Evlat edinme şartları, evlat edinmek isteyen kişi veya eşlerin yaşı ve medeni durumu, çocukla aralarındaki yaş farkı, çocuğun üstün yararı, gerekli rızalar ve mahkeme incelemesi birlikte değerlendirilerek belirlenir. Türkiye’de evlatlık ilişkisi yalnızca mahkeme kararıyla kurulabilir. Aileler arasında yapılan özel bir anlaşma, noter belgesi veya çocuğun doğrudan nüfusa kaydettirilmesi tek başına evlat edinme sonucunu doğurmaz.
İçindekiler
Evlat edinme, biyolojik soybağından farklı olarak mahkeme kararıyla kurulan hukuki bir soybağıdır. Çocuk ile evlat edinen arasında sürekli bir aile ilişkisi meydana getirir; bakım, eğitim, velayet, soyadı, nüfus kaydı ve mirasçılık gibi önemli sonuçlar doğurur. Bu nedenle süreçte yalnızca başvuran kişinin çocuk sahibi olma isteği değil, öncelikle çocuğun güvenliği, gelişimi ve üstün yararı gözetilir.
Türk hukukunda soybağı doğum, evlilik, tanıma, hâkim kararı veya evlat edinme yoluyla kurulabilir. Biyolojik baba ile soybağının mahkeme kararıyla kurulması gereken durumlar babalık davası, mevcut soybağının biyolojik gerçekle uyuşmadığı iddiaları ise soybağının reddi davası kapsamında değerlendirilir. Evlat edinme bunlardan farklı olarak biyolojik bağı değiştirmeden yeni bir hukuki aile bağı kurar.
Yazının Özeti
Evlat Edinmede Çocuğun Üstün Yararı Esastır
Evlat edinme, yalnızca yetişkinlerin çocuk sahibi olma isteğine dayanan bir işlem değildir. Mahkeme ve ilgili kurumlar kurulacak ilişkinin çocuk için güvenli, sürekli ve yararlı olup olmadığını araştırır.
- Küçüğe kural olarak en az bir yıl bakılmış ve eğitim verilmiş olmalıdır.
- Evlat edinen ile çocuk arasında en az on sekiz yaş fark bulunmalıdır.
- Ayırt etme gücü bulunan çocuğun rızası alınmalıdır.
- Başvuranların yaşı, sağlığı, aile ilişkileri ve bakım yeterliliği birlikte değerlendirilir.
Evlat edinme nedir ve hangi hukuki sonucu doğurur?
Evlat edinme, kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin uygun bulması üzerine evlat edinen ile evlat edinilen arasında hukuki soybağı kurulmasıdır.
Bu ilişki, kişilerin yalnızca birlikte yaşaması veya fiilen çocukla ilgilenmesiyle kendiliğinden oluşmaz. Çocuğa uzun süre bakılması, onun eğitim giderlerinin karşılanması ya da biyolojik ebeveynlerle özel bir anlaşma yapılması mahkeme kararı olmadan evlatlık ilişkisi doğurmaz.
Evlat edinme kararıyla birlikte küçüğün bakım ve eğitimine ilişkin ana ve baba hakları evlat edinene geçer. Küçük, evlat edinenin soyadını alır; evlat edinenin yasal mirasçısı olur ve nüfus kayıtları kanundaki esaslara göre düzenlenir. Bununla birlikte çocuğun biyolojik ailesiyle genetik bağı ortadan kalkmaz. Özellikle mirasçılık bakımından biyolojik aileyle bağın devam ettiği ayrıca gözetilmelidir.
Evlat edinme, çocuğun korunması ve kalıcı bir aile ortamına kavuşması amacı taşıyan bir kurumdur. Bir yetişkinin çocuk sahibi olma talebi tek başına yeterli değildir. Mahkeme ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimleri, kurulacak ilişkinin çocuğun fiziksel, duygusal, sosyal ve eğitsel gelişimine uygun olup olmadığını araştırır.
Koruyucu aile ile evlat edinme arasındaki fark nedir?
Koruyucu ailelik ile evlat edinme aynı hukuki kurum değildir. Koruyucu aile hizmetinde çocuğun bakımı belirli veya belirsiz bir süre için aile yanında sağlanır; ancak koruyucu aile ile çocuk arasında evlatlık soybağı kurulmaz.
Koruyucu aile yanında bulunan çocuğun velayeti, soyadı, nüfus kaydı ve mirasçılık durumu kendiliğinden değişmez. Çocuk hakkındaki bakım ve koruma süreci ilgili kamu kurumunun gözetiminde devam eder. Koruyucu ailelik geçici veya uzun süreli bir bakım modeli olabilir; fakat tek başına evlat edinmeye dönüşmez.
Evlat edinmede ise mahkeme kararıyla kalıcı bir hukuki ilişki kurulur. Evlat edinen kişi, çocuk üzerindeki ana ve baba hak ve yükümlülüklerini üstlenir. Çocuğun soyadı, nüfus kaydı ve mirasçılığı bakımından kanunda öngörülen sonuçlar meydana gelir.
Koruyucu aile yanında bulunan bir çocuğun daha sonra aynı aile tarafından evlat edinilmesi bazı dosyalarda mümkün olabilir. Bunun için çocuğun hukuken evlat edinilmeye uygun olması, gerekli rızaların veya rızanın aranmamasına ilişkin kararların bulunması ve genel evlat edinme şartlarının tamamlanması gerekir. Koruyucu aile olarak geçirilen süre ve kurulan ilişki mahkemece değerlendirilse de otomatik bir evlat edinme hakkı sağlamaz.
Küçüklerin evlat edinilmesi için hangi şartlar aranır?
Küçüklerin evlat edinilmesinde temel şartlar Türk Medeni Kanunu’nun 305–320. maddelerinde düzenlenmiştir. Başlıca koşullar şunlardır:
- Küçüğün evlat edinen tarafından en az bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması,
- Evlat edinmenin her durumda küçüğün yararına bulunması,
- Evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi,
- Evlat edinen ile çocuk arasında en az on sekiz yaş fark bulunması,
- Ayırt etme gücüne sahip çocuğun rıza göstermesi,
- Kanunun aradığı durumlarda biyolojik anne ve babanın rızasının alınması,
- Vesayet altındaki çocuk yönünden vesayet dairelerinin gerekli izinlerinin bulunması,
- Evlat edinen kişi veya eşlerin yaş ve evlilik süresi şartlarını karşılaması,
- Mahkemece kapsamlı araştırma yapılarak ilişkinin uygun bulunması.
Bu şartlardan yalnızca birinin sağlanması yeterli değildir. Mahkeme bütün koşulları ve çocuğun bireysel ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir. Yaş, gelir veya evlilik süresi gibi şekli şartların karşılanması başvurunun mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.
Bir yıllık bakım ve eğitim şartı nasıl uygulanır?
Bir küçüğün evlat edinilebilmesi için kural olarak evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması gerekir. Bu süre, taraflar arasındaki ilişkinin gerçekliğinin, sürekliliğinin ve çocuk bakımından uygunluğunun gözlemlenmesini sağlar.
Kurum aracılığıyla yürütülen süreçlerde çocuk, uygun bulunan kişi veya eşlerin yanına geçici bakım sözleşmesiyle yerleştirilir. Yerleştirmeden sonra aile ve çocuk belirli aralıklarla izlenir. Çocuğun aile ortamına uyumu, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması, aile içindeki ilişkiler ve başvuranların ebeveynlik yeterliliği değerlendirilir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının evlat edinme bilgilendirmesine göre bir yıllık süre dolmadan evlat edinme başvurusu mahkeme önünde sonuçlandırılamaz. Ancak sürenin dolması da tek başına yeterli değildir. İzleme sürecinin olumlu değerlendirilmesi ve diğer hukuki şartların tamamlanması gerekir.
Çocuğa fiilen daha önce bakılmış olması hâlinde, bakım ilişkisinin başlangıcı ve niteliği belgelerle ortaya konulmalıdır. Mahkeme, tarafların beyanlarıyla bağlı olmadan bakımın gerçekliğini ve çocuğun yararına olup olmadığını araştırır.
Çocuğun üstün yararı nasıl değerlendirilir?
Evlat edinmede temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme, başvuranların yalnızca maddi gelirine bakmaz; çocuğa güvenli, istikrarlı, sağlıklı ve destekleyici bir aile ortamı sağlayıp sağlayamayacaklarını inceler.
Değerlendirmede özellikle şu hususlar önem taşır:
- Çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve sağlık durumu,
- Çocuğun geçmiş yaşamı ve varsa yaşadığı travmalar,
- Başvuranların fiziksel ve ruhsal sağlıkları,
- Ebeveynlik becerileri ve çocuk yetiştirme anlayışları,
- Aile içi ilişkiler ve ev ortamı,
- Ekonomik istikrar ve sosyal güvence,
- Başvuranların evlat edinme gerekçeleri,
- Çocuğun eğitim, sağlık ve özel bakım ihtiyaçlarının karşılanabilmesi,
- Evlat edinenin diğer çocuklarıyla kurulacak ilişki,
- Çocuğun görüşü ve başvuranlarla kurduğu duygusal bağ.
Yüksek gelir tek başına olumlu karar sebebi olmadığı gibi gelir düzeyinin çok yüksek olmaması da kendiliğinden ret nedeni değildir. Önemli olan çocuğun ihtiyaçlarının istikrarlı biçimde karşılanabilmesi ve aile ortamının onun gelişimine uygun olmasıdır.
Evlat edinenin öz çocuğunun bulunması evlat edinmeye engel midir?
Hayır. Bir kişinin veya eşlerin biyolojik çocuğunun bulunması evlat edinmeye engel değildir. Ancak evlat edinmenin mevcut çocukların yararlarını hakkaniyete aykırı biçimde zedelememesi gerekir.
Mahkeme, evlat edinenin diğer çocuklarının evlat edinme hakkındaki tutum ve düşüncelerini değerlendirebilir. Küçük bir çocuğun evlat edinilmesinde evlat edinenin altsoyunun açık rızası genel bir geçerlilik şartı değildir. Buna karşılık ergin veya kısıtlı bir kişinin evlat edinilmesinde evlat edinenin altsoyunun açık muvafakati ayrıca aranır.
Aile içindeki diğer çocukların yalnızca maddi miras beklentisi dikkate alınmaz. Yeni kurulacak ilişkinin aile dengelerine, çocukların duygusal güvenliğine ve bakım olanaklarına etkisi bütün olarak incelenir.
Eşler birlikte nasıl evlat edinebilir?
Eşler kural olarak yalnızca birlikte evlat edinebilir. Birlikte evlat edinmek isteyen eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir.
Bu iki koşul alternatiftir. Evlilik beş yılı doldurmuşsa eşlerin her ikisinin de otuz yaşında olması aranmaz. Evlilik beş yıldan kısa sürmüşse birlikte evlat edinme için eşlerin ikisinin de otuz yaşını tamamlaması gerekir.
Bunun yanında evlat edinilecek çocukla her bir evlat edinen arasında en az on sekiz yaş fark bulunmalıdır. Yaş ve evlilik süresi şartlarının karşılanması, çocuğun aile yanına doğrudan yerleştirilmesini sağlamaz. Kurumsal değerlendirme, sosyal inceleme, uygun eşleştirme, bakım süreci ve mahkeme kararı ayrıca gereklidir.
Eşlerin başvuru ve değerlendirme sürecine birlikte katılması beklenir. Eşlerden birinin evlat edinmeyi istememesi veya süreçte iş birliği yapmaması, birlikte evlat edinmenin niteliğiyle bağdaşmaz.
Eşlerden biri diğer eşin çocuğunu evlat edinebilir mi?
Evet. Bir eş, diğer eşin önceki ilişkisinden veya evliliğinden olan çocuğunu belirli şartlarla evlat edinebilir. Bunun için eşlerin en az iki yıldan beri evli olması veya evlat edinmek isteyen eşin otuz yaşını doldurmuş bulunması gerekir.
Üvey çocuğun evlat edinilmesinde de çocuğun üstün yararı, on sekiz yaş farkı, çocuğun görüşü ve biyolojik ebeveyn rızasıyla ilgili hükümler uygulanır. Çocuğun diğer biyolojik ebeveyniyle soybağı bulunuyorsa, yalnızca velayetin eşte olması diğer ebeveynin rızasını kendiliğinden gereksiz hâle getirmez.
Diğer ebeveynin rızasının bulunmaması hâlinde rızanın aranmayacağına ilişkin şartların oluşup oluşmadığı mahkemece değerlendirilir. Ebeveynin çocukla görüşmemesi veya taraflar arasında anlaşmazlık bulunması tek başına rızanın gereksiz sayılması için yeterli değildir.
Üvey çocuğun evlat edinilmesi, çocuğun nüfus kaydı, soyadı, mirasçılığı ve diğer biyolojik ebeveyniyle hukuki ilişkisi bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle dosyanın mevcut soybağı ve nüfus kayıtları incelenmeden yalnızca aile içindeki fiilî ilişkiye dayanılarak değerlendirme yapılmamalıdır.
Evli bir kişi tek başına evlat edinebilir mi?
Evli kişiler bakımından temel kural birlikte evlat edinmedir. Bununla birlikte otuz yaşını doldurmuş bir eş, kanunda belirtilen istisnai durumlarda tek başına evlat edinebilir.
Bunun için diğer eşin;
- Ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun olması,
- İki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi veya
- Mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşaması
nedeniyle birlikte evlat edinmenin mümkün olmadığının ispatlanması gerekir.
Eşlerin yalnızca fiilen ayrı yaşamaları her durumda yeterli değildir. Kanunda belirtilen şartların ve sürelerin somut belgelerle ortaya konulması gerekir. Mahkeme ayrıca tek başına evlat edinmenin çocuk bakımından uygun olup olmadığını araştırır.
Bekâr bir kişi evlat edinebilir mi?
Evet. Evli olmayan bir kişi otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinmek için başvurabilir. Kadın veya erkek olmak bakımından farklı bir yaş şartı öngörülmemiştir.
Evli olmayan iki kişi ise birlikte evlat edinemez. Birlikte evlat edinme hakkı kanunda eşlere tanınmıştır. Birlikte yaşayan ancak evli olmayan kişilerin ortak başvuruyla aynı çocuğu evlat edinmesi mümkün değildir.
Bekâr başvuran bakımından da çocukla en az on sekiz yaş fark bulunması, bir yıllık bakım ve eğitim şartının tamamlanması, sosyal incelemenin olumlu olması ve evlat edinmenin çocuğun yararına bulunması gerekir. Bekârlık başlı başına olumsuzluk sayılmaz; ancak çocuğun bakımının nasıl sürdürüleceği, destek ağı, çalışma düzeni ve yaşam koşulları incelenir.
Evlat edinen ile çocuk arasında kaç yaş fark bulunmalıdır?
Evlat edinenin, evlat edinilenden en az on sekiz yaş büyük olması gerekir. Bu şart, eşlerin birlikte evlat edinmesi hâlinde her iki eş bakımından da ayrı ayrı değerlendirilir.
Kanun asgari yaş farkını belirlemiştir. Buna karşılık başvuran ile çocuk arasındaki çok yüksek yaş farkı, çocuğun uzun vadeli bakım ihtiyacı ve başvuranın sağlık durumu yönünden sosyal incelemede değerlendirilebilir. Belirli bir yaş farkının kanuni asgari sınırı aşması, başvurunun mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.
Başvuranların tercih ettiği çocuk yaşı da bekleme süresini etkileyebilir. Belirli yaş veya cinsiyete ilişkin çok dar tercihler, uygun çocukla eşleştirme süresini uzatabilir. Kurumun görevi başvuranlara istedikleri özellikte çocuk bulmak değil, hukuken evlat edinilmeye uygun çocuk için onun ihtiyaçlarına cevap verebilecek aileyi belirlemektir.
