Adli tatilde boşanma davası kural olarak görülmez; nafaka, velayet, vesayet ve soybağı davaları ise tatil boyunca görülmeye devam eder. Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Tatilin tarihleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 102. maddesinde, bu dönemde görülecek davaların listesi ise 103. maddesinde düzenlenir; boşanma davası bu listede yer almaz.
İçindekiler
Aile davalarının adli tatilde de görülmesine yönelik bir düzenlemenin 13. Yargı Paketi kapsamında planlandığı basına yansımıştır. Bu düzenleme henüz kanunlaşmamıştır. Bu yüzden bugün bir aile davasının tatilde görülüp görülmeyeceği HMK 103’teki mevcut listeye göre belirlenir.
Boşanma davası adli tatilde neden görülmez?
Boşanma davası, HMK 103’ün birinci fıkrasında sayılan dava ve işlerden biri değildir. Kanun adli tatilde yalnız bu listedeki dava ve işlerin görüleceğini söylediği için çekişmeli boşanma davasında tatil süresince kural olarak duruşma yapılmaz; dosya tatil bittikten sonra işlemeye devam eder.
Kuralın bir istisnası vardır. Taraflardan biri talep eder ve mahkeme davanın ivedi, yani acele görülmesi gereken bir iş olduğuna karar verirse dava tatil içinde de görülebilir. Bu sonuç kendiliğinden doğmaz; tarafın talebi ve mahkemenin bu yöndeki kararı birlikte gerekir.
Adli tatilde boşanma davası açılabilir mi?
Evet. Adli tatil mahkemelerin kapandığı bir dönem değildir. Kanuna göre tatilde görülmeyen davalarda da dava dilekçesi ve cevap dilekçesi alınabilir, tebligat yapılabilir ve dosya başka bir mahkemeye, ikinci derece mahkemesi olan bölge adliye mahkemesine ya da Yargıtay’a gönderilebilir. Tatilde açılan boşanma davasında dilekçeler karşı tarafa tebliğ edilebilir; duruşma ise kural olarak tatilden sonraya kalır.
Anlaşmalı boşanma davası adli tatilde görülür mü?
Anlaşmalı boşanma da tatilde görülen davalar listesinde sayılmadığı için adli tatilde kendiliğinden görülmez. Eşlerden biri davanın ivedi görülmesini ister ve mahkeme bu talebi kabul ederse duruşma tatil içinde yapılabilir.
Hangi aile davaları adli tatilde de görülür?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, her çeşit nafaka davası ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işlerin tatil içinde de görüleceğini açıkça düzenler. Vesayet, velayet altında olmayan bir küçüğün veya kısıtlanan bir kişinin korunması için ona vasi atanmasıdır. Kanun “her çeşit nafaka davasını” saydığı için nafaka davası hangi türde olursa olsun tatilde görülür; nafaka artırım davası ve nafakanın kaldırılması davası da bunun içindedir.
Velayete ilişkin davalar arasında velayetin değiştirilmesi davası ve velayetin kaldırılması davası bulunur. Babalık davası, soybağının reddi ve tanımanın iptali gibi soybağına ilişkin davalar da tatilde görülür.
Aynı listede ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma işleri de yer alır. Bu işler, hak kesin olarak çözülmeden önce bir malın elden çıkarılmasını, bir alacağın karşılıksız kalmasını veya bir delilin kaybolmasını önlemek için mahkemenin verdiği geçici kararlardır. Bu nedenle boşanma davasının kendisi beklerken, örneğin bir eşin taşınmazının satılmasını önlemek için istenen ihtiyati tedbir talebi tatil içinde karara bağlanabilir.
Boşanma davası sürerken gerekli olan geçici önlemler ise Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesinde düzenlenir. Kanun bu önlemlere örnek olarak özellikle eşlerin barınması, geçimi ve mallarının yönetimi ile çocukların bakım ve korunmasına ilişkin önlemleri sayar; hâkim bu önlemleri dava süresince kendiliğinden alır. Tatilde görülecek işler listesi geçici hukuki korumaları ve her çeşit nafaka davası ile velayete ilişkin işleri sayar, ancak boşanma davasının içinde alınacak bu önlemleri ayrıca anmaz. Bu nedenle tatilde böyle bir önleme acil ihtiyaç duyan eş, beklemenin doğuracağı zararı gösteren belgelerle birlikte davanın ivedi görülmesini de isteyebilir.
Adli tatil dava sürelerini nasıl etkiler?
Adli tatile tabi bir davada, yani tatilde görülmeyen bir davada, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirlediği bir sürenin son günü tatile denk gelirse süre ayrıca bir karara gerek olmadan tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır (HMK 104). Süre durmaz; yalnız tatil içinde dolan sürenin son günü ileriye taşınır. Son günü tatilden sonraya düşen süre olağan tarihinde dolar. Kanun yalnız kendi belirlediği süreleri andığı için bu uzama başka kanunlardaki süreleri kapsamaz.
Örneğin boşanma kararına karşı istinaf, yani kararın bölge adliye mahkemesince yeniden incelenmesi için başvuru süresinin son günü 25 Ağustos’a denk geliyorsa süre, tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023 ve 2026 tarihli iki kararında, bir sürenin son günü tatile denk gelen boşanma dosyalarında bu bir haftalık süre yeni adli yılın başladığı 1 Eylül’den itibaren hesaplanmış ve sürenin son günü 8 Eylül kabul edilmiştir. Son günü tatilden sonraya, örneğin 3 Eylül’e düşen süre ise uzamaz ve o gün dolar.
Bu uzama yalnız adli tatile tabi dava ve işlerde uygulanır. Ayrı olarak açılmış nafaka, velayet ve soybağı davaları tatilde de görüldüğü için bu davalarda cevap dilekçesi ve istinaf süreleri ile bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi için temyiz süresi tatil içinde olağan biçimde işler ve dolar. Tatilde tebliğ edilen bir nafaka kararına karşı istinaf süresi tatilin bitmesi beklenmeden tebliğden itibaren hesaplanır. Boşanma kararı ise nafaka ve velayet hükümlerini de içerebilir; böyle bir kararda bu hükümlere karşı başvuru süresinin tatil nedeniyle uzayıp uzamayacağını kanun ayrıca düzenlemez. Bu yüzden boşanma kararına karşı başvuruda tatil uzamasına güvenmeden, tebliğden itibaren işleyen olağan süre esas alınmalıdır.
13. Yargı Paketi aile davalarında adli tatili değiştirdi mi?
Hayır, henüz değiştirmedi. Aile hukuku davalarının adli tatilde de görülebilmesine imkân getirileceği, 13. Yargı Paketi hakkında basına yansıyan bilgiler arasında yer alıyor; 14 Ekim 2026 tarihli bir haber bu bilgiyi Ekonomim’e dayandırarak aktardı. Bu haberler resmî bir kanun teklifi metnine dayanmıyor. 23 Ekim 2026 tarihli haberler de 13. Yargı Paketi’ne ilişkin bir kanun teklifinin henüz TBMM’ye sunulmadığını belirtiyor. 26 Ekim 2026 itibarıyla kamuya açık kaynaklarda TBMM’ye sunulmuş bir teklif metni yer almıyor.
Bir değişikliğin uygulanabilmesi için kanun teklifinin hazırlanıp TBMM’ye sunulması, kabul edilmesi, Resmî Gazete’de yayımlanması ve yürürlüğe girmesi gerekir. Bu aşamalar tamamlanmadıkça boşanma davaları HMK 103’teki mevcut liste dışında kalmaya, nafaka ve velayet davaları ise tatilde görülmeye devam eder.
Adli tatilin aile davalarındaki sürelere etkisine ilişkin Yargıtay kararları
“…Nafaka davaları 6100 sayılı Kanun’un 103. maddesi gereğince adli tatilde de görülecek işlerden olduğundan temyiz süresi adli tatilde de işlemeye devam eder.…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8385, K. 2025/10777, T. 08.12.2025
“…Dava, velâyetin değiştirilmesine ilişkin olup, adli tatil içerisinde görülebileceğinden süreler adli tatilde işlemeye devam eder.…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/7521, K. 2021/6757, T. 04.10.2021
Sıkça Sorulan Sorular
Ertelenebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre taraflar anlaşırsa adli tatilde görülen dava ve işlerin görülmesi tatilden sonraya bırakılabilir. Dava bir tarafın yokluğunda görülüyorsa duruşmaya gelen tarafın talebi de bu sonucu doğurabilir.
Etkiler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tatilde görülecek davaları saydığı 103. maddede “Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.” diye düzenler. Boşanma dosyasının üst mahkemedeki incelemesi de bu nedenle tatilde kural olarak yapılmaz.
Boşanma davası adli tatile tabi olduğu için Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki iki haftalık cevap süresinin son günü tatile denk gelirse süre, tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Son günü tatilden sonraya düşen süre ise uzamaz ve olağan tarihinde dolar.
İşler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu her çeşit nafaka davasını tatilde görülecek işler arasında sayar; Yargıtay’ın bir kararında da boşanma davaları birleştirilerek görülen ayrı bir tedbir nafakası davasında, nafaka hükmüne karşı temyiz süresinin adli tatilde işlemeye devam ettiği kabul edilmiştir. Kanaatimizce böyle bir dosyada nafaka hükmüne karşı temyiz süresi hesaplanırken tatil uzamasına güvenilmemelidir.
Avukat Görüşü
Yaz aylarında tebliğ edilen bir kararda önce dosyanın hangi dava türüne ait olduğunu belirleyin. Süre hesabında tatil nedeniyle uzamaya güvenmek yerine, uzamayı hesaba katmadan tebliğ tarihinden itibaren hesaplanan süre içinde başvuru yapmak süre tartışmasını baştan ortadan kaldırır. Tebliğ tarihini, tebligatın elektronik mi fiziki mi yapıldığını ve kararın tebliğ edilen nüshasını ayrıca saklayın. Tatilde boşanma davasının ivedi görülmesini isteyecekseniz talebinize çocuğun durumu, şiddet riski veya geçici önlem ihtiyacı gibi beklemenin somut zararını gösteren belgeleri ekleyin.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan kanun hükümleri 26 Ekim 2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
