Evinde bir sandalyede oturan yetişkin bir erkek, ayak bileğine takılı siyah elektronik kelepçeye bakıyor.

Elektronik Kelepçe Kimlere Takılır?

Elektronik kelepçe, 6284 sayılı Kanun’a göre hakkında yaklaşmama veya uzaklaştırma gibi bir tedbir kararı bulunan şiddet uygulayan kişiye takılır ve yalnız aile mahkemesi hâkiminin kararıyla uygulanır. Kanunun 12. maddesi, tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararıyla teknik araç ve yöntemlerin kullanılabileceğini söyler. Kelepçe bu teknik yöntemlerden biridir ve kişinin tedbire uyup uymadığını konum bilgisiyle izler.

Kelepçe kendi başına bir koruma tedbiri değildir; verilmiş veya aynı anda verilen bir tedbir kararının takibine yarar. Bu nedenle kelepçenin dayandığı yaklaşmama veya uzaklaştırma kararı ayrı şartlara ve ayrı bir başvuruya bağlıdır.

Elektronik kelepçe hangi düzenlemeye dayanır?

Kelepçenin kanuni dayanağı 6284 sayılı Kanun’un 12. maddesidir. Maddenin ikinci fıkrası, teknik araç ve yöntemlerle takibe ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğini öngörür. Kelepçenin nasıl uygulanacağı, bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 4 Eylül 2021 tarihli ve 31588 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “6284 Sayılı Kanun Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Dair Yönetmelik” ile düzenlenmiştir (Yönetmelik metni, Adalet Bakanlığı). Yönetmelik, hâkimin teknik takip yöntemlerinin kullanılmasına ilişkin kararını kısaca “Karar” diye anar; bu yazıda bu karar kelepçe kararı olarak anılır.

Yönetmeliğe göre elektronik kelepçe, kendisine yükümlülük getirilen kişinin ayak veya kol bileğine takılan elektronik cihazdır. Kelepçe, yönetmelikte izleme üniteleri olarak anılan cihaz grubunun bir parçasıdır. Bu üniteler kelepçe takılan kişinin ve korunan kişinin konumunu izler ve izleme merkeziyle iki yönlü iletişim kurulmasını sağlar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının duyurusuna göre izleme merkezi İçişleri Bakanlığı bünyesindedir ve kelepçe kararı bulunan kişileri 7 gün 24 saat takip eder (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı duyurusu).

Bu yazıdaki kurallar yalnız 6284 sayılı Kanun’a göre aile mahkemesinin verdiği tedbirlerin kelepçeyle takibine ilişkindir. Ceza soruşturması veya cezanın infazı sırasında ceza mevzuatına dayanılarak verilen kararlar bu yazının konusu değildir.

Kelepçe hangi durumlarda ve kimin hakkında istenir?

Kelepçe, hakkında 6284 sayılı Kanun’a göre önleyici tedbir kararı verilmiş şiddet uygulayan kişiye takılır. Önleyici tedbirler, şiddet uygulayan kişiye yönelik yasaklar ve yükümlülüklerdir; korunan kişiye yaklaşmama veya ortak konuttan uzaklaştırma bunların örnekleridir. Yönetmeliğin 12. maddesine göre kelepçe kararı, ilgili tedbir kararları olmaksızın tek başına uygulanamaz. Örneğin mahkeme kişinin korunan kişiye, onun evine veya işyerine yaklaşmamasına karar vermişse kelepçe bu yasağa uyulup uyulmadığını izler.

Kanunun 12. maddesi kelepçe için ayrı bir suç veya şiddet türü listesi saymaz. Yönetmeliğin 8. maddesi ise kelepçeye uygun olabilecek vakaları örnek ölçütlerle tarif eder. Buna göre koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının yetersiz kalması veya korunan kişinin hayatının olağan akışının aksaması gibi nedenlerle teknik takibin uygun olabileceği düşünülen vakalar kolluk birimlerince, yani polis veya jandarma birimlerince ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı birimlerce tespit edilir. Bu vakalar Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine (ŞÖNİM) gönderilir.

ŞÖNİM müdürünün de içinde bulunduğu en az üç kişilik bir komisyon, vakanın teknik takibe uygun olup olmadığını değerlendirir. Komisyon bu değerlendirmede sosyal çalışmacı veya psikolog gibi bir meslek elemanının korunan kişiyle görüşerek hazırladığı rapora, kolluğun resmî kayıtlara dayanan risk bilgisine ve kolluğun hazırladığı asgari mesafe raporuna bakar. Komisyon uygun bulursa ŞÖNİM talebi aile mahkemesine sunar; uygun bulmazsa risk durumuna göre başka bir müdahale planı hazırlanır. Talep mahkemeye komisyon değerlendirmesi yapılmadan da gelebilir; bu durumda hâkim isterse komisyon vakayı değerlendirir ve ŞÖNİM raporu mahkemeye gönderir.