Çocuğun evlat edinmeye rıza göstermesi gerekir mi?
Ayırt etme gücüne sahip çocuğun evlat edinmeye rıza göstermesi gerekir. Çocuğun ayırt etme gücü yalnızca yaşa göre belirlenmez; gelişim düzeyi, evlat edinmenin anlamını kavrama yeterliliği ve görüş oluşturabilme kapasitesi dikkate alınır.
Çocuğun görüşü, onun üzerinde baskı kurulmadan ve yaşına uygun yöntemlerle alınmalıdır. Çocuğun evlat edinme konusunda ciddi bir itirazı varsa bu irade göz ardı edilmemelidir. Evlat edinme, çocuk açısından kalıcı kişisel ve hukuki sonuçlar doğurduğundan yalnızca yetişkinlerin kararı olarak ele alınamaz.
Çocuğun henüz ayırt etme gücü bulunmasa bile duygusal bağları, davranışları, aile yanındaki uyumu ve ihtiyaçları uzmanlar tarafından değerlendirilir. Vesayet altındaki bir çocuk bakımından ise ayırt etme gücü bulunsun veya bulunmasın vesayet dairelerinin kanunda aranan izinleri alınmalıdır.
Biyolojik anne ve babanın rızası nasıl alınır?
Kural olarak küçüğün evlat edinilmesi için biyolojik anne ve babasının rızası gerekir. Rıza, çocuğun veya anne ve babanın oturduğu yer mahkemesinde sözlü ya da yazılı olarak açıklanıp tutanağa geçirilmelidir.
Sadece taraflar arasında düzenlenen bir belge veya noter beyanı, kanunda öngörülen mahkeme tutanağının yerini her durumda tutmaz. Rızanın özgür iradeyle verilip verilmediği, kişinin işlemin sonuçlarını anlayıp anlamadığı ve kanuni bekleme süresinin geçip geçmediği değerlendirilir.
Anne ve babanın küçük ya da kısıtlı olması, rızalarını kendiliğinden geçersiz kılmaz. Rıza verme yetkisi kişiye sıkı sıkıya bağlıdır. Bununla birlikte kişinin ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı ayrıca önem taşır.
Velayetin yalnızca anneye veya babaya verilmiş olması da diğer ebeveynin rızasını kural olarak ortadan kaldırmaz. Velayet hakkı ile evlat edinmeye rıza birbirinden farklı hukuki konulardır.
Anne ve baba doğumdan hemen sonra rıza verebilir mi?
Hayır. Evlat edinmeye ilişkin rıza, çocuğun doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez. Bu bekleme süresi, doğum yapan kişinin fiziksel ve duygusal koşullar içinde geri dönülmez bir karar vermesini önlemeyi amaçlar.
Usulüne uygun biçimde tutanağa geçirilen rıza, tutanak tarihinden itibaren altı hafta içinde geri alınabilir. Rıza geri alındıktan sonra yeniden verilirse ikinci rızadan tekrar dönülemez.
Rızanın geri alınması ile doğumdan sonra beklenmesi gereken altı haftalık süre birbirine karıştırılmamalıdır. Biri geçerli rızanın verilebileceği en erken zamanı, diğeri ise verilen ilk rızanın geri alınabileceği süreyi düzenler.
Anne veya babanın rızası hangi durumlarda aranmaz?
Kanunda belirtilen istisnai durumlarda anne veya babadan birinin rızası aranmayabilir. Bunlar genel olarak:
- Kim olduğunun veya uzun süreden beri nerede oturduğunun bilinmemesi,
- Ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunması,
- Çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi
hâlleridir.
Bu şartların bulunduğuna başvuran kişiler kendiliğinden karar veremez. Rızanın aranıp aranmayacağı mahkeme tarafından somut delillere göre belirlenir. Ebeveynin ekonomik güçlük yaşaması, taraflar arasında husumet bulunması veya çocukla bir süre görüşmemesi tek başına her dosyada özen yükümlülüğünün yerine getirilmediğini göstermez.
Özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmediği iddiasında çocuğun bakım geçmişi, kurum kayıtları, sosyal inceleme raporları, ebeveynin çocuğa ilgisi ve kendisine sağlanan imkânlara rağmen yükümlülüklerini ihmal edip etmediği araştırılır. Rızanın aranmamasına karar verilmesi istisnai bir işlemdir ve aile hayatına etkisi nedeniyle dikkatli inceleme gerektirir.
Kurum bakımındaki her çocuk evlat edinilebilir mi?
Hayır. Koruma veya bakım altında bulunan her çocuk hukuken evlat edinilmeye uygun değildir. Çocuğun kurum bakımında bulunması, biyolojik anne ve babasıyla hukuki bağlarının sona erdiği anlamına gelmez.
Bazı çocukların anne ve babasıyla kişisel ilişkisi devam eder. Bazılarında geçici koruma tedbiri uygulanır veya ailesine dönüş çalışması yürütülür. Evlat edinme hizmetinden yararlanılabilmesi için gerekli rızaların alınmış olması ya da kanunda belirtilen nedenlerle rızanın aranmayacağına karar verilmesi gerekir.
Bakanlığın resmî açıklamalarında da koruma altındaki bütün çocukların evlat edindirilemeyeceği açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle “kurumdan çocuk seçmek” biçimindeki yaklaşım hukuki ve etik olarak doğru değildir. Eşleştirmede çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı esas alınır.
Evlat edinme başvurusu nereye ve nasıl yapılır?
Türkiye’de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, yerleşim yerlerindeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurabilir. İlk başvurunun e-Devlet üzerinden yapılabildiği durumlar da bulunmaktadır.
Başvuru randevusunda ön bilgilendirme yapılır. Başvuranların temel koşulları taşıyıp taşımadığı değerlendirilir ve evlat edinmenin hukuki, sosyal ve kişisel sonuçları açıklanır. Uygun koşulların bulunması hâlinde başvuru formu düzenlenir ve istenecek belgeler bildirilir.
Kurum aracılığıyla yürütülen küçük evlat edinmelerinin usulü, Küçüklerin Evlât Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzükte ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Biyolojik aileyle doğrudan bağlantı kurulmuş olması veya akraba çocuğunun evlat edinilmek istenmesi hâlinde süreç farklı özellikler taşıyabilir. Ancak bu durumlarda da özel anlaşma yeterli olmaz; kanuni şartlar, rızalar, bir yıllık bakım ilişkisi ve mahkeme kararı aranır.
Evlat edinme başvurusunda hangi belgeler istenir?
Belgeler başvurunun niteliğine ve kişilerin durumuna göre değişebilir. Uygulamada genel olarak şu belgeler istenir:
- Nüfus olayı kayıt örneği,
- Başvuranların ve birlikte yaşadıkları aile fertlerinin adli sicil bilgileri,
- Gelir, malvarlığı ve sosyal güvenlik durumunu gösteren belgeler,
- Yerleşim yeri belgesi,
- Öğrenim durumunu gösteren belge,
- Fiziksel ve ruhsal sağlık durumunu gösteren sağlık kurulu raporu,
- Evlilik durumunu gösteren kayıt ve belgeler,
- Yabancılar veya yurt dışında yaşayanlar için oturma ve çocuğun kabul eden ülkeye girişine ilişkin belgeler,
- Kurumun dosyanın özelliğine göre isteyebileceği diğer bilgi ve belgeler.
Bakanlık bilgilendirmesine göre, istenen belgelerin başvurudan itibaren en geç iki ay içinde tamamlanması gerekir. Bu süre içinde belgelerin sunulmaması başvurunun işleme alınmamasına neden olabilir. Sıralamada belgelerin eksiksiz sunulduğu tarih ve saat önem taşıyabilir.
Sağlık raporu veya adli sicil kaydı tek başına mekanik biçimde değerlendirilmez. Rahatsızlığın ya da kaydın çocuğun güvenliğine, bakımına ve gelişimine etkisi incelenir. Eksik veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ise güven değerlendirmesini olumsuz etkileyebilir.
