Şantaj yapan kişiye para gönderdiyseniz şikâyet hakkınızı kaybetmezsiniz. Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesi bir kimseyi haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişiyi cezalandırır ve paranın ödenmiş olması bu suçu ortadan kaldıran bir durum olarak kanunda yer almaz. Şantaj, soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlı suçlardan değildir; savcı, başvurunuzla olayı öğrendiğinde araştırmaya başlar. Gönderdiğiniz parayı da faile karşı açacağınız tazminat davasında isteyebilirsiniz.
İçindekiler
Para göndermek şantaj suçunu ortadan kaldırır mı?
Hayır. Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinin ikinci fıkrası, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunan kişiyi cezalandırır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bir kararında, yararın elde edilmesinin suçun tamamlanması için gerekli olmadığını, tehdidin mağdura ulaştırılmasının yeterli olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle parayı göndermiş olmanız, failin şantaj suçu nedeniyle soruşturulmasını engellemez.
Olay yağma veya dolandırıcılık sayılırsa ne değişir?
Para istenirken sizin veya bir yakınınızın hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı yapılacağı ya da malvarlığınızın büyük zarara uğratılacağı söylenmişse olay, Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesindeki yağma suçu olarak değerlendirilebilir. Yağmanın temel şeklinin cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir ve bu şekil için dava zamanaşımı on beş yıldır. Sahte bir kimlikle kurulan ilişkide aldatılarak para gönderdiyseniz hileli davranışlarla aldatıp yarar sağlamayı cezalandıran dolandırıcılık suçu da gündeme gelebilir.
Başvuruda suçun adını doğru koymanız gerekmez. Fiilin hangi suç sayılacağına, yani hukuki nitelendirmesine ceza mahkemesi karar verir ve bu konuda iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Yine de olayın şantaj, yağma veya dolandırıcılık sayılması iki noktada sonuç doğurur. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. maddesi, “suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde” şüpheli veya sanığa ait banka hesaplarına el konulmasına izin verir ve bu kararı ancak hâkim verebilir. El koyma kararı için ilgili kurumdan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor da alınır. Bu maddenin uygulandığı suçlar arasında yağma ve dolandırıcılık sayılmıştır, şantaj sayılmamıştır. Zararı gideren faile ceza indirimi sağlayan etkin pişmanlık hükmü de dolandırıcılık ve yağma için öngörülmüştür, şantaj için öngörülmemiştir.
Ödeme yaptıktan sonra hangi kayıtları saklamalısınız?
Mağdur, soruşturma sırasında delillerin toplanmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hakkı kullanırken para gönderdiğinizi ve neden gönderdiğinizi gösterebilmek için kayıtları silmeden saklayın. Saklanacak başlıca kayıtlar şunlardır.
- Her ödemenin dekontu veya uygulama içi ödeme kaydı, tarih, tutar, alıcının adı ve IBAN’ı görünecek biçimde saklanmalıdır.
- Para istenen mesajlar, sesli mesajlar ve e-postalar silinmemelidir.
- Failin kullandığı telefon numarası, kullanıcı adı ve profilinin internet adresi not edilmelidir.
- Ödemeden sonra gelen yeni para talepleri de aynı biçimde saklanmalıdır.
Dekont, paranın hangi tarihte hangi hesaba gittiğini gösterir. Paranın şantaj yüzünden gönderildiği ise dekontun, hemen öncesindeki talep mesajıyla birlikte okunmasıyla anlaşılır.
Şikâyet nereye ve ne zamana kadar yapılır?
Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa, örneğin polise ya da jandarmaya yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan başvuru da ilgili başsavcılığa gönderilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre başvuru yazılı olarak ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.
Şantaj şikâyete bağlı suçlardan olmadığı için şikâyete bağlı suçlarda aranan altı aylık şikâyet süresi şantaja uygulanmaz. Savcının soruşturma yapabilmesi için sınır, suçun işlendiği günden başlayan sekiz yıllık dava zamanaşımı süresidir. Aynı kişiye karşı aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda yapılan talepler zincirleme suç sayılırsa bu süre son suçun işlendiği günden başlar.
Şantajda mahrem görüntü veya ses kayıtları kullanılıyorsa süre bakımından ayrı bir kural doğar. Bu kayıtların hukuka aykırı biçimde alınması ya da yayılması Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir ve bu suçun soruşturulması şikâyete bağlıdır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu için şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu bildiğiniz veya öğrendiğiniz günden başlayarak altı ay içinde ve dava zamanaşımı süresi geçmeden yapılmalıdır. Bu süre geçerse özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden soruşturma yapılamaz; şantaj yönünden soruşturma bundan etkilenmez.
Şikâyetten sonra soruşturma nasıl ilerler?
Savcı, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri kolluk aracılığıyla toplar.
Şantaj, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde uzlaştırmaya tabi tutulan suçlar arasında sayılmaz ve şikâyete de bağlı değildir. Bu nedenle şüpheli yetişkinse şantaj suçu yönünden dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez. Aynı fıkranın (c) bendi ise adli süreçteki çocuklar, yani suç işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma yapılan on sekiz yaşından küçükler bakımından, mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarda da uzlaştırma öngörür.
Savcı iddianame düzenleyip, yani suçlamayı mahkemeye yazılı olarak sunup kamu davası açarsa mağdur, ilk derece mahkemesinde, yani davaya ilk bakan ceza mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek davaya katılabilir. Davaya katılan mağdur, davayı sonuçlandıran karara karşı kanun yoluna başvurabilir.
Gönderdiğiniz parayı geri isteyebilir misiniz?
Evet. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermek zorundadır. Şantaj yüzünden gönderdiğiniz para maddi zarar olarak faile karşı açılacak tazminat davasında istenebilir. Aynı kanunun 58. maddesi de “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.” hükmünü taşır.
Tazminat davasında görevli mahkeme, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Davayı failin yerleşim yeri mahkemesinin yanında, haksız fiilden doğan davalar için tanınan yetki kuralı gereği kendi yerleşim yerinizdeki mahkemede de açabilirsiniz. Dava dilekçesinde davalının adı, soyadı ve adresinin bulunması gerekir; bu bilgi eksikse hâkim bir haftalık kesin süre verir ve süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Tazminat istemi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçince de istem zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa o süre uygulanır. Şantaj için Türk Ceza Kanunu’ndaki dava zamanaşımı sekiz yıl olduğundan, iki yıllık süre geçmiş olsa bile şantaj fiilinin üzerinden sekiz yıl geçmedikçe tazminat istemi zamanaşımına uğramaz.
Paranın iadesi ceza davasında da, fail hakkında verilebilecek bir kararın koşulu olarak gündeme gelir. Fail iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası alırsa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, yani hükmün beş yıllık denetim süresi boyunca açıklanmadan bekletilmesine karar verebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi bu kararın koşullarını “sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması”, mahkemenin “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate” varması ve “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” olarak sayar. Zarar hemen giderilemiyorsa denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da bu karar verilebilir.
Şantajı yapan eşiniz veya bir aile üyenizse ne yapabilirsiniz?
Şantajı yapan eşiniz veya bir aile üyenizse ceza şikâyetinin yanında aile mahkemesinden 6284 sayılı Kanun’daki koruma tedbirlerini de isteyebilirsiniz. Bu kanun şiddeti, kişinin psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması muhtemel davranışları ve buna yönelik tehdit ve baskıyı da kapsayacak biçimde tanımlar.
Aile mahkemesi hâkimi, şiddet uygulayanın korunan kişiyi iletişim araçlarıyla ya da başka yollarla rahatsız etmemesine ve korunan kişiye, konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmamasına karar verebilir. Bu tedbirler kamuoyunda uzaklaştırma kararı olarak bilinir. Tedbir kararı, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yerdeki hâkimden, mülki amirden ya da kolluk biriminden istenebilir.
Şantaj suçuna ilişkin Yargıtay kararları
“…Elde edilmek istenilen yarar; para, mal veya bir hizmet sağlanması gibi maddi bir değer olabileceği gibi örneğin cinsel ilişkiye girmeyi temin etme gibi maddi değer dışında başka bir fayda da olabilir. Ayrıca yararın elde edilmiş olması suçun tamamlanması bakımından gerekli olmayıp yarar sağlamak maksadıyla şeref ve saygınlığa zarar verebilecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnad edileceğine ilişkin tehdidin mağdura ulaştırılması suçun tamamlanması açısından yeterlidir.…”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/291, K. 2017/558, T. 19.12.2017
Sıkça Sorulan Sorular
Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu şikâyet için failin kimliğinin bilinmesini şart koşmaz; savcı suç izlenimi veren durumu öğrenince araştırmaya başlar. Soyut ve genel nitelikteki şikâyet hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verileceğinden failin kullandığı telefon numarasını, hesap adını ve parayı aldığı hesabın bilgilerini şikâyette somut olarak yazın.
İade tek başına cezayı ortadan kaldırmaz; Türk Ceza Kanunu dolandırıcılık ve yağmada öngördüğü etkin pişmanlık indirimini şantaj için düzenlemez. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise paranın tamamen iade edilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için aranan zararın giderilmesi koşulu bakımından dikkate alınır.
Yeni para talepleri de Türk Ceza Kanunu’ndaki şantaj suçunun konusu olabilir. Mesajları silmeden saklayıp delillerin toplanmasını isteyerek soruşturma dosyasına bildirebilirsiniz. Görüntüler yayılırsa bu ifşa şikâyete bağlı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceğinden altı aylık şikâyet süresini ayrıca gözetmeniz gerekir.
Olayı savcılığa veya kolluğa sizin bildirmeniz yeterlidir; şantaj şikâyete bağlı olmadığından savcı bu bildirim üzerine araştırmaya başlar. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre on sekiz yaşını doldurmamış mağdurun vekili yoksa istemi aranmaksızın ona bir vekil görevlendirilir. Çocuğun telefonundaki mesajlar ve ödeme kayıtları silinmeden saklanmalıdır.
Avukat Görüşü
Şantaj dosyası hazırlanırken ödemeler ve talepler aynı zaman çizelgesinde gösterilmelidir. Her ödeme için tarih, saat, tutar, alıcının adı ve IBAN’ı ile o ödemeden hemen önce gelen talep mesajı yan yana yazılır. Fail farklı numaralardan veya hesaplardan yazdıysa bunların hepsi aynı listeye alınır; bu liste, savcılığın aynı kişiden gelen bütün talepleri birlikte değerlendirmesini kolaylaştırır.
Mahrem görüntü kullanılıyorsa fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz tarih ayrıca not edilmelidir, çünkü özel hayatın gizliliğini ihlal suçu için altı aylık şikâyet süresi bu tarihten işler. Aynı liste, tazminat davasında ödenen toplam tutarın kalem kalem ispatında da kullanılır.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri 06.11.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
