Boşanma uyuşmazlığında eşler arasında zorla alınmaya çalışılan yazısız ekranlı telefon

Şifre Kırılarak Elde Edilen Mesajların Delil Olamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı

Boşanma dosyalarında mesaj kayıtlarının içeriği kadar bu kayıtlara nasıl ulaşıldığı da ispatın kaderini belirleyebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.10.2024 tarihli, E. 2024/101, K. 2024/7537 sayılı kararında erkek, eşinin başka bir erkekle yaptığı ileri sürülen yazışmaları kusur delili olarak dosyaya sunmuş; ancak kayıtların kadının telefonu zorla alınarak ve şifresi kırılarak elde edildiği anlaşılmıştır. Daire, bu kayıtların hükme esas alınamayacağını kabul etmiş ve geriye kalan delillerin kadına yüklenen güven sarsıcı davranışı kanıtlamaya yetip yetmediğini ayrıca incelemiştir.

Karar, hukuka aykırı delil sorununu yalnız teknik bir dışlama meselesi olarak ele almaz. Mesajlar çıkarıldığında tanık anlatımlarının soyut, duyuma ve yoruma dayalı kaldığı; kadının kendi beyanlarının da gerçek anlamda güven sarsıcı veya sadakatsiz davranışı tek başına ispatlamadığı değerlendirilmiştir. Böylece delilin elde ediliş biçimi ile kusur ispatı arasında doğrudan bir bağ kurulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/101, K. 2024/7537, 16.10.2024

Belge hazirlaniyor…

Aşağıdaki değerlendirme kararın tamamı okunarak hazırlanmıştır. Bozmanın hangi hüküm bölümüyle sınırlı kaldığı, tarafların önceki beyanları ve Yargıtay’ın delil değerlendirmesi birlikte ele alınmıştır.

Dava Nasıl Başladı, Mahkemeler Ne Karar Verdi?

Kadın ve erkek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanarak birbirine karşı boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, tarafların ortak konuta yeniden dönmesinden önceki karşılıklı davranışlarını affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış saymıştır. Sonraki dönem bakımından ise kadının başka bir erkekle telefon ve sosyal medya üzerinden mesajlaştığı vakıasını güven sarsıcı davranış kabul etmiştir. Kadını tam kusurlu gören mahkeme, kadının asıl davasını reddederken erkeğin birleşen boşanma davasını kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Şifre Kırılarak Elde Edilen Mesajlar Hükme Esas Alınamaz

Bir eşin telefonu, rızası dışında zorla alınmış ve şifresi kırılarak yazışmalara ulaşılmışsa, bu kayıtlar boşanma davasında bir vakıanın ispatında kullanılamaz. Taraf ayrıca itiraz etmese bile mahkeme, delilin hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediğini denetlemelidir. Hukuka aykırı delil dosyadan çıkarıldığında kusur iddiası başka hukuka uygun delillerle kanıtlanamıyorsa, yalnız o kayıtların içeriğine dayanılarak boşanma ve kusur sonucu kurulamaz.

Temyizde belirleyici nokta mesajların içeriğinden önce elde ediliş yöntemiydi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, bir delilin caiz olup olmadığına mahkemenin karar vereceğini söyler. Daire de kadının telefonunun zorla alınması ve şifresinin kırılmasıyla ulaşılan yazışmaların hukuka aykırı biçimde elde edildiğini saptamış; bu delili kusur değerlendirmesinin dışına çıkarmıştır.

Bu dışlama yapıldıktan sonra dosyada kalan ispat araçları aynı sonucu doğuramamıştır. Yargıtay, güven sarsıcı davranışa ilişkin tanık beyanlarını soyut açıklamalar, duyum ve yorum düzeyinde görmüş; kadının kusuruna esas alınabilecek başka bir delil bulunmadığını belirtmiştir. İlk derece mahkemesinin mesajlaşma vakıasını tanıklarla sabit saymış olması, kayıtların hukuka aykırılığı ve tanık anlatımlarının niteliği karşısında korunmamıştır.

Dijital bir kaydı boşanma dosyasına sunmadan önce yalnız içeriğini değil, hangi yolla elde edildiğini de düşünmek gerekir. Çekişmeli boşanma davasında delil ve kusur planlamasına ilişkin genel açıklamalar içinde de hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağı ayrı bir başlık olarak ele alınmaktadır. Tartışmalı bir dijital kayıt tek ispat dayanağı hâline getirildiğinde, delilin caiz bulunmaması kusur iddiasının tamamını etkileyebilir.

Bozmanın kapsamı da dar okunmalıdır. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını erkeğin birleşen boşanma davasının kabulü yönünden kaldırmış ve ilk derece kararını bu bölüm bakımından bozmuştur. Kadının bozma dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmiş, kararın diğer temyize konu bölümleri onanmıştır. Dolayısıyla hüküm, kadının ileri sürdüğü bütün vakıaların doğru kabul edildiği veya kendi boşanma davasının kabul edilmesi gerektiği sonucunu doğurmaz.

