Temyiz aşamasında dosyaya sunulan mesaj kayıtları, velayet konusunda tek başına doğrudan sonuç doğurmaz. Bununla birlikte bu kayıtlar, yargılama devam ederken çocuğun bakımını veya güvenliğini etkileyebilecek yeni bir durumun ortaya çıktığı iddiasını gündeme getiriyorsa, çocukların güncel koşullarının yeniden araştırılması gerekebilir.
İçindekiler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.06.2026 tarihli, E. 2025/9846, K. 2026/6256 sayılı kararında bu ayrım somut biçimde ortaya çıkmıştır. İlk derece mahkemesi 2013 ve 2016 doğumlu iki ortak çocuğun velayetini anneye vermiştir. Temyiz incelemesi sürerken erkeğin vekili, 17.04.2026 tarihli dilekçeyle annenin çocukları ihmal ettiğine ilişkin mesaj kayıtlarını sunmuş ve velayet talebinde bulunmuştur. Yargıtay, bu mesajların ihmal iddiasını ispatladığına veya velayetin babaya verilmesi gerektiğine karar vermemiş; velayet yönünden güncel bir inceleme yapılması gerektiği için hükmü bozmuştur.
Kararın doğru okunabilmesi için iki meselenin birbirinden ayrılması gerekir. Temyiz aşamasında bir belgenin sonradan dosyaya sunulması ile yargılama devam ederken çocuğun üstün yararını etkileyebilecek yeni koşulların ortaya çıkması aynı şey değildir. Dairenin gerekçesi, velayetin kamu düzenine ilişkin olması ve çocukların güncel durumunun değerlendirilmesi gereği üzerinde kuruludur. Velayet davasında çocuğun üstün yararı değerlendirilirken de ebeveynlerin birbirine yönelik iddialarından önce çocuğun mevcut yaşam düzeni ve ihtiyaçları esas alınmalıdır.
Yargıtay neden velayet yönünden bozma kararı verdi?
Yargıtay, temyizde sunulan mesaj kayıtlarına dayanarak velayeti babaya vermemiştir. Bozmanın nedeni, bu kayıtların gündeme getirdiği ihmal iddiası karşısında çocukların güncel yaşam koşullarının ve her iki ebeveynin durumunun yeniden araştırılması gerektiğidir. Daire, yeniden uzman incelemesi yapıldıktan ve bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra çocukların üstün yararına göre velayet hakkında yeni bir karar verilmesini istemiştir.
Bu inceleme, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2025/9846, K. 2026/6256 sayılı kararının tam metnine dayanmaktadır. Kararın tamamı yukarıdaki alana eklenecek PDF üzerinden incelenebilir.
Kararda velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşulların hâkim tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle daha önce alınmış bir uzman raporu veya ilk derece aşamasındaki mevcut tablo, yargılama sürerken çocukların hayatında önemli bir değişiklik yaşandığı ileri sürülüyorsa tek başına yeterli kabul edilmeyebilir. Mahkemenin karar verdiği anda çocukların fiilî durumunu mümkün olduğunca güncel verilerle belirlemesi gerekir.
Mesaj kayıtları annenin çocukları ihmal ettiğini ispatladı mı?
Hayır. Karar metninde mesaj kayıtlarının içeriği, kimler arasında geçtiği, aidiyeti veya nasıl elde edildiği açıklanmamaktadır. Yargıtay da bu kayıtlara dayanarak annenin çocukları ihmal ettiğine ilişkin maddi bir tespit yapmamıştır. Karardan çıkarılabilecek sonuç, mesajların kesin ispat sayıldığı değil; çocukların mevcut bakım koşullarına ilişkin ciddi bir iddianın güncel araştırmayı gerekli hâle getirdiğidir.
