Nafaka borcunu ödemeyen kişinin maaşına ve emekli aylığına nafaka için haciz konulabilir. Nafaka alan kişinin mahkemece hükmedilen nafakası ise Yargıtay’ın bir kararına göre, birikmiş olsa bile bu kişinin başka borçları için haczedilemez. İcra ve İflas Kanunu da kısmen haczedilebilecek gelirler arasında nafaka olarak yalnız ilama dayanmayanları sayar.
İçindekiler
Haciz, alacağın ödenmesi için borçlunun malına, maaşına veya hakkına icra müdürlüğü eliyle el konulmasıdır. İcra müdürlüğü takibi yürüten ve haciz işlemlerini yapan idari birimdir. Nafaka konusunda haciz iki ayrı yönden gündeme gelir. Birincisinde nafaka alacaklısı, ödenmeyen nafaka için borçlunun gelirine haciz koydurmak ister. İkincisinde nafaka alan kişinin kendi borcu vardır ve onun alacaklısı bu nafakaya haciz koydurmak ister.
Nafaka ödemeyen kişinin maaşına haciz konulabilir mi?
Evet. Nafaka ödenmezse alacaklı, mahkemenin nafaka kararına dayanarak icra takibi başlatabilir ve bu takipte borçlunun maaşına haciz konulmasını isteyebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesine göre maaşlar ve her türlü ücretler, “borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra” haczedilebilir; yani borçlunun ve ailesinin geçimi için gereken tutar düşülür, kalan kısma haciz konulur. Aynı madde, haczedilecek tutarın maaşın dörtte birinden az olamayacağını söyler. Kanun dörtte biri burada bir üst sınır olarak değil, kesilecek tutarın alt sınırı olarak yazmıştır. Borçlunun ve ailesinin geçimi için ayrılacak tutar ise icra müdürlüğünün takdirine bırakılmıştır; kanun bu tutar için sabit bir rakam koymaz.
Borçlu İş Kanunu’na tabi bir işçiyse 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesi de dikkate alınır. Bu madde, işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini ve başkasına devredilemeyeceğini söyler. Maddenin son cümlesi nafaka borcu alacaklılarının haklarını saklı tutar; kanaatimizce bu nedenle işçi ücretindeki dörtte birlik üst sınır, nafaka alacağı için yapılan haczi sınırlamaz.
Maaşta başka hacizler varsa nafaka kesintisi sıra bekler mi?
Yargıtay’ın bir kararına göre her ay işleyen nafaka için sıra beklenmez, birikmiş nafaka için beklenir. İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi, birden fazla haciz varsa hacizlerin sıraya konacağını ve öndeki haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemeyeceğini söyler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16.06.2009 tarihli kararı (E. 2009/3269, K. 2009/13519), Almanya’daki bir sigortadan emekli maaşı alan borçluya ilişkindir. Daire bu kararda, borçlunun maaşı üzerinde daha önce konulmuş haciz bulunsa bile işleyen nafaka için birinci sırada haciz yapılacağını ve her ay işleyen nafakanın emekli maaşından tamamen kesileceğini kabul etmiştir. Aynı karara göre cari aylık nafaka her ay tamamen kesildikten sonra kalan maaştan borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli tutar belirlenir; önceki haciz alacaklısı için yapılacak kesinti bu kalan maaşın dörtte birinden aşağı olamaz.
Geçmiş aylardan biriken nafaka ise aynı kararda, haciz sırası bakımından diğer alacaklar gibi değerlendirilmiştir. Birikmiş nafaka için konulan hacizde kesinti, maaştaki önceki haciz sona erdikten sonra sırası geldiğinde yapılır. Kararın bu değerlendirmesi yalnız birikmiş nafakanın borçlunun maaşındaki hacizler arasındaki sırasına ilişkindir.
Emekli aylığından nafaka kesilebilir mi?
Evet. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi, bu Kanuna göre bağlanan gelir, aylık ve ödeneklerin kural olarak haczedilemeyeceğini söyler. Bu yasağın dışında tutulan iki alacak vardır. Biri Kanunun 88. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar, diğeri nafaka borçlarıdır. Buna göre nafaka borçlusunun Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) aldığı emekli aylığına, nafaka alacağı için haciz konulabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 27.09.2018 tarihli kararında (E. 2018/3738, K. 2018/8845), SSK’dan alınan emekli maaşına konulan hacizde işleyen aylık nafakanın tamamı için ve birikmiş nafaka için nafaka kesildikten sonra kalan maaşın dörtte biri oranında kesinti yapılmasını kanuna aykırı görmemiştir.