Sosyal inceleme sürecinde neler araştırılır?
Belgelerin uygun bulunmasından sonra başvuranlar hakkında sosyal inceleme başlatılır. İnceleme yalnızca evde yapılan tek bir görüşmeden ibaret değildir. Gerektiğinde ev, iş ve sosyal çevre ziyaretleri gerçekleştirilebilir; başvuranların yaşam düzeni ve destek sistemleri araştırılabilir.
Sosyal incelemede başvuranların kişilik özellikleri, sağlıkları, ekonomik durumları, aile ilişkileri, çocuk yetiştirme becerileri, evlat edinme motivasyonları ve özel ihtiyaçları bulunan bir çocuğa yaklaşımı değerlendirilir. Eşlerin sürece ilişkin ortak iradesi ve aile içindeki diğer kişilerin tutumu da önem taşıyabilir.
Ziyaretlerin bir kısmı haberli, bir kısmı habersiz gerçekleştirilebilir. İnceleme sonucunda hazırlanan rapor başvurunun devamı ve daha sonra mahkeme incelemesi bakımından önemli bir delil oluşturur. Bununla birlikte mahkeme kurum görüşüyle mutlak biçimde bağlı değildir; gerekli görürse ek araştırma yaptırabilir.
Başvuranların sosyal incelemeyi yalnızca aşılması gereken biçimsel bir denetim olarak görmemesi gerekir. Sürecin amacı, başvuranlarla çocuk arasında uzun süreli ve güvenli bir aile ilişkisi kurulup kurulamayacağını değerlendirmektir.
Çocuk aile yanına nasıl yerleştirilir?
Başvuru dosyasının uygun bulunması hâlinde kişi veya eşler belge teslim tarihine göre sıraya alınır. Bekleme süresi, hukuken evlat edinilmeye uygun çocukların durumu ile başvuranların yaş, sağlık ve diğer tercihlerine göre değişebilir.
Sıra geldiğinde başvuranlarla iletişime geçilir ve çocukla tanıştırma süreci planlanır. Özellikle daha büyük yaştaki çocuklarda, doğrudan yerleştirme yerine aşamalı karşılaşma ve uyum süreci uygulanabilir.
Eşleştirmenin uygun bulunması hâlinde İl Müdürlüğü ile başvuranlar arasında geçici bakım sözleşmesi imzalanır. Çocuk bundan sonra aile yanına yerleştirilir ve en az bir yıllık bakım, eğitim ve izleme süreci başlar.
Geçici bakım sözleşmesi evlat edinme kararı değildir. Bu aşamada hukuki evlatlık ilişkisi henüz kurulmamıştır. İzleme sırasında çocuğun yararının tehlikeye girdiği, yükümlülüklerin yerine getirilmediği veya eşleştirmenin uygun olmadığı anlaşılırsa süreç sona erdirilebilir ve çocuk geri alınabilir.
Evlat edinme için hangi mahkemeye başvurulur?
Evlat edinme kararı vermekle görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yetkili mahkeme, tek başına evlat edinmede evlat edinenin yerleşim yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Evlat edinmeye karar verilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu bakımından çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Uygulamada “evlat edinme davası” ifadesi kullanılsa da mahkeme yalnızca tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmaz. Çocuğun statüsünü ilgilendirdiği için gerekli araştırmaları kendiliğinden yapabilir.
Aile hukukuna ve çocuk statüsüne ilişkin bu talep bakımından dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Tarafların aralarında anlaşmış olması mahkeme incelemesini ortadan kaldırmaz.
Evlat edinme dilekçesinde hangi bilgiler bulunmalıdır?
Mahkemeye sunulacak dilekçede başvuranların ve evlat edinilmek istenen kişinin kimlik bilgileri, yerleşim yerleri, aralarındaki ilişki, evlat edinme türü ve talebin dayandığı olaylar açıkça gösterilmelidir.
Dilekçede özellikle:
- Yaş ve evlilik süresi şartlarının nasıl karşılandığı,
- Çocukla arasındaki yaş farkı,
- Bir yıllık bakım ve eğitim ilişkisinin başlangıcı ve gelişimi,
- Çocuğun neden evlat edinilmek istendiği,
- Çocuğun yararına ilişkin somut koşullar,
- Gerekli rızaların ve izinlerin durumu,
- Kurum süreci ve sosyal inceleme bilgileri,
- Başvuranın varsa diğer çocuklarının durumu,
- Dayanılan belgeler ve talep edilen nüfus düzenlemeleri
açıklanmalıdır.
Dilekçede yalnızca “çocuğa iyi bakılacağı” biçimindeki genel ifadeler yeterli olmayabilir. Bakım ilişkisi, aile ortamı, çocuğun sağlık ve eğitim ihtiyaçları ile kurulan bağ somutlaştırılmalıdır. Kurum raporları, geçici bakım sözleşmesi, nüfus kayıtları, sağlık belgeleri ve rıza tutanakları dosyaya eklenir veya ilgili kurumlardan getirtilir.
Mahkeme hangi araştırmaları yapar?
Mahkeme, evlat edinmeye karar vermeden önce esaslı sayılan bütün durum ve koşulları kapsamlı biçimde araştırmakla yükümlüdür. Evlat edinen ile evlat edinilen dinlenir; gerektiğinde sosyal hizmet, psikoloji veya diğer uzmanlık alanlarından görüş alınır.
Araştırmada özellikle:
- Tarafların kişilikleri ve sağlık durumları,
- Karşılıklı ilişkileri,
- Ekonomik ve sosyal koşulları,
- Evlat edinenin bakım ve eğitim yeterliliği,
- Evlat edinme gerekçeleri,
- Aile ilişkileri,
- Bir yıllık bakım dönemindeki gelişmeler,
- Evlat edinenin diğer çocuklarının görüşleri,
- Çocuğun rızası ve üstün yararı
açıklığa kavuşturulur.
Evlat edinme dosyalarında klasik anlamda yalnızca bir tarafın ispat yükünü yerine getirmesiyle karar verilmez. Başvuranlar iddialarını belgelemekle yükümlü olmakla birlikte hâkim, statü ve çocuk yararı nedeniyle gerekli bilgileri kendiliğinden araştırabilir.
Eksik rıza, yetersiz sosyal inceleme veya bakım ilişkisinin açıklığa kavuşturulmaması hâlinde karar verilmemesi gerekir. Sürecin hızlı tamamlanması amacıyla temel incelemelerin atlanması, daha sonra evlatlık ilişkisinin kaldırılması dâhil ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.
Evlat edinme süreci ne kadar sürer?
Evlat edinme süresi için her dosyada geçerli kesin bir tarih verilemez. Kurum başvurusu, belge teslimi, sosyal inceleme, uygun çocukla eşleştirme, bir yıllık bakım süresi ve mahkeme yargılaması birbirinden ayrı aşamalardır.
Bir yıllık bakım ve eğitim süresi kanuni asgari koşuldur. Buna başvuru sırası, uygun eşleştirmenin yapılması, çocuğun hukuki durumunun kesinleşmesi ve mahkeme işlemleri eklenir. Bu nedenle toplam süreç bir yıldan belirgin biçimde daha uzun sürebilir.
Bekleme süresini etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Evlat edinilmeye uygun çocukların hukuki durumu,
- Başvuranların çocuk yaşı ve diğer özelliklere ilişkin tercihleri,
- Belgelerin eksiksiz sunulması,
- Sosyal incelemenin kapsamı,
- Biyolojik ebeveyn rızasına ilişkin uyuşmazlıklar,
- Çocuğun özel sağlık veya bakım ihtiyaçları,
- Mahkemenin iş yoğunluğu ve ek araştırma gereksinimi,
- Ülkelerarası evlat edinmede yabancı makam işlemleri.