Bu ayrım özellikle dijital kayıtlar bakımından önemlidir. Bir belgenin dosyaya sunulmuş olması, belgedeki anlatımın doğru olduğunun kabul edildiği anlamına gelmez. Velayet hakkında karar verilirken iddianın çocukların yaşamına etkisi, diğer deliller, ebeveynlerin koşulları ve uzman incelemesi birlikte değerlendirilmelidir. Bu kararda da Yargıtay, mesajların doğruluğu konusunda kendisi nihai bir değerlendirme yapmak yerine yeni bir inceleme yapılmasını istemiştir.
Çocukların güncel koşulları neden yeniden araştırılmalı?
Velayet değerlendirmesi, çocuğun dava açıldığı tarihteki durumunun fotoğrafını çekip o tabloyu yargılama sonuna kadar değişmez kabul eden bir inceleme değildir. Çocuğun fiilen kimin yanında yaşadığı, bakım düzeninin nasıl yürüdüğü, okul ve günlük yaşamının hangi ortamda sürdüğü veya ebeveynlerin koşulları yargılama sırasında değişebilir. Bu değişiklikler çocuğun üstün yararını etkileyebilecek nitelikteyse mahkemenin güncel durumu görmeden karar vermesi eksik incelemeye yol açabilir.
Somut kararda Yargıtay’ın bozma gerekçesi de bu noktadadır. İlk derece mahkemesinin daha önce velayeti anneye vermiş olması, temyiz aşamasında çocukların güncel bakımına ilişkin yeni bir iddia ortaya çıkınca araştırma ihtiyacını ortadan kaldırmamıştır. Daire, mevcut velayet düzeninin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine ancak çocukların bugünkü koşulları ortaya konulduktan sonra karar verilebileceğini kabul etmiştir.
Bu dosya, boşanma davası içindeki velayet düzenlemesine ilişkindir. Kesinleşmiş veya hâlen geçerli bir velayet kararından sonra çocuğun yaşamında önemli değişiklikler ortaya çıkması ise ayrıca velayetin değiştirilmesi davası kapsamında gündeme gelebilir. İki durumda da güncel koşullar önem taşır; ancak usulî aşama ve talebin hukuki çerçevesi aynı değildir.
Yeniden alınacak uzman raporunda hangi konular incelenmeli?
Yargıtay yalnızca tarafların yeniden dinlenmesini yeterli görmemiştir. Karara göre inceleme, anne ve babanın bulunduğu ortamları da kapsamalı ve çocuklarla görüşülmelidir. Tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumları araştırılmalı; bu koşulların çocukların sağlıklı gelişimi bakımından velayeti üstlenmeye engel oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir.
Daire ayrıca çocukların fiilen yaşadığı yerin belirlenmesini ve kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesinin gözetilmesini istemiştir. İki çocuk bulunan dosyada yalnız ebeveynlerin ayrı ayrı koşullarına bakmak yeterli değildir; kardeşlerin birlikte kurduğu yaşam düzeni de değerlendirmeye dâhil edilmelidir. Bütün bu bilgiler toplandıktan sonra uzman raporu diğer delillerle birlikte ele alınmalı ve velayet hakkında yeniden karar verilmelidir.
Velayet talebinde bulunan babanın koşullarının da aynı ölçüde incelenmesi gerektiği karardan açıkça anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, yalnız annenin bakımına yönelik olumsuz bir iddia ileri sürmek velayetin babaya verilmesi için yeterli değildir. Velayetin babaya verilmesi değerlendirilirken babanın çocuklara sunacağı yaşam ortamı, bakım düzeni ve ebeveynlik koşulları da somut olarak araştırılmalıdır.
Temyizde sonradan sunulan her delil bu şekilde dikkate alınır mı?
Bu karardan, temyiz aşamasında tarafların istedikleri her yeni delili serbestçe sunabileceği ve bu delillerin mutlaka hükme esas alınacağı yönünde genel bir usul kuralı çıkarılamaz. Karar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu bakımından temyizde yeni delil sunmanın bütün şartlarını tartışan bir karar değildir. Dairenin belirleyici vurgusu, velayetin kamu düzenine ilişkin olması ve yargılama sürerken ortaya çıkan koşulların çocuğun üstün yararı bakımından resen değerlendirilmesi gerektiğidir.
