Evlat edinme şartları, evlat edinmek isteyen kişi veya eşlerin yaşı ve medeni durumu, çocukla aralarındaki yaş farkı, çocuğun üstün yararı, gerekli rızalar ve mahkeme incelemesi birlikte değerlendirilerek belirlenir. Türkiye’de evlatlık ilişkisi yalnızca mahkeme kararıyla kurulabilir. Aileler arasında yapılan özel bir anlaşma, noter belgesi veya çocuğun doğrudan nüfusa kaydettirilmesi tek başına evlat edinme sonucunu doğurmaz.
İçindekiler
Süreçte yalnızca başvuran kişinin çocuk sahibi olma isteği değil, öncelikle çocuğun güvenliği, gelişimi ve üstün yararı gözetilir.
Türk hukukunda soybağı (çocuk ile anne ve babası arasındaki hukuki bağ) doğum, evlilik, tanıma, hâkim kararı veya evlat edinme yoluyla kurulabilir. Çocuk ile biyolojik babası arasında hukuki bağ yoksa ve bu bağın mahkeme kararıyla kurulması isteniyorsa babalık davası açılır. Nüfusta kayıtlı babalığın biyolojik gerçeğe uymadığı ileri sürülüyorsa soybağının reddi davası açılır. Evlat edinme ise biyolojik bir bağ aramaz; mahkeme kararıyla yeni bir hukuki aile bağı kurar.
Evlat edinme nedir ve hangi hukuki sonucu doğurur?
Evlat edinme, kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin uygun bulması üzerine evlat edinen ile evlat edinilen arasında hukuki soybağı kurulmasıdır.
Evlat edinme kararıyla birlikte küçüğün bakım ve eğitimine ilişkin ana ve baba hakları evlat edinene geçer. Küçük, evlat edinenin soyadını alır; evlat edinenin yasal mirasçısı olur ve nüfus kayıtları kanundaki esaslara göre düzenlenir. Bununla birlikte çocuğun biyolojik ailesiyle genetik bağı ortadan kalkmaz ve çocuk biyolojik ailesinden miras almaya da devam eder.
Koruyucu aile ile evlat edinme arasındaki fark nedir?
Koruyucu ailelik ile evlat edinme aynı hukuki kurum değildir. Koruyucu aile hizmetinde çocuğun bakımı belirli veya belirsiz bir süre için aile yanında sağlanır; ancak koruyucu aile ile çocuk arasında evlatlık soybağı kurulmaz.
Koruyucu aile yanında bulunan çocuğun velayeti, soyadı, nüfus kaydı ve mirasçılık durumu kendiliğinden değişmez. Çocuk hakkındaki bakım ve koruma süreci ilgili kamu kurumunun gözetiminde devam eder. Koruyucu ailelik geçici veya uzun süreli bir bakım modeli olabilir; fakat tek başına evlat edinmeye dönüşmez.
Evlat edinmede ise mahkeme kararıyla kalıcı bir hukuki ilişki kurulur. Evlat edinen kişi, çocuk üzerindeki ana ve baba hak ve yükümlülüklerini üstlenir. Çocuğun soyadı, nüfus kaydı ve mirasçılığı bakımından kanunda öngörülen sonuçlar meydana gelir.
Koruyucu aile yanında bulunan bir çocuğun daha sonra aynı aile tarafından evlat edinilmesi bazı dosyalarda mümkün olabilir. Bunun için çocuğun hukuken evlat edinilmeye uygun olması, gerekli rızaların veya rızanın aranmamasına ilişkin kararların bulunması ve genel evlat edinme şartlarının tamamlanması gerekir. Koruyucu aile olarak geçirilen süre ve kurulan ilişki mahkemece değerlendirilse de otomatik bir evlat edinme hakkı sağlamaz.
Küçüklerin evlat edinilmesi için hangi şartlar aranır?
Küçüklerin evlat edinilmesinde temel şartlar Türk Medeni Kanunu’nun 305–320. maddelerinde düzenlenmiştir. Başlıca koşullar şunlardır:
- Küçüğün evlat edinen tarafından en az bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması,
- Evlat edinmenin her durumda küçüğün yararına bulunması,
- Evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi,
- Evlat edinen ile çocuk arasında en az on sekiz yaş fark bulunması,
- Ayırt etme gücüne sahip çocuğun rıza göstermesi,
- Kanunun aradığı durumlarda biyolojik anne ve babanın rızasının alınması,
- Vesayet altındaki çocuk yönünden vesayet dairelerinin gerekli izinlerinin bulunması,
- Evlat edinen kişi veya eşlerin yaş ve evlilik süresi şartlarını karşılaması,
- Mahkemece kapsamlı araştırma yapılarak ilişkinin uygun bulunması.
Bu şartlardan yalnızca birinin sağlanması yeterli değildir. Mahkeme bütün koşulları ve çocuğun bireysel ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir. Yaş, gelir veya evlilik süresi gibi şekli şartların karşılanması başvurunun mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.
Bir yıllık bakım ve eğitim şartı nasıl uygulanır?
Bir küçüğün evlat edinilebilmesi için kural olarak evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması gerekir. Bu süre, taraflar arasındaki ilişkinin gerçekliğinin, sürekliliğinin ve çocuk bakımından uygunluğunun gözlemlenmesini sağlar.
Kurum aracılığıyla yürütülen süreçlerde çocuk, uygun bulunan kişi veya eşlerin yanına geçici bakım sözleşmesiyle yerleştirilir. Yerleştirmeden sonra aile ve çocuk belirli aralıklarla izlenir. Çocuğun aile ortamına uyumu, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması, aile içindeki ilişkiler ve başvuranların ebeveynlik yeterliliği değerlendirilir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının evlat edinme bilgilendirmesine göre evlat edinme davası bir yıllık süre dolmadan açılamaz. Ancak sürenin dolması da tek başına yeterli değildir. İzleme sürecinin olumlu değerlendirilmesi ve diğer hukuki şartların tamamlanması gerekir.
Çocuğa fiilen daha önce bakılmış olması hâlinde, bakım ilişkisinin başlangıcı ve niteliği belgelerle ortaya konulmalıdır. Mahkeme, tarafların beyanlarıyla bağlı olmadan bakımın gerçekliğini ve çocuğun yararına olup olmadığını araştırır.
