Annesinin bekârlık soyadını kullanma talebi ve çocuğun üstün yararı

Annesinin Soyadını Alması Çocuğun Yararınaysa Davanın Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Anne, çocuğun soyadının kendi bekârlık soyadıyla değiştirilmesini mahkemeden isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi, adın değiştirilmesinin ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebileceğini düzenler. Talep bir çocuğun soyadına ilişkin olduğunda ise mahkemenin bu talebi hangi ölçüyle değerlendireceği sorusu doğar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.06.2026 tarihli, E. 2026/3826, K. 2026/6588 sayılı kararında bu soruyu çocuğun üstün yararı ölçütüyle cevaplamıştır. Yargıtay, incelediği dosyada toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre soyadı değişikliğinin çocuğun üstün yararına olduğunu ve davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle istinaf başvurusunu reddeden bölge adliye mahkemesinin kararını ortadan kaldırmış, yani geçersiz kılmış; davayı reddeden İlk Derece Mahkemesinin, yani davaya ilk bakan aile mahkemesinin kararını da bozmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/3826, K. 2026/6588, 15.06.2026

Belge hazirlaniyor…

Dava mahkemelerde nasıl ilerledi?

Davayı çocuğun annesi açmış ve çocuğun soyadının kendi bekârlık soyadıyla değiştirilmesini istemiştir. Dava önce aile mahkemesinde görülmüş ve reddedilmiştir. Anne bu karara karşı istinaf yoluna, yani İlk Derece Mahkemesinin kararını inceleyen bölge adliye mahkemesine başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddetmiş, yani uyuşmazlığı inceleyip İlk Derece Mahkemesinin kararını yerinde bulmuştur. Annenin vekili bu karara karşı davanın reddi yönünden temyiz yoluna, yani Yargıtay’a başvurmuştur.

Yargıtay kararı olayın ayrıntılarını aktarmamaktadır. Anne ile babanın evli veya boşanmış olup olmadığı, velayetin kimde bulunduğu, çocuğun yaşı, davanın kime karşı açıldığı ve tanıkların ne anlattığı karar metninde yer almaz. İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin davayı hangi gerekçeyle reddettiği de kararda belirtilmemiştir.

Yargıtay neden ret kararını doğru bulmadı?

Yargıtay, uyuşmazlığın çocuğun üstün yararı ilkesine göre çözülmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, öğretiden aktardığı tanımla bu ilkeyi çocuğun yararlarının her zaman ve her koşulda öncelikle korunması olarak açıklamıştır. Aynı tanıma göre ilke, çocuk hukukundaki bütün sorunlarda görevli ve yetkililere yol gösteren, çocuk yararına çözümün tercih edilmesini emreden ve zayıfı güçlüye karşı koruyan en üst ilkedir. Kararda ayrıca üstün yararın, çocuğu ilgilendiren her işte göz önüne alınması zorunlu olduğu ve belirli bir olayda çocuk için en iyisinin ne olduğunu belirlemeye yarayan bir ölçüt olduğu vurgulanmıştır. Yargıtay, yine öğretideki, yani hukuk yazınındaki görüşlere atıf yaparak bu ilkeye gereken önemin verilmesinin yalnız çocuğun ve ana babanın değil, toplumun da yararına olduğunu eklemiştir.

Yargıtay bu ölçütü dosyaya uygularken yargılamada toplanan delillere ve tanık beyanlarına dayanmıştır. Karara göre bu deliller, çocuğun soyadının annesinin bekârlık soyadı olarak değiştirilmesinin çocuğun üstün yararına olduğunu göstermektedir. Yargıtay’a göre ret kararı bu durum gözetilmeden verilmiştir. Yargıtay davanın kabulü gerektiğini belirtmiş ve ret kararının “yanılgılı değerlendirmelerle” verildiğini kabul etmiştir.

