Türkiye’deki sade bir ev ortamında boş sayfaları inceleyen anonim yetişkin erkek ve aile ilişkisini simgeleyen boş çerçeve

Babalıktan Şüphelenmekle Soybağının Reddi Davası İçin Bir Yıllık Sürenin Başlamaması Hakkında Yargıtay Kararı

Soybağının reddi davasında öğrenme tarihi, kocanın davayı açabileceği bir yıllık sürenin hangi gün başladığını belirler. Evlilik içinde doğan çocuğun babası kanunen annenin kocası sayılır; koca, çocuğun kendisinden olmadığını ileri sürüyorsa bu bağı ancak soybağının reddi davasıyla kaldırabilir. Kanun bu dava için bir yıllık süreyi öğrenme tarihinden başlattığından, kocanın yalnızca şüphelenmesinin öğrenme sayılıp sayılmayacağı davanın süresinde açılıp açılmadığını doğrudan belirler.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.11.2024 tarihli, E. 2024/3000, K. 2024/8361 sayılı kararında kocanın boşanma davasında dile getirdiği, çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüpheyi öğrenme saymadı. İlk derece mahkemesi, yani davaya ilk bakan aile mahkemesi, davayı çocuklardan biri yönünden süre geçtiği gerekçesiyle reddetmişti. Yargıtay bu kararı bozdu, yani hukuka aykırı bularak yeniden karar verilmesi için geri gönderdi. Bu kararı yerinde bulan bölge adliye mahkemesinin, yani istinaf incelemesini yapan üst mahkemenin kararını da ortadan kaldırdı, yani hükümsüz bıraktı.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/3000 Esas, 2024/8361 Karar, 06.11.2024

Belge hazirlaniyor…

Mahkemeler süreyi boşanma dilekçesinden başlattı

Koca, nüfusta kendi çocukları olarak kayıtlı iki çocuğun kendisinden olmadığından şüphelendiğini ileri sürerek soybağının reddine karar verilmesini istedi. Davalı tarafın vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek reddine karar verilmesini talep etti. Hak düşürücü süre, dolduğunda dava açma hakkını ortadan kaldıran süredir. Adli Tıp Kurumunun 24.01.2023 tarihli raporu, kocanın iki çocuğun da biyolojik babası olmadığını gösterdi.

İlk derece mahkemesi davayı çocuklardan biri yönünden kabul etti. Diğer çocuk yönünden ise kocanın eşiyle arasındaki boşanma davasına sunduğu 11.09.2020 tarihli dilekçeye dayandı; koca bu dilekçede söz konusu çocuğun babası olmadığını belirtmişti. Mahkeme, en geç bu dilekçe tarihinden başlayarak bir yıl içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davayı bu çocuk yönünden reddetti. Kabul edilen kısım istinaf edilmeden kesinleştiği için Yargıtay’ın önüne yalnızca reddedilen çocuğa ilişkin hüküm geldi.

Koca ret kararını istinaf ederek bölge adliye mahkemesinin incelemesine sundu. Bölge adliye mahkemesi de aynı sonuca ulaştı. Bu mahkemeye göre koca, boşanma davasında 16.09.2020 tarihinde ıslah yoluna gitmiş, yani iddia ve taleplerini değiştirmiş ve bu çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiğini ileri sürmüştü. Boşanma kararı 14.03.2022 tarihinde kesinleşmiş, soybağının reddi davası ise 20.04.2022 tarihinde açılmıştı. Bölge adliye mahkemesi bir yıllık sürenin geçtiğini kabul etti ve istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece mahkemesi kararını yerinde buldu. Koca bu kararı temyiz ederek Yargıtay’a taşıdı.

Yargıtay neden şüpheyi öğrenme saymadı?

Yargıtay kararda ilgili hukuk olarak Türk Medeni Kanunu’nun 286, 289 ve 291. maddelerini gösterdi; değerlendirmesini ise dava süresini düzenleyen 289. madde üzerinden yaptı. Bu maddeye göre koca, soybağının reddi davasını doğumu ve baba olmadığını ya da annenin gebe kaldığı dönemde başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmalıdır. Gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalkmasından sonra başlar.

Yargıtay’a göre davanın süresinde açılıp açılmadığını belirlerken önce öğrenmenin ne zaman gerçekleştiğine, bu noktada da şüphenin öğrenme için yeterli olup olmadığına bakılmalıdır. Kararda, yerleşik Yargıtay uygulamasında yargılama dışında yaptırılan babalık testlerinin dikkate alındığı ve öğrenme böyle bir testle gerçekleştiğinde hak düşürücü sürenin o anda başladığı hatırlatıldı. Yargıtay buradan, çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphenin öğrenme sayılamayacağı sonucuna ulaştı.