Çocuğun üstün yararı nasıl değerlendirilir?
Evlat edinmede temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme, başvuranların yalnızca maddi gelirine bakmaz; çocuğa güvenli, istikrarlı, sağlıklı ve destekleyici bir aile ortamı sağlayıp sağlayamayacaklarını inceler.
Değerlendirmede özellikle şunlara bakılır:
- Çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve sağlık durumu,
- Çocuğun geçmiş yaşamı ve varsa yaşadığı travmalar,
- Başvuranların fiziksel ve ruhsal sağlıkları,
- Ebeveynlik becerileri ve çocuk yetiştirme anlayışları,
- Aile içi ilişkiler ve ev ortamı,
- Ekonomik istikrar ve sosyal güvence,
- Başvuranların evlat edinme gerekçeleri,
- Çocuğun eğitim, sağlık ve özel bakım ihtiyaçlarının karşılanabilmesi,
- Evlat edinenin diğer çocuklarıyla kurulacak ilişki,
- Çocuğun görüşü ve başvuranlarla kurduğu duygusal bağ.
Yüksek gelir tek başına olumlu karar sebebi olmadığı gibi gelir düzeyinin çok yüksek olmaması da kendiliğinden ret nedeni değildir. Önemli olan çocuğun ihtiyaçlarının istikrarlı biçimde karşılanabilmesi ve aile ortamının onun gelişimine uygun olmasıdır.
Evlat edinenin öz çocuğunun bulunması evlat edinmeye engel midir?
Hayır. Bir kişinin veya eşlerin biyolojik çocuğunun bulunması evlat edinmeye engel değildir. Başvuranın biyolojik olarak çocuk sahibi olamadığını kanıtlaması da gerekmez. Ancak evlat edinmenin mevcut çocukların yararlarını hakkaniyete aykırı biçimde zedelememesi gerekir.
Mahkeme, evlat edinenin diğer çocuklarının evlat edinme hakkındaki tutum ve düşüncelerini değerlendirebilir. Küçük bir çocuğun evlat edinilmesinde evlat edinenin çocuklarının ve torunlarının (altsoyunun) açık onayı aranmaz. Buna karşılık kural olarak on sekiz yaşını doldurmuş (ergin) ya da mahkeme kararıyla vesayet altına alınmış (kısıtlı) bir kişinin evlat edinilmesinde bu onay ayrıca aranır.
Aile içindeki diğer çocukların yalnızca maddi miras beklentisi dikkate alınmaz. Yeni kurulacak ilişkinin aile dengelerine, çocukların duygusal güvenliğine ve bakım olanaklarına etkisi bütün olarak incelenir.
Eşler birlikte nasıl evlat edinebilir?
Eşler kural olarak yalnızca birlikte evlat edinebilir. Birlikte evlat edinmek isteyen eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir.
Bu iki koşul alternatiftir. Evlilik beş yılı doldurmuşsa eşlerin her ikisinin de otuz yaşında olması aranmaz. Evlilik beş yıldan kısa sürmüşse birlikte evlat edinme için eşlerin ikisinin de otuz yaşını tamamlaması gerekir.
Yaş ve evlilik süresi şartlarının karşılanması, çocuğun aile yanına doğrudan yerleştirilmesini sağlamaz. Kurumsal değerlendirme, sosyal inceleme, uygun eşleştirme, bakım süreci ve mahkeme kararı ayrıca gereklidir.
Eşlerin başvuru ve değerlendirme sürecine birlikte katılması beklenir. Eşlerden birinin evlat edinmeyi istememesi veya süreçte iş birliği yapmaması, birlikte evlat edinmenin niteliğiyle bağdaşmaz.
Eşlerden biri diğer eşin çocuğunu evlat edinebilir mi?
Evet. Bir eş, diğer eşin önceki ilişkisinden veya evliliğinden olan çocuğunu belirli şartlarla evlat edinebilir. Bunun için eşlerin en az iki yıldan beri evli olması veya evlat edinmek isteyen eşin otuz yaşını doldurmuş bulunması gerekir.
Üvey çocuğun evlat edinilmesinde de çocuğun üstün yararı, on sekiz yaş farkı, çocuğun görüşü ve biyolojik ebeveyn rızasıyla ilgili hükümler uygulanır. Çocuğun diğer biyolojik ebeveyniyle soybağı bulunuyorsa, yalnızca velayetin eşte olması diğer ebeveynin rızasını kendiliğinden gereksiz hâle getirmez.
Diğer ebeveynin rızasının bulunmaması hâlinde rızanın aranmayacağına ilişkin şartların oluşup oluşmadığı mahkemece değerlendirilir. Ebeveynin çocukla görüşmemesi veya taraflar arasında anlaşmazlık bulunması tek başına rızanın gereksiz sayılması için yeterli değildir.
Üvey çocuğun evlat edinilmesi, çocuğun nüfus kaydı, soyadı, mirasçılığı ve diğer biyolojik ebeveyniyle hukuki ilişkisi bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle dosyanın mevcut soybağı ve nüfus kayıtları incelenmeden yalnızca aile içindeki fiilî ilişkiye dayanılarak değerlendirme yapılmamalıdır.
Evli bir kişi tek başına evlat edinebilir mi?
Evli kişiler bakımından temel kural birlikte evlat edinmedir. Bununla birlikte otuz yaşını doldurmuş bir eş, kanunda belirtilen istisnai durumlarda tek başına evlat edinebilir.
Bunun için diğer eşin;
- Ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun olması,
- İki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi veya
- Mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşaması
nedeniyle birlikte evlat edinmenin mümkün olmadığının ispatlanması gerekir.
Eşlerin yalnızca fiilen ayrı yaşamaları her durumda yeterli değildir. Kanunda belirtilen şartların ve sürelerin somut belgelerle ortaya konulması gerekir. Mahkeme ayrıca tek başına evlat edinmenin çocuk bakımından uygun olup olmadığını araştırır.
Bekâr bir kişi evlat edinebilir mi?
