Evindeki masada belgeleri bir dosyada düzenleyen yetişkin kadın, boşanma davasında adli yardım başvurusu için hazırlık yapıyor.

Boşanma Davasında Adli Yardım Nasıl İstenir? Barodan Avukat Nasıl Alınır?

Boşanma davasında adli yardım, davaya bakan veya bakacak mahkemeden istenir; barodan avukat ise baronun adli yardım bürosuna başvurularak talep edilir. Mahkeme, ödeme gücünün bulunmadığını belgeleyen eşi harç ve diğer yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutabilir ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temin edilmesine karar verebilir.

Adli yardımın iki ayrı yolu vardır. Birincisi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 334 ila 340. maddelerinde düzenlenen ve davaya bakan mahkemeden istenen adli yardımdır; harç ve masraflardan geçici muafiyet bu yolla sağlanır. İkincisi Avukatlık Kanunu’nun 176 ila 181. maddelerine ve Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’ne dayanan baro adli yardımıdır; bu yolda istem kabul edilirse baronun adli yardım bürosu avukat görevlendirir.

Mahkemeden adli yardımı kimler isteyebilir?

HMK 334. maddeye göre adli yardım için iki şart birlikte aranır. Birincisi, kişinin dava için gereken yargılama giderlerini kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden kısmen veya tamamen ödeyememesidir. İkincisi, talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Yabancıların adli yardımdan yararlanması ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.

Kanun bu imkânı yalnız davayı açan tarafa tanımaz; adli yardım iddia ve savunmalar için istenebilir. Boşanma davasını açan eş gibi, aleyhine boşanma davası açılan eş de savunması için gereken giderleri karşılayamıyorsa adli yardım isteyebilir.

Mahkemenin verdiği adli yardım hangi giderleri karşılar?

HMK 335. maddeye göre adli yardım kararı dört imkân sağlar. Kişi yapılacak bütün yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muaf tutulur, bu giderler için teminat, yani güvence olarak para veya değer yatırmak zorunda kalmaz ve dava sırasında yapılması gereken giderler Devlet tarafından avans olarak, yani sonradan hesaplaşılmak üzere önceden ödenir. Davanın avukatla takibi gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat da temin edilir.

Harçlar da yargılama giderlerine dahildir; HMK 323. madde başvurma, karar ve ilam harçlarını yargılama giderleri arasında sayar. Mahkeme bu imkânların hepsine değil, yalnız bir kısmına da karar verebilir. Örneğin harçtan muafiyet tanıyıp avukat talebini reddedebilir. Adli yardım, hükmün kesinleşmesine, yani karar artık istinaf veya temyiz yoluyla değiştirilemez hâle gelinceye kadar devam eder.

Mahkemeden adli yardım nasıl istenir?

Talep, işin karara bağlanacağı mahkemeye yapılır. Buna göre boşanma davası için adli yardım, davaya bakacak veya bakmakta olan mahkemeden istenir.

HMK 336. maddeye göre talepte bulunan kişi üç şey sunmak zorundadır. İddiasının özetini, dayanacağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye verir. Kanun bu belgelerin türünü tek tek saymaz. Adli yardım talebine ilişkin evrak her türlü harç ve vergiden muaftır.

Mahkeme talep hakkında duruşma yapmadan karar verebilir. Ancak HMK 337. madde uyarınca “talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır.” Talep reddedilirse mahkeme, sunulan bilgi ve belgeleri neden kabul etmediğini kararında açıkça gösterir.

Dava açıldıktan sonra adli yardım istenebilir mi?

Evet, ancak adli yardım geriye doğru işlemez. HMK 337. maddenin üçüncü fıkrasına göre adli yardım, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz. Dava açılırken ödenen harç da bu nedenle adli yardım kararının kapsamı dışında kalır; muafiyet ileride yapılacak giderler için işler.

Adli yardım, kararın istinaf veya temyiz yoluna götürüldüğü sırada, yani bölge adliye mahkemesinin veya Yargıtay’ın incelemesine sunulurken isteniyorsa, talep bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır. Mahkemenin daha önce verdiği adli yardım kararı ise hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, harç ve giderler yatırılmadan yapılan bir başvuruda temyiz aşamasında adli yardım talebini önce incelemiş, tarafların hükme yönelik temyiz itirazlarını ardından ayrıca değerlendirmiştir.

Mahkeme adli yardım talebini reddederse ne yapılabilir?

Ret kararına karşı itiraz edilebilir. HMK 337. maddenin ikinci fıkrasına göre itiraz, ret kararının tebliğinden, yani resmî olarak bildirilmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek yapılır. Bu süre 7499 sayılı Kanunla bir haftadan iki haftaya çıkarılmış ve değişiklik 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir; bu karara karşı başka bir yola gidilemez.

Talep reddedildiğinde davacı için HMK 120. maddedeki genel kural geçerlidir; davacı “yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.” Gider avansının yatırılmış olması HMK 114. maddede sayılan dava şartlarındandır. Bu şart eksikse HMK 115. madde uyarınca mahkeme, “dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” Kanuna göre talebi reddedilen kişi, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanarak yeniden adli yardım isteyebilir.

Barodan avukat görevlendirilmesi nasıl istenir?

Avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayan kişi, baronun adli yardım bürosuna başvurarak avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Avukatlık Kanunu’na göre adli yardım bürosu her baroda yönetim kurulunca kurulur; birden fazla baronun bulunduğu illerde her baro ayrı bir büro oluşturur. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’ne göre başvuru, hizmetin görüleceği yerdeki adli yardım bürosuna veya temsilciliğine yapılır.

Yönetmeliğin 15 Ekim 2024’te değiştirilen 5. maddesine göre başvurularda istem sahibinden “Ek-1’de yer alan adli yardım başvuru formu, Ek-2’de yer alan imzalı taahhütname” ile kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ve açık rıza beyanı alınır. Büro ayrıca yönetmeliğin ekinde sayılan belgeleri ister; belgelere e-Devlet üzerinden ulaşması hukuken mümkün olmayan başvurucular için baro yönetim kurulu istenecek belgelerde değişiklik yapabilir.

Avukatlık Kanunu’na göre istek sahibi, isteminde haklı olduğunu delillerle kanıtlamak zorundadır. Yönetmeliğe göre büro da gerektiğinde istemin haklılığı konusunda araştırma yapar ve karar verir. Başvuru reddedilirse başvuran, kendisine yapılan bildirimden itibaren on gün içinde yazılı veya sözlü olarak baro başkanına başvurabilir. Baro başkanı yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir; süresinde karar verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

Başvuru kabul edilirse bir veya birkaç avukat görevlendirilir. Başvuran, kabul kararının bildiriminden itibaren on gün içinde görevlendirilen avukata ulaşmayı, vekâletnameyi, belgeleri ve zorunlu harç ve giderleri teslim etmeyi taahhüt eder. Yönetmeliğe göre avukatın yükümlülüğü, “ivedi görevlendirmeler hariç, istem sahibinin on gün içerisinde hizmetin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgiler ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermemesi veya vekaletname vermekten kaçınması ile sona erer.” Yönetmelik, görevlendirme için gereken sürenin hakkın ortadan kalkmasına veya giderilmesi imkânsız zarara yol açabileceği başvuruları ivedi sayar.

Barodan avukat görevlendirilmesi harç ve giderleri de karşılar mı?

Kural olarak hayır. Yönetmeliğe göre baro avukatının takip ettiği işte “Yargılama giderlerini karşılayamayacaklar için 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ila 340 ıncı maddeleri gereğince adli yardım talebinde bulunulur.” Bu talep reddedilirse başvuran, avukatlık ücreti dışındaki yargılama giderlerini kendisi karşılamak durumundadır. Karşılamazsa adli yardım isteminden vazgeçilmiş sayılarak avukatın görevi sonlandırılabilir.

Yönetmelik bu kurala bir istisna da tanır. Yargılama giderlerinin karşılanamayacağı açıkça anlaşılır ve başvuranın haklılığı konusunda kesin veya kuvvetli bir kanı oluşursa, adli yardım bürosunun veya temsilcisinin önerisi üzerine baro yönetim kurulu kararıyla giderler adli yardım fonundan karşılanır. Başvuranın avukata vereceği vekâletnamenin masrafı da baro bütçesinde adli yardıma ayrılan bölümden ödenebilir. Mahkemeden istenen adli yardım ise harç ve giderlerin yanında, davanın avukatla takibi gerekiyorsa avukat temin edilmesini de kapsayabilir.

Anlaşmalı boşanmada da adli yardım istenebilir mi?

Evet. HMK 334. madde adli yardımı belirli dava türlerine değil, ödeme gücünün bulunmaması ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şartlarına bağlar. Bu yüzden anlaşmalı boşanma davası açacak eş de bu şartları taşıyorsa harç ve giderler için mahkemeden adli yardım isteyebilir.