Süreyi kısaltmak amacıyla gerçeğe aykırı bilgi verilmesi, doğrudan kayıt yaptırılması veya kurum dışı yollar denenmesi hukuki sorunu büyütebilir. Sürecin amacı yalnızca bir karar almak değil, çocuk bakımından güvenli ve kalıcı bir aile ilişkisi kurmaktır.
Evlat edinmenin nüfus kaydı ve soyadı üzerindeki etkisi nedir?
Evlat edinilen küçük, evlat edinenin soyadını alır. Evlat edinen isterse mahkeme sürecinde küçüğe yeni bir ad verilmesini de talep edebilir. Ergin kişi ise evlat edinme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir.
Birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüğün nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır. Tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı kaydedilir. Kayıt işlemleri kesinleşen kararın nüfus idaresine bildirilmesiyle yürütülür.
Evlat edinmeden sonraki bağımsız isim veya soyadı talepleri, evlat edinme kararındaki düzenlemelerden farklı koşullara tabi olabilir. Bu konuda genel esaslar isim değiştirme davaları kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Evlat edinme kayıtları gizlidir. Kayıt ve belgeler, kanunda belirtilen hâller dışında açıklanamaz. Bu gizlilik hem çocuğun özel hayatını hem biyolojik aile ve evlat edinenlerin kişisel verilerini korumayı amaçlar.
Evlat edinme velayeti nasıl etkiler?
Evlat edinmeyle birlikte ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Küçüğün bakım, eğitim, sağlık ve temsil işlemleri evlat edinen tarafından yürütülür.
Birlikte evlat edinmede eşler ana ve baba sıfatıyla velayeti birlikte kullanır. Tek başına evlat edinmede velayet evlat edinene ait olur. Eşlerin daha sonra boşanması hâlinde çocuğun velayeti ve diğer eşle kişisel ilişkisi biyolojik çocuklarda olduğu gibi çocuğun üstün yararı gözetilerek düzenlenir.
Evlat edinme kararı, ileride velayetin hiçbir şekilde değişmeyeceği anlamına gelmez. Çocuğun yararını tehlikeye düşüren yeni koşullar ortaya çıkarsa velayet davası ve velayetin değiştirilmesi hükümleri gündeme gelebilir.
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması ile velayetin değiştirilmesi birbirinden farklıdır. Velayetin bir eşten diğerine verilmesi evlatlık soybağını sona erdirmez. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması ancak Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen sınırlı sebeplerle mümkündür.
Evlat edinilen çocuğun miras hakkı nasıl belirlenir?
Evlatlık ve onun altsoyu, evlat edinene kan hısmı gibi yasal mirasçı olur. Evlatlık, evlat edinenin biyolojik çocuğu varsa onunla birlikte aynı zümrede mirasçı olabilir ve saklı pay hükümlerinden yararlanabilir.
Evlat edinilen kişi, biyolojik ailesindeki mirasçılığını da korur. Bu nedenle evlatlık hem biyolojik ailesinden hem de evlat edinenden miras alabilir.
Buna karşılık mirasçılık karşılıklı değildir. Evlat edinen ve onun hısımları, sırf evlat edinme nedeniyle evlatlığın yasal mirasçısı olmaz. Evlat edinenin evlatlıktan malvarlığı edinmesi ancak vasiyetname, miras sözleşmesi veya başka bir hukuki sebebe dayanabilir.
Evlat edinmenin miras üzerindeki etkisi, biyolojik soybağının tamamen ortadan kalktığı varsayımıyla değerlendirilmemelidir. Vasiyetname, saklı pay, önceki ölümler ve evlatlığın altsoyunun bulunması gibi etkenler somut miras paylaşımını değiştirebilir.
Evlat edinme kayıtları ve biyolojik aile bilgileri gizli midir?
Evlat edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgiler gizlidir. Bunlar mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe açıklanamaz. Gizlilik, çocuğun özel hayatını ve aile düzenini korumayı amaçlar.
Bununla birlikte kişinin biyolojik kökenini öğrenme talebi, özel hayat ve kimlik hakkıyla bağlantılıdır. Başvuru, evlat edinilen kişinin yaşı, ayırt etme gücü, mevcut kayıtlar ve üçüncü kişilerin hakları dikkate alınarak yetkili kurum tarafından değerlendirilir.
Evlat edinilen kişinin biyolojik ailesi hakkında bilgi edinmesi, evlatlık ilişkisinin kendiliğinden sona ermesine yol açmaz. Aynı şekilde biyolojik ebeveynin sonradan ortaya çıkması da kesinleşmiş evlat edinme kararını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Çocuğa evlat edinildiğinin ne zaman ve nasıl açıklanacağı yalnızca hukuki değil, psikolojik ve gelişimsel yönleri bulunan bir konudur. Çocuğun yaşı ve ihtiyaçları dikkate alınarak uzman desteğinden yararlanılması uygun olabilir.
Ergin veya kısıtlı bir kişi nasıl evlat edinilebilir?
Ergin veya kısıtlı kişilerin evlat edinilmesi, küçüklerin evlat edinilmesinden farklı şartlara bağlıdır. Evlat edinenin varsa altsoyunun açık muvafakati gerekir. Evlat edinen evliyse eşinin rızası; evlat edinilecek kişi evliyse onun eşinin rızası da aranır.
Ergin veya kısıtlı bir kişinin evlat edinilebilmesi için genel olarak şu hâllerden birinin bulunması gerekir:
- Bedensel veya zihinsel engeli nedeniyle sürekli yardıma muhtaç olması ve en az beş yıldan beri evlat edinen tarafından bakılıp gözetilmesi,
- Küçükken en az beş yıl süreyle evlat edinen tarafından bakılıp eğitilmiş olması,
- Diğer haklı sebeplerin bulunması ve tarafların en az beş yıldan beri aile hâlinde birlikte yaşamaları.
Bu şartlarda yer alan bakım veya birlikte yaşama ilişkisi gerçek ve sürekli olmalıdır. Yalnızca miras düzenini değiştirmek, yabancı bir kişiye oturma hakkı sağlamak veya geçici bir menfaat elde etmek amacıyla yapılan başvurular evlat edinmenin aile kurma amacıyla bağdaşmaz.
Küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümler, uygun düştüğü ölçüde ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesinde de uygulanır. Mahkeme tarafların yaş farkını, ilişkilerinin niteliğini, rızaların serbestçe verilip verilmediğini ve başvurunun gerçek aile ilişkisine dayanıp dayanmadığını araştırır.
Akraba veya tanıdık bir kişinin çocuğu evlat edinilebilir mi?
Akrabalık, evlat edinmeyi kendiliğinden engellemez. Büyükanne, büyükbaba, amca, hala, dayı, teyze veya başka bir yakının çocuğunun evlat edinilmesi somut koşullara göre mümkün olabilir.
Ancak biyolojik ebeveynlerle yapılan özel anlaşma yeterli değildir. Bir yıllık bakım ve eğitim şartı, yaş farkı, gerekli rızalar, çocuğun görüşü, vesayet izinleri ve mahkeme araştırması yine uygulanır.
Akraba içi evlat edinmede mevcut aile ilişkilerinin çocuk üzerindeki etkisi daha dikkatli değerlendirilmelidir. Çocuğun biyolojik anne ve babasıyla ilişkisi, akrabalık rollerinin karışması, bakım ilişkisinin gerçekliği ve evlat edinmenin yalnızca miras veya nüfus işlemleri amacıyla istenip istenmediği araştırılır.
Çocuğun gerçekte biyolojik ebeveyni olan kişinin nüfusuna değil başka bir kişinin nüfusuna doğrudan kaydedilmesi evlat edinme değildir. Soybağı kayıtlarının gerçeğe aykırı oluşturulması cezai ve medeni hukuki sonuçlar doğurabilir. Yanlış tanıma veya nüfus kaydı bulunan dosyalarda tanımanın iptali davası ve diğer soybağı yollarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Yurt dışında yaşayanlar ve yabancılar nasıl evlat edinebilir?
Yurt dışında ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile yabancı ülke vatandaşları, bulundukları ülkenin ülkelerarası evlat edinme merkezi makamına veya yetkili birimine başvurmalıdır.
