Mahkeme koridorunda bir kadına yönelik sözlü saldırıyı temsil eden sahne, eleştiri ve hakaret arasındaki hukuki sınır

Eleştiri Mi Hakaret Mi? Sert Bir Söz Ne Zaman Suç Olur?

Eleştiri mi hakaret mi sorusunun cevabı, sözün bir kararı, davranışı veya hizmeti mi değerlendirdiğine, yoksa kişiye sövme veya onur kırıcı bir isnat mı içerdiğine bağlıdır. Sert ve kırıcı bir değerlendirme tek başına hakaret suçu oluşturmaz. Kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat etmek, yani belirli bir olay yüklemek ya da kişiye sövmek ise Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesindeki suçun konusudur.

Kanun hangi sözü hakaret sayar?

Kanun iki biçimi cezalandırır. Birincisinde kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilir. İkincisinde kişiye sövülerek onun onur, şeref ve saygınlığına saldırılır. Hakaret suçu bu iki biçimden biriyle işlenir.

Bir kararın hatalı, bir hizmetin yetersiz veya bir açıklamanın çelişkili olduğunu söylemek kişiye onurunu kıracak bir olay yüklemez ve kişiye sövme içermez. Yalnız davranışı, kararı veya hizmeti değerlendiren söz bu nedenle suçun tanımındaki iki biçimden hiçbirini taşımaz.

Sert bir eleştiri hakaret sayılır mı?

Eleştirinin sert olması tek başına onu hakaret yapmaz. Kanun sözün sertliğini değil, kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldıran sövmeyi ya da bunları rencide edebilecek somut bir isnadı cezalandırır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da bir kararında her türlü ağır eleştirinin veya rahatsız edici sözün hakaret sayılmayacağını, bunun için sözün açıkça böyle bir isnat veya sövme oluşturması gerektiğini belirtmiştir.

Örneğin bir kafe sahibi, işletmesini etkileyen bir belediye kararını sosyal medyada “Bu karar esnafı açıkça cezalandırıyor, hiçbir mantığı yok” diye eleştirirse söz kararın kendisine yönelir. Aynı kişi karardan hiç söz etmeden, kararı paylaşan komşusuna sövse ortada kararla ilgili bir değerlendirme kalmaz. Bu örnek varsayımsaldır ve iki ifadenin hangi noktada ayrıldığını göstermek içindir.

Ceza Genel Kurulu, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan ve oy çokluğuyla karara bağladığı bir davada eleştiri hakkını basın yoluyla işlenen suçlar bakımından hukuka uygunluk sebebi olarak ele almıştır. Kurula göre haber verme ve eleştiri hakkının kabulü için açıklama veya eleştiriye konu haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgi ve yararı bulunması ve açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Aynı kararda eleştiri yapılırken küçültücü, incitici ve abartılı sözlerden kaçınılması gerektiği de vurgulanır.

Birini somut bir fiille suçlamak hangi sonucu doğurur?

Kişiyi belirli bir fiille suçlayan söz, bu fiil onun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikteyse hakaret suçunun birinci biçimine girer. “Bu avukatın dosyamı takip etme biçimini yetersiz buldum” cümlesi bir değerlendirmedir. “Bu avukat dosyamdaki parayı zimmetine geçirdi” cümlesi ise kişiye suç sayılan somut bir fiil isnat eder.

Ceza Genel Kurulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yaklaşımına dayanarak önce sözün bir olgu isnadı mı yoksa değer yargısı mı olduğunun belirlenmesi gerektiğini kabul eder. Olgu isnadı kanıtlanabilir; değer yargısının kanıtlanmasını istemek ise ifade özgürlüğüne müdahale sayılabilir. Bununla birlikte değer yargısının da belli düzeyde olgusal bir temele dayanması aranır.

Türk Ceza Kanunu’nun 127. maddesine göre isnat edilen ve suç oluşturan fiil ispat edilirse söyleyene ceza verilmez. Yüklenen suç nedeniyle hakaret edilen kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmişse isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde ispat istemi ancak isnadın doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı varsa veya şikâyetçi ispata razı olursa kabul edilir. İspat edilmiş bir fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilirse ceza verilir.

Suçlama bir adım ileri gittiğinde Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesindeki iftira suçu gündeme gelir. Bu suçu, işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi işler. İsnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyet yoluyla ya da basın ve yayın yoluyla yapılması ve amacın o kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak olması gerekir. Suçun temel şeklinin cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir.

Kamu görevlisini eleştirirken sınır değişir mi?

Kamu görevlisini eleştirmek bakımından sınır genişler. Ceza Genel Kurulu, yukarıda anılan Cumhurbaşkanına hakaret davasında siyasetçilerin, kamuoyunca tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda olduğunun ve bunlara yönelik eleştirinin sınırlarının çok daha geniş olduğunun her zaman vurgulandığını belirtmiştir. Kurul başka bir kararında ise kamu görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken fonksiyonlarını etkilemeyi ve saygınlıklarına zarar vermeyi amaçlayan aşağılayıcı saldırılara karşı korunmasının zorunlu olduğunu, bununla birlikte onları denetlemenin ve eleştirmenin düşünceyi açıklama özgürlüğünün sonucu olduğunu belirtmiştir.

Söz kamu görevlisine görevinden dolayı sövme veya onur kırıcı somut bir isnat içeriyorsa kanun daha ağır ceza öngörür. Hakaretin temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; bu hâlde ise cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Suç ayrıca şikâyete bağlı değildir, yani savcılık mağdurun şikâyetini beklemeden soruşturma yapar.

Sosyal medyada ve işletme yorumlarında sınır nasıl çizilir?

Sosyal medya paylaşımı, işletme yorumu veya mesajlaşma grubundaki yazı için ayrı bir hakaret tanımı yoktur; aynı iki biçim aranır. Paylaşımın herkese açık yapılması bir değerlendirmeyi hakarete çevirmez. Kanun hakaretin alenen işlenmesini cezayı altıda biri oranında artıran bir sebep sayar; bir sözün hakaret olup olmadığını ise yine bu iki biçim belirler.

Ceza Genel Kurulu, bir müşterinin bankanın internet sitesindeki şikâyet bölümüne yazdığı ve şube çalışanının kıyafetini ağır biçimde eleştirdiği yazıyı inceledi. Kurul, kaba ve rahatsız edici bulduğu ifadelerin yüze karşı kullanılmadığını, şikâyet mahiyetinde olduğunu, fiil isnadına dayanmayan bir değer yargısı taşıdığını ve sövme oluşturmadığını kabul ederek hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına oy çokluğuyla karar verdi. Karar o olayın koşullarına dayanır; şikâyet bölümüne yazılan her sözün aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez.

Eşler arasındaki sert sözler nasıl değerlendirilir?

Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi eşler arasında işlenen hakaret için ayrı bir kural koymaz; eşe yöneltilen söz de aynı iki biçime göre değerlendirilir. Eşin bir davranışını veya kararını eleştirmek bu maddenin konusu değildir. Eşe sövmek veya ona onur kırıcı somut bir olay isnat etmek ise suç oluşturabilir. Hakaret karşılıklı işlenmişse Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesi, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisinin veya birinin cezasının üçte birine kadar indirilmesine ya da ceza verilmemesine imkân tanır.

Aynı sözler boşanma davasında da ileri sürülebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesi, eşlerden birine ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulmasını ayrı bir boşanma sebebi sayar. Kanun burada davranışın ağır derecede onur kırıcı olmasını aradığı için her sert söz bu sebebe dayanak olmaz.

6284 sayılı Kanun ise kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel sözlü tutum ve davranışları da şiddet sayar. Eşe yöneltilen aşağılayıcı sözler bu nitelikteyse kanundaki koruma tedbirlerinin konusu olabilir.

Eleştiri ile hakarete ilişkin Yargıtay kararları

“…Eleştirinin sert bir üslupla yapılması, kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgu ise de eleştiri yapılırken görüş açıklama niteliğinde bulunmayan, küçültücü, aşağılayıcı ifadeler kullanılmamalı, düşünceyi açıklama sınırları içinde kalınmalıdır.…”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/527, K. 2023/226, T. 25.04.2023

“…Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz; eleştirinin övgü olmamasına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır.…”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/1162, K. 2023/123, T. 01.03.2023

Sıkça Sorulan Sorular

Tek başına yapmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin bir kararında, genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi bu suç için de aranan ölçüyü öğretiye dayanarak aktarmıştır; buna göre bir sözün şeref ve itibarı ihlal edici olup olmadığı toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenir, ölçü kişinin özel duyarlılığı değildir ve basit bir saygısızlık hakaret veya sövme sayılmaz.

Bu cümle işletme sahibine suç sayılan somut bir fiil isnat eder. İsnat edilen bu suç ispat edilirse Türk Ceza Kanunu’nun 127. maddesine göre ceza verilmez; ancak ispat isteminin kabulü bu maddedeki koşullara bağlıdır. İsnat işletme sahibinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikteyse ve ispat edilemezse hakaret suçu oluşabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesine göre kamusal faaliyete seçilme yoluyla katılan kişi de kamu görevlisidir. Belediye başkanının kararlarını ve uygulamalarını sövme veya onur kırıcı somut isnat içermeden eleştirmek suç oluşturmaz; ona görevinden dolayı sövülmesi veya onur kırıcı somut bir isnatta bulunulması ise daha ağır cezaya bağlanır ve şikâyet aranmadan soruşturulur.

Yorum yalnız yaşanan deneyimi ve hizmete ilişkin değerlendirmeyi anlatıyor, sövme veya onur kırıcı somut bir isnat içermiyorsa Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesindeki hakaret biçimlerine girmez. Yorumda şahsınıza sövülmüş veya size onur kırıcı somut bir olay isnat edilmişse hakaret şikâyetinde bulunabilir, ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesine göre sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve tazminat isteyebilirsiniz.

Avukat Görüşü

Bir sözün eleştiri mi hakaret mi olduğu tartışılan dosyada ilk bakılacak şey, sözün tek başına değil paylaşımın veya konuşmanın tamamıyla birlikte görülüp görülemediğidir. Şikâyet edecek kişi paylaşımın bağlantısını, tarih ve saatini, hesap bilgisini ve sözün geçtiği konuşmanın öncesini ve sonrasını birlikte saklamalıdır. Yalnız kırpılmış bir ekran görüntüsü, sözün hangi konuya bağlandığını göstermeyebilir.

Eleştirdiği için suçlanan kişi bakımından savunmanın merkezi, sözün hangi karara, davranışa veya hizmete bağlandığını somut olarak göstermektir. Sözün öncesinde yaşanan olayı gösteren yazışmalar, faturalar veya resmî işlemler bu bağı kurar. Kişiye bir suç isnat edilmişse o fiilin doğruluğunu gösteren belgeler de hazırlanmalıdır; ancak bu belgelerle ispat istemi, 127. maddedeki koşullar varsa kabul edilir.

Henüz yazılmamış bir yorum veya paylaşım için en güvenli yol, yaşananı tarih ve olgularla anlatmak, değerlendirmeyi davranışa ve hizmete yöneltmek, ispat edilemeyecek suçlamalardan ve sövmeden kaçınmaktır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri yazının güncellendiği tarihte resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Yukarı Çık