Velayet sahibi ebeveyn karşı çıkıyorsa kural olarak hayır. Çocuğun fotoğrafı sosyal medyada herkese açık paylaşılacaksa çocuğun ya da onun adına velayet sahibi ebeveynin rızası gerekir. Evlilik sürerken velayeti anne ve baba birlikte kullanır. Boşanmadan sonra ise velayet, ortak velayet kurulmamışsa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveyndedir. Kanunda bu soruyu doğrudan düzenleyen bir hüküm yoktur; bu cevap kişilik hakkı ve velayet hükümlerinin birlikte yorumuna dayanır.
İçindekiler
Velayet sizdeyse fotoğrafın kaldırılmasını paylaşımı yapan kişiden, paylaşımın yapıldığı platformdan veya mahkemeden isteyebilirsiniz. Görüntü çocuğun özel hayatına ilişkinse erişimin engellenmesi için ayrıca Siber Güvenlik Başkanlığına başvurulabilir.
Çocuğun fotoğrafı neden kişilik hakkı sayılır?
Bir kişinin resmi, onun kişilik hakkının parçasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre kişilik hakkına yapılan her saldırı, kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça hukuka aykırıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bir kararında da resim üzerindeki hak, kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik hakları arasında sayılmıştır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu da resim ve portrelerin, tasvir edilen kişinin izni olmadan teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemeyeceğini düzenler (FSEK m.86). Bu izin, ülkenin siyasi ve toplumsal hayatında rol oynayan kişilerin resimleri, tasvir edilen kişilerin katıldığı geçit resmi, resmî tören veya genel toplantıları gösteren resimler ve günlük olaylara ilişkin resimler için aranmaz. Bir ebeveynin çocuğunun aile hayatından paylaştığı fotoğraf görüşümüze göre bu istisnalardan hiçbirine girmez.
Çocuk adına paylaşım iznini kim verir?
Görüşümüze göre küçük bir çocuk adına izni velayet sahibi ebeveyn verir. Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır (TMK m.335); ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m.337). Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir (TMK m.342). Yasal temsilci, çocuk adına hukuki işlem yapabilen kişidir.
Ayırt etme gücüne sahip, yani Türk Medeni Kanunu’nun 13. maddesindeki ifadeyle “akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan” çocuk ise kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanırken yasal temsilcisinin rızasına ihtiyaç duymaz (TMK m.16). Kişilik hakkı bu nitelikte bir hak olduğundan, kendi fotoğrafının paylaşılmasını istemeyen ve durumu kavrayabilecek olgunluktaki çocuğun itirazı kanaatimizce kendi başına hukuki değer taşır. Kanun ayrıca ana ve babanın, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanımasını ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutmasını ister (TMK m.339).
Evlilik sürerken anne veya baba tek başına paylaşım yapabilir mi?
Diğer ebeveyn açıkça karşı çıkıyorsa görüşümüze göre hayır, çünkü evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır (TMK m.336).
Kanun, çocuğun temsiline ilişkin hükümde iyiniyetli üçüncü kişilerin eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabileceğini kabul eder (TMK m.342). Bu varsayım iyiniyetli üçüncü kişileri korur; görüşümüze göre anne ile baba arasındaki anlaşmazlığı çözmez.
Eşler evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşerse ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir (TMK m.195). Çocuğun fotoğrafı konusundaki anlaşmazlık da kanaatimizce bu yolla hâkime taşınabilir.
Paylaşımlar çocuğun menfaatini ve gelişmesini tehlikeye düşürüyor, ana ve baba da duruma çare bulamıyor veya buna güçleri yetmiyorsa hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.346). Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m.336); böyle bir karar varsa çocuk adına paylaşıma izin verme yetkisi kanaatimizce velayet verilen ebeveyndedir.
Boşandıktan sonra velayeti olmayan ebeveyn çocuğun fotoğrafını paylaşabilir mi?
Velayet sahibi karşı çıkıyorsa kural olarak hayır. Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveyne aittir (TMK m.336). Ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Kanun yasal temsili velayet çerçevesinde tanıdığı için kişisel ilişki hakkı görüşümüze göre çocuk adına fotoğraf paylaşımına izin verme yetkisi vermez.
Bu nedenle velayet sahibinin itirazına rağmen yapılan herkese açık paylaşım, kanaatimizce çocuk adına verilmiş geçerli bir rızaya dayanmaz ve kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırı olarak değerlendirilebilir.
Boşanma kararıyla ortak velayet kurulmuşsa kanaatimizce paylaşım için iki ebeveynin de rızası gerekir.
Velayet sahibi ebeveyn çocuğun fotoğrafını dilediği gibi paylaşabilir mi?
Hayır. Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK m.339). Velayet sahibinin fotoğraf paylaşımı da görüşümüze göre çocuğun menfaatiyle sınırlıdır.