Ülkelerarası evlat edinme işlemleri, çocuğun kaçırılması, satılması veya hukuka aykırı biçimde başka ülkeye götürülmesi risklerini önlemek amacıyla merkezi makamlar arasında yürütülür. Türkiye bakımından merkezi makam Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüdür. Türkiye’nin güncel merkezi makam bilgileri Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı kayıtlarında yayımlanmaktadır.
Başvuruda kabul eden devletin, çocuğun ülkeye girişine ve sürekli ikametine izin verdiğini veya vereceğini gösteren belgeler istenebilir. Çocuğun evlat edinilmeye uygunluğu, başvuranların yeterliliği ve iki devletin onayları tamamlanmadan çocuğun ülkeler arasında götürülmesi hukuka uygun değildir.
Yabancı ülkede verilmiş bir evlat edinme kararının Türkiye’de nüfus kayıtlarına işlenmesi için kararın tanınması veya ilgili uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekebilir. Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’deki etkisi bakımından tanıma ve tenfiz esasları dosyanın niteliğine uygun şekilde incelenmelidir.
Yurt dışında yaşayan başvuranların Türkiye’deki işlemleri vekil aracılığıyla yürütmek istemeleri hâlinde, kişiye sıkı sıkıya bağlı işlemler ve gerekli özel yetkiler ayrıca değerlendirilmelidir. Konsolosluk ve yabancı noter işlemleri hakkında yurt dışından avukata vekâlet verme koşulları dikkate alınabilir.
Evlat edinilen yabancı çocuk Türk vatandaşı olur mu?
Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan yabancı, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel bulunmaması şartıyla karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Vatandaşlık işlemleri için evlat edinme kararı, doğum belgesi ve yetkili makamın istediği diğer belgelerle başvuru yapılması gerekebilir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, evlat edinilme yoluyla vatandaşlık başvurularında kullanılacak belgeleri ve başvuru makamlarını ayrıca açıklamaktadır.
Evlat edinme kararı ile vatandaşlığın nüfus kayıtlarına işlenmesi aynı idari işlem değildir. Yabancı belgelerin apostil, tasdik ve Türkçe tercüme koşulları bulunabilir. Ülkelerarası dosyalarda çocuğun mevcut vatandaşlığı ve çifte vatandaşlık sonuçları ilgili devlet hukukuna göre ayrıca incelenmelidir.
Evlat edinme kararı nasıl uygulanır ve kesinleşme neden önemlidir?
Evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur. Kararın kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından nüfus idaresine gerekli bildirimler yapılır ve nüfus kayıtları karar doğrultusunda düzenlenir.
Evlat edinme kararı klasik anlamda para veya mal teslimine ilişkin bir ilam gibi icra dairesinde yerine getirilmez. Kararın temel sonucu kişisel durumun ve aile bağının değişmesidir. Nüfus kaydı, soyadı ve ana-baba bilgileri idari kayıt işlemleriyle güncellenir.
Karara karşı kanun yoluna başvuru süresi, kararın tebliği ve dosyadaki kişilerin hukuki konumuna göre değerlendirilir. Kanun yolu tamamlanmadan veya karar kesinleşmeden nüfus işlemlerinin yapıldığı varsayılmamalıdır.
Evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinenin ölmesi veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer şartlar önceden gerçekleşmişse karar verilmesini her durumda engellemez. Aynı şekilde küçük, başvurudan sonra ergin olursa küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin şartların oluşmuş olması hâlinde başvuru sırf bu nedenle reddedilmez.
Evlat edinmede harç ve yargılama giderleri nasıl belirlenir?
Evlat edinme bir çocuğun bedel karşılığında devredilmesi değildir. Çocuk için biyolojik aileye, aracıya veya başka bir kişiye ödeme yapılması hukuka aykırı sonuçlar doğurabilir. Meşru giderler yalnızca başvuru, belge, sağlık raporu, tercüme, tebligat, mahkeme ve gerektiğinde vekâlet hizmetleriyle ilgilidir.
Mahkeme başvuru harcı, karar harcı, tebligat ve diğer giderler her yıl yürürlükte bulunan tarifelere göre belirlenir. Yabancı belgeler bulunan dosyalarda apostil, tercüme, noter ve konsolosluk giderleri eklenebilir.
Sosyal inceleme veya uzman değerlendirmesinin hangi kurum tarafından yapıldığına göre ayrıca gider doğup doğmayacağı dosya üzerinden belirlenir. Güncel tutarlar yıldan yıla değiştiği için sabit bir toplam masraf belirtilmesi yanıltıcı olur.
Avukatla temsil kanunen her dosyada zorunlu değildir. Ancak rıza uyuşmazlığı, yabancılık unsuru, akraba içi evlat edinme, ergin kişinin evlat edinilmesi veya mevcut soybağı kayıtlarında sorun bulunması hâlinde usulün doğru belirlenmesi önem taşır.
Evlatlık ilişkisi sonradan kaldırılabilir mi?
Evlatlık ilişkisi tarafların sonradan anlaşması veya aile içindeki ilişkinin bozulmasıyla kendiliğinden sona ermez. İlişkinin kaldırılması ancak Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen sebeplerin bulunması ve mahkeme kararıyla mümkündür.
Yasal bir sebep olmadan rızası alınması gereken kişinin rızası alınmamışsa, bu kişi çocuğun yararı ağır biçimde zedelenmeyecekse ilişkinin kaldırılmasını isteyebilir. Evlat edinmenin esasa ilişkin başka bir noksanlıkla sakat olması hâlinde Cumhuriyet savcısı veya ilgili kişiler de talepte bulunabilir.
Noksanlık sonradan ortadan kalkmışsa veya eksiklik yalnızca usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlatlığın yararını ağır biçimde zedeleyecekse kaldırma kararı verilmeyebilir.
Kaldırma sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. Kanunda daha önce yer alan “her hâlde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl” sınırı, Anayasa Mahkemesinin 27 Aralık 2012 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle eski beş yıllık sınırın güncel hukuk kuralı gibi uygulanması doğru değildir.
Kaldırma sebepleri, dava hakkı ve ilişkinin sona ermesinin nüfus ile miras üzerindeki etkileri evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası kapsamında ayrıca incelenmelidir.
Evlat edinmede en sık yapılan hatalar nelerdir?
Evlat edinme sürecinde karşılaşılan başlıca hatalar şunlardır:
- Evlat edinmeyi yalnızca yetişkinlerin çocuk sahibi olma talebi olarak görmek,
- Koruma altındaki her çocuğun evlat edinilebileceğini düşünmek,
- Koruyucu aileliğin kendiliğinden evlat edinmeye dönüşeceğini varsaymak,
- Biyolojik ebeveynlerle yapılan özel anlaşmayı yeterli görmek,
- Çocuğu mahkeme kararı olmadan doğrudan nüfusa kaydettirmeye çalışmak,
- Anne veya babanın rızasının usulüne uygun alınmasını ihmal etmek,
- Doğumdan sonraki altı haftalık bekleme süresini gözden kaçırmak,
- Velayetin bir ebeveynde olmasını diğer ebeveynin rızasının gereksizliğiyle karıştırmak,
- Bir yıllık bakım ve eğitim şartını yalnızca takvim süresi olarak değerlendirmek,
- Sosyal incelemede eksik veya gerçeğe aykırı bilgi vermek,
- Evlat edinilen kişinin biyolojik ailesindeki mirasçılığının sona erdiğini sanmak,
- Evlat edinenin evlatlığa otomatik olarak mirasçı olduğunu düşünmek,
- Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kendiliğinden nüfusa işleneceğini varsaymak,
- Kurum sırasını değiştirmek veya hızlandırmak amacıyla özel aracılara ödeme yapmak,
- Evlatlık ilişkisinin tarafların anlaşmasıyla her zaman sona erdirilebileceğini düşünmek.
