Türkiye'deki bir ev ortamında ahşap masa üzerinde boş sayfalı açık dosya, dolma kalem ve çay bardağı; arka planda aralarında boşluk bulunan iki ahşap sandalye.

Eşler Eşit Kusurlu Olduğunda Erkek Yararına Tazminata Hükmedilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı

Boşanma davasında erkek yararına tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği, eşler arasındaki kusur karşılaştırmasından doğrudan etkilenir. Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin birinci fıkrası maddi tazminatı, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen “kusursuz veya daha az kusurlu taraf” için öngörür. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, “kusurlu olan diğer taraftan” manevi tazminat isteyebileceğini düzenler.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.02.2026 tarihli, E. 2025/6712, K. 2026/1437 sayılı kararında, kadını ağır, erkeği hafif kusurlu sayarak erkek yararına 30.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminata hükmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını kusur belirlemesi ve kabul edilen tazminatlar yönünden bozdu. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin, yani davaya ilk bakan mahkemenin kararını istinaf yoluyla ikinci kez inceleyen üst mahkemedir. Bozma, temyiz edilen hükmün ilgili bölümlerinin hukuka uygun bulunmadığı anlamına gelir; temyiz ise kararın en üst derece mahkemede incelenmesini istemektir. Yargıtay’a göre eşler eşit kusurluydu ve eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemezdi. Kararın temyiz edilen diğer bölümleri ise onandı, yani yerinde bulundu.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6712, K. 2026/1437, 10.02.2026

Belge hazirlaniyor…

Bölge adliye mahkemesi kusur belirlemesini nasıl değiştirdi?

Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesinin eşit kusur kabulünü kadın aleyhine değiştirdi. Eşler, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanarak birbirlerine karşı boşanma davası açtı. İlk Derece Mahkemesi erkeğe eve ve eşine karşı ilgisiz olmayı, evi terk edip bir süre sonra geri dönmeyi ve ortak konuta kayıt cihazı koymayı kusur olarak yükledi. Kadına ise aşırı kıskançlık yapmayı, iş gezilerine eşinin yanında katılmayı, eşinden habersiz kendi ailesine para göndermeyi ve yemek ile temizliğe özen göstermemeyi kusur saydı. Mahkeme eşleri eşit kusurlu bularak iki davayı da kabul etti ve boşanmaya karar verdi.

Aynı kararda ortak çocuğun velayeti anneye verildi, babayla çocuk arasında yatılı kişisel ilişki, yani görüşme düzeni kuruldu ve çocuk için dava sürerken ve boşanmadan sonra ödenecek aylık 1.000 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedildi. Kadının yoksulluk nafakası istemi ile iki tarafın tazminat talepleri reddedildi.

Taraflar kararı istinaf etti. İstinaf aşamasında, kadının erkeğin haberi olmadan ailesine para gönderdiği, aşırı kıskançlığı yüzünden çalışanların önünde eşini küçük düşürdüğü, ev hanımı olarak üzerine düşen yükümlülükleri tam yerine getirmediği ve çocuğa ilgisinin eksik olduğu kanıtlanmış sayıldı. Kadının evde yemek yapmadığı, pek çok zaman ailesinin yanına gidip vakit geçirdiği ve şeker hastası olan eşinin beslenmesine dikkat etmeyip dışarıdan yemek söyleyerek öğünleri geçiştirdiği de kanıtlanmış kabul edildi. Mahkeme bu davranışların kadına kusur olarak yüklenmemesini yerinde bulmadı; kadını ağır, erkeği hafif kusurlu kabul ederek kusura ilişkin gerekçeyi düzeltti ve erkek yararına 30.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminata hükmetti.

Kadın tarafın vekili bu kararı kusur belirlemesi, erkeğin açtığı davanın kabulü, kadının reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile erkek lehine kabul edilen tazminatlar yönünden temyiz etti.