Emekli aylığına başka borçlar için haciz konulamaması Anayasa Mahkemesinin önüne de gelmiştir. Anayasa Mahkemesi 6 Ocak 2011 tarihli kararında (E. 2009/19, K. 2011/4), 93. maddedeki “aylık” sözcüğünün iptali istemini reddetmiştir. Nafaka borçları için haciz imkânı ise doğrudan 93. maddenin kendi metninden doğar.
Nafaka alan kişinin nafakası onun borçları için haczedilebilir mi?
İlama dayanmayan nafaka kısmen haczedilebilir; mahkeme kararıyla hükmedilen nafaka ise Yargıtay’ın bir kararına göre, birikmiş olsa bile nafaka alan kişinin kendi alacaklısı tarafından haczedilemez. İlam, mahkeme kararının yazılı belgesidir. İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi, “ilama müstenit olmayan nafakalar”ın, yani ilama dayanmayan nafakaların, borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra memurunca lüzumlu görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebileceğini söyler. Bu nafakalarda da haczedilecek tutar dörtte birden az olamaz.
İlama dayanan nafaka ise bu sayımda yer almaz. Kanunun haczedilemeyecek malları saydığı 82. maddede de nafakaya ilişkin bir bent bulunmaz. İlama dayanan nafakanın, nafaka alan kişinin başka bir borcu için haczedilip haczedilemeyeceği bu nedenle kanun metninde açıkça yazılı değildir.
Burada haczi isteyen, nafakayı alan kişinin kendi alacaklısıdır; nafaka borçlusunun maaşındaki haciz sırası bu durumda gündeme gelmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 15.01.2019 tarihli kararına (E. 2018/4928, K. 2019/242) konu dosyada nafaka alacaklısının kendi alacaklısı, onun nafaka borçlusuna karşı yürüttüğü ilamlı takipteki birikmiş nafaka alacağına haciz koydurmuştu. Yargıtay bu kararında nafakanın kişinin yaşamını sürdürmesi için öncelikli ve zorunlu olarak hükmedilen bir para olduğunu belirtmiştir. Karara göre nafaka alacaklısı hükmedilen nafakayı istediği an alabilmelidir ve nafakanın birikmiş olması onu sıradan bir alacağa dönüştürmez. Bu gerekçeyle Yargıtay, birikmiş nafaka alacağının da haczedilemeyeceğini kabul etmiş ve haczin kaldırılması istemini reddeden icra mahkemesi kararını bozmuştur, yani hukuka aykırı bularak ortadan kaldırmıştır. Böyle bir haciz konulduğunda nafaka alan kişi, haczin kaldırılmasını icra mahkemesine şikâyet yoluyla isteyebilir.
Hatalı bir haciz işlemine karşı nereye başvurulur?
İcra müdürlüğünün haciz işlemine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir. İcra mahkemesi, icra müdürlüğünün işlemlerini denetleyen mahkemedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesine göre “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere” icra dairelerinin işlemleri kanuna aykırı veya olaya uygun değilse icra mahkemesine şikâyet edilebilir; şikâyet, kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Aynı madde, bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması, yani geciktirilmesi hâlinde her zaman şikâyet edilebileceğini de söyler.
Şikâyeti, haczin kendisine zarar verdiğini düşünen kişi yapar. Örneğin maaşından kanunun izin verdiği tutardan fazla kesinti yapıldığını düşünen nafaka borçlusu ya da ilama dayanan nafakasına haciz konulan nafaka alacaklısı bu yola başvurabilir.
Nafaka borcu başka bir alacakla takas edilebilir mi?
Nafaka alan kişi rıza göstermedikçe hayır. Takas, iki kişinin birbirine olan borçlarının karşılıklı olarak düşülmesidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 144. maddesine göre nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup özel niteliği gereği doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar, takas hakkının doğumundan sonra ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilir.
Örneğin eski eşine borç para verdiğini söyleyen nafaka borçlusu, eski eşi kabul etmedikçe bu parayı aylık nafakadan düşemez ve nafaka ödemesini kesemez. Böyle bir alacağı varsa nafakayı ödemeye devam eder ve kendi alacağını ayrıca ister.
Nafaka ödemeyen borçluya hapis verilebilir mi?
Evet. İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine, yani borçluyu kararın gereğini yerine getirmeye zorlamak için öngörülen hapse karar verilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde tutularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.
Nafaka haczine ilişkin Yargıtay kararları
“…Somut olayda, takibe konu edilen alacağın nafaka alacağı olduğuna ve aylık nafaka miktarı da mahkeme tarafından belirlendiğine göre, işleyen aylık nafakanın tamamı için ve birikmiş nafaka alacağı için de bakiye maaşın ¼’ü oranında haczinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.…”
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/3738, K. 2018/8845, T. 27.09.2018
“…5510 Sayılı Yasanın 93. maddesi gereğince emekli maaşının nafaka borçları için haczedilebilmesi mümkün olup, nafaka borcu için emekli maaşının haczi halinde borçlunun muvafakatine gerek bulunmamaktadır.…”
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/22199, K. 2014/24517, T. 21.10.2014
“…Niteliği itibari ile nafaka kişinin yaşamını sürdürmek için öncelikli ve zaruri olarak hükmedilen bir para olup, nafaka alacaklısının her ay hükmedilen nafakayı talep etmeyip birikmiş nafakayı tahsil etmesi bu paranın “alelade alacak niteliğine” dönüşmesi anlamım kazandırmaz. Çünkü, nafaka alacaklısı istediği an, hükmedilen nafakayı alma olanağına sahip olmalıdır.…”
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/4928, K. 2019/242, T. 15.01.2019
Sıkça Sorulan Sorular
Evet. Nafaka alacağı için yapılan icra takibinde haciz maaşla sınırlı değildir; borçlunun diğer malları ve hakları da haczedilebilir, İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi ise bunlardan haczedilemeyecek olanları sayar. Bu maddeye göre borçlunun hâline uygun evi haczedilemez; ancak evin değeri fazlaysa ev haczedilerek satılır ve bedelinin hâline uygun bir kısmı ihtiyacını karşılaması için borçluya bırakılır.
Konulabilir. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi emekli aylığındaki haciz yasağının dışında nafaka borçlarını sayar ve nafakanın türüne göre ayrım yapmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de aile mahkemesinin ara kararıyla bağlanan tedbir nafakası için yapılan takipte, borçlunun SGK’dan aldığı emekli maaşının nafaka borcu için haczedilebileceğini belirtmiştir (E. 2014/22199, K. 2014/24517).
Kural olarak konulamaz; 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi SGK’dan alınan aylığı nafaka borçları ve Kanunun 88. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar dışında haczedilemez sayar. Aynı maddeye göre bu aylığın haczine ilişkin talep, borçlunun muvafakati, yani rızası bulunmadığında icra müdürü tarafından reddedilir. Anayasa Mahkemesi de 6 Ocak 2011 tarihli kararında borçlunun muvafakati bulunursa yaşlılık aylığının haczinin mümkün olduğunu belirtmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 355. maddesine göre haciz yazısını alan işyeri, haczi ve borçlunun maaş miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmek ve borç bitinceye kadar haczedilen tutarı kesip hemen daireye göndermek zorundadır. Kanunun 356. maddesine göre bu yükümlülüğe uymayanların “kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para” ayrıca mahkeme kararı alınmasına gerek kalmadan icra dairesince onların maaşlarından veya diğer mallarından alınır.
Avukat Görüşü
Maaşına veya emekli aylığına haciz yazısı gelen kişi, önce icra dosyasından kesintinin hangi alacak için yapıldığını kontrol etmelidir. Kesintinin dayandığı icra dosyasının numarası, alacaklısı, alacağın nafaka olup olmadığı ve kesinti tutarı not edilmelidir; işçi ücretindeki ve emekli aylığındaki haciz sınırlarının uygulanıp uygulanmayacağı, alacağın nafaka olup olmamasına göre değişir. Haczin hatalı olduğu düşünülüyorsa haciz yazısının resmen bildirildiği (tebliğ edildiği) veya kesintinin öğrenildiği tarih not edilmeli ve şikâyet, süre kaçırılmaması için bu tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır.
Maaşta önceki hacizler bulunduğu için her ay işleyen nafaka kesilmiyorsa nafaka alacaklısı bu durumu icra müdürlüğüne yazılı olarak bildirmelidir. Müdürlük talebi reddederse ret kararının öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir; talep hiç karşılanmazsa İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesine göre her zaman şikâyet edilebilir. Nafaka ödemelerinin banka üzerinden, açıklama kısmına ilgili ay ve nafaka türü yazılarak yapılması, icra dosyasında hangi ayın ödendiğini göstermeyi kolaylaştırır.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan kanun hükümleri 05.11.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
