Çocuk ile velayet kendisine verilmeyen ebeveyn arasında kişisel ilişki kurulurken yalnız görüşmenin toplam süresi değil, görüşmenin hangi gün ve saatte başlayıp biteceği de çocuğun yaşamını doğrudan etkiler. Hafta sonu kişisel ilişkisinin cuma günü başlaması, çocuk okul çağına geldiğinde ders programı, okuldan alınma düzeni ve velayet sahibi ebeveynin sorumluluklarıyla çatışabilir. Takvimdeki süreler de açık değilse bu çatışmalar, hükmün uygulanması sırasında yeni anlaşmazlıklara dönüşebilir.
İçindekiler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.02.2026 tarihli, E. 2025/10140, K. 2026/1869 sayılı kararında velayeti annede bulunan, 10 Nisan 2020 doğumlu ortak çocuk ile baba arasındaki yatılı kişisel ilişkiyi başlangıç günü ve sürelerin belirsizliği yönünden inceledi. Daire, yatılı görüşmenin cuma günü başlamasını çocuğun yaşına ve yaşam koşullarına uygun bulmadı; sürelerin de net biçimde gösterilmediğini belirtti. Kişisel ilişkiyi kaldırmadı; hafta sonu görüşmelerini cumartesi sabahından pazar akşamına kadar sürecek biçimde yeniden düzenledi ve bütün dönemlerin başlangıç ile bitiş saatlerini açıkça belirledi.
Bu değerlendirme, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10140 Esas ve 2026/1869 Karar sayılı kararının tam metnine dayanır. Kararda ilk derece mahkemesinin adı ve tarafların kimlik bilgileri gizlenmiştir.
Cuma Günü Başlayan Yatılı Görüşme Neden Çocuğun Menfaatine Uygun Bulunmadı?
İlk derece mahkemesi, velayeti annede bulunan çocuk ile baba arasında yatılı kişisel ilişki kurulmasına karar vermişti. Davalı anne vekili kişisel ilişkinin süresi de dâhil olmak üzere kararı temyiz etti. Yargıtay, annenin diğer temyiz itirazlarını reddederken kişisel ilişkinin süresine yönelik itirazını kabul etti. Dolayısıyla inceleme, babanın çocukla kişisel ilişki kurup kuramayacağına değil, mevcut takvimin çocuğun günlük yaşamına uygun ve uygulanabilir olup olmadığına ilişkindir.
Karar tarihinde 10 Nisan 2020 doğumlu olan çocuk okul çağına yaklaşmıştı. Daire, cuma günü başlayan yatılı görüşmenin çocuk okula başladığında ortaya çıkarabileceği güçlüğü şimdiden dikkate aldı. Böylece kişisel ilişki takvimi yalnız kararın verildiği gündeki şartlara göre değil, yakın dönemde öngörülebilen eğitim düzeni bakımından da değerlendirildi. Karar metninde okulun hangi saatte bittiği veya tarafların nerede yaşadığı belirtilmemiştir; Dairenin gerekçesi bu bilgiler varsayılarak genişletilmemelidir.
Genel olarak çocukla kişisel ilişki kurulurken okul saatleri, yaş ve günlük düzenin birlikte değerlendirilmesi gerekir. İncelenen kararda bu ölçütler soyut bir hatırlatma olarak kalmadı; cuma başlangıcının ileride yaratacağı somut güçlük, takvimin değiştirilmesinin doğrudan gerekçesi oldu.
Daire ayrıca kişisel ilişki sürelerinin net olmadığını belirtti. Hüküm, çocuğun ne zaman alınacağını ve ne zaman geri getirileceğini tereddütsüz göstermediğinde velayet sahibi ebeveyn ile kişisel ilişki kuran ebeveyn aynı ifadeyi farklı yorumlayabilir. Belirsizlik yalnız ebeveynler arasında tartışma yaratmaz; çocuğun okul, dinlenme ve teslim düzenini de öngörülemez hâle getirir.
Yargıtay Yeni Takvimi Yeniden Yargılama Yapmadan Belirledi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tespit ettiği yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasını gerekli görmedi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak ilk derece mahkemesinin kişisel ilişkiye ilişkin hüküm bendini çıkardı ve yerine uygulanacak takvimi doğrudan yazdı. Sonuç, bozma gerekçesi açıklanmakla birlikte hükmün düzeltilerek onanmasıdır; dosya, yeni bir kişisel ilişki takvimi kurulması için ilk derece mahkemesine geri gönderilmemiştir.
Düzeltilen takvime göre çocuk ile baba, her ayın birinci ve üçüncü hafta sonlarında cumartesi günü saat 10.00’dan pazar günü saat 17.00’ye kadar birlikte kalacaktır. Ramazan Bayramı’nın ikinci günü saat 10.00’dan üçüncü günü saat 17.00’ye; Kurban Bayramı’nın üçüncü günü saat 10.00’dan dördüncü günü saat 17.00’ye kadar kişisel ilişki kurulmuştur. Yarıyıl tatilinin ilk haftasında pazartesi günü saat 10.00’dan takip eden pazar günü saat 17.00’ye, yaz tatilinde ise 1 Temmuz saat 10.00’dan 7 Temmuz saat 17.00’ye kadar görüşme öngörülmüştür.
Önceki hükmün bütün süreleri karar metninde yer almadığından yeni takvimin kişisel ilişkiyi daralttığı ya da genişlettiği söylenemez. Kesin olan, cuma başlangıcının cumartesiye alınması ve tüm dönemlerin başlangıç ile bitiş zamanlarının açık hâle getirilmesidir.
Çocuğun diğer ebeveynle görüşmek istemediğine ilişkin beyanın nasıl değerlendirileceği ayrı bir hukuki sorundur. Buradaki dosyada çocuğun görüşmek istemediği, kişisel ilişkinin kaldırılması gerektiği veya babayla temasın riskli olduğu yönünde bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle karar, kişisel ilişkinin sona erdirilmesine ilişkin bir emsal gibi kullanılamaz.
Karar Cuma Günü Başlayan Her Kişisel İlişkiyi Hukuka Aykırı Saymaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, cuma günü başlayan bütün kişisel ilişki düzenlemeleri için mutlak bir yasak koymadı. Sonuca ulaşırken çocuğun doğum tarihini, yakın gelecekte başlayacak okul yaşamını, yatılı görüşmenin başlangıç gününü ve sürelerin belirsizliğini birlikte değerlendirdi. Çocuğun yaşı veya okul programı farklıysa ya da görüşmeler tarafların anlaşmasıyla sorunsuz yürüyorsa aynı sonuç kendiliğinden doğmaz.
Velayet sahibi ebeveynin de gerektiğinde çocuk ile diğer ebeveyn arasında daha uygun kişisel ilişki kurulmasını istemekte hukuki yararı bulunabilir. Bununla birlikte yeni bir düzenleme talep edilirken yalnız “takvim uygun değil” denilmesi yeterli olmayabilir. Mevcut hükmün hangi günü veya saati nedeniyle çocuğun okul, dinlenme ya da teslim düzeninin aksadığı açıkça anlatılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun kişisel ilişkiyi düzenleyen 182. ve 323-326. maddelerinde, bu karardaki değerlendirmeyi etkileyen bir değişiklik bulunmamaktadır. Cuma başlangıcı ve belirsiz süreler sorununu aksi yönde çözen daha yeni bir Yargıtay veya Hukuk Genel Kurulu kararına da resmî kaynaklarda rastlanmamıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Cuma günü başlangıcı her dosyada kendiliğinden hukuka aykırı değildir. İncelenen kararda Yargıtay, 10 Nisan 2020 doğumlu çocuğun okula başlamasıyla cuma başlangıcının çocuk ve velayet sahibi anne için sorun yaratabileceğini, ayrıca sürelerin açık olmadığını belirterek takvimi değiştirdi.