Velayeti olmayan ebeveyn, velayet sahibinin paylaşımları nedeniyle kanaatimizce hâkimden TMK’nın 346. maddesine göre önlem alınmasını isteyebilir; bu madde “Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse” hâkimin çocuğun korunması için uygun önlemleri alacağını düzenler.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çocuğun fotoğrafına uygulanır mı?
Herkese açık paylaşımda görüşümüze göre evet. Kimliği belirlenebilen bir çocuğun fotoğrafı kişisel veridir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kişisel veriyi kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlar (KVKK m.3).
KVKK, kişisel verilerin üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulmak kaydıyla gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesine uygulanmaz (KVKK m.28). Fotoğraf herkese açık bir hesapta paylaşıldığında üçüncü kişilerin erişimine açıldığı için bu istisnanın şartları görüşümüze göre karşılanmaz.
İstisna uygulanmıyorsa KVKK’nın genel kuralı geçerli olur ve kişisel veriler, kanunda sayılan hâller dışında ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez (KVKK m.5). Çocuk adına bu rızayı görüşümüze göre yasal temsilcisi olan velayet sahibi verir (TMK m.342); ayırt etme gücüne sahip çocuğun kendi itirazı da kanaatimizce dikkate alınmalıdır. Velayet sahibi, fotoğrafın açık rızaya dayanmadan paylaşıldığını kişilik hakkı taleplerine ek bir dayanak olarak ileri sürebilir.
KVKK’ya dayanıldığında paylaşımı yapan kişi görüşümüze göre veri sorumlusu konumundadır. Velayet sahibi önce ona yazılı olarak veya Kişisel Verileri Koruma Kurulunun belirlediği diğer yöntemlerle başvurur; veri sorumlusu talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırır (KVKK m.13). Başvuru reddedilir, cevap yetersiz bulunur veya süresinde cevap verilmezse cevabın öğrenildiği tarihten itibaren otuz ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kurula şikâyette bulunulabilir (KVKK m.14).
Fotoğrafın kaldırılması nasıl istenir?
Mahkemeye veya Siber Güvenlik Başkanlığına başvurmak için önce platforma bildirim yapmak gerekmez; Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesi ve 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi böyle bir ön şart aramaz. Paylaşımın niteliğine göre pratikte şu yollar izlenebilir:
- Yalnız yakın çevrenin görebildiği bir paylaşımda ilk adım, paylaşımı yapan kişiye fotoğrafı kaldırmasını tarihi görünen bir mesajla bildirmek olabilir.
- Herkese açık bir hesapta çocuğun kimliğinin belirlenebildiği ya da okulu veya ev adresi gibi bilgilerin anlaşıldığı paylaşımda platforma bildirim yapılabilir ve mahkemeden saldırıya son verilmesi istenebilir.
- Çocuğun özel hayatına ilişkin bir görüntüde erişimin engellenmesi Siber Güvenlik Başkanlığından istenebilir ve paylaşım suç şikâyetine de konu olabilir.
Sosyal medya platformuna nasıl bildirim yapılır?
5651 sayılı Kanun, haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişinin içeriğin kaldırılması için önce içerik sağlayıcıya, makul sürede sonuç alamazsa yer sağlayıcıya iletişim adresleri üzerinden bildirimde bulunmasını uyarı yöntemi olarak tanımlar (5651 sayılı Kanun m.2). Kanundaki tanımlara göre içeriği üreten, değiştiren ve sağlayan kişi içerik sağlayıcı, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten kişi ise yer sağlayıcıdır; sosyal medyada görüşümüze göre ilki paylaşımı yapan kullanıcı, ikincisi platformdur.
Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, yani sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların içerik oluşturmasına, görüntülemesine veya paylaşmasına imkân sağlayan platform, kişiler tarafından yapılan başvurulara başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermek zorundadır; olumsuz cevap gerekçeli verilir (5651 sayılı Kanun ek m.4/3).
Bu yükümlülük önceden yalnız Kanunun 9 ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik başvurular için öngörülmüştü. 22.04.2026 tarihli ve 7578 sayılı Kanunun 22. maddesi “9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak” ibaresini madde metninden çıkarmış, değişiklik 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girmiştir. Değişiklikten sonra özel hayata ilişkin olmayan bir fotoğrafın kaldırılması için platforma yapılan başvuru da görüşümüze göre kırk sekiz saatlik cevap yükümlülüğü kapsamındadır.
Özel hayata ilişkin görüntüde erişim engeli nasıl istenir?
İnternetteki bir yayın nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi, Siber Güvenlik Başkanlığına doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini isteyebilir (5651 sayılı Kanun m.9/A). Başvuruda yayının tam adresi (URL), hakkın hangi açılardan ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimliği ispatlayacak bilgiler bulunur; bu bilgilerde eksiklik varsa talep işleme konulmaz.
Başvuran, talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.