Evet. Evli olmayan bir kişi otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinmek için başvurabilir. Kadın veya erkek olmak bakımından farklı bir yaş şartı öngörülmemiştir.
Evli olmayan iki kişi ise birlikte evlat edinemez. Birlikte evlat edinme hakkı kanunda eşlere tanınmıştır. Birlikte yaşayan ancak evli olmayan kişilerin ortak başvuruyla aynı çocuğu evlat edinmesi mümkün değildir.
Bekâr başvuran bakımından da çocukla en az on sekiz yaş fark bulunması, bir yıllık bakım ve eğitim şartının tamamlanması, sosyal incelemenin olumlu olması ve evlat edinmenin çocuğun yararına bulunması gerekir. Bekârlık başlı başına olumsuzluk sayılmaz; ancak çocuğun bakımının nasıl sürdürüleceği, destek ağı, çalışma düzeni ve yaşam koşulları incelenir.
Evlat edinen ile çocuk arasında kaç yaş fark bulunmalıdır?
Evlat edinenin, evlat edinilenden en az on sekiz yaş büyük olması gerekir. Bu şart, eşlerin birlikte evlat edinmesi hâlinde her iki eş bakımından da ayrı ayrı değerlendirilir.
Kanun asgari yaş farkını belirlemiştir. Buna karşılık başvuran ile çocuk arasındaki çok yüksek yaş farkı, çocuğun uzun vadeli bakım ihtiyacı ve başvuranın sağlık durumu yönünden sosyal incelemede değerlendirilebilir. Belirli bir yaş farkının kanuni asgari sınırı aşması, başvurunun mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.
Başvuranların tercih ettiği çocuk yaşı da bekleme süresini etkileyebilir. Belirli yaş veya cinsiyete ilişkin çok dar tercihler, uygun çocukla eşleştirme süresini uzatabilir. Kurumun görevi başvuranlara istedikleri özellikte çocuk bulmak değil, hukuken evlat edinilmeye uygun çocuk için onun ihtiyaçlarına cevap verebilecek aileyi belirlemektir.
Çocuğun evlat edinmeye rıza göstermesi gerekir mi?
Ayırt etme gücüne sahip çocuğun evlat edinmeye rıza göstermesi gerekir. Çocuğun ayırt etme gücü yalnızca yaşa göre belirlenmez; gelişim düzeyi, evlat edinmenin anlamını kavrama yeterliliği ve görüş oluşturabilme kapasitesi dikkate alınır.
Çocuğun görüşü, onun üzerinde baskı kurulmadan ve yaşına uygun yöntemlerle alınmalıdır. Çocuğun evlat edinme konusunda ciddi bir itirazı varsa bu irade göz ardı edilmemelidir. Evlat edinme, çocuk açısından kalıcı kişisel ve hukuki sonuçlar doğurduğundan yalnızca yetişkinlerin kararı olarak ele alınamaz.
Çocuğun henüz ayırt etme gücü bulunmasa bile duygusal bağları, davranışları, aile yanındaki uyumu ve ihtiyaçları uzmanlar tarafından değerlendirilir. Anne ve babasının velayetinde bulunmadığı için kendisine vasi atanmış (vesayet altındaki) bir çocuk bakımından ise, ayırt etme gücü bulunsun veya bulunmasın, vesayet işlerine bakan mahkemelerin (vesayet dairelerinin) kanunda aranan izinleri alınmalıdır.
Biyolojik anne ve babanın rızası nasıl alınır?
Kural olarak küçüğün evlat edinilmesi için biyolojik anne ve babasının rızası gerekir. Rıza, çocuğun veya anne ve babanın oturduğu yer mahkemesinde sözlü ya da yazılı olarak açıklanıp tutanağa geçirilmelidir.
Sadece taraflar arasında düzenlenen bir belge veya noter beyanı, kanunda öngörülen mahkeme tutanağının yerini her durumda tutmaz. Rızanın özgür iradeyle verilip verilmediği, kişinin işlemin sonuçlarını anlayıp anlamadığı ve kanuni bekleme süresinin geçip geçmediği değerlendirilir.
Anne ve babanın küçük ya da kısıtlı olması, rızalarını kendiliğinden geçersiz kılmaz. Rıza verme yetkisi kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; yani rızayı anne veya baba kendisi verir, vasi veya başka bir temsilci onun yerine rıza veremez. Ancak rıza veren anne veya babanın ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.
Velayetin yalnızca anneye veya babaya verilmiş olması da diğer ebeveynin rızasını kural olarak ortadan kaldırmaz.
Anne ve baba doğumdan hemen sonra rıza verebilir mi?
Hayır. Evlat edinmeye ilişkin rıza, çocuğun doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez. Bu bekleme süresi, annenin doğumun hemen ardından yorgunluk ve duygusal yoğunluk içinde aceleyle karar vermesini önlemek için konmuştur.
Usulüne uygun biçimde tutanağa geçirilen rıza, tutanak tarihinden itibaren altı hafta içinde geri alınabilir. Rıza geri alındıktan sonra yeniden verilirse ikinci rızadan tekrar dönülemez.
Rızanın geri alınması ile doğumdan sonra beklenmesi gereken altı haftalık süre birbirine karıştırılmamalıdır. Biri geçerli rızanın verilebileceği en erken zamanı, diğeri ise verilen ilk rızanın geri alınabileceği süreyi düzenler.
Anne veya babanın rızası hangi durumlarda aranmaz?
Kanunda belirtilen istisnai durumlarda anne veya babadan birinin rızası aranmayabilir. Bunlar genel olarak:
- Kim olduğunun veya uzun süreden beri nerede oturduğunun bilinmemesi,
- Ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunması,
- Çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi
hâlleridir.
Bu şartların bulunduğuna başvuran kişiler kendiliğinden karar veremez. Rızanın aranıp aranmayacağı mahkeme tarafından somut delillere göre belirlenir. Ebeveynin ekonomik güçlük yaşaması, taraflar arasında husumet bulunması veya çocukla bir süre görüşmemesi tek başına her dosyada özen yükümlülüğünün yerine getirilmediğini göstermez.
Özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmediği iddiasında çocuğun bakım geçmişi, kurum kayıtları, sosyal inceleme raporları, ebeveynin çocuğa ilgisi ve kendisine sağlanan imkânlara rağmen yükümlülüklerini ihmal edip etmediği araştırılır. Ebeveynin çocuğun varlığından haberdar olup olmadığı ve çocukla görüşmesinin engellenip engellenmediği de incelenir. Rızanın aranmamasına karar verilmesi istisnai bir işlemdir ve aile hayatına etkisi nedeniyle dikkatli inceleme gerektirir.
Çocuk geçici bakım sözleşmesiyle evlat edinecek ailenin yanına yerleştirildikten sonra rızanın aranmaması için ayrı bir dava açılırsa bu dava reddedilir; konu evlat edinme davasının içinde incelenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında bunu şöyle açıklamıştır:
“Küçüğün geçici bakım sözleşmesi ile evlat edinecek aile yanına yerleştirilmiş olmasına göre, ana ve baba rızasının aranmaması konusunun evlat edinme davası içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3088, K. 2025/4929, 12.05.2025. Kararın incelemesi: Çocuk Evlat Edinecek Aileye Yerleştirildiyse Anne ve Babanın Rızasının Aranmaması İçin Açılan Ayrı Davanın Reddedilmesi Hakkında Yargıtay Kararı
Kurum bakımındaki her çocuk evlat edinilebilir mi?
Hayır. Koruma veya bakım altında bulunan her çocuk hukuken evlat edinilmeye uygun değildir. Çocuğun kurum bakımında bulunması, biyolojik anne ve babasıyla hukuki bağlarının sona erdiği anlamına gelmez.
Bazı çocukların anne ve babasıyla kişisel ilişkisi devam eder. Bazılarında geçici koruma tedbiri uygulanır veya ailesine dönüş çalışması yürütülür. Evlat edinme hizmetinden yararlanılabilmesi için gerekli rızaların alınmış olması ya da kanunda belirtilen nedenlerle rızanın aranmayacağına karar verilmesi gerekir.
Bakanlığın resmî açıklamalarında da koruma altındaki bütün çocukların evlat edindirilemeyeceği açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle “kurumdan çocuk seçmek” biçimindeki yaklaşım hukuki ve etik olarak doğru değildir. Eşleştirmede çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı esas alınır.
Evlat edinme başvurusu nereye ve nasıl yapılır?
Türkiye’de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, yerleşim yerlerindeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurabilir. İlk başvuru e-Devlet üzerinden de yapılabilir.
Başvuru randevusunda ön bilgilendirme yapılır. Başvuranların temel koşulları taşıyıp taşımadığı değerlendirilir ve evlat edinmenin hukuki, sosyal ve kişisel sonuçları açıklanır. Uygun koşulların bulunması hâlinde başvuru formu düzenlenir ve istenecek belgeler bildirilir.
Kurum aracılığıyla yürütülen küçük evlat edinmelerinin usulü, Küçüklerin Evlât Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzükte ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Evlat edinme başvurusunda hangi belgeler istenir?
Belgeler başvurunun niteliğine ve kişilerin durumuna göre değişebilir. Uygulamada genel olarak şu belgeler istenir:
- Nüfus olayı kayıt örneği,
- Başvuranların ve birlikte yaşadıkları aile fertlerinin adli sicil bilgileri,
- Gelir, malvarlığı ve sosyal güvenlik durumunu gösteren belgeler,
- Yerleşim yeri belgesi,
- Öğrenim durumunu gösteren belge,
- Fiziksel ve ruhsal sağlık durumunu gösteren sağlık kurulu raporu,
- Evlilik durumunu gösteren kayıt ve belgeler,
- Yabancılar veya yurt dışında yaşayanlar için oturma belgeleri ve çocuğun, onu kabul eden ülkeye girişine ilişkin belgeler,
- Kurumun dosyanın özelliğine göre isteyebileceği diğer bilgi ve belgeler.
Bakanlık bilgilendirmesine göre, istenen belgelerin başvurudan itibaren en geç iki ay içinde tamamlanması gerekir. Bu süre içinde belgelerin sunulmaması başvurunun işleme alınmamasına neden olabilir.
Sağlık raporu veya adli sicil kaydı tek başına mekanik biçimde değerlendirilmez. Rahatsızlığın ya da kaydın çocuğun güvenliğine, bakımına ve gelişimine etkisi incelenir. Eksik veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ise güven değerlendirmesini olumsuz etkileyebilir.
Sosyal inceleme sürecinde neler araştırılır?
Belgelerin uygun bulunmasından sonra başvuranlar hakkında sosyal inceleme başlatılır. İnceleme yalnızca evde yapılan tek bir görüşmeden ibaret değildir. Gerektiğinde ev, iş ve sosyal çevre ziyaretleri gerçekleştirilebilir; başvuranların yaşam düzeni ve destek sistemleri araştırılabilir.
Sosyal incelemede başvuranların kişilik özellikleri, sağlıkları, ekonomik durumları, aile ilişkileri, çocuk yetiştirme becerileri, evlat edinme motivasyonları ve özel ihtiyaçları bulunan bir çocuğa yaklaşımı değerlendirilir. Eşlerin sürece ilişkin ortak iradesi ve aile içindeki diğer kişilerin tutumu da değerlendirilebilir.
Ziyaretlerin bir kısmı haberli, bir kısmı habersiz gerçekleştirilebilir. İnceleme sonucunda hazırlanan rapor başvurunun devamı ve daha sonra mahkeme incelemesi bakımından önemli bir delil oluşturur. Bununla birlikte mahkeme kurum görüşüyle mutlak biçimde bağlı değildir; gerekli görürse ek araştırma yaptırabilir.
Başvuranların sosyal incelemeyi yalnızca aşılması gereken biçimsel bir denetim olarak görmemesi gerekir. Sürecin amacı, başvuranlarla çocuk arasında uzun süreli ve güvenli bir aile ilişkisi kurulup kurulamayacağını değerlendirmektir.
Çocuk aile yanına nasıl yerleştirilir?