Evet. Yargıtay bu dosyada, çocuk okula başladığında ortaya çıkabilecek öngörülebilir güçlüğü karar tarihinde değerlendirdi. Ancak hangi gelecekteki koşulların dikkate alınacağı çocuğun yaşı ve somut yaşam düzenine göre belirlenir.
Evet. Hüküm, çocuğun hangi gün ve saatte alınacağını ve geri getirileceğini tereddüde yer bırakmadan göstermelidir. Sürelerin belirsiz olması, ebeveynler arasında uygulama uyuşmazlığı yaratabileceği gibi çocuğun okul ve dinlenme düzenini de bozabilir.
Hayır. Yargıtay kişisel ilişkiyi kaldırmadı; hafta sonu başlangıcını cumartesi saat 10.00 olarak belirledi ve pazar saat 17.00’de sona erecek şekilde açık bir takvim kurdu. Bayram, yarıyıl ve yaz tatili dönemleri de ayrıca düzenlendi.
Hayır. Yargıtay, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı sonucuna vardı. İlk derece mahkemesinin kişisel ilişkiye ilişkin hüküm bendini çıkarıp yeni takvimi doğrudan yazarak kararı düzeltilmiş biçimiyle onadı.
Düzelterek onamada Yargıtay, yeniden yargılama gerektirmeyen bir hukuki veya hüküm kurma yanlışlığını giderir ve kararı düzeltilmiş hâliyle onar. Bu dosyada kişisel ilişki günleri ile saatleri hüküm fıkrasında doğrudan değiştirildi.
Çocuk ile baba arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonlarında cumartesi günü saat 10.00’dan pazar günü saat 17.00’ye kadar kişisel ilişki kurulmuştur. Kararda bayramlar, yarıyıl tatili ve 1-7 Temmuz arasındaki yaz dönemi için de açık başlangıç ve bitiş saatleri yer alır.
Koşulların değişmesi mevcut takvimi çocuğun yararına aykırı veya uygulanamaz hâle getirirse yeniden düzenleme talep edilebilir. Talepte yalnız okulun başladığını söylemek yerine ders saatleri, ulaşım, teslim koşulları ve mevcut takvimin çocuk üzerindeki somut etkisi açıklanmalıdır.
Avukat Görüşü
Kişisel ilişki talebinde yalnız “iki haftada bir görüşme” biçiminde genel bir ifade kullanılmamalıdır. Her görüşmenin ayın hangi haftasında başlayacağı, çocuğun hangi gün ve saatte alınacağı, hangi gün ve saatte geri getirileceği, görüşmenin yatılı olup olmayacağı, bayram ile okul tatillerinde hangi dönemin kime ait olacağı ayrı ayrı yazılmalıdır. Çocuk henüz okula başlamamış olsa bile hükmün yakın gelecekteki okul düzeni içinde uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilmelidir.
Mevcut takvimin değiştirilmesi isteniyorsa çocuğun güncel okul programı, ulaşım süresi, teslim koşulları ve önceki uygulamada yaşanan somut güçlükler dosyaya açık bir zaman çizelgesiyle sunulmalıdır. Bu kararda cuma gününün sorun yaratabileceği kabul edilmiş olsa da her dosyada salt bu gerekçeye dayanmak yeterli değildir. Talep edilen yeni takvimin çocuğun yararına neden daha uygun olduğu ve uygulanırken yeni bir belirsizlik doğurmayacağı gösterilmelidir.
Bilgilendirme Notu
Bu inceleme, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.02.2026 tarihli, E. 2025/10140, K. 2026/1869 sayılı kararı üzerine genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel danışmanlık yerine geçmez. Çocuğun yaşı, okul düzeni, tarafların yaşam koşulları ve mevcut hükmün kapsamı her dosyada ayrıca incelenmelidir. Mevzuat ile yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