Elektronik kelepçe için hâkim kararı şart mı?

Evet. Kanunun 12. maddesi teknik araç ve yöntemlerin ancak hâkim kararıyla kullanılabileceğini söyler. Yönetmeliğin 10. maddesine göre kelepçe kararını ŞÖNİM, kolluk, korunan kişinin kendisi veya Cumhuriyet savcısı isteyebilir. Talep, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yerdeki aile mahkemesi hâkimine yapılır.

Kolluk amiri, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı önleyici tedbirleri kendisi verebilir ve bu kararları hâkimin onayına sunar. Kelepçe bakımından ise kanun yalnız hâkim kararından söz eder. Kanunda ve yönetmelikte kolluk amirine veya Cumhuriyet savcısına acil durumda kelepçe takılmasına karar verme yetkisi tanıyan bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle acil bir tehlikede kolluk amirinin verdiği yaklaşmama tedbiri hemen uygulanabilir; kelepçe ise ancak aile mahkemesi hâkimi karar verdikten sonra takılır.

Kelepçe kararı verildikten sonra cihaz nasıl takılır?

Kararı, yönetmelikte uygulama ekibi olarak anılan kolluk görevlileri taraflara tebliğ eder, yani resmî olarak bildirir. Tebliğ sırasında kelepçe takılacak kişiye tedbirlerin 7 gün 24 saat elektronik olarak izleneceği ve karara uymazsa zorlama hapsi uygulanabileceği bildirilir. Zorlama hapsi, kişiyi karara uymaya zorlamak için hâkimin verdiği kısa süreli hapistir.

Taraflar ayrı saatlerde kolluk birimine çağrılır. Uygulama ekibi izleme ünitelerini takar ve teslim eder, kullanım kurallarını anlatır ve bir kullanma rehberi verir. Taraflar kurallara uyacaklarını taahhüt ettikleri tutanağı imzalar ve sistem izleme merkeziyle birlikte devreye alınır. Kelepçe takılacak kişi cihazın takılmasını kabul etmiyorsa karara itiraz edebilir, ancak itiraz cihazın takılmasını engellemez. Kişiye ulaşılamıyorsa veya kişi cezaevindeyse bu durum tutanağa geçirilir, tutanak mahkemeye sunulmak üzere kolluk birimine iletilir ve kişiye ulaşıldığında karar uygulanır.

Mahkemenin belirlediği asgari mesafe ve yasak bölgeler takip sistemine girilir. Asgari mesafe, kelepçe takılan kişinin korunan kişiye fiziksel zarar vermesini önleyecek uzaklıktır; belirlenirken ev ve iş adreslerinin yakınlığı, şehrin büyüklüğü, nüfus yoğunluğu, trafik ve kolluğun müdahale süresi gibi etkenler dikkate alınır. Korunan kişinin evi, işyeri veya okulu gibi yerler yasak bölge olarak tanımlanabilir ve yasak bölgenin çevresinde ayrıca bir tampon bölge bulunur.

Kelepçe kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Kelepçe kararına, kararın yüze karşı bildirildiği (tefhim) veya tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. Yönetmeliğin 14. maddesi bu itirazın 6284 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre yapılacağını söyler. Kanuna göre itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir, yani bu karara karşı olağan bir kanun yoluna başvurulamaz. İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz; kelepçe takılan kişi itiraz incelenirken de tedbir kararına ve kelepçe kurallarına uymak zorundadır.

Kelepçe takılan kişi tedbir kararına uymazsa ne olur?

Yönetmelik önce uyarı, sonra ihlal işlemi uygulanan iki aşamalı bir düzen kurar. Kelepçe takılan kişinin tampon bölgeye girmesi, kelepçeyle birlikte yanında taşıması gereken alıcı cihazı taşımaması veya şarj etmemesi ya da cihaza zarar verebilecek bir müdahalede bulunması uyarı işlemini başlatır. Bu durumda izleme personeli önce kelepçe takılan kişiyle iletişime geçer. Kişi uyarıya rağmen yasak bölgeye girmeye veya cihaza müdahaleye devam ederse ihlal işlemi uygulanır.

İhlal işleminde izleme personeli bir ihlal tutanağı düzenler ve tutanağı Cumhuriyet başsavcılığına iletilmek üzere ilgili kolluk birimine gönderir; ŞÖNİM’e de bilgi verir. İhlal sürerse veya kelepçe çıkarılırsa izleme personeli 112, 155 ve 156 acil çağrı hatlarına ve kolluk birimine iki tarafın konum bilgisini iletir. Kolluk olay yerine müdahale eder ve Cumhuriyet savcısını bilgilendirir. İzleme personeli korunan kişiyle de iletişime geçerek güvenliği için yönlendirme yapar.