Bu hataların bir bölümü başvurunun reddedilmesine, bir bölümü ise nüfus, soybağı, vatandaşlık ve ceza hukuku bakımından daha ağır sorunlara yol açabilir. Başvurunun türü ve izlenecek yol, çocuğun mevcut hukuki statüsü belirlenerek seçilmelidir.
Evlat edinmenin temel mevzuat dayanakları nelerdir?
Evlat edinmenin temel hükümleri Türk Medeni Kanunu’nun 305–320. maddelerinde düzenlenir. Küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık, yerleştirme, izleme, sosyal inceleme ve ülkelerarası işlemler 2009/14729 sayılı Tüzük çerçevesinde yürütülür.
Görevli mahkeme bakımından Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun; yargılama usulü bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu; nüfus kayıtları bakımından Nüfus Hizmetleri Kanunu; yabancı çocukların vatandaşlığı bakımından Türk Vatandaşlığı Kanunu uygulanabilir.
Yabancılık unsuru bulunan dosyalarda Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile 1993 tarihli Lahey Ülkelerarası Evlat Edinme Sözleşmesi de dikkate alınmalıdır.
Mevzuat hükümleri birbirinden bağımsız uygulanmaz. Küçüğün yaşı, mevcut soybağı, biyolojik ebeveynlerin durumu, vesayet veya koruma kararları, başvuranların medeni durumu ve yerleşim yeri doğru biçimde belirlendikten sonra uygulanacak hükümler tespit edilmelidir.
Evlat Edinme Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Evlat edinmek için kişinin biyolojik olarak çocuk sahibi olamadığını veya kısırlık tedavisi gördüğünü kanıtlaması gerekmez. Biyolojik çocuğu bulunan kişiler de gerekli şartları sağladıklarında evlat edinme başvurusunda bulunabilir. Değerlendirmede başvuranın çocuk sahibi olup olmamasından çok evlat edinme gerekçesi, ebeveynlik yeterliliği, aile ortamı ve kurulacak ilişkinin çocuğun üstün yararına uygunluğu incelenir.
Hayır. Otuz yaşını doldurmuş evli olmayan bir kişi tek başına evlat edinmek için başvurabilir. Buna karşılık evli olmayan iki kişi aynı çocuğu birlikte evlat edinemez. Eşlerin birlikte başvurusunda ise en az beş yıllık evlilik veya her iki eşin de otuz yaşını doldurması şartlarından biri aranır. Medeni durum dışındaki bakım, yaş farkı, sosyal inceleme ve çocuk yararı koşulları da tamamlanmalıdır.
Türk Medeni Kanunu, evli olmayan kadın ve erkek arasında farklı bir yaş şartı öngörmez. Her ikisinin de tek başına evlat edinme başvurusu yapabilmesi için otuz yaşını doldurması gerekir. Bununla birlikte her başvuranın çalışma düzeni, bakım planı, sosyal destek ağı, sağlık durumu ve çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilme yeterliliği kendi koşulları içinde değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu’nda bütün başvurular için geçerli tek bir azami yaş sınırı düzenlenmemiştir. Bununla birlikte başvuranın yaşı, sağlık durumu, yaşam beklentisi ve çocuğun uzun vadeli bakım ihtiyacı sosyal incelemede değerlendirilir. Kanuni asgari şartların karşılanması, çok yüksek yaş farkının veya ciddi sağlık sorunlarının göz ardı edileceği anlamına gelmez.
Evlat edinen ile evlat edinilen arasında en az on sekiz yaş fark bulunmalıdır. Eşler birlikte evlat edinecekse bu şart her iki eş bakımından ayrı ayrı aranır. On sekiz yaş farkının bulunması yalnızca şekli koşullardan biridir. Mahkeme ayrıca yaş farkının çocuğun gelişimi, bakım ihtiyacı ve uzun vadeli aile düzeni üzerindeki etkisini inceleyebilir.
Başvuranlar bakım yeterlilikleri ve tercihleri hakkında bilgi verebilir; ancak evlat edinme hizmeti belirli özelliklerde çocuk seçme sistemi değildir. Eşleştirmede öncelikle çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı dikkate alınır. Yalnızca çok küçük yaştaki veya belirli cinsiyetteki çocuklara yönelik dar tercihler bekleme süresini uzatabilir. Kurum, her çocuk için onun gereksinimlerini karşılayabilecek aileyi belirlemeye çalışır.
Usulüne uygun olarak mahkemede tutanağa geçirilen ilk rıza, tutanak tarihinden itibaren altı hafta içinde geri alınabilir. Rıza geri alındıktan sonra yeniden verilirse ikinci rızadan tekrar dönülemez. Ayrıca ilk rıza çocuğun doğumundan itibaren altı hafta geçmeden verilemez. Somut dosyada rızanın zamanı ve tutanağın içeriği incelenmeden yalnızca sözlü beyana dayanılmamalıdır.
Kural olarak evet. Velayetin anneye bırakılmış olması, baba ile çocuk arasındaki soybağını ve babanın evlat edinmeye rıza hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Babanın rızasının aranmayabilmesi için kimliğinin veya uzun süredir yerinin bilinmemesi, sürekli ayırt etme gücü yokluğu ya da özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesi gibi kanuni nedenlerden biri bulunmalı ve bu durum mahkemece değerlendirilmelidir.
Babanın çocukla görüşmemiş olması tek başına rızasının aranmayacağı anlamına gelmez. Görüşmemenin sebepleri, babanın çocuğun varlığından haberdar olup olmadığı, bakım yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve kişisel ilişki kurmasının engellenip engellenmediği araştırılır. Rızanın aranmaması istisnai olduğundan, bu konuda başvuranların tek taraflı beyanıyla karar verilemez.
Hayır. Koruyucu ailelik, evlat edinmeden farklı bir bakım modelidir. Çocuğun uzun süre aynı koruyucu aile yanında yaşaması kendiliğinden evlatlık soybağı kurmaz. Evlat edinme için çocuğun hukuken evlat edinilmeye uygun olması, gerekli rızaların veya rızanın aranmamasına ilişkin koşulların bulunması, genel şartların tamamlanması ve aile mahkemesinin karar vermesi gerekir.
Hayır. Kurum bakımında bulunmak, çocuğun hemen evlat edinilebileceğini göstermez. Öncelikle çocuğun hukuki durumunun uygun olması, biyolojik anne ve baba rızasının alınması veya rızanın aranmayacağına karar verilmesi gerekir. Uygun aileyle eşleştirmeden sonra da kural olarak bir yıllık geçici bakım ve izleme süreci tamamlanır.
Hayır. Çocuğun akraba veya tanıdık bir kişiden alınmış olması mahkeme kararı zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Çocuğun gerçekte doğmadığı bir kişinin nüfusuna doğrudan kaydedilmesi evlat edinme sayılmaz ve soybağı ile nüfus kayıtlarının gerçeğe aykırı oluşturulması nedeniyle hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilir. Doğru yol, kanuni şartların tamamlanarak aile mahkemesine başvurulmasıdır.
Evlat edinen, küçüğün evlat edinilmesi sırasında ona yeni bir ad verilmesini mahkemeden talep edebilir. Mahkeme talebi çocuğun yaşı, görüşü, mevcut adıyla kurduğu kimlik ve üstün yararı bakımından değerlendirir. Ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşünün göz ardı edilmemesi gerekir. Evlat edinmeden sonra yapılacak ayrı ad değişikliği ise haklı sebep ve ilgili nüfus hükümlerine tabi olabilir.
Evet. Evlat edinilen kişinin biyolojik ailesindeki mirasçılığı devam eder. Aynı zamanda evlat edinenin de kan hısmı gibi yasal mirasçısı olur. Dolayısıyla evlatlık, somut miras koşulları oluştuğunda hem biyolojik ailesinden hem evlat edinenden miras alabilir. Vasiyetname, saklı pay, önceki ölümler ve diğer mirasçılar paylaşım oranını etkileyebilir.
