Tanıma ve babalık davası, çocuk ile baba arasında soybağı kurar; soybağının reddi ise evlilik içinde doğan çocuk ile annenin kocası arasında kanunen kurulmuş bağı kaldırır. Tanımada baba çocuğu resmî bir beyanla kendi isteğiyle kabul eder, babalık davasında ise bağı anne veya çocuğun açtığı dava sonunda mahkeme kurar. Çocuk başka bir erkekle soybağı içindeyse bu bağ kaldırılmadan ne tanıma yapılabilir ne de babalık davası açılabilir.
İçindekiler
Türk Medeni Kanunu’na göre çocuk ile baba arasındaki soybağı anneyle evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282). Hangi yolun kullanılacağını, çocuğun bugün bir erkekle soybağı bulunup bulunmadığı ve varsa bu bağın evliliğe mi tanımaya mı dayandığı belirler.
Üç yol hangi sonucu doğurur?
Tanıma ve babalık davası henüz bulunmayan bir bağı kurar, soybağının reddi var olan bir bağı kaldırır.
| Ölçüt | Tanıma | Babalık davası | Soybağının reddi |
|---|---|---|---|
| Sonucu | Baba ile çocuk arasında soybağı kurulur. | Baba ile çocuk arasındaki soybağını mahkeme belirler. | Evlilik nedeniyle koca ile çocuk arasında kurulan bağ kalkar. |
| Kim başvurur? | Baba resmî makama beyanda bulunur. | Ana ve çocuk dava açabilir. | Koca, ana veya çocuk dava açar; TMK 291’deki özel hâllerde başka ilgililer de açabilir. |
| Kime karşı? | Karşı taraf yoktur; tek taraflı beyandır. | Babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. | Dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır. |
| Süre | Kanun tanıma beyanı için süre öngörmez. | Ananın hakkı doğumdan itibaren bir yıl geçmekle düşer. | Koca doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten, ana doğumdan, çocuk ergin olduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açar. |
| Çocuk başka bir erkeğe hukuken bağlıysa | Bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanıma yapılamaz. | Bu bağ kaldırılmadıkça babalık davası açılamaz. | Dava, evlilikten doğan bu bağı kaldırmaya yöneliktir. |
Tanıma hangi beyanla yapılır?
Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusuyla ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur (TMK m.295). Kanun, tanıyan küçük veya kısıtlıysa veli ya da vasisinin rızasını arar; annenin veya çocuğun onayını ise aramaz (TMK m.295). Beyanın yapıldığı makam tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir; çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına bildirir (TMK m.296).
Tanıma sonradan nasıl ortadan kalkar?
Tanımayla kurulan bağ iptal davasıyla kaldırılır. Tanıyan yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle; ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer ise kanundaki şartlarla tanımanın iptali davası açabilir (TMK m.297, m.298).
Babalık davasını kimler açabilir?
Babalık davasında çocuk ile baba arasındaki soybağını mahkeme belirler. Davayı ana ve çocuk açabilir; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m.301). Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı varsa bu süre o bağın ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK m.303).
Kanunun çocuğun dava süresini düzenleyen fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli, E.2010/71, K.2011/143 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Soybağının reddi hangi bağı kaldırır?
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kanunen kocadır (TMK m.285). Bu kurala babalık karinesi denir. Soybağının reddi davası bu karineyi çürütmeye yöneliktir; davayı koca, ana veya çocuk açar ve dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır (TMK m.286). Ana bu hakkı, 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle kazanmıştır.
Dava açma süresi bir yıldır ve kişiye göre farklı bir olaydan başlar; koca için öğrenme, ana için doğum, çocuk için erginlik esas alınır (TMK m.289).
Davanın kabulü çocuğa yeni bir baba belirlemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23.06.2026 tarihli bir kararında, soybağının reddi davası başarıya ulaşınca çocuğun baba yönünden soybağı bulunmayan çocuk statüsüne girdiğini belirtmiş; aynı kararda evlilik içinde doğmuş bir kişinin gerçek babasının tespiti istemini babalık davası olarak değil, soybağının reddi davası olarak nitelendirmiştir. Kanuna göre çocuk ile baba arasında soybağı “ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur” (TMK m.282).
Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa hangi sıra izlenir?
Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m.295). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da çocuğun herhangi bir yolla başka bir erkekle soybağı kurulmuşsa bu bağ kaldırılmadıkça babalık davası açılamayacağını belirtmiştir. Bu yüzden ilk adım, mevcut soybağının hangi yolla kurulduğunu belirlemektir.
Çocuk annenin evliliği sırasında veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğmuşsa bağ babalık karinesine dayanır ve soybağının reddiyle kaldırılır. Çocuk daha önce bir erkek tarafından tanınmışsa bağ tanımaya dayanır ve tanımanın iptaliyle kaldırılır. Çocuk evlilik dışında doğmuş ve ana ile babası sonradan evlenmişse bağ sonradan evlenmeye dayanır (TMK m.292); ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı bu bağa itiraz edebilir ve itirazda tanımanın iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır (TMK m.294).
