafakasının da kaldırıldığı yönündeki yorumlar da doğru değildir. Çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası ile boşanma davası sürecinde verilen tedbir nafakası farklı hukuki kurumlar olup Anayasa Mahkemesi kararının doğrudan konusu değildir.
Bu nedenle kararın sonuçları değerlendirilirken sosyal medya paylaşımları yerine güncel mevzuatın ve resmi açıklamaların takip edilmesi daha sağlıklı olacaktır.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırıldığı anlamına gelmemektedir. Karar esas olarak süresiz nafaka sisteminin yeniden değerlendirilmesine yol açmıştır.
Yeni sistemin nasıl şekilleneceği ise yapılacak yasal düzenlemeler sonrasında netleşecektir.
Bu nedenle hem nafaka alanların hem de nafaka ödeyenlerin güncel gelişmeleri takip etmeleri ve somut dosyaları bakımından profesyonel hukuki destek almaları önem taşımaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Hayır. Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmamış, mevcut sistemin yeniden düzenlenmesinin önü açılmıştır.
Hayır. Mevcut mahkeme kararları kendiliğinden sona ermez.
Hayır. Mahkeme kararı yürürlükte olduğu sürece ödeme yükümlülüğü devam eder.
Hayır. İştirak nafakası çocuk lehine hükmedilen farklı bir nafaka türüdür.
Anayasa Mahkemesi kararının doğrudan konusu tedbir nafakası değildir.
Bu konuda yapılacak yeni kanuni düzenlemelerin tamamlanması gerekmektedir.
Henüz böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu ihtimal hukuk çevrelerinde tartışılmaktadır ancak kesinleşmiş bir düzenleme bulunmamaktadır.
Hayır. Mevcut mahkeme kararları kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Somut olayın özelliklerine göre bir aile hukuku avukatından hukuki destek alınmalıdır.
Kural olarak Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle geçmişte kesinleşmiş mahkeme kararları yalnızca iptal kararı nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Hayır. Birikmiş nafaka borçları ve kesinleşmiş nafaka alacakları iptal kararı nedeniyle kendiliğinden silinmez.
Mevcut icra takipleri ve kesinleşmiş nafaka alacakları bakımından yürürlükteki kararlar geçerliliğini korumaktadır.
Tek başına çalışıyor olmak yoksulluk nafakası alınamayacağı anlamına gelmez. Mahkeme kişinin gelirini, giderlerini ve ekonomik durumunu birlikte değerlendirir.
Evet. Kanunda kadın veya erkek ayrımı bulunmamaktadır. Şartların oluşması halinde erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Bu konuda çeşitli çalışmalar ve tartışmalar bulunmakla birlikte henüz kesinleşmiş bir kanuni düzenleme yoktur.
Kamuoyunda tartışılan modeller arasında evlilik süresinin dikkate alınması bulunmaktadır. Ancak bu konuda kesinleşmiş bir düzenleme henüz yapılmamıştır.
Hayır. Şu an için kısa süreli evliliklerde nafakanın tamamen kaldırılacağına ilişkin yürürlüğe girmiş bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yeni düzenleme hazırlanırken ileri yaş, engellilik veya çalışma gücünün bulunmaması gibi durumlar için özel hükümler getirilmesi gündeme gelebilir.
Yeni kanuni düzenleme yürürlüğe girinceye kadar aile mahkemeleri mevcut Türk Medeni Kanunu hükümlerini uygulamaya devam edecektir.
Anayasa Mahkemesi kararı doğrudan nafaka miktarlarını değil, nafakanın süresiz şekilde devam etmesine ilişkin düzenlemeyi ilgilendirmektedir.
Yoksulluk nafakası boşanma nedeniyle ekonomik olarak zor duruma düşen eş için hükmedilir. İştirak nafakası ise müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı amacı taşır.
Bilgilendirme notu
Bu içerik, Bursa Maya Hukuk tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda yer alan açıklamalar, Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka düzenlemesine ilişkin kararının genel hukuki değerlendirmesine ilişkindir; somut bir dosya bakımından hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz.
Her uyuşmazlık kendi olayları, delilleri ve usuli durumu çerçevesinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak için somut dosyanızla ilgili olarak bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız önerilir.
Son Güncelleme 07.06.2026
