Türkiye’deki bir evde kendi maaş kartına erişimi kısıtlanan bir kadını temsilen kurgulanmış yazısız sahne

Maaş Kartına El Konulan Eşin Manevi Tazminat Alabileceği Hakkında Yargıtay Kararı

Eşin maaş kartını almak, yalnız aile bütçesinin nasıl yönetileceğine ilişkin bir anlaşmazlık olarak görülemez. Kartı alınan eş, küçük bir alışverişi dahi yapamayacak ve başkalarından yardım istemek zorunda kalacak duruma düşürülmüşse, ekonomik kontrol onun kişilik haklarına da dokunabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 02.02.2026 tarihli, E. 2025/6113, K. 2026/868 sayılı kararında ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin ayrıştığı noktayı bu olgular üzerinden değerlendirdi.

Dosyada boşanma kararı ve erkeğin tam kusurlu olduğu yönündeki değerlendirme temyizde değişmedi. Tartışma manevi tazminatta yoğunlaştı. Erkek, kadının maaş kartını alarak onu ekonomik açıdan başkalarına muhtaç bırakmıştı. Yargıtay’ın cevaplaması gereken soru, bu davranışın boşanmaya bağlı manevi tazminat için aranan kişilik hakkı ihlalini oluşturup oluşturmadığıydı.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6113, K. 2026/868, 02.02.2026

Belge hazirlaniyor…

Kararın tam metninde erkeğin ekonomik davranışı ve bu davranışın kadın üzerindeki sonucu anlatılmaktadır. Temyizde hangi hüküm bölümlerinin bozulduğu da metnin sonuç kısmından izlenebilir.

Bölge Adliye Mahkemesi Neden Manevi Tazminatı Reddetti?

İlk derece mahkemesi boşanmaya, çocuğun velayetinin anneye bırakılmasına, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına ve kadın yararına manevi tazminata karar vermişti. Tarafların istinaf başvurularını inceleyen bölge adliye mahkemesi kişisel ilişkiyi yeniden düzenledi; erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle manevi tazminatı reddetti. Böylece tazminat bakımından tartışma, erkeğe yüklenen kusurun varlığından çok bu kusurun niteliğinde toplandı.

Yargıtay Maaş Kartına El Konulmasını Kişilik Haklarına Saldırı Saydı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin kadının maaş kartını almasını ve kadını küçük bir alışveriş için bile başkalarına muhtaç bırakmasını manevi tazminatı gerektiren bir davranış olarak gördü. Erkek, boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu bulunduğundan kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekiyordu. Bölge adliye mahkemesinin manevi tazminat talebini reddeden hükmü bu yönden bozuldu; Yargıtay bir tazminat tutarı belirlemedi.

Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevi tazminat, boşanmaya neden olan her kusurlu davranışın otomatik karşılığı değildir. Yargıtay uygulamasında tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğerinden daha az kusurlu olması aranır. Bunun yanında boşanmaya neden olan olayın kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması gerekir. Yargıtay, kadının maaş kartına el konulmasıyla alışveriş için bile başkalarının yardımına bağımlı bırakılmasını bu ikinci koşul yönünden yeterli buldu.

Boşanmanın mali sonuçlarında maddi ve manevi tazminat farklı koşullara bağlıdır. Bir eşin geçim sıkıntısına düşmesi ile kişilik haklarının zedelenmesi ayrı hukuki tespitlerdir. Bu dosyada Yargıtay’ı bozmaya götüren, kadının maddi sıkıntısından öte, erkeğin kadının kendi maaşına erişimini kontrol etmesi ve onu temel harcamalar için başkalarının yardımına bağımlı kılmasıydı.

Evi ve ailesiyle ilgilenmemek ile düzenli bir işte çalışmamak üzerine verilen başka bir kararda ise Yargıtay, kabul edilen kusurlu davranışların tek başına kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını belirtmişti. O dosyadaki ilgisizlik ve ekonomik yükümlülüğü yerine getirmeme olguları ile burada eşin maaş kartının alınması aynı davranış değildir. İki kararı karşıt genel kurallar gibi okumak, uyuşmazlığı belirleyen bu farkı siler.

Bozma Yalnız Kadının Reddedilen Manevi Tazminat Talebine İlişkindir

Temyiz aşamasında kadın taraf vekili manevi tazminatın reddi ve kişisel ilişkinin düzenlenmesi yönlerinden; erkek taraf vekili ise boşanma, kusur, velayet, kişisel ilişki, kadın lehine tedbir nafakası, maddi tazminat ve iştirak nafakası miktarı yönlerinden itiraz etmişti. Yargıtay erkeğin bütün temyiz itirazlarını, kadının da manevi tazminat dışındaki itirazlarını reddetti. Bölge adliye mahkemesi kararı yalnız kadın yararına manevi tazminat bakımından bozuldu; temyize konu diğer bölümler ise onandı.