Bu nedenle somut olayda “mesaj kaydı sonradan sunuldu” cümlesi tek başına bozma gerekçesini açıklamaz. Asıl mesele, sunulan kayıtların çocukların bakımına ilişkin güncel bir iddiayı gündeme getirmesi ve mevcut incelemenin bu iddia karşısında çocukların bugünkü koşullarını göstermeye yetmemesidir. Sonradan sunulan belgenin hangi olguyu gösterdiği, bu olgunun ne zaman ortaya çıktığı ve çocuğun üstün yararıyla nasıl bağlantı kurduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Kararın başka dosyalara uygulanmasında da bu sınıra dikkat edilmelidir. Velayetle ilgisi bulunmayan veya çocukların mevcut durumunda değişiklik gösterdiği söylenemeyen bir belgenin yalnızca geç tarihte sunulmuş olması, bu karar gerekçe gösterilerek kendiliğinden dikkate alınmasını sağlamaz. Güncel karar araştırması yapılırken Yargıtay’ın Emsal Karar Arama sistemi üzerinden aynı hukuki meseleye ilişkin daha yeni kararların bulunup bulunmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir.
Yargıtay bu kararla velayetin babaya verilmesi gerektiğine karar verdi mi?
Hayır. Yargıtay’ın kararı, velayetin babaya verilmesi yönünde nihai bir hüküm değildir. Daire yalnızca velayet düzenlemesi yönünden bozma kararı vermiş ve yeni rapor ile diğer deliller toplandıktan sonra çocukların üstün yararına göre yeniden karar verilmesini istemiştir. Yeniden yapılacak inceleme sonunda velayetin annede bırakılması da babaya verilmesi de mümkündür; 08.06.2026 tarihli karar bu sonucu önceden belirlememiştir.
Aynı nedenle karar, annenin ihmalinin sabit olduğu şeklinde de özetlenemez. Yargıtay’ın kararda kurduğu hukuki sonuç, iddianın doğruluğunu doğrudan kabul etmek değil, çocukların mevcut koşullarını aydınlatacak incelemeyi yaptırmaktır. Kararın uygulamadaki değeri de burada ortaya çıkar: velayet uyuşmazlığında kanun yolu incelemesi devam ederken çocuğun yaşamında önem taşıyan bir değişiklik iddiası ortaya çıkarsa, eski verilere dayanılarak karar verilmesi yerine güncel durumun araştırılması gerekebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Somut kararda mesaj kayıtları, çocukların güncel bakım koşullarının yeniden araştırılmasını gerektiren bir iddiayı gündeme getirmiştir. Yargıtay bu kayıtları doğrudan velayet değişikliğinin delili saymamış; velayet kamu düzenine ilişkin olduğu için güncel koşulların yeniden incelenmesini istemiştir.
Hayır. Karar metninde mesajların içeriği, aidiyeti veya elde edilme biçimi ayrıntılı olarak incelenmemiştir. Yargıtay annenin ihmali konusunda nihai bir tespit yapmamış; iddia karşısında çocukların güncel durumunun yeniden araştırılmasına karar vermiştir.
Hayır. Yargıtay yalnız velayet düzenlemesi yönünden bozma kararı vermiştir. Yeni uzman raporu ve diğer deliller toplandıktan sonra çocukların üstün yararına göre velayet hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nitelik, hâkimin çocuğun üstün yararını ilgilendiren ve yargılama sırasında ortaya çıkan koşulları yalnız tarafların usul işlemleriyle sınırlı biçimde ele almamasını gerektirir. İncelenen kararda Yargıtay, yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşulların hâkim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini açıkça vurgulamıştır.