“Ders Vermek İçin Yazıştım” Beyanı Neden Tek Başına Yeterli Görülmedi?

Dosyada mesaj kayıtlarından bağımsız olarak kadının kendi dilekçelerinde yer alan bir açıklama da vardı. Kadın, sadakatsizlik kastı olmaksızın eşine ders vermek amacıyla Instagram üzerinden gelen konuşma teklifini bilerek kabul ettiğini ve telefonu eşinin göreceği şekilde açık bıraktığını söylemişti. Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesindeki boşanmaya özgü yargılama kuralları gereğince tarafların her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz; ancak Yargıtay bu kuralı, tarafın kabul ettiği maddi olayların hiçbir zaman dikkate alınmayacağı biçiminde yorumlamamıştır.

Daire, maddi olayın tarafça kabul edilmesi hâlinde ayrıca kanıt aranmayabileceğini belirtmiştir. Buna karşılık kabul edilen olayın boşanmayı gerektirip gerektirmediğine hâkimin karar vereceğini vurgulamıştır. Burada kadının kabul ettiği husus, sadakatsizlik kastıyla yürütülen gerçek bir ilişki değil; eşine ders verme amacıyla bir konuşma teklifine cevap verme ve telefonu görünür bırakma davranışıdır. Daire, bu anlatımın sadakatsiz ya da güven sarsıcı bir ilişkiyi kanıtlamaya yetmediği sonucuna varmıştır.

Taraf beyanları elbette değersiz değildir. Önce hangi somut fiilin kabul edildiği belirlenmeli, sonra o fiilin ileri sürülen boşanma sebebi ve kusur isnadı bakımından ne ifade ettiği değerlendirilmelidir. Taraf gündelik bir ifade kullanır; mahkeme ise o davranışa kendi hukuki adını verir. Kararda da belirleyici olan, kabul edilen maddi davranışın erkeğin iddia ettiği nitelikte güven sarsıcı bir ilişkiyi tek başına ortaya koymamasıdır.

Mesaj Kaydının Varlığı Değil, Elde Ediliş Biçimi Belirleyicidir

Karar, boşanma davalarında bütün mesaj kayıtlarının hukuka aykırı olduğu şeklinde genellenemez. Mesaj kayıtlarının zina iddiasını desteklediği Yargıtay kararı bunun örneğidir. Dijital içeriğin somut dosyada nasıl elde edildiği ve başka hangi delillerle desteklendiği incelendiğinde sonuç değişebilir. Bu dosyada ise kişisel telefonun zorla alınması ve şifresinin kırılması sonucu doğrudan belirlemiştir.

Benzer şekilde, delilin kaynağının resmî bir kayıt veya dijital sistem olması da hukuka uygunluk tartışmasını kendiliğinden bitirmez. Otel kayıtlarının hukuka aykırı delil sayılıp sayılamayacağına ilişkin karar incelemesinde çoğunluk ve karşı oy arasında dahi delilin elde ediliş yöntemi ve yargılamada kullanılabilirliği üzerinden ayrım ortaya çıkmıştır. Bu karşılaştırma, “dijital delil geçerlidir” veya “özel hayata ilişkin delil geçersizdir” biçimindeki iki uç formülün yeterli olmadığını gösterir.

Cihazın eşlerce ortak kullanılması veya şifrenin karşı tarafça zaten bilinmesi gibi durumlar da ayrıca araştırılmayı gerektirir. Bu tür koşullar, incelenen kararın sonucunu tersine çevirmez; yalnızca delilin hangi şartlarda elde edildiğinin somutlaştırılması gerektiğine işaret eder. Ortak kullanılan bir cihazdaki erişim, zorla alınan kişisel bir telefonun şifresinin kırılmasına göre çok daha hafif bir müdahaledir.

Kararın künye ve tam metin doğrulaması için Yargıtay Karar Arama sistemi kullanılabilir. İncelenen karar 2. Hukuk Dairesinin E. 2024/101, K. 2024/7537 sayılı ve 16.10.2024 tarihli, oybirliğiyle verilmiş kararıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İncelenen Yargıtay kararına göre, eşin telefonu rızası dışında zorla alınıp şifresi kırılarak ulaşılan mesajlar hukuka aykırı delildir ve hükme esas alınamaz. Her dijital delilde elde ediliş biçimi ayrıca incelenir.

Dikkate alamaz. HMK 189 çerçevesinde delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir. Kararda, elde ediliş biçiminin mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği açıkça vurgulanmıştır.

Hayır. Mesajın hangi cihazdan, kimin erişimiyle ve hangi yöntemle elde edildiği önemlidir. Karar, bütün mesaj kayıtlarını değil, zorla alınan telefonun şifresinin kırılmasıyla elde edilen kayıtları dışlamıştır.

İspatlanabilir. Hukuka uygun tanık anlatımı, belge veya başka kayıtlar varsa mahkeme bunları ayrıca değerlendirir. İncelenen dosyada kalan tanık beyanları soyut, duyuma ve yoruma dayalı olduğu için yeterli bulunmamıştır.

Her durumda değil. Hangi maddi davranışın kabul edildiği ve bu davranışın hukuken ne anlama geldiği ayrılmalıdır. Bu dosyada kadın, sadakatsizlik kastı olmaksızın eşine ders verme amacıyla konuşma teklifine cevap verdiğini söylemiş; bu beyan tek başına gerçek anlamda güven sarsıcı davranışı kanıtlamaya yeterli görülmemiştir.

Hayır. Yargıtay, maddi olayın tarafça kabul edilmesi hâlinde ayrıca kanıt aranmamasının mümkün olabileceğini belirtmiştir. Bununla birlikte kabul edilen olayın boşanmayı gerektirip gerektirmediğini hâkim değerlendirir.

Hayır. Bozma, erkeğin birleşen boşanma davasının kabulü yönünden verilmiştir. Kadının bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve diğer temyize konu bölümler onanmıştır.

Otomatik olarak aynı sonuç çıkarılamaz. Cihazın ortak kullanımı, şifrenin nasıl bilindiği, erişimin rızaya dayanıp dayanmadığı ve kaydın nasıl elde edildiği somutlaştırılmalıdır. Zorla alınan kişisel telefonun şifresinin kırılması bu karardaki belirleyici olgudur.

Kaydın kaynağı, elde edildiği tarih, erişimin nasıl sağlandığı, kaydın bütünlüğü ve hangi vakıayı ispatladığı açık olmalıdır. Tartışmalı bir kayda tek başına dayanmak yerine hukuka uygun alternatif ispat araçları da değerlendirilmelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/101, K. 2024/7537, 16.10.2024. Karar oybirliğiyle verilmiştir.

Avukat Görüşü

Dijital delilin kullanılacağı bir boşanma dosyasında iki ayrı ispat sorusu birlikte cevaplanmalıdır: kayıt neyi kanıtlıyor ve kayıt hangi yolla elde edildi? Mesajın ekran görüntüsünü sunmak, ikinci soruyu cevapsız bırakabilir. Delil tarafın kendi cihazında bulunabilir, kendisine gönderilmiş olabilir, ortak kullanılan bir cihazda görülebilir, karşı tarafın rızasıyla paylaşılmış olabilir ya da özel bir cihaza zor kullanılarak erişilerek alınmış olabilir. Bu ihtimaller aynı hukuki zemine oturmaz. Karşı taraf hukuka aykırılık itirazı ileri sürdüğünde, delilin nasıl elde edildiğinin dilekçede belirsiz bırakılması bütün delili tartışmalı hâle getirebilir.

Karar ayrıca alternatif ispat araçlarının neden hazır tutulması gerektiğini ortaya koyar. Kusur isnadı yalnız tartışmalı bir telefon kaydına bağlanmamalı; hukuka uygun şekilde elde edilmiş başka kayıtlar, doğrudan görgüye dayalı tanıklar ve ilgili vakıayla gerçek bağlantısı bulunan belgeler varsa birlikte değerlendirilmelidir. Tanığın yalnız taraflardan duyduğunu aktarması veya davranış hakkında kişisel yorum yapması, mesajlar dışlandığında oluşan ispat boşluğunu doldurmayabilir.

Karşı taraf bakımından da savunma yalnız “özel hayat” ifadesine indirgenmemelidir. Delilin hangi cihazdan, kimin iradesi dışında, hangi teknik veya fiziksel müdahaleyle elde edildiği mümkün olduğunca somutlaştırılmalı; hukuka aykırılık ile delilin ispat ettiği ileri sürülen vakıa birbirinden ayrılmalıdır. HMK 189 uyarınca delilin caiz olup olmadığına mahkeme kendiliğinden karar verse de, delile nasıl ulaşıldığının dosyada açık biçimde ortaya konulması incelemenin sağlıklı yürütülmesini kolaylaştırır.

Son olarak, ikrar tartışmasında tarafın kabul ettiği somut fiil ile karşı tarafın o fiile verdiği hukuki ad birbirine karıştırılmamalıdır. “Yazıştım” yönündeki bir açıklamadan otomatik olarak sadakatsizlik veya güven sarsıcı ilişki sonucu çıkarılmamalı; kabulün kapsamı, bağlamı ve dosyadaki diğer hukuka uygun delillerle birlikte ele alınmalıdır. İncelenen dosyada bozmayı getiren nokta tam da bu ayrımların alt derece kararında yeterince gözetilmemiş olmasıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Dijital delilin hukuka uygunluğu, elde ediliş yöntemi ve somut dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir; bireysel uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek alınmalıdır.

Son Güncelleme 19.09.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Scroll to Top