Sırf evlat edinme nedeniyle olmaz. Mirasçılık ilişkisi bu yönüyle tek taraflıdır: Evlatlık ve altsoyu evlat edinene yasal mirasçı olur; fakat evlat edinen ve onun hısımları evlatlığın yasal mirasçısı sayılmaz. Evlatlığın evlat edinene mal bırakması vasiyetname, miras sözleşmesi veya başka bir hukuki sebebe dayanabilir.
Evlat edinme kararından sonra ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Biyolojik ebeveynin çocukla kendiliğinden kişisel ilişki kurma hakkı bulunduğu söylenemez. Bununla birlikte çocuğun geçmişi, psikolojik ihtiyaçları ve üstün yararı bakımından kurum veya uzman desteğiyle farklı değerlendirmeler yapılabilir. Gizlilik ve kişisel verilerin korunması kurallarına uyulması gerekir.
Kanun, aileye çocuğa hangi yaşta ve hangi cümlelerle açıklama yapılacağını belirleyen katı bir takvim koymaz. Bununla birlikte kişinin kimliği ve biyolojik kökeni hakkında bilgi edinme hakkı önemlidir. Açıklamanın çocuğun yaşına, gelişimine ve psikolojik durumuna uygun biçimde yapılması; gerektiğinde çocuk gelişimi veya ruh sağlığı uzmanından destek alınması uygun olur.
Evlat edinilen kişi ilgili kurumlara başvurarak biyolojik kökenine ilişkin bilgi talep edebilir. Evlat edinme kayıtları gizli olduğundan bilgiye erişim, mevcut belgeler, kişinin yaşı, ayırt etme gücü ve üçüncü kişilerin özel hayatı gözetilerek değerlendirilir. Biyolojik aile hakkında bilgi edinilmesi, evlatlık ilişkisini veya evlat edinenle kurulan soybağını kendiliğinden sona erdirmez.
Her adli sicil kaydı otomatik ret sebebi değildir. Suçun niteliği, tarihi, mağduru, tekrarlanma riski ve çocuk güvenliğiyle bağlantısı değerlendirilir. Çocuklara karşı işlenen suçlar, şiddet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar veya ciddi bağımlılık ve güvenlik sorunları başvuruyu doğrudan etkileyebilir. Kayıtların gizlenmesi veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ayrıca güven sorunu yaratır.
Sağlık sorununun bulunması tek başına her durumda başvuruyu engellemez. Rahatsızlığın sürekliliği, tedavi durumu, günlük işlevlere ve çocuk bakımına etkisi değerlendirilir. Çocuğun uzun vadeli bakımını ciddi biçimde aksatabilecek fiziksel veya ruhsal rahatsızlıklar ile bağımlılık sorunları olumsuz değerlendirmeye neden olabilir. İnceleme sağlık kurulu raporu ve somut yaşam koşulları üzerinden yapılır.
Hamilelik veya biyolojik çocuk sahibi olunması evlat edinmeye kanunen otomatik engel değildir. Ancak ailenin bakım kapasitesi, yeni doğacak çocuğun ihtiyaçları, evlat edinilecek çocukla kurulacak ilişkinin zamanlaması ve aile düzenindeki değişiklikler sosyal incelemede yeniden değerlendirilebilir. Kurum, çocuğun üstün yararını gözeterek eşleştirme veya yerleştirme takvimini gözden geçirebilir.
Boşanma, evlatlık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Mahkeme, biyolojik çocuklarda olduğu gibi evlat edinilen çocuğun velayetinin hangi eşe verileceğini ve diğer eşle kişisel ilişkiyi çocuğun üstün yararına göre düzenler. Her iki eş de çocukla olan hukuki soybağını korur. Nafaka, bakım ve eğitim yükümlülükleri de boşanma nedeniyle kendiliğinden sona ermez.
Her durumda kapanmaz. Evlat edinme başvurusu yapıldıktan sonra evlat edinenin ölmesi veya ayırt etme gücünü kaybetmesi hâlinde, diğer koşullar daha önce gerçekleşmişse mahkeme evlat edinmeye karar verebilir. Mahkeme özellikle bakım ilişkisinin tamamlanıp tamamlanmadığını, çocuğun yararını ve kararın çocuk üzerindeki hukuki etkilerini değerlendirir.
Evlat edinme başvurusu çocuk küçükken yapılmış ve küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin şartlar gerçekleşmişse, yargılama sırasında ergin olması talebin kendiliğinden reddedilmesini gerektirmez. Başvurunun tarihi, bir yıllık bakım ilişkisinin tamamlanması, rızalar ve diğer şartlar dosya üzerinden incelenir. Başvuru ilk kez kişi ergin olduktan sonra yapılacaksa erginlerin evlat edinilmesine ilişkin özel şartlar uygulanır.
Hayır. Çocuğun evlat edinilmesi karşılığında biyolojik aileye, aracıya veya üçüncü bir kişiye ödeme yapılması hukuka aykırıdır. Evlat edinme ticari bir işlem değildir. Belge, sağlık raporu, tercüme, mahkeme, noter veya vekâlet hizmetleri için yasal giderler doğabilir; ancak çocuğun kendisi için bedel ödenemez. Şüpheli aracılık teklifleri yetkili makamlara bildirilmelidir.
Her yabancı karar Türkiye’de kendiliğinden nüfusa işlenmez. Kararın verildiği devlet, uygulanacak uluslararası sözleşmeler, Lahey Evlat Edinme Sözleşmesi kapsamı ve Türk milletlerarası özel hukuk kuralları incelenmelidir. Bazı dosyalarda tanıma kararı veya idari işlem gerekir. Kararın kesinleşme belgesi, apostil veya tasdik ve Türkçe tercüme koşulları da bulunabilir.
Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan yabancı, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel bulunmaması şartıyla karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabilir. Vatandaşlık kaydının oluşturulması için yetkili nüfus ve vatandaşlık makamına gerekli belgelerle başvurulması gerekir. Çocuğun önceki vatandaşlığını koruyup korumayacağı ilgili yabancı devlet hukukuna göre ayrıca belirlenir.
Hayır. Evlat edinen ile evlatlığın sonradan anlaşması veya aralarındaki ilişkinin bozulması soybağını kendiliğinden sona erdirmez. İlişkinin kaldırılması için rıza eksikliği veya esasa ilişkin başka bir hukuki noksanlık bulunmalı ve mahkeme karar vermelidir. Kaldırmanın evlatlığın yararını ağır biçimde zedelemesi hâlinde talep kabul edilmeyebilir.
Avukat Görüşü
Evlat edinme dosyalarında en sık karşılaşılan sorun, fiilen kurulan aile ilişkisi ile kanunun aradığı hukuki koşulların aynı şey olduğunun düşünülmesidir. Bir kişinin çocuğa uzun süre bakması önemli olmakla birlikte tek başına evlatlık soybağı kurmaz. Rıza tutanakları, bakım süresi, sosyal inceleme ve mahkeme kararı birlikte tamamlanmalıdır.
Özellikle biyolojik ebeveyn rızasının bulunmadığı, çocuğun vesayet veya kurum bakımında olduğu, üvey çocuğun evlat edinilmek istendiği ya da yabancılık unsuru bulunan dosyalarda izlenecek yol değişebilir. Yanlış makam önünde başvuru yapılması veya mevcut soybağı kaydının incelenmemesi süreci uzatabilir.
Evlat edinmenin çocuk üzerindeki etkileri yalnızca nüfus kaydıyla sınırlı değildir. Velayet, miras, soyadı, vatandaşlık, biyolojik köken bilgileri ve aile içindeki diğer çocukların durumu birlikte değerlendirilmelidir. Her dosya, çocuğun geçmişi, ihtiyaçları ve mevcut belgeleri esas alınarak ayrı incelenmelidir.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik, evlat edinme şartları ve süreci hakkında genel hukuki bilgilendirme amacıyla Bursa Maya Hukuk tarafından hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat, idari uygulama ve yargı kararları zaman içinde değişebileceğinden somut durumun güncel belgeler üzerinden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
