Kardeş adına alınan araç, trafik kaydında eşlerden birinin adını taşımadığı için mal paylaşımında hesaba girip girmeyeceği sorusunu doğurur. Eşler başka bir mal rejimi seçmemişse aralarında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır ve kural olarak mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, yani mal rejimi sürerken karşılığı verilerek elde edilen mallar hesaba katılır. Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi ise o tarihte artık eşin malvarlığında bulunmayan bazı değerlerin de hesaba eklenmesini öngörür; kanun bunlara eklenecek değer der.
İçindekiler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.09.2026 tarihli, E. 2025/5281, K. 2026/7924 sayılı kararında, kadının açtığı mal paylaşımı davasında erkeğin kardeşi adına alınan araç yönünden verilen ret kararını hatalı buldu. Davaya ilk bakan aile mahkemesi, yani İlk Derece Mahkemesi, araç yönünden davayı reddetmişti. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunu, yani bu kararın bir üst mahkemede incelenmesi istemini, bölge adliye mahkemesi esastan reddetti; başka bir deyişle başvurudaki sebepleri yerinde bulmadı. Kadın tarafın vekili kararı temyiz edince, yani Yargıtay’ın incelemesine götürünce, Yargıtay bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırdı, yani hükümsüz bıraktı; İlk Derece Mahkemesi kararını da bozdu. Bozma, kararın hukuka aykırı bulunarak yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesidir.
Erkeğin kardeşi adına alınan araç için taraflar neyi ileri sürdü?
Taraflar ilk kez 2016’da evlenmiş ve 2018’de boşanmıştı. 08.07.2019’da yeniden evlendiler; 16.09.2020’de açılan boşanma davasında verilen boşanma hükmü 26.05.2022’de kesinleşti. Sözleşmeyle başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğinden ikinci evliliğin başladığı tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi uygulandı. Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (Türk Medeni Kanunu m. 225). Davaya konu araç ise 14.07.2020’de, yani boşanma davasının açılmasından yaklaşık iki ay önce, erkeğin kardeşi adına alınmıştı.
Kadın bu davada araç için katılma alacağı istedi. Katılma alacağı, her eşin veya mirasçılarının diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerindeki hakkıdır. Artık değer ise eklenen değerler ve denkleştirmeden gelen miktarlar da dahil olmak üzere bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (Türk Medeni Kanunu m. 231 ve 236).
Kadın, aracın gerçekte erkeğe ait olduğunu, ancak erkeğin aracı kendi adına tescil ettirmediğini ileri sürdü. Erkek ise aracın kardeşine ait olduğunu, kendisinin yalnızca çektiği tüketici kredisini araç alımında kullanması için kardeşine borç verdiğini savundu. İlk Derece Mahkemesi araç yönünden davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi de bu kararı yerinde buldu.
Yargıtay aracın erkeğe ait olduğunu hangi delillerle kabul etti?
Yargıtay, aracın kime ait olduğunu tek bir belgeye bakarak değil, dosyadaki delilleri birlikte değerlendirerek belirledi. Kararda tanık beyanları, taraflar arasındaki WhatsApp mesajları, kredi evrakı, araç için yapılan kredi kartı harcamaları ve HGS-OGS geçiş ödemeleri sayılmıştır. Yargıtay bunlara tarafların ilk ve ikinci evlenme ve boşanma dava tarihlerini de ekledi ve hepsi birlikte gözetildiğinde “aracın davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekir” dedi.
Yargıtay bu sonuca varmadan önce bu tür davalarda izlenecek yolu da gösterdi. Mahkeme önce davalı eşin, kanunun 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda bir kazandırma veya devir yapıp yapmadığını araştıracaktır. Böyle bir işlem anlaşılırsa mal mevcutmuş gibi kabul edilerek davacının katılma alacağı olup olmadığı ve varsa miktarı belirlenecek, alacağın davalı eşten tahsiline hüküm kurulacaktır. Bu dosyada aracın kardeş adına alınmış olması, aracın hesap dışında bırakılması için yeterli görülmedi.
Araç mal paylaşımında hangi yolla hesaba girecek?
Yargıtay’a göre İlk Derece Mahkemesi, “aracın eklenecek değer olduğu ve edinme bedelinin bir kısmının kredi kullanılarak karşılandığı gözetilerek” tasfiyeyi yapmalıydı. Tasfiye, mal rejimi sona erince eşlerin mallarının hesaplanıp aralarındaki alacakların belirlenmesidir. Kanun eklenecek değerleri iki grupta toplar. Birincisi, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalardır. İkincisi, mal rejimi sürerken diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerdir. Kararda aracın bu iki hâlden hangisine girdiği ayrıca belirtilmemiştir; Yargıtay, aracın erkeğe ait olduğunu kabul edip eklenecek değer olarak hesaba katılmasını istemekle yetinmiştir.
Kredi bu kararda iki ayrı yerde karşımıza çıkar. Kredi evrakı, aracın erkeğe ait olduğunu gösteren delillerden biridir; edinme bedelinin bir kısmının krediyle ödenmesi ise hesapta ayrıca gözetilmesi istenen bir olgudur. Kararda kredinin hesaba nasıl yansıtılacağı açıklanmadığı için bu nokta İlk Derece Mahkemesinin yeniden yapacağı hesapta belirlenecektir.
Hüküm fıkrasına göre Yargıtay, istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırdı. Kadın tarafın vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edene geri verilmesine oy birliğiyle karar verildi. Katılma alacağının miktarı bu kararla belirlenmedi; miktar, İlk Derece Mahkemesinin yeniden yapacağı hesapla ortaya çıkacaktır.
Kardeş adına alınan her araç için aynı sonuç çıkar mı?
Kararın sonucu, bu dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Yargıtay, bir aracın yakın akraba adına alınmasının aracı tek başına eşe ait kıldığını söylememiştir.
Yargıtay farklı olgular taşıyan başka bir dosyada aracı hesaba katmamıştı. O dosyada erkek adına kayıtlı araç 01.12.2014’te satılmış, aynı gün kayınvalide adına başka bir araç alınmış, boşanma davası ise 07.10.2016’da açılmıştı. Yargıtay, satışın diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapıldığı ispatlanamadığı için boşanmadan önce satılan aracın eklenecek değer sayılmasını hatalı bulmuştu. Kanaatimizce iki dosya arasındaki fark, öteki dosyada erkek adına alınıp satılan aracın devrinde kanunun aradığı amacın ispatlanamaması, bu kararda ise kardeş adına alınan aracın kime ait olduğunun delillerle ortaya konmasıdır.
Kanaatimizce karar, eşin edindiği bir malı başkasının adına kaydettirerek mal paylaşımının dışında tutmasına karşı diğer eşin alacağını koruyan bir sonuç doğurur. Bozma kararı aracın trafik kaydını değiştirmez. Yargıtay’ın istediği, eşler arasındaki alacak hesabında aracın değerinin dikkate alınmasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Olabilir. Yargıtay bu kararda kredi evrakını, araç için yapılan kredi kartı harcamalarını ve HGS-OGS geçiş ödemelerini tanık beyanları ve mesajlarla birlikte değerlendirerek aracın erkeğe ait olduğunu kabul etti. Kararda bu ödemelerden birinin tek başına yeterli olacağı söylenmediği için ödeme kayıtları diğer delillerle birlikte sunulmalıdır.
Alınabilir. Bu kararda Yargıtay, tarafların 2016’da evlenip 2018’de boşandıklarını ve 2019’da yeniden evlendiklerini aracın kime ait olduğunu belirlerken diğer delillerle birlikte gözetti. Tasfiye ise ikinci evliliğin başladığı 08.07.2019’dan mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar uygulanan edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılacaktır.
Hayır. Bu kararda Yargıtay, “aracın eklenecek değer olduğu ve edinme bedelinin bir kısmının kredi kullanılarak karşılandığı gözetilerek tasfiyenin yapılması” gerektiğini belirtti; hüküm fıkrası aracın kaydını değiştirmez.
Avukat Görüşü
Başkası adına kayıtlı bir aracın eşe ait olduğunu ileri süren taraf, delillerini aracın alındığı günden başlayan bir sırayla dosyaya koymalıdır. Kredi sözleşmesi ve kredinin kullanıldığı hesap hareketleri, araç bedelinin satıcıya hangi hesaptan ödendiği, yakıt, bakım ve sigorta gibi giderlerin hangi kartla karşılandığı ve HGS-OGS kayıtlarının kime ait hesaptan ödendiği ayrı ayrı gösterilmelidir. Aracı kimin kullandığını bilen tanıklar ve eşler arasındaki yazışmalar bu belgeleri tamamlar. Dava dilekçesinde aracın neden eşe ait sayılması gerektiği ve hangi değerin hesaba katılmasının istendiği açıkça yazılmalıdır.
Kanaatimizce aracın gerçekten kardeşe ait olduğunu savunan eşin de kardeşin aracı alacak ödeme gücünü, kredinin geri ödemelerini kimin yaptığını ve aracın kimin kullanımında olduğunu belgelerle göstermesi yararlı olur. Araç adına kayıtlı kişiye ileride başvurma ihtimali varsa davanın o kişiye ihbar edilmesi değerlendirilmelidir. Kanun, kazandırma veya devre ilişkin mahkeme kararının bundan yararlanan üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesini, davanın ona ihbar edilmiş olması koşuluna bağlar (Türk Medeni Kanunu m. 229).
Bilgilendirme Notu
Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.09.2026 tarihli, E. 2025/5281, K. 2026/7924 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan Türk Medeni Kanunu hükümleri 03.11.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