Mahkeme yoluyla avukat temini, kanunda davanın avukatla takibinin gerekmesi şartına bağlanmıştır. Baroya yapılan başvuruda büro, başvuranın avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunup bulunmadığına ve isteminin haklı olup olmadığına bakar. Anlaşmalı boşanma için yapılan başvuru da bu iki ölçüyle değerlendirilir.

Baro yoluyla görevlendirilen avukatın ücreti nasıl ödenir?

Baro yoluyla görevlendirilen avukatın ücretini baro öder. Yönetmeliğe göre avukata, görevlendirmeye konu iş için asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücret baro yönetim kurulu kararıyla peşin ödenir. Mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti ise HMK 340. maddeye göre yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.

Başvuran, başvuru sırasında imzaladığı taahhütnameyle üç durumda ödeme yapmayı üstlenir. İşin sonunda nafaka alacakları dışında maddi bir yarar elde ederse, avukata ödenen ücreti ve elde ettiği yararın yüzde beşini baroya öder. Adli yardım isteminin haksız olduğu sonradan anlaşılır veya verdiği bilgi ve belgelerin doğru olmadığı tespit edilirse, avukata ödenen ücretin iki katını ve yapılmış masrafları yasal faizleriyle geri verir.

Üçüncü durum, başvuranın işi kendi tercihiyle sona erdirmesidir. Başvuran görevlendirilen avukatı azleder, yani vekâleti sona erdirir, başka bir avukatı vekil tayin eder, adli yardım talebinden kendi isteğiyle vazgeçer, davadan feragat eder, yani talep sonucundan vazgeçer veya aleyhindeki davayı kabul ederse avukata ödenen ücreti ve yapılmış masrafları yasal faizleriyle geri verir.

Adli yardımla ertelenen giderler sonradan kimden alınır?

Davada haksız çıkan taraftan alınır. HMK 339. maddeye göre adli yardım kararı nedeniyle ertelenen bütün yargılama giderleri ile Devletin ödediği avanslar, dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil edilir. Adli yardımdan yararlanan eş davada haksız çıkarsa, mahkeme uygun görürse bu giderlerin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödenmesine karar verebilir.

Tahsilin adli yardımdan yararlanan kişiyi mağdur edeceği mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme hükümde bu giderlerin tamamen veya kısmen ödenmemesine karar verebilir.

Adli yardım talebine ilişkin Yargıtay kararları

“…Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebini içeren dilekçe ile ekindeki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; “adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından” adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.…”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6875, K. 2026/4129, T. 14.04.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 338. maddesine göre kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusurla gerçeğe aykırı bilgi verdiği ya da mali durumunun sonradan yeterli ölçüde iyileştiği anlaşılırsa adli yardım kararı kaldırılır.

Boşanma davası için yapılan görevlendirme kapsamında yapmaz. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’ne göre görev konusu işle bağlantılı olsa bile başka dava ve icra takipleri görevlendirilen avukatın görev kapsamına girmez. Boşanma kararından sonra nafaka için başlatılacak icra takibi de bu yüzden boşanma davası için yapılan görevlendirmenin dışında kalır.

Mahkemeden adli yardım isteyebilir, ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesine göre yabancıların adli yardımdan yararlanması, Türk vatandaşları için aranan şartlara ek olarak karşılıklılık şartına bağlıdır.

Bu giderler her durumda size yüklenmez, davada haksız çıkan taraftan alınır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesine göre “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.”

Avukat Görüşü

Ödeme gücü bulunmayan eşin dosyasında adli yardım talebi dava dilekçesiyle birlikte hazırlanmalıdır, çünkü adli yardım kararı daha önce yapılmış giderleri kapsamaz. Baroya başvurulacaksa yönetmeliğin ekinde sayılan belgeler başvurudan önce eksiksiz toplanmalı ve gelir durumunu gösteren belgelerle birlikte bir dosyada saklanmalıdır.

Ret kararı geldiğinde tebliğ veya bildirim tarihi not edilmelidir; mahkeme kararına itiraz iki hafta, baro kararına itiraz on gün içinde yapılır. Baro başvurusu kabul edilince görevlendirilen avukatla on gün içinde görüşülmeli; vekâletname, gerekli belgeler ve zorunlu giderler bu süre içinde teslim edilmelidir. Başvuran taahhütnamede “bilgilerde değişiklik olması hâlinde on gün içinde bildirimde bulunacağı” yönünde de beyanda bulunur. Dava sürerken gelir durumu iyileşirse bunun gizlenmemesi gerekir, çünkü mali durumun yeterli ölçüde iyileştiğinin anlaşılması adli yardım kararının kaldırılma sebebidir.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan kanun ve yönetmelik hükümleri 02.11.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Yukarı Çık