Başvuru dosyasının uygun bulunması hâlinde kişi veya eşler belge teslim tarihine göre sıraya alınır. Bekleme süresi, hukuken evlat edinilmeye uygun çocukların durumu ile başvuranların yaş, sağlık ve diğer tercihlerine göre değişebilir.
Sıra geldiğinde başvuranlarla iletişime geçilir ve çocukla tanıştırma süreci planlanır. Özellikle daha büyük yaştaki çocuklarda, doğrudan yerleştirme yerine aşamalı karşılaşma ve uyum süreci uygulanabilir.
Eşleştirmenin uygun bulunması hâlinde İl Müdürlüğü ile başvuranlar arasında geçici bakım sözleşmesi imzalanır. Çocuk bundan sonra aile yanına yerleştirilir ve en az bir yıllık bakım, eğitim ve izleme süreci başlar.
Geçici bakım sözleşmesi evlat edinme kararı değildir. Bu aşamada hukuki evlatlık ilişkisi henüz kurulmamıştır. İzleme sırasında çocuğun yararının tehlikeye girdiği, yükümlülüklerin yerine getirilmediği veya eşleştirmenin uygun olmadığı anlaşılırsa süreç sona erdirilebilir ve çocuk geri alınabilir.
Evlat edinme için hangi mahkemeye başvurulur?
Davaya hangi tür mahkemenin bakacağı (görev) bakımından evlat edinme kararını aile mahkemesi verir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi olarak bakar.
Hangi yerdeki mahkemeye başvurulacağı (yetki) bakımından, tek başına evlat edinmede evlat edinenin yerleşim yeri, birlikte evlat edinmede ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Evlat edinme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre çekişmesiz yargı işidir; karşısında davalı bulunan bir uyuşmazlık değil, mahkemenin bir hukuki durumu inceleyip düzenlediği bir iştir. Uygulamada “evlat edinme davası” ifadesi kullanılsa da mahkeme yalnızca başvuranların sunduğu delillerle bağlı kalmaz. Çocuğun statüsünü ilgilendirdiği için gerekli araştırmaları kendiliğinden yapabilir.
Bu başvurudan önce arabulucuya gitme zorunluluğu (dava şartı arabuluculuk) yoktur. Tarafların aralarında anlaşmış olması mahkeme incelemesini ortadan kaldırmaz.
Evlat edinme dilekçesinde hangi bilgiler bulunmalıdır?
Mahkemeye sunulacak dilekçede başvuranların ve evlat edinilmek istenen kişinin kimlik bilgileri, yerleşim yerleri, aralarındaki ilişki, evlat edinme türü ve talebin dayandığı olaylar açıkça gösterilmelidir.
Dilekçede özellikle:
- Yaş ve evlilik süresi şartlarının nasıl karşılandığı,
- Çocukla arasındaki yaş farkı,
- Bir yıllık bakım ve eğitim ilişkisinin başlangıcı ve gelişimi,
- Çocuğun neden evlat edinilmek istendiği,
- Çocuğun yararına ilişkin somut koşullar,
- Gerekli rızaların ve izinlerin durumu,
- Kurum süreci ve sosyal inceleme bilgileri,
- Başvuranın varsa diğer çocuklarının durumu,
- Dayanılan belgeler ve talep edilen nüfus düzenlemeleri
açıklanmalıdır.
Dilekçede yalnızca “çocuğa iyi bakılacağı” biçimindeki genel ifadeler yeterli olmayabilir. Bakım ilişkisi, aile ortamı, çocuğun sağlık ve eğitim ihtiyaçları ile kurulan bağ somutlaştırılmalıdır. Kurum raporları, geçici bakım sözleşmesi, nüfus kayıtları, sağlık belgeleri ve rıza tutanakları dosyaya eklenir veya ilgili kurumlardan getirtilir.
Mahkeme hangi araştırmaları yapar?
Mahkeme, evlat edinmeye karar vermeden önce esaslı sayılan bütün durum ve koşulları kapsamlı biçimde araştırmakla yükümlüdür. Evlat edinen ile evlat edinilen dinlenir; gerektiğinde sosyal hizmet, psikoloji veya diğer uzmanlık alanlarından görüş alınır.
Araştırmada özellikle:
- Tarafların kişilikleri ve sağlık durumları,
- Karşılıklı ilişkileri,
- Ekonomik ve sosyal koşulları,
- Evlat edinenin bakım ve eğitim yeterliliği,
- Evlat edinme gerekçeleri,
- Aile ilişkileri,
- Bir yıllık bakım dönemindeki gelişmeler,
- Evlat edinenin diğer çocuklarının görüşleri,
- Çocuğun rızası ve üstün yararı
açıklığa kavuşturulur.
Eksik rıza, yetersiz sosyal inceleme veya bakım ilişkisinin açıklığa kavuşturulmaması hâlinde karar verilmemesi gerekir. Sürecin hızlı tamamlanması amacıyla temel incelemelerin atlanması, daha sonra evlatlık ilişkisinin kaldırılması dâhil ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.
Evlat edinme süreci ne kadar sürer?
Evlat edinme süresi için her dosyada geçerli kesin bir tarih verilemez. Kurum başvurusu, belge teslimi, sosyal inceleme, uygun çocukla eşleştirme, bir yıllık bakım süresi ve mahkeme yargılaması birbirinden ayrı aşamalardır.
Bir yıllık bakım ve eğitim süresi kanuni asgari koşuldur. Buna başvuru sırası, uygun eşleştirmenin yapılması, çocuğun hukuki durumunun kesinleşmesi ve mahkeme işlemleri eklenir. Bu nedenle toplam süreç bir yıldan belirgin biçimde daha uzun sürebilir.
Bekleme süresini etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Evlat edinilmeye uygun çocukların hukuki durumu,
- Başvuranların çocuk yaşı ve diğer özelliklere ilişkin tercihleri,
- Belgelerin eksiksiz sunulması,
- Sosyal incelemenin kapsamı,
- Biyolojik ebeveyn rızasına ilişkin uyuşmazlıklar,
- Çocuğun özel sağlık veya bakım ihtiyaçları,
- Mahkemenin iş yoğunluğu ve ek araştırma gereksinimi,
- Ülkelerarası evlat edinmede yabancı makam işlemleri.
