Geçici bakım sözleşmesiyle aile yanına yerleştirilen çocuk için evlat edinme sürecini değerlendiren sosyal hizmet uzmanı

Çocuk Evlat Edinecek Aileye Yerleştirildiyse Anne ve Babanın Rızasının Aranmaması İçin Açılan Ayrı Davanın Reddedilmesi Hakkında Yargıtay Kararı

Bir küçüğün evlat edinilmesinde anne ve babanın rızasının aranıp aranmayacağı, yalnızca Türk Medeni Kanunu’nun 311. maddesindeki maddi koşullara göre çözülmez. Talebin hangi aşamada ve hangi davada ileri sürüldüğü de sonucu değiştirebilir; çocuğun evlat edinecek ailenin yanına verilmiş olması bu bakımdan belirleyicidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.05.2025 tarihli, E. 2025/3088, K. 2025/4929 sayılı kararında bu usul ayrımını uyguladı. Daire, çocuğun geçici bakım sözleşmesiyle evlat edinecek ailenin yanına yerleştirildiğini tespit etti. Bu nedenle anne ve babanın rızasının aranmaması için açılan ayrı davada hukuki yarar bulunmadığına karar verdi ve davayı kabul eden hükmü bozdu. Bozma, rızanın maddi şartları hakkında değil, davanın görülebilmesi için gereken hukuki yarar hakkındadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3088, K. 2025/4929, 12.05.2025

Belge hazirlaniyor…

Çocuk Geçici Bakım Sözleşmesiyle Evlat Edinecek Ailenin Yanına Verildi

Davada, küçüğün ileride evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağı ileri sürülerek Türk Medeni Kanunu’nun 311. maddesindeki sebeplere dayanılmış ve anne ile babanın rızasının aranmamasına karar verilmesi istenmişti. Kararın künyesine göre dava 2021 yılında açılmıştı; çocuk ise 03.01.2022 tarihinde geçici bakım sözleşmesiyle evlat edinecek ailenin yanına yerleştirildi.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etti, davalının istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince esastan reddedildi. Davalının temyizi üzerine Yargıtay, ayrı davanın bu aşamada görülüp görülemeyeceğini inceledi.

Kurum aracılığıyla yürütülen evlat edinme sürecinde çocuk, geçici bakım sözleşmesiyle aile yanına yerleştirilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının evlat edinme hizmeti açıklamaları, sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren bir yıllık geçici bakım sürecinin başladığını ve çocuğun yerleştirilmesinden evlat edinme tamamlanana kadar ailenin izlendiğini belirtir.

Türk Medeni Kanunu’ndaki “Yerleştirme” Hangi Anı Gösteriyor?

Türk Medeni Kanunu’nun 312. maddesi, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilen küçüğü düzenler. Anne ile babadan birinin rızası eksikse, evlat edinenin veya aracılık yapan kurumun istemi üzerine küçüğün oturduğu yer mahkemesi, kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce rızanın aranıp aranmayacağına karar verir. Diğer hâllerde bu karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.

Maddede iki kez geçen “yerleştirme” kelimesi aynı anlamı taşımaz. Daire, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.12.2020 tarihli, E. 2017/1926, K. 2020/1057 sayılı kararında tartışılan ve kendisinin de benimsediği görüşe dayandı. Bu görüşe göre ikinci “yerleştirme”, çocuğun kuruma alınmasını değil, evlat edinecek kişi veya ailenin yanına verilmesini anlatır. Ayrı rıza kararının bu nedenle çocuk aile yanına verilmeden önce verilmesi gerekir; yerleştirmeden sonra rıza meselesi evlat edinme işlemleri sırasında çözülür.

Hukuk Genel Kurulu kararından aktarılan gerekçe, bu ayrımın amacını da açıklar. Rıza sorununun çocuk aile yanına verilmeden çözülmesi, çocuk yeni ailesine alıştıktan sonra evlat edinmeyi engelleyen bir karar çıkmasının doğuracağı zararları önler ve evlat edinme sürecini hızlandırır. Kanaatimizce ayrı davanın neden yararsız görüldüğü de bu amaçtan anlaşılabilir; çocuk aile yanına yerleştirildiğinde ayrı davanın sağlayacağı önleyici etki artık gerçekleşemez.

Ayrı Rıza Davası Neden Reddedilmeliydi?

Daireye göre çocuğun geçici bakım sözleşmesiyle evlat edinecek ailenin yanına yerleştirilmesi, evlat edinme davasından önce ayrı bir rıza davası görülmesine engeldir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 114/1-h uyarınca hukuki yarar bir dava şartıdır. Mahkeme dava şartlarını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırır (HMK m. 115/1) ve eksiklik varsa HMK m. 115/2 gereğince davayı usulden reddeder.