Tedbir kararına aykırılığın yaptırımı zorlama hapsidir. Kanunun 13. maddesine göre aykırılık ayrıca bir suç oluştursa bile kişi, hâkim kararıyla ilk aykırılıkta üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Aykırılık tekrarlanırsa her defasında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez.

Kelepçeye zarar verilmesi veya kullanılmasının hukuka aykırı biçimde engellenmesi ayrıca sonuç doğurur. Yönetmeliğin 18. maddesine göre bu durumda Cumhuriyet başsavcılığına ivedilikle suç duyurusunda bulunulur, yani savcılığa olay bildirilerek soruşturma başlatılması istenir. Aynı davranış kelepçe kararının ihlali de sayılır ve ihlal işlemi uygulanır.

Elektronik kelepçe ne kadar süre takılı kalır?

Kelepçe, kelepçe kararının süresi boyunca takılı kalır. Yönetmelik kelepçe kararı için ayrı bir azami süre göstermez. Kelepçenin dayandığı tedbir kararı ise 6284 sayılı Kanun’a göre ilk defasında en çok altı ay için verilir ve şiddet tehlikesi sürüyorsa uzatılabilir.

Takibin devam edip etmeyeceğini komisyon, kelepçe kararının süresi bitmeden en az on beş gün önce değerlendirir. Takibin sürmesi gerekiyorsa ŞÖNİM, uzatma talebini süre bitmeden on gün önce aile mahkemesine sunar. Teknik takibin vakaya uygun olmadığı anlaşılırsa veya risk durumu değişirse izleme merkezi, ŞÖNİM veya kolluk birimi kararın kaldırılmasını isteyebilir; komisyonun değerlendirmesinden sonra ŞÖNİM bu talebi mahkemeye sunar. Kelepçe kararının süresi dolduğunda veya karar kaldırıldığında taraflar kolluk birimine yönlendirilir ve izleme üniteleri geri alınır.

Kelepçe takılan kişinin konuşmaları kaydedilir mi?

Kural olarak hayır. 6284 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre teknik araçlarla kişilerin ses ve görüntüleri dinlenemez, izlenemez ve kayda alınamaz. Sistem kişinin konumunu ve korunan kişiye olan mesafesini izler. Yalnız izleme merkezinin uyarı veya ihlal sırasında taraflarla yaptığı görüşmeler kayda alınır ve bu durum sistem devreye alınırken taraflara bildirilir. Takipte elde edilen veriler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre işlenir ve beş yıl saklanır.

Sıkça Sorulan Sorular

6284 sayılı Kanun kapsamındaki teknik takip yönetmeliğine göre korunan kişi de bir alıcı cihaz taşır ve sistem iki tarafın konumunu birlikte izler. Korunan kişi kelepçe takılan kişiye yaklaşırsa ya da alıcı cihazını yanında bulundurmaz veya şarj etmezse izleme personeli korunan kişiyle iletişime geçerek onu bilgilendirir ve yönlendirir.

Gidip gidemeyeceği, gideceği yerin mahkemenin belirlediği yasak bölge veya onun çevresindeki tampon bölge içinde kalıp kalmadığına bağlıdır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki teknik takip yönetmeliğinde uyarı ve ihlal işlemlerini başlatan hâller bu bölgelere girilmesi ile cihazın taşınmaması, şarj edilmemesi veya cihaza müdahale edilmesidir. Tampon bölgeye girmek önce uyarıya, uyarıya rağmen yasak bölgeye girmek ihlal işlemine yol açar.

Avukat Görüşü

Kelepçe kararı, mahkemenin tanımladığı mesafe ve bölgeler kadar koruma sağlar. Bu nedenle tedbir talebinde korunan kişinin evi, işyeri, çocukların okulu ve düzenli gidilen diğer adresler eksiksiz yazılmalı, her birine yaklaşma yasağı ayrı ayrı istenmelidir. Korunan kişi kelepçe kararını aile mahkemesinden kendisi de isteyebilir; talepte daha önceki tehditler, tedbir ihlalleri ve verilmiş tedbir kararları tarihleriyle gösterilirse risk değerlendirmesi somut bilgiye dayanır. Takibin sürüp sürmeyeceğini komisyon süre bitiminden en az on beş gün önce değerlendirdiği için tehlikenin sürdüğünü gösteren yeni olaylar ŞÖNİM’e bu değerlendirmeden önce bildirilmelidir. Hakkında kelepçe kararı verilen kişi ise yasak bölgelerin sınırını tebliğ sırasında öğrenmeli, kelepçeyle birlikte verilen alıcı cihazı yanında ve şarjlı tutmalı, itiraz edecekse iki haftalık süreyi kaçırmamalıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan kanun ve yönetmelik hükümleri 14.10.2026 tarihli hâliyle anlatılmıştır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 14.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık