Kayyım ile çocuğun tamamen boş bir dosyanın yanında bulunduğu yazısız ofis sahnesi

Kayyımın Nafaka Miktarına Karşı İstinafa Başvurabileceği Hakkında Yargıtay Kararı

Babalık davasında anne, velayeten çocuk adına nafaka talebinde bulunmuş; Bakırköy 6. Aile Mahkemesi de çocuk yararına nafakaya hükmetmiştir. İlk derece mahkemesinin belirlediği nafaka miktarına karşı, çocuğu temsil etmek üzere mahkemece atanan kayyım da çocuk adına istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 19.01.2026 tarihli, E. 2025/9608, K. 2026/535 sayılı kararında bu başvuruyu incelemiştir. Dairenin çözdüğü sorun, nafaka talebini yalnızca annenin ileri sürmüş olmasının kayyımı kanun yoluna başvurmaktan alıkoyup alıkoymadığıdır. Daire, nafaka miktarının yeterli olup olmadığını değerlendirmemiş; kayyımın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin bölge adliye mahkemesince incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2025/9608 K. 2026/535 19.01.2026

Belge hazirlaniyor…

Yukarıdaki PDF’de yer alan tam metin, annenin nafaka talebini velayeten çocuk adına ileri sürdüğünü ve kayyımın da aynı hükme karşı çocuk adına istinafa başvurduğunu göstermektedir. Bozma, kayyımın bu başvurusunun usulden reddedilmiş olmasına dayanmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesi Neden Usulden Ret Kararı Verdi?

Bakırköy 6. Aile Mahkemesi, babalığın tespitine ve çocuk yararına nafakaya karar vermiştir. Kayyım vekili, ilk derece mahkemesi kararının yalnızca çocuk için belirlenen nafaka miktarına ilişkin bölümüne karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ise nafaka talebini annenin ileri sürdüğünü ve kayyımın yalnızca babalığın tespiti yönündeki menfaat çatışması nedeniyle atandığını gerekçe göstermiştir. Bölge adliye mahkemesi, kayyımın nafaka miktarına karşı istinaf başvurusunda bulunma hakkı olmadığı sonucuna vararak başvuruyu usulden reddetmiştir.

Ret gerekçesi, nafaka talebini dilekçede ileri süren kişi ile nafaka hakkının sahibini aynı kişi saymaya dayanıyordu. Oysa anne, nafaka talebini kendi adına değil, velayeten çocuk adına ileri sürmüştü. Çocuk yararına hükmedilen nafaka hakkı çocuğa aitti. Çocuğu temsil etmek üzere mahkemece atanan kayyım da davada çocuğun menfaatini korumak üzere yer alıyordu.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, annenin velayetten doğan temsil yetkisi ile kayyımın mahkemenin atama kararından doğan temsil yetkisini birbirinden ayırmıştır. Babalık davasında kayyımın görevi yalnızca babalığın tespitiyle sınırlı kabul edilmemiştir. Aynı davada çocuk yararına hükmedilen nafaka da çocuğa aittir. Bu nedenle kayyım, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığını ileri sürebilir ve kararın bu bölümünü istinafa taşıyabilir.

Kayyım Anneden Bağımsız Olarak İstinafa Başvurabilir

Babalık davasında çocuk yararına hükmedilen nafaka çocuğun hakkıdır; anneye ait kişisel bir alacak doğurmaz. Annenin nafaka talebini velayeten çocuk adına ileri sürmüş olması, mahkemece atanan kayyımın bu miktara karşı ayrıca istinafa başvurmasını engellemez. Daire, anne ile kayyımın çocuğa ait nafaka hakkını kanun yolunda birbirinden bağımsız olarak takip edebileceğini kabul etmiştir.

Anne ile Kayyımın Yetkileri Neden Birbirinden Bağımsız Sayıldı?

Çocuğu temsil etmek üzere kayyım atanması, annenin velayeten çocuk adına yaptığı işlemleri kendiliğinden geçersiz hâle getirmez. Aynı ilke ters yönde de geçerlidir; annenin talepte bulunmuş olması da kayyımın istinaf yetkisini ortadan kaldırmaz.

Anne, ilk derece mahkemesinin çocuk için belirlediği nafaka miktarına karşı istinaf başvurusunda bulunmasa bile kayyım çocuk adına istinafa başvurabilir. Kayyımın yaptığı istinaf başvurusu, kayyımın kişisel bir hakkına değil, çocuğa ait nafaka hakkına dayanır. Kayyım, atama kararında verilen temsil görevi kapsamında, gerektiğinde anneden bağımsız olarak çocuğun menfaatini kanun yolunda korur.

Soybağına ilişkin davalarda temsil yetkisi yanlış belirlenirse çocuğa ait bir talep, talebin esası incelenmeden usulden reddedilebilir. İncelenen dosyada çocuğu temsil etmek üzere kayyım zaten atanmıştı. Çözülmesi gereken hukuki sorun, kayyımın çocuk için hükmedilen nafaka miktarına karşı çocuk adına istinafa başvurup başvuramayacağıydı. Daire, kayyımın ilk derece kararındaki bu hüküm bölümüne karşı çocuk adına istinafa başvurabileceğine karar vermiştir.

Yargıtay Nafaka Miktarı Hakkında Karar Vermedi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çocuk için hükmedilen nafakanın az veya yeterli olduğu yönünde bir değerlendirme yapmamış; miktarı artırmamış ve yeni bir miktar belirlememiştir. Bozma kararı, istinaf başvurusunun usulden reddedilmesiyle sınırlıdır. Bölge adliye mahkemesi, bozmadan sonra kayyımın nafaka miktarına yönelik istinaf sebeplerini inceleyecektir.

Bu incelemede çocuğun güncel ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü birlikte değerlendirilecektir. Nafaka artırım davasında olduğu gibi çocuğun eğitim, sağlık, bakım ve barınma giderlerinin dosyadaki bilgi ve belgelerle somutlaştırılması gerekir. Kayyımın çocuk adına istinafa başvurma hakkının bulunması, kayyımın talep ettiği nafaka miktarının doğrudan kabul edileceği anlamına gelmez.

İlk derece mahkemesinin babalığın tespitine ilişkin hükmü ise bozma incelemesinin dışında kalmıştır. Daire; DNA araştırması, babalığın ispatı veya ilk derece mahkemesinin babalık kabulü üzerinde hiç durmamıştır. Temyiz incelemesi yalnızca kayyımın çocuk için hükmedilen nafaka miktarına karşı yaptığı istinaf başvurusunun usulden reddedilmesine ilişkindir.

Kayyım atanması Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar. Kararın künyesi ve tam metni Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden de doğrulanabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anne, velayeten çocuk adına nafaka talebinde bulunabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli kararına göre, çocuğu temsil etmek üzere mahkemece atanan kayyım da çocuğa ait nafaka hakkını kanun yolunda anneden bağımsız olarak takip edebilir.

Evet. Nafaka hakkı çocuğa ait olduğundan, annenin velayeten çocuk adına nafaka talebinde bulunmuş olması kayyımın çocuk adına ve anneden bağımsız olarak, çocuk için hükmedilen nafaka miktarına karşı istinafa başvurmasını engellemez.

Kayyım, ilk derece mahkemesinin çocuk için hükmettiği nafaka miktarının yetersiz olduğunu ileri sürerek çocuk adına istinafa başvurabilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, kayyımın nafaka miktarına karşı ileri sürdüğü istinaf sebeplerini çocuğun ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü çerçevesinde inceleyecektir.

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yeni bir nafaka miktarı belirlememiştir. Daire, kayyımın istinaf başvurusunun usulden reddedilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş ve kayyımın nafaka miktarına karşı ileri sürdüğü sebeplerin incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Çocuk ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması bulunduğunda veya yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bulunduğunda çocuğun belirli bir işte bağımsız biçimde temsil edilmesi için kayyım atanabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, anne ile kayyımın çocuğa ait nafaka hükmüne karşı birbirlerinden bağımsız olarak kanun yoluna başvurabileceklerini kabul etmiştir. Kayyımın babalık davasındaki diğer hüküm bölümlerine karşı kanun yoluna başvurma yetkisi ise kayyımın atanmasına ilişkin mahkeme kararının kapsamına göre belirlenir.

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kayyımın çocuk adına istinafa başvurma yetkisini annenin çocuk için hükmedilen aynı nafaka miktarına karşı kanun yoluna başvurması şartına bağlamamıştır.

Bölge adliye mahkemesi, kayyımın nafaka miktarına karşı istinaf başvurusunda bulunma hakkı olmadığı gerekçesiyle başvuruyu usulden reddetmişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararı bozduğu için kayyımın nafaka miktarına yönelik istinaf sebepleri artık esastan incelenecektir.

Hayır. Dairenin incelediği sorun, kayyımın nafaka miktarına karşı yaptığı istinaf başvurusunun usulden reddedilmiş olmasıdır. İlk derece mahkemesinin babalığın tespitine ilişkin hükmünün doğruluğu, bozma incelemesinin konusu değildir.

Hayır. Kayyım ihtiyacı, çocuk ile yasal temsilci arasındaki menfaat çatışması veya temsil engeli gibi somut koşullara göre belirlenir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli kararı, kayyım için farklı bir istinaf süresi öngörmemektedir. Kayyım yönünden istinaf süresi, ilk derece mahkemesi kararının kayyıma usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarih ve uygulanacak kanun yolu kuralları dikkate alınarak hesaplanır.

Çocuğun güncel ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü temel verilerdir. Eğitim, sağlık, bakım ve barınma giderleri somut belgelerle açıklanmalıdır.

Avukat Görüşü

Babalık davasında çocuk yararına nafaka talep edilirken, nafaka talebini kimin ileri sürdüğü, talepte bulunan kişinin hangi hukuki sıfatla hareket ettiği ve nafakanın kimin adına istendiği dilekçede açıkça yazılmalıdır. Annenin velayeten çocuk adına yaptığı nafaka talebi ile kayyımın mahkemenin atama kararından doğan temsil görevi birbirine karıştırılırsa kanun yolu aşamasında temsil yetkisine ilişkin bir uyuşmazlık çıkabilir. Kayyımın atanmasına ilişkin mahkeme kararının kapsamı istinaf dilekçesine eklenmeli; kayyımın ilk derece mahkemesi kararındaki hangi hüküm bölümüne, kimin adına ve hangi sebeplerle itiraz ettiği ayrı ayrı açıklanmalıdır.

Kayyımın sunacağı istinaf dilekçesinde, çocuk için hükmedilen nafaka miktarının yetersiz olduğunu belirtmekle yetinilmemelidir. Çocuğun güncel giderleri ile nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü, dosyada bulunan bilgi ve belgelerle ilişkilendirilerek açıklanmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin kararı, kayyımın istinaf başvurusunda ileri sürdüğü sebeplerin incelenmesini sağlamaktadır; ancak nafaka miktarının artırılabilmesi için gerekli ispat yükünü ortadan kaldırmamaktadır.

Karar, kayyıma babalık davasındaki bütün hüküm bölümlerine karşı sınırsız bir kanun yolu yetkisi vermemektedir. Kayyımın kanun yolu başvurusu ile mahkemece verilen temsil görevi arasında somut bir bağlantı bulunmalıdır; başvuru, çocuğa ait bir hakkın korunmasına yönelmelidir. Kayyımın görevi ile çocuğa ait hak arasında bu bağlantı kurulmadan aynı kararın farklı bir uyuşmazlığa doğrudan uygulanması, kararın kapsamının hatalı biçimde genişletilmesine yol açabilir.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli, E. 2025/9608, K. 2026/535 sayılı kararı hakkında genel hukuki bilgi verir; kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kayyımın görev kapsamı, nafaka talebinin niteliği ve kanun yolu süresi dosyadaki kararlara göre ayrıca incelenmelidir. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 19.09.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Scroll to Top