İncelenen olayda boşanma davası sırasında DNA incelemesi yapılmamıştı. Yargıtay bu nedenle kocanın boşanma davasındaki beyanıyla babalığın kesin ve inandırıcı bir delille çürütülmüş sayılamayacağını belirtti. Kanunun aradığı öğrenme henüz gerçekleşmediği için soybağının reddi davası süresinde açılmıştı.

Karar 06.11.2024 tarihlidir. Sekiz gün sonra, 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7531 sayılı Kanunla Türk Medeni Kanunu’nun 286 ve 289. maddeleri değiştirildi ve anneye de soybağının reddi davası açma hakkı tanındı. Kocanın bir yıllık süresinin öğrenme tarihinden başlamasına ilişkin kural ise bu değişiklikten sonra da aynı kaldı. Kanaatimizce bu nedenle kararın ölçütü bugün kocanın açacağı davalarda da yol göstericidir.

Yargıtay kararı bozdu ve davanın kabul edilmesi gerektiğini belirtti

Yargıtay, ilk derece mahkemesinin davanın süresinde açıldığını kabul edip DNA testinin sonucunu dikkate alarak davayı reddedilen çocuk yönünden de kabul etmesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararını ortadan kaldırdı, ilk derece mahkemesinin kararını ise bozdu. Karar oy birliğiyle verildi.

Bozma kararı davayı kendisi sonuçlandırmaz. Davası reddedilen çocuk yönünden son kararı, dosya kendisine gönderildikten sonra ilk derece mahkemesi verecektir.

Bu karar süreyi her dosyada DNA raporuna mı bağlar?

Hayır. Kararın ortaya koyduğu ölçüt, şüphenin öğrenme sayılmayacağıdır. 289. madde öğrenmenin hangi delille gerçekleşeceğini ayrıca düzenlemez; Yargıtay da sonucu, incelenen olayda boşanma davasında DNA incelemesi yapılmadığına ve babalığın kesin ve inandırıcı bir delille çürütülmediğine dayandırdı. Kocanın başka bir yolla kesin bilgi edindiği bir dosyada öğrenmenin hangi gün gerçekleştiği o dosyanın olgularına göre belirlenir; Yargıtay bu ihtimali kararında tartışmadı.

Kanaatimizce kararın en önemli yanı, kocanın şüphesini mahkemeye taşımasını süreyi başlatan bir olay saymamasıdır. Kararda atıf yapılan Anayasa Mahkemesinin 25.06.2009 tarihli, E. 2008/30, K. 2009/96 sayılı kararı da genetik kökeni kendisine ait olmayan çocuğu reddetme hakkını kişinin en temel haklarından biri olarak görür. Süre şüpheyle başlatılsaydı, gerçeği henüz bilmeyen kocanın bu hakkı kullanma imkânı daralırdı.

Kocanın dışındaki kişiler bakımından sürenin başladığı olay farklı olabilir. Örneğin Yargıtay, torunun açtığı soybağının reddi davasında bir yıllık süreyi nüfustaki dedenin ölümünün öğrenilmesine bağlamıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet. Boşanmak kocanın dava hakkını ortadan kaldırmaz; bir yıllık süre boşanmadan değil, kocanın baba olmadığını öğrendiği tarihten işler. Bu tarihten itibaren bir yıl geçmişse ve gecikmeyi haklı kılan bir sebep yoksa dava süreden reddedilir.

Avukat Görüşü

Soybağının reddi davası açmayı düşünen koca, babalıktan şüphelendiği dönemi ve bu şüpheyi dile getirdiği dilekçeleri belgelemelidir. Baba olmadığını gösteren bir test yaptırdıysa sonucu hangi tarihte öğrendiğini de ayrıca belgelemelidir. Karşı taraf davanın süresinde açılmadığını ileri sürdüğünde tartışma bu tarihler üzerinden yürür. Dava dilekçesinde öğrenme tarihi olarak hangi olayın esas alındığı ve bu olayın neden şüphenin ötesine geçtiği açıkça gösterilmelidir. Birden fazla çocuk varsa her çocuk için öğrenme tarihi ayrı yazılmalıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.11.2024 tarihli, E. 2024/3000, K. 2024/8361 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir; kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan Türk Medeni Kanunu hükümleri 13.10.2026 tarihli hâliyle anlatılmıştır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 13.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık