Boşanma davasında tarihsiz tanık beyanı, tek başına soyut bir anlatım sayılmaz. Tanıklar evlilik boyunca süren belirli davranışları kendi gözlemleriyle anlatıyorsa, her olay için kesin gün verememeleri beyanlarını değersiz kılmaz. Aile mahkemesi, hangi davranışların anlatıldığını ve tanıkların bu olayları nereden bildiğini incelemelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.06.2026 tarihli 2025/10802 Esas ve 2026/5709 Karar sayılı kararı, bu ayrımı karşılıklı boşanma davalarında ele almıştır.
İçindekiler
Bursa 11. Aile Mahkemesi erkeğin karşı boşanma davasını reddetmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi de bu sonucu korumuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise tanıkların, kadının evlilik boyunca süren kusurlu davranışlarını anlattığını belirlemiş ve karşı boşanma davasının kabulü gerektiği sonucuna varmıştır.
Aşağıdaki değerlendirme, kararın tam metni okunarak hazırlanmıştır. Kararın gerekçesi ve hüküm bölümü yukarıdaki PDF üzerinden incelenebilir.
Bursa 11. Aile Mahkemesi Neden Karşı Boşanma Davasını Reddetti?
Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle birbirlerine karşı boşanma davaları açmıştır. Bursa 11. Aile Mahkemesi, erkeği tam kusurlu kabul ederek kadının asıl boşanma davasını kabul etmiş, karşı boşanma davasını ise reddetmiştir. Mahkemeye göre erkek tarafın tanıkları yer ve zaman belirtmemiş, geniş zaman kullanmış; anlattıkları olaylar da affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış sayılmalıydı. Bu gerekçelerle beyanlar, kadına kusur yüklenmesi için yeterli görülmemiştir.
Erkek taraf vekili bu hükme karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi başvuruyu esastan reddetmiş ve ilk derece mahkemesinin vardığı sonucu korumuştur. Erkek taraf vekili bunun üzerine kusur belirlemesini, kadının asıl boşanma davasının kabulünü, karşı boşanma davasının reddini ve kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatı temyiz etmiştir.
Karşılıklı açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması davalarında her eşin talebi ve dayandığı olaylar ayrı değerlendirilir. Kadının açtığı asıl boşanma davasının kabul edilmesi, erkeğin açtığı karşı boşanma davası hakkında da aynı sonucun doğmasını gerektirmez. Erkeğin karşı boşanma davasında ileri sürdüğü olayların ispatlanıp ispatlanmadığı ayrıca incelenmelidir.
Tanık Anlatımları Süregelen Kusurlu Davranışları Ortaya Koydu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkek tarafın gösterdiği tanıkların, kadının evlilik birliği içinde süregelen hakaret ve aşağılama davranışlarını anlattığını kabul etmiştir. Kadının evde bulunmaması ve yemek yapmaması da diğer anlatımlarla birlikte evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin ihmali kapsamında değerlendirilmiştir. Daire, bu davranışların kadına kusur olarak yüklenmesi ve karşı boşanma davasının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay Tanık Anlatımını Zaman Kipine Değil İçeriğine Göre Değerlendirdi
Kararda üç tanığın beyanına açıkça işaret edilmiştir. Belirleyici olan, bu beyanlarda hangi zaman kipinin kullanıldığı değil, tanıkların neyi gördüğü ve duyduğudur. Alt derece mahkemeleri geniş zaman kullanımını soyutluk belirtisi saymış, Daire ise anlatımların içeriğine bakmıştır.
Karardaki yemek yapmama anlatımı tek başına ele alınmamalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu davranışı evde bulunmama, hakaret ve aşağılama anlatımlarıyla birlikte değerlendirmiştir. Karardan, eşlerden birinin yemek yapmadığı her durumda kusurlu sayılacağı veya belirli ev işlerinin yalnız bir eşin yükümlülüğü olduğu sonucu çıkarılamaz.
Çekişmeli boşanma davasında delillerin hazırlanması sırasında tanığın hangi sözleri bizzat duyduğu veya hangi davranışları gördüğü belirlenmelidir. “Sürekli hakaret ediyordu” ifadesinin hangi olaylara dayandığı açıklanmıyorsa anlatım soyut kalabilir. Tanık, duyduğu sözleri, olayların gerçekleştiği ortamı ve tekrar biçimini açıklıyorsa beyanının ispat değeri bu içerik üzerinden değerlendirilir.
Af veya hoşgörü değerlendirmesinde de hangi olaydan sonra barışıldığı veya ortak hayata hangi iradeyle devam edildiği incelenmelidir. Affedilen veya en azından hoşgörüyle karşılanan olaylar kural olarak kusur değerlendirmesine alınmaz. Ancak davranış daha sonra devam etmişse önceki ortak yaşam, sonraki olayların da affedildiğini kendiliğinden göstermez.
Bozma Sonrasında Her İki Boşanma Davası ve Boşanmaya Bağlı Talepler Hakkında Yeniden Hüküm Kurulmalıdır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Daire, karşı boşanma davasının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş; her iki boşanma davası ve boşanmaya bağlı talepler hakkında yeniden hüküm kurulmasını gerekli görmüştür.
Kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat hakkında bu aşamada nihai bir değerlendirme yapılmamıştır. Daire, bozma nedenine göre erkek tarafın diğer temyiz itirazlarını incelememiştir. İlk derece mahkemesi, yeniden hüküm kurarken tarafların kusur durumunu ve boşanmaya bağlı talepleri, bozma gerekçesini gözeterek değerlendirecektir.
Boşanma davasının reddedilme nedenleri arasında ileri sürülen olayların ispatlanamaması da bulunur. Bu dosyada ise tanık delili mevcuttur. Alt derece mahkemeleri tanık anlatımlarını yeterli görmemiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise aynı beyanların süregelen kusurlu davranışları ortaya koyduğunu kabul etmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması hâlinde eşlerden her birinin boşanma davası açabileceğini düzenler. Aynı Kanun’un 185 ve 186. maddelerinde eşlerin evlilik birliğinden doğan karşılıklı yükümlülükleri yer alır.
Tarihsiz Tanık Beyanı ile Hiç Somutlaştırılmamış Anlatım Aynı Şey Değildir
Olayın gününü hatırlamayan bir tanık, davranışın gerçekleştiği dönemi ve ne gördüğünü veya duyduğunu açıklayabilir. Buna karşılık hiçbir davranışı somutlaştırmayan veya bilgisinin kaynağını göstermeyen bir anlatım, hangi zaman kipiyle kurulmuş olursa olsun yeterli ispat değeri taşımaz. Tanığın doğrudan gözlemi, anlattığı zaman aralığı ve diğer delillerle uyumu birlikte incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Tanığın günü tam olarak hatırlamaması, beyanı kendiliğinden geçersiz hâle getirmez. Aile mahkemesi tanığın hangi davranışı bizzat gördüğünü veya duyduğunu, yaklaşık zaman aralığını, anlatımın süreklilik gösterip göstermediğini ve diğer delillerle uyumunu inceler.
Tek başına her dosyada yeterli değildir. Tanık hangi sözleri duyduğunu, davranışların hangi ortamda ve nasıl tekrarlandığını açıklamalıdır. Bilgisinin doğrudan gözleme mi yoksa tarafın kendisine anlattıklarına mı dayandığı da belirlenmelidir.
Evet. Geniş zaman kullanılması tek başına tanık beyanını değersiz kılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin incelediği dosyada tanıkların evlilik boyunca süren belirli davranışları anlattıkları kabul edilmiştir.
Hayır. Aynı evde yaşamaya devam edilmesi tek başına bütün olayların affedildiğini kanıtlamaz. Barışma iradesi, davranışın sona erip ermediği ve aynı davranışların daha sonra tekrarlanıp tekrarlanmadığı ayrıca araştırılır.
Kural olarak affedilen veya en azından hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur değerlendirmesine alınmaz. Ancak hangi olayın affedildiği somut olgularla belirlenmelidir. Davranışın daha sonra devam ettiği ileri sürülüyorsa sonraki olaylar ayrıca değerlendirilir.
Bu karardan böyle genel bir sonuç çıkarılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yemek yapmama anlatımını evde bulunmama, süregelen hakaret ve aşağılama davranışlarıyla birlikte değerlendirmiştir. Karar, belirli ev işlerinin yalnız bir eşin yükümlülüğü olduğunu söylememektedir.
Evet. Karşılıklı boşanma davaları ayrı taleplerdir. Aile mahkemesi her davada ileri sürülen vakıaları ve delilleri ayrı ayrı değerlendirerek asıl boşanma davasını kabul ederken karşı boşanma davasını reddedebilir.
Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin karşı boşanma davasının kabul edilmesi gerektiğini belirterek Bursa 11. Aile Mahkemesinin kararını bozmuştur. Bozma sonrasında mahkeme, her iki boşanma davası ve boşanmaya bağlı talepler hakkında yeniden hüküm kuracaktır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bozma nedenine göre erkeğin diğer temyiz itirazlarını bu aşamada incelememiştir. Tarafların kusur durumunun ve boşanmaya bağlı taleplerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle karar, tazminat hakkında nihai bir temyiz değerlendirmesi içermez.
Avukat Görüşü
Tanık deliline dayanılırken her tanığın hangi vakıa hakkında bilgi sahibi olduğu belirlenmelidir. Dilekçede süreklilik gösteren bir davranış ileri sürülüyorsa davranışın başladığı dönem ve tekrar biçimi de açıklanır. Tanık ise yalnız kendi gördüğü veya duyduğu olayları anlatır. Ay, mevsim, taşınma veya iş değişikliği gibi hatırlanan olaylar, kesin gün verilemese de zaman aralığını açıklamaya yardımcı olabilir.
Af veya hoşgörü savunması, barışma iradesini gösterdiği ileri sürülen somut olaylara dayandırılmalıdır. Mesajlar veya ortak planlar bu savunmayı güçlendirebilir. Aynı davranışların devam ettiği ileri sürülüyorsa sonraki olaylar ve bunlara ilişkin doğrudan gözleme dayalı tanık beyanları da dosyaya sunulur.
Kanun yolu dilekçesinde tanık beyanının hangi bölümünün neden yanlış değerlendirildiği açıklanmalıdır. Bu dosyada itiraz, kadına yüklenmesi gereken kusurlu davranışların dikkate alınmamasına ve bu nedenle erkeğin karşı boşanma davasının reddedilmesine ilişkindir. İlgili tanık anlatımı, bu anlatımla ispatlandığı ileri sürülen vakıa ve değiştirilmesi istenen hüküm bölümü birlikte gösterilir.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.06.2026 tarihli 2025/10802 Esas ve 2026/5709 Karar sayılı kararı üzerine genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tanık beyanlarının ispat değeri, af veya hoşgörünün bulunup bulunmadığı ve karşı boşanma davasının koşulları dosyadaki vakıa ve delillere göre belirlenir. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