Nüfus kaydı ise baştan gerçeğe aykırı tutulmuş olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.05.2026 tarihli bir kararında, soybağının reddinde doğru oluşmuş kaydın sonradan dava ile yanlışlığa dönüştüğünü, nüfus kaydının düzeltilmesinde ise kaydın baştan yanlış olarak kütüğe geçirildiğini belirtmiş; nüfusta anne ve baba görünenlerin anne ve babası olmayabileceğinden şüphe eden davacının DNA testi ve kaydın düzeltilmesi istemini asliye hukuk mahkemesinin görevindeki nüfus kaydının düzeltilmesi davası saymıştır.
Bağ kalktıktan sonra biyolojik baba isterse çocuğu tanıyabilir; tanımazsa ana veya çocuk babalık davası açabilir. Ananın babalık davası için bir yıllık süresi bu durumda önceki bağın ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK m.303).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kayden baba görünen kişiye karşı soybağının reddi ile biyolojik baba olduğu ileri sürülen kişiye karşı babalık talebinin aynı davada ileri sürüldüğü bir dosyada, soybağının reddi talebinin ayrılması, yargılamanın babalık davası olarak sürdürülmesi ve ayrılan davanın sonucunun bekletici sorun yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bekletici sorun, babalık davasının o davanın sonucunu beklemesi demektir.
Biyolojik baba hangi yolu kendisi kullanabilir?
Tanıma babanın beyanıyla olur ve kanuna göre “Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.” (TMK m.295). Kanun babalık davasında soybağının belirlenmesini “ana ve çocuk” isteyebileceğini düzenlediğinden, kanaatimizce biyolojik baba bu davayı kendi adına açamaz (TMK m.301).
Çocuk evlilik nedeniyle annenin kocasıyla soybağı içindeyse soybağının reddi davası açma hakkı koca, ana ve çocuğa aittir (TMK m.286). Baba olduğunu iddia eden kişi bu davayı, kocanın dava açma süresi geçmeden ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açabilir (TMK m.291).
Soybağının kurulmasına ve reddine ilişkin Yargıtay kararları
“…Çocuğun herhangi bir yolla bir başka erkek ile soybağı kurulmuş ise bu soybağı ortadan kaldırılmadıkça babalık davası açılamaz.…”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/366, K. 2025/603, T. 08.10.2025
“…Baba ile çocuk arasında evlilik içinde doğmaya, babalık karinesine, dayalı olarak hukuken kurulmuş bulunan soybağı ilişkisinin ortadan kalkması ancak soybağının reddi ile söz konusu olabilmektedir. Soybağının reddi davasının başarıya ulaşarak çocuk ile babası arasındaki soybağının ortadan kalkması sonucunda çocuk, baba yönünden soybağı bulunmayan çocuk statüsüne girer.…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/4203, K. 2026/6984, T. 23.06.2026
“…Tanıma, tek taraflı bir irade beyanıdır. Tanıma yolu ile kurulan bu soybağının açılacak iptal davası ile kaldırılması mümkündür. Bu dava ile tanıyanın, çocuğun babası olmadığı sonucuna ulaşılır.…”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/366, K. 2025/603, T. 08.10.2025
Sıkça Sorulan Sorular
Tanıyamaz. Türk Medeni Kanunu’na göre “evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır” ve başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Gerçek babanın tanıması ancak eski eşle olan bağ soybağının reddi davasıyla kaldırıldıktan sonra mümkündür.
Dava sürerken tanıma yapılamaz. Türk Medeni Kanunu’na göre başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Tanıma, eski eşle olan bağ kalktıktan sonra yapılabilir.
Türk Medeni Kanunu’na göre “Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır.” Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre o sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Hayır, tanımayla kurulan bağ soybağının reddiyle değil, tanımanın iptali davasıyla kaldırılır. Türk Medeni Kanunu’na göre tanıyan yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle bu davayı anaya ve çocuğa karşı açabilir.
Tanıma tek başına velayeti babaya geçirmez. Türk Medeni Kanunu’na göre ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayet ondan alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.
Avukat Görüşü
Üç yoldan birini seçmeden önce çocuğun tam tekmil nüfus kaydı, annenin evlenme tarihi ve evliliğin sona erdiği tarih birlikte incelenmelidir. Doğum, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde gerçekleşmişse kayıt babalık karinesine dayanır; kayıtta bir tanıma beyanı varsa tanımanın tarihi ve yapıldığı makam belgelenmelidir.
Süreler kişiye göre farklı olaylardan başladığı için koca bakımından öğrenme tarihini, ana bakımından doğum tarihini, çocuk bakımından erginlik tarihini gösteren belgeler dava açılmadan önce hazırlanmalıdır. Biyolojik babayla bağ kurulmak isteniyorsa önceki bağı kaldıran karar ve bu kararın nüfus kaydına işlendiğini gösteren belge dosyada bulundurulmalıdır.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri yazının güncellendiği 08.11.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