Hayır. Bu karar, temyizde her yeni delilin serbestçe sunulabileceğine ilişkin genel bir kural koymamaktadır. Kararın gerekçesi, velayet uyuşmazlığında çocukların üstün yararını etkileyebilecek güncel koşulların araştırılması zorunluluğuna ilişkindir.
Çünkü velayet değerlendirmesi çocuğun fiilî yaşamına dayanır ve bu yaşam yargılama sırasında değişebilir. Çocuğun kimin yanında yaşadığı, bakım düzeni, ebeveynlerin yaşam koşulları veya çocuğun ihtiyaçları değişmişse eski rapor güncel durumu yansıtmayabilir.
Hayır. Yargıtay, anne ve babanın bulunduğu ortamları kapsayan bir inceleme yapılmasını istemiştir. Her iki ebeveynin barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumları çocukların sağlıklı gelişimi bakımından değerlendirilmelidir.
İncelenen kararda evet. Yargıtay, yeniden hazırlanacak raporda çocuklarla da görüşme yapılmasını özellikle istemiştir. Bu görüşme, diğer deliller ve ebeveynlerin koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Evet. Dosyada iki ortak çocuk bulunduğu için Yargıtay, çocukların fiilen yaşadığı yer belirlenirken kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesinin de gözetilmesini istemiştir.
Kararda belirtilen ölçütlere göre her iki ebeveynin yaşam ortamını ve çocuklarla görüşmeyi kapsayan yeni bir uzman incelemesi yaptırılmalı, çocukların fiilen yaşadığı yer ve kardeşlik ilişkisi değerlendirilmelidir. Ardından bütün deliller birlikte ele alınarak velayet hakkında yeniden karar verilmelidir.
Avukat Görüşü
Bu karar bakımından en önemli dava stratejisi, “yeni olay” ile “sonradan sunulan delil” kavramlarını birbirine karıştırmamaktır. Kanun yolu aşamasında çocuğun yaşamını etkileyen yeni bir gelişme ileri sürülüyorsa, yalnız belgeyi dosyaya eklemek yerine neyin ne zaman değiştiği, bu değişikliğin çocuğun bakımına veya güvenliğine nasıl yansıdığı ve daha önceki uzman incelemesinin neden artık güncel olmadığı açıkça ortaya konulmalıdır. Talebin de yalnız “velayet bana verilsin” biçiminde kurulması yerine, çocukların mevcut koşullarını kapsayan yeni bir uzman incelemesinin neden gerekli olduğu somutlaştırılmalıdır.
Karşı taraf açısından yalnız “belge geç sunuldu” itirazına dayanmak da her velayet dosyasında yeterli olmayabilir. İleri sürülen yeni durumun gerçekte meydana gelip gelmediği, çocukların mevcut yaşam düzeninin nasıl olduğu ve önceki raporun hâlen güncel olup olmadığı hakkında somut açıklama yapılması daha sağlıklı bir savunma kurar. Mesaj kayıtlarının güvenilirliği, aidiyeti veya başka bir nedenle tartışmalı olduğu düşünülüyorsa bu itiraz da ayrıca ve somut biçimde ileri sürülmelidir; çünkü incelenen Yargıtay kararı bu kayıtları kesin doğru kabul etmiş değildir.
Her iki taraf bakımından ortak sınır, çocuğu dava stratejisinin aracı hâline getirmemektir. Çocuğun beyanını yönlendirmeye çalışmak, ebeveynler arasındaki çatışmayı çocuğa taşımak veya yalnız karşı tarafı kötülemeye dayalı bir dosya kurmak, üstün yarar değerlendirmesinin amacına aykırıdır. Daha güvenilir yöntem; çocuğun fiilî yaşamını, bakım düzenini ve her iki ebeveynin koşullarını mümkün olduğunca tarafsız ve güncel verilerle ortaya koymaktır.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Velayet uyuşmazlıklarında değerlendirme, çocuğun güncel yaşam koşulları ile dosyadaki olay ve delillere göre yapılır. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, somut dosyada güncel hukuki durum ayrıca kontrol edilmelidir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