Süreyi kısaltmak amacıyla gerçeğe aykırı bilgi verilmesi, doğrudan kayıt yaptırılması veya kurum dışı yollar denenmesi hukuki sorunu büyütebilir. Sürecin amacı yalnızca bir karar almak değil, çocuk bakımından güvenli ve kalıcı bir aile ilişkisi kurmaktır.
Evlat edinmenin nüfus kaydı ve soyadı üzerindeki etkisi nedir?
Evlat edinilen küçük, evlat edinenin soyadını alır. Evlat edinen isterse mahkeme sürecinde küçüğe yeni bir ad verilmesini de talep edebilir. Ergin kişi ise evlat edinme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 314. maddesinin dördüncü fıkrası, evlat edinenlerin adlarının çocuğun nüfus kaydına ana ve baba adı olarak yazılmasını yalnız eşlerin ayırt etme gücü bulunmayan bir küçüğü birlikte evlat edindiği durumda öngörüyordu. Bu fıkra, Anayasa Mahkemesinin 26 Temmuz 2023 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve iptal Temmuz 2024’te yürürlüğe girmiştir.
Evlat edinmeden sonraki bağımsız isim veya soyadı talepleri, evlat edinme kararındaki düzenlemelerden farklı koşullara tabi olabilir. Bu konuda genel esaslar isim değiştirme davaları kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Evlat edinme velayeti nasıl etkiler?
Evlat edinmeyle birlikte ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Küçüğün bakım, eğitim, sağlık ve temsil işlemleri evlat edinen tarafından yürütülür.
Birlikte evlat edinmede eşler ana ve baba sıfatıyla velayeti birlikte kullanır. Tek başına evlat edinmede velayet evlat edinene ait olur. Eşlerin daha sonra boşanması hâlinde çocuğun velayeti ve diğer eşle kişisel ilişkisi biyolojik çocuklarda olduğu gibi çocuğun üstün yararı gözetilerek düzenlenir. Boşanma evlatlık ilişkisini sona erdirmez; her iki eşin çocukla soybağı ve bakım yükümlülüğü devam eder.
Evlat edinme kararı, ileride velayetin hiçbir şekilde değişmeyeceği anlamına gelmez. Boşanmış eşlerden birindeki velayetin diğerine verilmesi velayetin değiştirilmesi davası ile istenir. Evlat edinen, çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklarsa veya velayet görevini gereği gibi yerine getiremezse mahkeme velayetin kaldırılması yoluna gidebilir.
Velayetin değiştirilmesi yalnızca çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağını ve kimin onu temsil edeceğini belirler; evlatlık soybağını sona erdirmez. Bu soybağı ancak mahkemenin evlatlık ilişkisini kaldırmasıyla sona erer.
Evlat edinilen çocuğun miras hakkı nasıl belirlenir?
Evlatlık ve onun altsoyu, evlat edinenin biyolojik çocuğu gibi yasal mirasçısı olur. Evlat edinenin biyolojik çocukları varsa evlatlık onlarla birlikte ve aynı haklarla mirasçı olur. Kanunun mirasçıya mutlaka ayırdığı pay olan saklı paydan da yararlanır.
Evlat edinilen kişi, biyolojik ailesindeki mirasçılığını da korur. Bu nedenle evlatlık hem biyolojik ailesinden hem de evlat edinenden miras alabilir.
Buna karşılık mirasçılık karşılıklı değildir. Evlat edinen ve onun hısımları, sırf evlat edinme nedeniyle evlatlığın yasal mirasçısı olmaz. Evlat edinenin evlatlıktan malvarlığı edinmesi ancak vasiyetname, miras sözleşmesi veya başka bir hukuki sebebe dayanabilir.
Evlat edinmenin miras üzerindeki etkisi, biyolojik soybağının tamamen ortadan kalktığı varsayımıyla değerlendirilmemelidir. Vasiyetname, saklı pay, önceki ölümler ve evlatlığın altsoyunun bulunması gibi etkenler somut miras paylaşımını değiştirebilir.
Evlat edinme kayıtları ve biyolojik aile bilgileri gizli midir?
Evlat edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgiler gizlidir. Bunlar mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe açıklanamaz. Gizlilik, çocuğun özel hayatını ve aile düzenini korumayı amaçlar.
Bununla birlikte kişinin biyolojik kökenini öğrenme talebi, özel hayat ve kimlik hakkıyla bağlantılıdır. Başvuru, evlat edinilen kişinin yaşı, ayırt etme gücü, mevcut kayıtlar ve üçüncü kişilerin hakları dikkate alınarak yetkili kurum tarafından değerlendirilir.
Evlat edinilen kişinin biyolojik ailesi hakkında bilgi edinmesi, evlatlık ilişkisinin kendiliğinden sona ermesine yol açmaz. Aynı şekilde biyolojik ebeveynin sonradan ortaya çıkması da kesinleşmiş evlat edinme kararını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Çocuğa evlat edinildiğinin ne zaman ve nasıl açıklanacağı yalnızca hukuki değil, psikolojik ve gelişimsel yönleri bulunan bir konudur. Çocuğun yaşı ve ihtiyaçları dikkate alınarak uzman desteğinden yararlanılması uygun olabilir.
Ergin veya kısıtlı bir kişi nasıl evlat edinilebilir?
Ergin veya kısıtlı kişilerin evlat edinilmesi, küçüklerin evlat edinilmesinden farklı şartlara bağlıdır. Evlat edinenin varsa altsoyunun açık onayı gerekir. Evlat edinen evliyse eşinin rızası; evlat edinilecek kişi evliyse onun eşinin rızası da aranır.
Ergin veya kısıtlı bir kişinin evlat edinilebilmesi için genel olarak şu hâllerden birinin bulunması gerekir:
- Bedensel veya zihinsel engeli nedeniyle sürekli yardıma muhtaç olması ve en az beş yıldan beri evlat edinen tarafından bakılıp gözetilmesi,
- Küçükken en az beş yıl süreyle evlat edinen tarafından bakılıp eğitilmiş olması,
- Diğer haklı sebeplerin bulunması ve tarafların en az beş yıldan beri aile hâlinde birlikte yaşamaları.
Bu şartlarda yer alan bakım veya birlikte yaşama ilişkisi gerçek ve sürekli olmalıdır. Yalnızca miras düzenini değiştirmek, yabancı bir kişiye oturma hakkı sağlamak veya geçici bir menfaat elde etmek amacıyla yapılan başvurular evlat edinmenin aile kurma amacıyla bağdaşmaz.
Küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümler, uygun düştüğü ölçüde ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesinde de uygulanır. Mahkeme tarafların yaş farkını, ilişkilerinin niteliğini, rızaların serbestçe verilip verilmediğini ve başvurunun gerçek aile ilişkisine dayanıp dayanmadığını araştırır.
Akraba veya tanıdık bir kişinin çocuğu evlat edinilebilir mi?
Akrabalık, evlat edinmeyi kendiliğinden engellemez. Büyükanne, büyükbaba, amca, hala, dayı, teyze veya başka bir yakının çocuğunun evlat edinilmesi somut koşullara göre mümkün olabilir.
Ancak biyolojik ebeveynlerle yapılan özel anlaşma yeterli değildir. Bir yıllık bakım ve eğitim şartı, yaş farkı, gerekli rızalar, çocuğun görüşü, vesayet izinleri ve mahkeme araştırması yine uygulanır.
Akraba içi evlat edinmede mevcut aile ilişkilerinin çocuk üzerindeki etkisi daha dikkatli değerlendirilmelidir. Çocuğun biyolojik anne ve babasıyla ilişkisi, akrabalık rollerinin karışması, bakım ilişkisinin gerçekliği ve evlat edinmenin yalnızca miras veya nüfus işlemleri amacıyla istenip istenmediği araştırılır.
Çocuğun biyolojik ebeveyni olmayan bir kişinin nüfusuna doğrudan yazdırılması evlat edinme sayılmaz. Soybağı kayıtlarının gerçeğe aykırı oluşturulması cezai ve medeni hukuki sonuçlar doğurabilir. Yanlış tanıma veya nüfus kaydı bulunan dosyalarda tanımanın iptali davası ve diğer soybağı yollarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Yurt dışında yaşayanlar ve yabancılar nasıl evlat edinebilir?
Yurt dışında ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile yabancı ülke vatandaşları, bulundukları ülkenin ülkelerarası evlat edinme merkezi makamına veya yetkili birimine başvurmalıdır.
Ülkelerarası evlat edinme işlemleri, çocuğun kaçırılması, satılması veya hukuka aykırı biçimde başka ülkeye götürülmesi risklerini önlemek amacıyla merkezi makamlar arasında yürütülür. Türkiye bakımından merkezi makam Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüdür. Türkiye’nin güncel merkezi makam bilgileri Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı kayıtlarında yayımlanmaktadır.
Başvuruda kabul eden devletin, çocuğun ülkeye girişine ve sürekli ikametine izin verdiğini veya vereceğini gösteren belgeler istenebilir. Çocuğun evlat edinilmeye uygunluğu, başvuranların yeterliliği ve iki devletin onayları tamamlanmadan çocuğun ülkeler arasında götürülmesi hukuka uygun değildir.
Yabancı ülkede verilmiş bir evlat edinme kararının Türkiye’de nüfus kayıtlarına işlenmesi için kararın tanınması, yani bir Türk mahkemesince Türkiye’de de geçerli sayılması veya ilgili uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekebilir. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’deki etkisi bakımından tanıma ve tenfiz esasları dosyanın niteliğine uygun şekilde incelenmelidir.
Yurt dışında yaşayan başvuranlar Türkiye’deki işlemleri vekil aracılığıyla yürütmek isterse, vekâletnamede bu işler için açık yetki bulunmalıdır. Rıza beyanı gibi kişinin bizzat yapması gereken işlemler ise vekil aracılığıyla yapılamaz. Konsolosluk ve yabancı noter işlemleri hakkında yurt dışından avukata vekâlet verme koşulları dikkate alınabilir.
Evlat edinilen yabancı çocuk Türk vatandaşı olur mu?
Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan yabancı, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel bulunmaması şartıyla karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Vatandaşlık işlemleri için evlat edinme kararı, doğum belgesi ve yetkili makamın istediği diğer belgelerle başvuru yapılması gerekebilir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, evlat edinilme yoluyla vatandaşlık başvurularında kullanılacak belgeleri ve başvuru makamlarını ayrıca açıklamaktadır.
Yabancı belgeler için apostil (yabancı resmî belgeye eklenen onay şerhi), tasdik ve Türkçe tercüme koşulları bulunabilir. Ülkelerarası dosyalarda çocuğun mevcut vatandaşlığı ve çifte vatandaşlık sonuçları ilgili devlet hukukuna göre ayrıca incelenmelidir.
Evlat edinme kararı nasıl uygulanır ve kesinleşme neden önemlidir?
Evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur. Kararın kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından nüfus idaresine gerekli bildirimler yapılır ve nüfus kayıtları karar doğrultusunda düzenlenir.
Evlat edinme kararı, para veya mal teslimine ilişkin bir mahkeme kararı gibi icra dairesinde yerine getirilmez. Kararın temel sonucu kişisel durumun ve aile bağının değişmesidir. Nüfus kaydı, soyadı ve ana-baba bilgileri idari kayıt işlemleriyle güncellenir.
Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna, yani bölge adliye mahkemesine başvurulmazsa karar kesinleşir. Başvuru yapılmışsa kesinleşme üst mahkemenin incelemesinin sonucuna bağlıdır. Karar kesinleşmeden nüfus kayıtları değiştirilmez.
Evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinen ölse veya ayırt etme gücünü kaybetse bile, diğer şartlar önceden gerçekleşmişse mahkeme evlat edinmeye karar verebilir. Küçük başvurudan sonra ergin olursa da, küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin şartlar daha önce gerçekleşmişse başvuru sırf bu nedenle reddedilmez.
Evlat edinmede harç ve yargılama giderleri nasıl belirlenir?