Sonuçta Yargıtay iki işlem yapmıştır. Önce bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını ortadan kaldırmış, ardından İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur. Bozma, kararın hukuka aykırı bulunarak yeniden karar verilmek üzere geri gönderilmesi demektir. Dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine iletilmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Bu karar her soyadı talebinin kabul edileceği anlamına gelir mi?

Hayır. Yargıtay sonucu, bu dosyada toplanan delillerin ve tanık beyanlarının çocuğun üstün yararını göstermesine dayandırmıştır. Annenin bu yönde talepte bulunması veya çocuğun annesinden farklı bir soyadı taşıması kararda tek başına gerekçe olarak gösterilmemiştir. Kararın gerekçesi hangi olguların belirleyici sayıldığını da açıklamadığından, karardan hangi delilin yeterli olacağına dair genel bir ölçü çıkarılamaz.

Kanaatimizce kararın katkısı, çocuğun üstün yararı ilkesini ret kararının bozulmasına doğrudan dayanak yapmasıdır. Ancak gerekçenin büyük bölümü ilkenin tanımına ayrılmış, hangi delilin sonucu doğurduğu gösterilmemiştir. Bu nedenle kararın benzer dosyalara yol gösterme gücü sınırlıdır.

Kararda kanun maddesi gösterilmemiştir. Yargıtay sonucu, Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesindeki haklı sebep kavramıyla değil, doğrudan çocuğun üstün yararıyla açıklamıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 321. maddesi ise ana ve baba evli ise çocuğun ailenin soyadını taşıyacağını, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuğun onun bekârlık soyadını alacağını düzenler. Anayasa Mahkemesi 8.12.2011 tarihli, E. 2010/119, K. 2011/165 sayılı kararıyla, evliliğin feshi veya boşanma hâlinde çocuk anneye bırakılmış olsa bile çocuğun babanın seçtiği soyadını alacağını öngören Soyadı Kanunu hükmünü iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi bu kararda çocuğun soyadını belirleme hakkının velayet hakkı kapsamında olduğunu kabul etmiştir.

Anayasa Mahkemesi daha sonra kadının soyadına ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesini de iptal etmiş, iptal 28.01.2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu iptal 321. maddenin metnini değiştirmemiştir. Öğretide, bu iptalin 321. maddeyi uygulanamaz hâle getirdiği ve evlilik içinde doğan çocuğun soyadının kanunla yeniden düzenlenmesi gerektiği görüşü savunulmaktadır (Erdoğan, Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024, C. 6, S. 2, s. 3-95).

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır. Velayetin anneye verilmesi çocuğun nüfusa kayıtlı soyadını tek başına değiştirmez; Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesine göre adın değiştirilmesi hâkimden istenir. Bu dosyada da anne, soyadı değişikliği için ayrıca dava açmıştır.

Avukat Görüşü

Çocuğun soyadının annenin soyadıyla değiştirilmesi istenirken dilekçede annenin tercihinden çok çocuğun hayatındaki somut durum anlatılmalıdır. Çocuğun kiminle yaşadığı, okulda ve çevresinde hangi soyadıyla tanındığı, mevcut soyadı yüzünden resmî işlemlerde veya günlük hayatta hangi güçlüklerin yaşandığı tarih ve olaylarla açıklanmalıdır. Talep edilen soyadı açıkça yazılmalı ve değişikliğin çocuğa ne kazandıracağı ayrıca gösterilmelidir.

Tanıklar, çocuğun günlük yaşamını doğrudan gören kişilerden seçilmeli ve anlatımları okul, sağlık veya resmî kurum yazışmaları gibi belgelerle desteklenmelidir. Dava reddedilirse istinaf ve temyiz dilekçelerinde hangi delilin neden çocuğun üstün yararını gösterdiği ve mahkemenin bu delili nasıl değerlendirmediği somut olarak yazılmalıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.06.2026 tarihli, E. 2026/3826, K. 2026/6588 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir; kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan kanun hükümlerinin durumu ve Anayasa Mahkemesi kararları 12.10.2026 tarihinde kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 12.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık