Aynı evliliğe ilişkin iki ayrı dosyayı temsil eden boş klasörlerin yanında ayrı oturan eşler

Aynı Kişiler Arasındaki İki Boşanma Davasının Birleştirilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Aynı kişiler arasında farklı zamanlarda açılan iki boşanma davası, birbirinden bağımsız olaylara dayansa bile tarafların kusur durumunu ve boşanmaya bağlı mali talepleri birlikte etkileyebilir. İlk boşanma davasındaki hüküm henüz kesinleşmeden ikinci boşanma davası açılmışsa, iki ayrı mahkemenin aynı evlilik hakkında farklı kusur değerlendirmeleri yapması ve birbiriyle bağdaşmayan sonuçlara ulaşması mümkündür.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, E. 2025/6631, K. 2026/954 sayılı kararı bu ihtimali doğrudan ele almıştır. İlk boşanma davası temyiz incelemesindeyken taraflar arasında başka bir boşanma davasının da sürdüğü bildirilmiştir. Daire, davalar birleştirilmeden esas hakkında hüküm kurulmasını doğru bulmamış; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6631, K. 2026/954, 02.02.2026

Belge hazirlaniyor…

Yukarıdaki PDF’de kararın tam metni yer almaktadır. Metinde ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yer açıklanmamıştır.

Taraflar Arasında Kaç Boşanma Davası Vardı?

İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki boşanma davasını kabul ederek eşlerin boşanmasına ve boşanmaya bağlı talepler hakkında karar vermiştir. Erkek taraf vekili, ilk derece mahkemesi kararının tamamına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesi ise bu başvuruyu esastan reddetmiştir. Karar metninde bu mahkeme yalnızca “… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi” olarak gösterilmiştir.

Erkek taraf vekili, bölge adliye mahkemesi kararının tamamını temyiz etmiştir. Bu nedenle ilk davadaki boşanma hükmü kesinleşmemiştir. Temyiz incelemesi sürerken erkek taraf, aynı kişiler arasında ikinci bir boşanma davası bulunduğunu bildirmiştir. Bu dava, kararda yeri açıklanmayan 5. Aile Mahkemesinin 2025/589 Esas sayılı dosyasında görülmektedir.

Çekişmeli boşanma davasında tarafların ileri sürdüğü vakıalar, deliller ve talepler yargılamanın sınırlarını belirler. Aynı evliliğe ilişkin ikinci davada başka olaylar ileri sürülmüşse, bu olayların ilk davadaki kusur ve mali sonuçlardan tamamen kopuk biçimde incelenmesi sağlıklı bir sonuca ulaşılmasını engelleyebilir.

İki Dava Arasındaki Bağlantı Nasıl Kuruldu?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesi, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesini düzenler. Maddenin dördüncü fıkrasına göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması, bağlantının varlığını gösterir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, incelenen dosyada aynı kişiler arasında devam eden iki boşanma davasının birleştirilmesi için aranan bu ölçütün karşılandığını kabul etmiştir.

Bağlantının bulunması tek başına yetmez. Maddenin birinci fıkrası, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceğini söyler. Davalar ayrı yargı çevrelerinde açılmışsa birleştirme, ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenir. Her iki hâlde de birleştirme, yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece kendiliğinden kararlaştırılabilir.

Aynı kişiler arasındaki ikinci boşanma davası yeni olaylara dayandığı için ilk davanın aynısı sayılmaz. Uyuşmazlık bu yüzden derdestlik itirazıyla değil, bağlantı ve birleştirme kurallarıyla çözülür. İki davada ileri sürülen bütün olayların aynı olması da gerekmez; bağlantı, ikinci dosyadaki olay ve delillerin ilk dosyada verilecek kararı etkileyebilmesinden doğar.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasında kusur incelemesi, eşlerin evlilik birliğini etkileyen davranışlarının karşılaştırılmasını gerektirir. Bir dosyada yalnızca o dosyaya sunulan olaylara bakılırken, diğer dosyadaki yeni vakıalar dışarıda bırakılırsa taraflardan birine yüklenen kusur eksik bir olay anlatımına dayanmış olur.

Kusur belirlemesindeki bir değişiklik, boşanma kararının yanında tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini de etkileyebilir. Bu üç talep aynı kusur şartına bağlı değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin birinci fıkrasına göre maddi tazminat, menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanınır. Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf içindir. 175. maddedeki yoksulluk nafakasında ise nafaka isteyen tarafın kusurunun daha ağır olmaması aranır; yükümlünün kusuru şart değildir.

Boşanmada maddi ve manevi tazminatın koşulları incelenirken tarafların kusur durumunun hangi delillerle belirlendiği de ayrıca ele alınır. İkinci boşanma davasındaki olaylar kusur dengesini değiştirebilecekse, tazminat talepleri ilk dosyadaki sınırlı incelemeyle hükme bağlanmamalıdır.

Yargıtay Neden Davaların Birleştirilmesini İstedi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre aynı kişiler arasında devam eden bu iki dava arasında bağlantı vardır. Tarafların kusur durumu ancak iki dosyadaki olaylar birlikte incelenirse doğru belirlenebilir. Maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası da bu incelemeye dayandığından iki davanın birlikte görülmesi gerekir.

Daire, yalnızca ikinci boşanma davasının açılmış olmasını bozma nedeni saymamıştır. İkinci davada ileri sürülen vakıalar ve toplanacak deliller, ilk davadaki kusur belirlemesini ve kusura bağlı taleplerin sonucunu değiştirebilecek niteliktedir. Daire bu sebeple davaların birleştirilmesini ve esas hakkında ortak bir inceleme yapıldıktan sonra hüküm kurulmasını istemiştir. Böylece bir dosyada eksik kalan olay anlatımı, diğer dosyadaki taleplerin sonucunu hatalı biçimde etkilemez.

Bozma Kararı Kusur ve Tazminat Hakkında Sonuç İçermez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesinin erkeğin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Bozma, tarafların boşanıp boşanamayacağı veya hangi eşin ne ölçüde kusurlu olduğu hakkında nihai bir sonuç içermez. Bozmanın gerekçesi, aynı kişiler arasında devam eden iki boşanma davası birleştirilmeden esas hakkında hüküm kurulmuş olmasıdır.

Birleştirme yapılmadan kurulan hüküm bozulduğu için Daire, erkek taraf vekilinin işin esasına yönelen diğer temyiz itirazlarını incelememiştir. Bozma, dosyayı ilk derece yargılamasına döndürür; birleştirme de bu aşamada mümkün hâle gelir. Davalar birleştirildikten sonra iki dosyadaki vakıalar ve deliller birlikte ele alınacak, boşanma davaları ile boşanmaya bağlı talepler hakkında yeniden karar verilecektir.

Bozma, ilk derece mahkemesinin boşanma ve mali talepler hakkındaki hükümlerini onama niteliğinde değildir; ikinci boşanma davasının kabul edileceği anlamına da gelmez. Daire usul yönünden inceleme yapmış ve her iki dava hakkında karar verilmeden önce iki dosyanın birlikte incelenmesini istemiştir.

Davaların birleştirilmesi, iki boşanma talebinin tek bir talep hâline gelmesi demek de değildir. Mahkeme, delilleri birlikte inceledikten sonra her davadaki boşanma talebi ile boşanmaya bağlı taleplerin her biri hakkında ayrı ayrı karar verir. Birlikte görülmenin amacı, davaların sınırlarını ortadan kaldırmak değil, aynı evlilik hakkında çelişkili kusur ve mali sonuçlara ulaşılmasını önlemektir.

Birleştirme Hangi Hâllerde Gündeme Gelmez?

İlk davadaki boşanma hükmü kesinleşmişse birleştirme söz konusu olmaz. Kesinleşmiş bir boşanma hükmü, sonradan açılan başka bir dava nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz. İncelenen dosyada ise hükmün tamamı temyiz edildiğinden boşanma hükmü kesinleşmemiş, ikinci boşanma davası da derdest kalmıştır. Böylece aynı kişiler ve aynı evlilik hakkında iki ayrı yargılama aynı dönemde devam etmiştir.

Tarafların aynı olması da birleştirme için yeterli sayılmaz. İki davada incelenecek vakıalar ile bir davada verilecek hükmün diğer davanın sonucuna etkisi ayrıca ortaya konmalıdır. Mahkemeler aynı düzey ve sıfatta değilse ya da bağlantı somut olarak gösterilemiyorsa talep reddedilebilir.

İkinci boşanma davasının açılış tarihi, ilk davanın kanun yolu aşaması ve hangi hüküm bölümlerinin kesinleştiği ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Birleştirme talebinde iki dosyadaki kusur iddiaları ve boşanmaya bağlı talepler arasındaki bağlantı açıkça anlatılmalı, dosya numaralarını bildirmekle yetinilmemelidir.

Kararın künyesi ve tam metni Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden de doğrulanabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet. İlk davadaki boşanma hükmü henüz kesinleşmeden eşlerden biri yeni olaylara dayanarak ikinci bir boşanma davası açabilir. İki dosyanın birlikte görülüp görülmeyeceği, aralarındaki bağlantı ve dosyaların usulî durumu incelenerek belirlenir.

Hayır. Tarafların aynı olması tek başına yeterli değildir. Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da bir davada verilecek hükmün diğer davayı etkileyebilecek nitelikte bulunması gerekir. Ayrıca mahkemelerin aynı düzey ve sıfatta olması aranır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinin birinci fıkrasına göre, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde açılmış davalar ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilir. Davalar ayrı yargı çevrelerinde açılmışsa birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenir.

İlk davadaki boşanma hükmü henüz kesinleşmemişse birleştirme gündeme gelebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin incelediği dosyada erkek taraf kararın tamamını temyiz ettiği için boşanma hükmü kesinleşmemişti.

İkinci davanın mahkemesi, esas numarası, tarafları ve güncel aşaması kanun yolu merciine bildirilmelidir. İkinci dosyadaki vakıaların kusur ile boşanmaya bağlı talepleri neden etkileyebileceği de somut biçimde açıklanmalıdır.

Çünkü bir dosyada ileri sürülen olaylar, diğer dosyada belirlenen kusur dengesini değiştirebilir. Kusur durumu da boşanma taleplerinin yanında maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası üzerinde etkili olur. Bu üç talebin kusur şartları birbirinden farklıdır.

Hayır. Birleştirme, iki dosyadaki vakıa ve delillerin ortak bir inceleme içinde ele alınmasını sağlar. Mahkeme, her boşanma davası ve her talep hakkında kendi koşullarına göre karar verir.

Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalar birleştirilmeden esas hakkında hüküm kurulmasını doğru bulmadı. Tarafların kusuru ve boşanmaya bağlı talepler hakkında nihai bir sonuca ulaşmadı.

Birleştirme yapılmadan esas hakkında karar verilmesi başlı başına bozma nedeni sayıldı. İki dosya birlikte incelendikten sonra yeni bir hüküm kurulması gerektiği için işin esasına yönelen diğer temyiz itirazları o aşamada ele alınmadı.

Avukat Görüşü

Aynı kişiler arasında ikinci bir boşanma davası açıldığında, ilk dosyanın yalnızca esas numarasını değil, güncel kanun yolu durumunu da kontrol etmek gerekir. İlk boşanma davasında verilen hükmün hangi bölümlerine karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapıldığı belirlenmelidir. Boşanma hükmünün kesinleşip kesinleşmediği ve ikinci davanın hangi yeni vakıalara dayandığı da saptanmadan birleştirme ihtiyacı doğru değerlendirilemez.

Bağlantı iddiası her iki dosyada da açıkça kurulmalıdır. Diğer boşanma davasının dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma tutanakları ve güncel dosya bilgileri dosyaya sunulmalıdır. Ardından bir dosyada verilecek kararın diğer dosyadaki kusur belirlemesini, maddi tazminatı, manevi tazminatı veya yoksulluk nafakasını nasıl etkileyebileceği açıklanmalıdır. Diğer davanın görüldüğü mahkemenin adı, esas numarası ve dosyanın hangi aşamada olduğu da eksiksiz yazılmalıdır.

İki dosyadaki olaylar karşılaştırılırken her vakıanın hangi dava dilekçesinde ileri sürüldüğü ve hangi delille ispatlanacağı ayrımı korunmalıdır. Birleştirme kararı, bir dosyada süresinde ileri sürülmeyen vakıayı diğer dosyaya kendiliğinden taşımaz. Dava dilekçeleri ile delil listeleri ayrı ayrı okunmalı, ortak inceleme yapılırken her iddianın hangi dosyaya ait olduğu belirgin kalmalıdır.

Kanun yolu incelemesi sırasında ikinci dava ortaya çıkmışsa, bu durum gecikmeden dosyayı inceleyen kanun yolu merciine bildirilmelidir. Bildirimde yalnızca “başka dava vardır” denmesi çoğu zaman yetersiz kalır. İkinci davadaki vakıaların kusur dengesine etkisi ve iki dosyada çelişkili hüküm kurulması ihtimali somut biçimde gösterilmelidir.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, E. 2025/6631, K. 2026/954 sayılı kararı hakkında genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Boşanma davalarının birleştirilip birleştirilemeyeceği, davaların görüldüğü mahkemelere, dosyaların aşamasına, kesinleşme durumuna ve aralarındaki bağlantıya göre belirlenir. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 22.09.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Scroll to Top