Evlat edinme bir çocuğun bedel karşılığında devredilmesi değildir. Çocuk için biyolojik aileye, aracıya veya başka bir kişiye ödeme yapılması hukuka aykırı sonuçlar doğurabilir. Meşru giderler yalnızca başvuru, belge, sağlık raporu, tercüme, tebligat, mahkeme ve gerektiğinde vekâlet hizmetleriyle ilgilidir.
Mahkeme başvuru harcı, karar harcı, tebligat ve diğer giderler her yıl yürürlükte bulunan tarifelere göre belirlenir. Yabancı belgeler bulunan dosyalarda apostil, tercüme, noter ve konsolosluk giderleri eklenebilir.
Sosyal inceleme veya uzman değerlendirmesinin hangi kurum tarafından yapıldığına göre ayrıca gider doğup doğmayacağı dosya üzerinden belirlenir. Güncel tutarlar yıldan yıla değiştiği için sabit bir toplam masraf belirtilmesi yanıltıcı olur.
Avukatla temsil kanunen her dosyada zorunlu değildir. Ancak rıza uyuşmazlığı, yabancı bir ülkeyle bağlantı (yabancılık unsuru), akraba içi evlat edinme, ergin kişinin evlat edinilmesi veya mevcut soybağı kayıtlarında sorun bulunması hâlinde izlenecek usul daha karmaşık hâle gelir.
Evlatlık ilişkisi sonradan kaldırılabilir mi?
Evlatlık ilişkisi tarafların sonradan anlaşması veya aile içindeki ilişkinin bozulmasıyla sona ermez. İlişki ancak evlat edinme sırasında gerekli bir rızanın alınmamış olması veya evlat edinmenin kanunun aradığı başka bir esaslı şartı taşımaması gibi Türk Medeni Kanunu’nda sayılan sebeplerle ve mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Kimlerin dava açabileceği, sürenin nasıl hesaplandığı ve kararın nüfus ile miras üzerindeki etkileri evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası yazısında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
Evlat edinmede en sık yapılan hatalar nelerdir?
Evlat edinme sürecinde karşılaşılan başlıca hatalar şunlardır:
- Biyolojik ebeveynlerle yapılan özel anlaşmayı veya çocuğun doğrudan nüfusa kaydettirilmesini yeterli görmek,
- Anne veya babanın rızasını doğumdan sonraki altı haftalık süre dolmadan ya da mahkeme tutanağı olmadan almaya çalışmak,
- Velayetin bir ebeveynde olmasını diğer ebeveynin rızasının gereksizliğiyle karıştırmak,
- Sosyal incelemede eksik veya gerçeğe aykırı bilgi vermek,
- Kurum sırasını değiştirmek veya hızlandırmak amacıyla özel aracılara ödeme yapmak.
Bu hataların bir bölümü başvurunun reddedilmesine, bir bölümü ise nüfus, soybağı, vatandaşlık ve ceza hukuku bakımından daha ağır sorunlara yol açabilir. Başvurunun türü ve izlenecek yol, çocuğun mevcut hukuki statüsü belirlenerek seçilmelidir.
Evlat edinmenin temel mevzuat dayanakları nelerdir?
Evlat edinmenin temel hükümleri Türk Medeni Kanunu’nun 305–320. maddelerinde düzenlenir. Küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık, yerleştirme, izleme, sosyal inceleme ve ülkelerarası işlemler 2009/14729 sayılı Tüzük çerçevesinde yürütülür.
Görevli mahkeme bakımından Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun; yargılama usulü bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu; nüfus kayıtları bakımından Nüfus Hizmetleri Kanunu; yabancı çocukların vatandaşlığı bakımından Türk Vatandaşlığı Kanunu uygulanabilir.
Yabancılık unsuru bulunan dosyalarda Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile 1993 tarihli Lahey Ülkelerarası Evlat Edinme Sözleşmesi de dikkate alınmalıdır.
Evlat Edinme Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Türk Medeni Kanunu’nda bütün başvurular için geçerli tek bir azami yaş sınırı düzenlenmemiştir. Bununla birlikte başvuranın yaşı, sağlık durumu, yaşam beklentisi ve çocuğun uzun vadeli bakım ihtiyacı sosyal incelemede değerlendirilir. Kanuni asgari şartların karşılanması, çok yüksek yaş farkının veya ciddi sağlık sorunlarının göz ardı edileceği anlamına gelmez.
Evlat edinme kararından sonra ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Biyolojik ebeveynin çocukla kendiliğinden kişisel ilişki kurma hakkı bulunduğu söylenemez. Bununla birlikte çocuğun geçmişi, psikolojik ihtiyaçları ve üstün yararı bakımından kurum veya uzman desteğiyle farklı değerlendirmeler yapılabilir. Gizlilik ve kişisel verilerin korunması kurallarına uyulması gerekir.
Hamilelik veya biyolojik çocuk sahibi olunması evlat edinmeye kanunen otomatik engel değildir. Ancak ailenin bakım kapasitesi, yeni doğacak çocuğun ihtiyaçları, evlat edinilecek çocukla kurulacak ilişkinin zamanlaması ve aile düzenindeki değişiklikler sosyal incelemede yeniden değerlendirilebilir. Kurum, çocuğun üstün yararını gözeterek eşleştirme veya yerleştirme takvimini gözden geçirebilir.
Avukat Görüşü
Evlat edinme başvurusundan önce rıza tutanaklarının, bakım süresini gösteren belgelerin ve çocuğun mevcut nüfus kaydının birlikte gözden geçirilmesi, mahkeme aşamasında eksik belge nedeniyle yaşanacak gecikmeleri azaltır.
Özellikle biyolojik ebeveyn rızasının bulunmadığı, çocuğun vesayet veya kurum bakımında olduğu, üvey çocuğun evlat edinilmek istendiği ya da yabancılık unsuru bulunan dosyalarda izlenecek yol değişebilir. Yanlış mahkemeye veya kuruma başvurulması ya da çocuğun mevcut soybağı kaydının incelenmemesi süreci uzatabilir.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik, evlat edinme şartları ve süreci hakkında genel hukuki bilgilendirme amacıyla Bursa Maya Hukuk tarafından hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat, idari uygulama ve yargı kararları zaman içinde değişebileceğinden somut durumun güncel belgeler üzerinden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