Bozma, kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin bir hukuki değerlendirme içerir; ancak kadına kaç lira ödeneceğini belirlemez. Kararın dayandığı olgulardan biri de erkek eşin bu dosyada tam kusurlu bulunmasıdır. Dolayısıyla “maaş kartı alınan her eş mutlaka manevi tazminat alır” biçiminde bir sonuç çıkarılamaz. Davada ispatlanan eylem, eş üzerindeki etkisi ve kusur dengesi ayrı ayrı açıklanmalıdır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verilmesi de manevi tazminat için tek başına yetmez. Boşanma sebebini oluşturan davranışın kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir. Kararda uygulanan 174. maddenin ikinci fıkrası, Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki Türk Medeni Kanunu metninde hâlen yürürlüktedir. Erişilebilen resmî içtihat kaynaklarında, eşin maaş kartının alındığı benzer olaylarda aksi yönde verilmiş daha yeni bir Yargıtay veya Hukuk Genel Kurulu kararına rastlanmadı; yine de bu, bütün kararların tarandığı anlamına gelmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, bu kararda erkeğin kadının maaş kartını alıp onu küçük alışverişler için bile başkalarına muhtaç bırakması kişilik haklarına saldırı sayıldı. Yargıtay, kadının manevi tazminat talebinin reddini bozdu.

Hayır. Kararda kartın alınmasının yanında, kadının cüzi miktarda alışveriş yapmak istediğinde zor durumda kalması ve başkalarına muhtaç bırakılması da açıkça anlatılır.

Erkeğe yüklenen kusurlu eylemlerin kadının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı görüşüyle talebi reddetmişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, maaş kartının alınması ve bunun yarattığı ekonomik bağımlılık nedeniyle bu değerlendirmeye katılmadı.

Hayır. Kadın yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini belirterek ret hükmünü bozdu; karar metninde bir tutar belirlenmedi.

Evet. Yargıtay, manevi tazminat yönünden gerekçesini açıklarken erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğunu özellikle belirtti. Kusur durumu farklı olan bir dosyada aynı sonucun otomatik olarak çıkacağı söylenemez.

Hayır. Bölge adliye mahkemesi kararı yalnız kadının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden bozuldu; temyize konu diğer bölümler onandı.

Hayır, bu iki durum aynı şekilde değerlendirilmez. Bu kararda kadın eşin kendi maaşına erişiminin engellenmesi ve yardım istemeye zorlanması belirleyicidir. Yalnızca aileye ilgisizlik veya düzensiz çalışma içeren başka dosyadaki kararın sonucu bu olaya aynen aktarılamaz.

Kimin hangi davranışı ne zaman yaptığı, eşin gelirine erişiminin nasıl kısıtlandığı ve bu davranışın onu hangi somut durumda başkalarına muhtaç bıraktığı açıklanmalı. Deliller hukuka uygun biçimde elde edilmeli ve ileri sürülen her vakıayla ilişkilendirilmelidir.

Avukat Görüşü

Ekonomik baskı iddiası ileri sürülürken yalnız “maaş kartı bende değildi” demek, bu karardaki gerekçeyi karşılamayabilir. Kartın kim tarafından ne zaman alındığı, kadın eşin kendi gelirine erişiminin nasıl sınırlandığı ve temel harcamalar için kimlerden yardım istemek zorunda kaldığı ayrı vakıalar olarak anlatılmalı; bunları destekleyen hukuka uygun banka hareketleri, yazışmalar ve olayları doğrudan bilen tanıklar somut iddiayla ilişkilendirilmelidir. İncelenen karar hangi delilin kullanıldığını ayrıntılı olarak açıklamadığı için, bunları bu dosyada sunulmuş deliller gibi göstermek doğru olmaz.

Dilekçede boşanma sebebi, kusur iddiası ve kişilik hakkı ihlali birbirinin yerine geçirilmemelidir. Manevi tazminat açıkça talep edilmeli; istinaf veya temyizde itirazın tazminatın reddine mi, miktarına mı, yoksa kusur tespitine mi yöneldiği belirtilmelidir. Bu dosyada Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin ret gerekçesini doğru bulmadı; fakat tazminat miktarını kendisi belirlemedi. Bu sınır, kararı başka dosyalarda kullanırken de korunmalıdır.

Bilgilendirme Notu

Bu inceleme, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, E. 2025/6113, K. 2026/868 sayılı kararı üzerine genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir; talep ile delillerin ilgili dosyada ayrıca incelenmesi gerekir.

Son Güncelleme 24.09.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Scroll to Top