Daire, çocuğun aile yanına yerleştirilmiş olmasını esas aldı. Rıza meselesi artık evlat edinme davasında değerlendirileceğinden, ayrı davanın reddedilmesi gerekirken kabul edilmesini doğru bulmadı. Bu nedenle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını bozdu.

Bozma, Anne ve Babanın Rızasının Mutlaka Aranacağı Anlamına Gelmez

Yargıtay, anne veya babanın kim olduğunun ya da uzun süreden beri nerede oturduğunun bilinip bilinmediği, ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun olup olmadığı veya çocuğa karşı özen yükümlülüğünü önemli ölçüde yerine getirip getirmediği hakkında bir değerlendirme yapmadı. Usulden ret, rızanın aranıp aranmayacağına ilişkin maddi uyuşmazlığı kesin hükümle çözmez. Aynı mesele evlat edinme davasında ileri sürülebilir ve 311. maddedeki koşullar orada somut delillere göre incelenir.

Evlat edinmede anne ve baba rızasının aranmaması konusundaki başka bir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı, 311. maddedeki özen yükümlülüğü istisnasını somut deliller üzerinden inceler. O karar maddi koşullarla, burada incelenen karar ise talebin ileri sürüleceği usul yoluyla ilgilidir.

Karardan Hangi Sonuçlar Çıkarılamaz?

Karar, geçici bakım sözleşmesiyle aile yanına yerleştirilen her çocuğun mutlaka evlat edinileceğini söylemez. Geçici bakım, evlatlık ilişkisini kendiliğinden kurmaz; evlat edinme için kanundaki diğer koşulların gerçekleşmesi, sosyal incelemenin yapılması ve mahkeme kararı gerekir.

Evlat edinme tamamlandıktan sonra gündeme gelebilen evlatlık ilişkisinin kaldırılması da farklı bir dava türüdür. İncelenen dosyada henüz kurulmuş bir evlatlık ilişkisi bulunmadığından karar, kaldırma sebepleri hakkında bir sonuç içermez.

Sıkça Sorulan Sorular

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2025/3088, K. 2025/4929 sayılı kararına göre görülemez. Çocuk geçici bakım sözleşmesiyle evlat edinecek ailenin yanına verildikten sonra rızanın aranıp aranmayacağı evlat edinme davası içinde değerlendirilir; ayrıca açılan dava, hukuki yarar bulunmadığı için reddedilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 312. maddesine göre evlat edinen veya aracılık yapan kurum ayrı rıza kararı isteyebilir. Yargıtay’ın benimsediği yoruma göre bu karar, kural olarak çocuk evlat edinecek ailenin yanına verilmeden önce verilmelidir.

Hayır. Geçici bakım sözleşmesi çocuğun evlat edinme öncesinde aile yanına yerleştirilmesini ve izlenmesini sağlar. Evlatlık ilişkisi ancak kanuni koşulların incelenmesi ve mahkeme kararıyla kurulur.

Evet. Hukuki yarar bir dava şartı olduğundan mahkeme bunu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir; tarafların itiraz etmemesi eksikliği gidermez.

Avukat Görüşü

Rızanın aranmaması talebi hazırlanırken önce çocuğun hangi aşamada olduğu belgelenmelidir. Kuruma kabul tarihi, geçici bakım sözleşmesinin tarihi, çocuğun hangi tarihte hangi kişi veya eşlerin yanına yerleştirildiği ve evlat edinme davasının açılıp açılmadığı dosya kronolojisinde ayrı ayrı gösterilmelidir.

Ayrı rıza davası devam ederken çocuğun aile yanına verilmesi planlanıyorsa bu gelişmenin davayı etkileyeceği baştan hesaba katılmalıdır. Yerleştirme gerçekleştiyse ayrı davada ısrar etmek yerine talep evlat edinme davası içinde açıkça ileri sürülmelidir. Aksi hâlde rızanın aranmaması için güçlü sebepler bulunsa bile ayrı dava esasa girilmeden reddedilebilir ve taraflar zaman kaybeder.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.05.2025 tarihli, E. 2025/3088, K. 2025/4929 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir; kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Evlat edinme sürecinin aşaması, taraflar, rıza koşulları ve dava şartları her dosyada ayrıca incelenir. Türk Medeni Kanunu’nun resmî metni 03.10.2026 itibarıyla kontrol edilmiş, 311 ve 312. maddelerde değişiklik görülmemiştir. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 03.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık