Evet. Açıköğretim öğrencisi, eğitimi sürdüğü sürece anne ve babasından yardım nafakası isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’na göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa anne ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.
İçindekiler
Bu nafaka kendiliğinden bağlanmaz. Ergin öğrenci davayı kendi adına açar; mahkeme eğitimin devam edip etmediğine, öğrencinin geçim ihtiyacına ve nafaka istenen anne veya babanın mali gücüne bakarak karar verir. Kanun bu değerlendirmede açıköğretim ile örgün eğitim, yani derslerin okulda yüz yüze yapıldığı eğitim arasında bir ayrım yapmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da açıköğretimde okumanın yardım nafakasına engel olmadığını birden fazla kararında kabul etmiştir.
Kanun eğitimi süren ergin çocuğa hangi şartla nafaka tanır?
Anne ve babanın çocuğa bakma borcu kural olarak çocuk ergin olana kadar sürer. Türk Medeni Kanunu’nun 11. maddesine göre erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar. Kanunun 328. maddesinin ikinci fıkrası bu kurala eğitim bakımından bir istisna getirir ve anne ile babanın yükümlülüğünü eğitim sona erinceye kadar uzatır.
Bu yükümlülük sınırsız değildir. Kanun, anne ve babadan ancak durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde katkı istenebileceğini söyler. Hükmün aradığı şart eğitimin devam etmesidir; bu nedenle açıköğretim fakültesine kayıtlı olup öğrenimini sürdüren öğrenci de aynı hükme dayanabilir.
Ergin çocuk bu istemi, Türk Medeni Kanunu’nun 364 ve devamı maddelerinde düzenlenen yardım nafakası davasıyla ileri sürer. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2019/1145 K. sayılı kararında açıköğretim öğrencisinin babasına karşı açtığı davanın “eğitimin devamı nedeniyle yardım nafakası istemine ilişkin” olduğunu belirtmiş ve 328 ile 364. maddeleri birlikte ele almıştır. Kurul aynı kararda “yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları” yoksul kabul etmenin yerinde olacağını belirtmiştir.
Derslere devam zorunluluğunun olmaması nafakayı engeller mi?
Hayır. TMK 328. madde nafakayı derslere katılma şartına bağlamaz; Kurul da devam zorunluluğu bulunmadığı itirazını birden fazla kararında kabul etmemiştir.
Kurulun 2015 tarihli kararına konu davada aile mahkemesi, açıköğretim öğrencisi olan ergin çocuğun babasından yardım nafakası istemesi için yasal koşulların oluşmadığı görüşündeydi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararı, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre açıköğretim fakültesinde eğitim görmenin yardım nafakasına engel olmadığını belirterek bozmuştu. Bozma, kararın hukuka aykırı bulunarak ortadan kaldırılmasıdır. Aile mahkemesi eski kararında direnince, yani ısrar edince dosyayı inceleyen Hukuk Genel Kurulu, 13.03.2015 tarihli, 2013/1627 E. ve 2015/1020 K. sayılı kararında açıköğretim fakültesinde okumanın babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir sebep olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiş ve aile mahkemesinin kararını oyçokluğuyla bozmuştur.
Aynı Kurul, 07.11.2019 tarihli, 2017/1012 E. ve 2019/1145 K. sayılı kararında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencisinin babasına karşı açtığı davayı incelemiştir. Aile mahkemesi davayı, öğrencinin devam mecburiyeti olmayan bir okulda okuduğu ve çalışıp gelir elde etmesine bir engel bulunmadığı gerekçesiyle reddetmişti. Kurul, açıköğretim fakültesinde okumanın babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir sebep olarak kabul edilemeyeceğini belirterek bu kararı oybirliğiyle bozmuştur.
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde de bazı derslerde devam zorunluluğu vardır. Fakültenin güncel öğrenci kılavuzuna göre bu zorunluluk, bazı derslerin uygulamaları ve stajlar için geçerlidir.
Çalışan açıköğretim öğrencisi nafaka isteyebilir mi?
Kanun, çalışan öğrencinin nafaka isteyemeyeceğine dair bir hüküm içermez. Buna karşılık nafakanın kapsamı öğrencinin ihtiyacıyla sınırlıdır. TMK 365. madde, yardım nafakası davasının konusunu belirler. Bu maddeye göre dava, davacının geçinmesi için gerekli olan ve nafaka yükümlüsünün, yani nafaka ödeyecek kişinin mali gücüne uygun düşen bir yardımı konu alır.
Bu ölçüt karşısında öğrencinin kendi geliri, hem ihtiyacının ne kadar olduğu hem de nafaka miktarının ne olacağı belirlenirken hesaba katılır. Düzenli ve geçimini sağlamaya yeten bir gelir nafaka ihtiyacını azaltabilir veya ortadan kaldırabilir.
Kurul, 2015/1020 K. sayılı kararında, düğünlerde müzik aleti çalarak az miktarda para kazanan öğrencinin kazandığı paranın ihtiyaçlarını ve okulunun harç ve giderlerini karşılamadığını belirtmiştir. Kurul aynı kararda, ağır ekonomik koşullar karşısında eğitimle çalışmayı bir arada sürdürmenin mümkün olmayacağının bir karine, yani aksi gösterilene kadar doğru sayılan bir durum olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
05.11.2019 tarihli, 2017/2118 E. ve 2019/1138 K. sayılı kararda ise baba, açıköğretimde okuyan ve çalışan oğluna ödediği yardım nafakasının kaldırılmasını, olmazsa indirilmesini istemişti. Aile mahkemesi nafakayı tamamen kaldırmıştı. Kurul, oğlun çalışmasının sürekli olmadığını ve kendisinin ve okulunun giderlerine yetmediğini belirtmiş; nafakanın kaldırılması yerine bir miktar indirilmesi gerektiği gerekçesiyle bu kararı bozmuştur.
Nafaka davası kime karşı ve nerede açılır?
Hukuk Genel Kurulunun 2015/1020 K. sayılı kararında benimsediği Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bozma kararına göre eğitimi süren ergin “çocuk ana ve babaya karşı yardım nafakası davası açabilir”. Görevli mahkeme, yani davaya bakacak mahkeme türü, 4787 sayılı Kanun’a göre aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara, bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, yani davanın açılacağı yer ise TMK 365. maddeye göre taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
Nafaka ne zamana kadar ödenir?
Kanundaki sınır eğitimin sona ermesidir. TMK 328. madde bir yaş sınırı koymaz; anne ve babanın yükümlülüğünü çocuğun yaşına değil, eğitimin sona ermesine bağlar. Eğitimini bırakan öğrenci bakımından artık devam eden bir eğitimden söz edilemez ve 328. maddenin ikinci fıkrasındaki dayanak ortadan kalkar. Mezuniyet ise her olayda eğitimin bittiği anlamına gelmeyebilir.
Hukuk Genel Kurulu, 14.11.2019 tarihli, 2018/904 E. ve 2019/1181 K. sayılı kararında, üniversiteden mezun olduktan sonra Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) kursuna devam eden kızına bağlanan yardım nafakasının kaldırılmasını isteyen babanın davasını incelemiştir. Kurul, günümüz şartları gözetildiğinde üniversiteden mezun olmanın başlı başına eğitim hayatının sona erdiği anlamına gelmediğini belirtmiş ve “çocuğun edindiği meslekle ilgili bir işe yerleşebilmesi için yabancı dil kursu, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) kursu, sertifika programı gibi faaliyetlere katılması gerekli olup, bu gibi faaliyetlerin eğitimin devamı olarak kabul edilmesi zorunluluk arz etmektedir” demiştir. Bununla birlikte nafakanın, kızın işe başladığı 23.05.2016 tarihinden itibaren kaldırılması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu karar açıköğretim öğrencisine değil, örgün eğitimden mezun olan bir öğrenciye ilişkindir.
Öğrenci lehine daha önce yardım nafakasına hükmedilmişse eğitimin sona ermesi veya öğrencinin işe başlaması, nafaka ödeyen anne ya da babanın açacağı nafakanın kaldırılması davası içinde ileri sürülebilir. Hukuk Genel Kurulunun 2019/1138 K. ve 2019/1181 K. sayılı kararları, babanın açtığı bu tür davalara ilişkindir.
Boşanma kararında çocuk için bağlanan iştirak nafakası ise anne ve babanın, kural olarak çocuk ergin olana kadar süren bakım borcunun karşılığıdır. Ergin olduktan sonra eğitimi süren öğrencinin nafakası, 2019/1145 K. sayılı karardaki olayda olduğu gibi, öğrencinin kendi adına açtığı yardım nafakası davasıyla istenir.
Eğitimi süren ergin çocuğun nafakasına ilişkin Yargıtay kararları
“…Yine mahkemenin kabulünün aksine açık öğretim fakültesinde okuyor olmak, babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir sebep olarak kabul edilemez. Öyleyse baba eğitimine devam eden ve yoksulluğa düşmüş çocuğuna yardım etmek zorundadır.…”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1012, K. 2019/1145, T. 07.11.2019
“…Davacı kısa süreliğine özel güvenlik görevlisi olarak çalışmışsa da bu çalışması sürekli olmadığı gibi kendisinin ve okulunun giderlerine de yetmemektedir.…”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/959, K. 2019/1131, T. 05.11.2019
“…Okumakta olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise, ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki, bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.…”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/4266, K. 2016/5536, T. 11.04.2016
Sıkça Sorulan Sorular
Annenizle aynı evde yaşamanız tek başına engel değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 328 ve 364. maddelerini uygulayan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2019/1145 K. sayılı kararında geliri olan annesiyle yaşayan açıköğretim öğrencisinin annesinden de yardım aldığını kabul etmiş, buna rağmen babanın eğitimine devam eden ve yoksulluğa düşmüş çocuğuna yardım etmek zorunda olduğunu belirtmiştir.
Önceki bir okuldan mezun olmuş olmanız tek başına engel değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/1020 K. sayılı kararında, iki yıllık meslek yüksekokulundan mezun olduktan sonra açıköğretimde okumaya devam eden ve az miktardaki kazancı ihtiyaçlarını karşılamayan öğrenci yararına yardım nafakasına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Açık öğretim lisesinde okumak da yardım nafakasına tek başına engel değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05.11.2019 tarihli, 2017/959 E. ve 2019/1131 K. sayılı kararında, kısa süre çalışmış ama bu çalışması sürekli olmayan ve giderlerine yetmeyen açık öğretim lisesi öğrencisinin nafaka istemini reddeden kararı bozmuştur.
TMK 365. maddeye göre dava, “davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir”. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/1131 K. sayılı kararında, o tarihte 800 TL emekli aylığı alan babanın, açık öğretim lisesinde okuyan ve düzenli bir geliri bulunmayan çocuğuna bir miktar nafaka ödeyebileceğini kabul etmiştir.
Avukat Görüşü
Açıköğretim öğrencisinin nafaka dosyasında eğitimin sürdüğü belgelerle gösterilir. Güncel öğrenci belgesi, dönem kayıt yenileme kayıtları ve sınav sonuç belgesi, öğrencinin eğitimini fiilen sürdürdüğünü ortaya koyar. Öğrenci çalışıyorsa iş sözleşmesi, bordro ve banka kayıtları gelirin miktarını ve sürekliliğini gösterir; kira, ulaşım, kitap ve sınav giderleri de belgeleriyle dosyaya konur. Nafaka istenen anne veya babanın geliri ve malvarlığı hakkında bilinen bilgiler dava dilekçesinde açıkça yazılır. Nafaka bağlandıktan sonra mezuniyet tarihi ve kaydın durumu takip edilir, çünkü yükümlülüğün dayanağı eğitimin devam etmesidir. Mezuniyetten sonra KPSS veya yabancı dil kursuna devam ediliyorsa kurs kayıt ve devam belgeleri, işe başlanmışsa işe giriş tarihi de belgelenir; nafakanın hangi tarihten itibaren kaldırılacağı bu tarihlere göre tartışılır.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri 30.10.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