Kişilik hakları ihlal edilenlerin doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini istemesine imkân veren 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi ise Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli, E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal 10.10.2024’te yürürlüğe girmiştir. Özel hayata ilişkin olmayan bir paylaşımda kişilik hakkının korunması için platforma bildirim dışında başvurulacak yer bu nedenle görüşümüze göre mahkemedir.
Mahkemeden kişilik hakkının korunması nasıl istenir?
Kişilik hakkına saldırılan kişi hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir (TMK m.25). Bu istemlerle birlikte maddi ve manevi tazminat da istenebilir. Dava, davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Çocuk adına davayı kanaatimizce yasal temsilcisi olan velayet sahibi ebeveyn açar. Evlilik sürerken dava, velayeti birlikte kullanan diğer ebeveyne karşı açılacaksa o ebeveyn de çocuğun yasal temsilcisi olduğundan kanaatimizce temsil kayyımı atanması istenmelidir; TMK’nın 426. maddesine göre vesayet makamı, “Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa” ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar.
Fotoğraf özel hayata ilişkinse suç oluşur mu?
Oluşabilir. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden, yani başkalarının öğrenebileceği hâle getiren kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.134). Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m.139). Şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenme gününden başlayarak altı ay içinde yapılmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73).
Her aile fotoğrafı bu suçu oluşturmaz; görüntünün özel hayata ilişkin olması ve ifşanın hukuka aykırı olması gerekir. Örneğin çocuğun banyoda çekilmiş bir görüntüsü gibi mahrem bir içerik, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu bakımından değerlendirilebilir.
Fotoğraf üzerindeki kişilik hakkına ilişkin Yargıtay kararları
“…Kişilik hakları şahsa sıkı sıkıya bağlı, devredilemeyen ve vazgeçilemeyen haklar olup hayat beden ve ruh tamlığı, düşünce ve çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet, ad ve resim üzerindeki haklar olarak sayılabilir ve bu sayılanlarla da sınırlı değildir. Bir kimsenin resmi üzerindeki kişilik hakkı Medeni Hukuk yönünden korunduğu gibi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda getirilen özel düzenlemeler ile de korunmaktadır.…”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/7425, K. 2014/3799, T. 06.03.2014
Sıkça Sorulan Sorular
Velayet sizdeyse çocuk adına hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini ve sürmekte olan saldırıya son verilmesini isteyebilirsiniz; bu iki istem Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesinde sayılır. Tekrarlanan paylaşımları tarih ve bağlantılarıyla saklamak, saldırı tehlikesinin sürdüğünü göstermeye yarar.
Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre kişilik hakkına yapılan saldırı, “Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça” hukuka aykırıdır. Küçük çocuk adına rızayı yasal temsilcisi olan velayet sahibi verdiği için akrabanın herkese açık paylaşımına da görüşümüze göre velayet sahibi ebeveynin izni gerekir. İtiraz hâlinde fotoğrafın kaldırılması paylaşımı yapan kişiden, paylaşımın yapıldığı platformdan veya mahkemeden istenebilir.
Adı, okulu, konumu veya çevresinin onu tanıyabileceği başka bir bilgi paylaşımdan anlaşılıyorsa görüşümüze göre evet. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kişisel veriyi “Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi” kapsayacak biçimde tanımlar; yüz kapatılsa da çocuk kanaatimizce bu bilgilerle belirlenebilir. Çocuk hiçbir bilgiyle belirlenemiyorsa fotoğraf bu tanıma göre kişisel veri sayılmaz.
Görüşümüze göre evlilik sürerken iki ebeveynin de, boşanmadan sonra ise ortak velayet kurulmamışsa velayet kendisine bırakılan ebeveynin izni gerekir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre kurumlar da kanunda sayılan hâller dışında ilgili kişinin açık rızası olmadan kişisel veri işleyemez. Türk Medeni Kanunu’nun çocuğun temsiline ilişkin hükmüne göre iyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir; diğer ebeveyn kuruma açıkça itiraz ettiyse kanaatimizce kurum bu varsayıma artık iyiniyetle dayanamaz.
Avukat Görüşü
Kaldırma talebinde bulunmadan önce paylaşımın ekran görüntüsünü, yayın adresini (URL), hesap adını ve paylaşım tarihini birlikte kaydedin. Erişim engeli başvurusunda yayının tam adresi ve kimlik bilgileri eksikse talep işleme konulmaz; bu bilgileri başvurudan önce hazırlayın. Talebi yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmanız gerektiğinden hâkime sunacağınız talep dilekçesini de önceden yazın. Paylaşımı yapan ebeveyne itirazınızı mesaj veya e-posta gibi tarihi görünen bir yolla iletmek, sonraki aşamada rızanın bulunmadığını göstermeyi kolaylaştırır. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanıyorsa çocuğun fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılmasına ilişkin bir düzenleme kanaatimizce protokole eklenebilir; böyle bir maddede hangi paylaşımların onaylandığı açıkça yazılabilir.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri 08.11.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