Yargıtay neden eşleri yine eşit kusurlu saydı?

Yargıtay kararında, Bölge Adliye Mahkemesinin kadına yüklediği davranışların ispatlanmadığına dair bir değerlendirme yer almıyor. Yargıtay, “kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre” eşlerin eşit kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini belirtti. Kadının ağır, erkeğin az kusurlu sayılmasını ise “yanılgılı kusur belirlemesi” olarak nitelendirdi ve kusur belirlemesini bozdu.

Karar, iki tarafın davranışlarının nasıl tartıldığını tek tek açıklamıyor. Bu yüzden karardan hangi davranışın ne ağırlıkta sayıldığı çıkarılamaz. Kanaatimizce karardan anlaşılan, erkeğe ve kadına yüklenen davranışların birlikte değerlendirildiği ve Yargıtay’ın iki tarafın kusurunu eşit ağırlıkta gördüğüdür. Karar, boşanmada kusur sayılan davranışlar arasında hangisinin daha ağır olduğuna dair genel bir sıralama da kurmuyor.

Eşit kusur kabulü neden erkek yararına tazminatın bozulmasına yol açtı?

Yargıtay’ın ikinci bozma gerekçesi, kusur değişikliğinin doğrudan sonucudur. Kararda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi uyarınca boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için “tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir” denildi. Yargıtay ardından “Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez.” sonucuna vardı.

Eşit kusur kabulüyle erkek bu şartı karşılamıyordu. Yargıtay bu nedenle “hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına şartları oluşmadığı halde” maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini isabetsiz buldu ve iki tazminatı da bozdu.

Kanunun lafzında “kusursuz veya daha az kusurlu” şartı yalnız maddi tazminatı düzenleyen birinci fıkrada geçer. İkinci fıkra manevi tazminatı, “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf” için ve “kusurlu olan diğer taraftan” istenebilecek biçimde düzenler. Yargıtay ise bu kararda kusur karşılaştırmasını maddi ve manevi tazminat için birlikte uyguladı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.06.2026 tarihli, E. 2025/9098, K. 2026/6561 sayılı kararında da “Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez.” denilmiş ve eşit kusurlu eş sayılan kadın lehine verilen tazminatlar bozulmuştur.

Bozma dışında kalan bölümler hakkında ne karar verildi?

Yargıtay, kadın tarafın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarını yerinde görmedi. Bu itirazlar arasında erkeğin davasının kabulü ile kadının reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri de vardı. Kararın bu bölümleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onandı. Kanaatimizce kadının tazminat talebinin reddinin onanması da eşit kusur sonucuyla uyumludur; çünkü kadın da eşit kusurlu sayıldı.

Yoksulluk nafakasında ise Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın “kusuru daha ağır olmamak koşuluyla” nafaka isteyebileceğini düzenler. Bu yüzden eşit kusurlu eşin yoksulluk nafakası talebi kusur yönünden engellenmez. Bu kararda kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine yönelik itirazın neden yerinde görülmediği ayrıca açıklanmadı; onamanın gerekçesi karardan çıkarılamaz.

Velayet, kişisel ilişki ve çocuk için hükmedilen nafaka kadının temyiz ettiği bölümler arasında yer almıyor; Yargıtay kararında bu konularda bir değerlendirme bulunmuyor. Yargıtay dosyayı kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderdi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373. maddesine göre bu mahkeme, tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozma kararına uyup uymayacağına karar verecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

İsteyebilirsiniz, ancak Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesine göre maddi tazminat için sizin kusursuz veya eşinizden daha az kusurlu olmanız gerekir. Mahkeme sizi eşinizle eşit kusurlu bulursa bu şart gerçekleşmez; incelenen kararda Yargıtay eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.

İncelenen kararda Yargıtay, “Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine” karar verdi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373. maddesine göre bu mahkeme tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozmaya uyup uymayacağına karar verir. Mahkeme bozmaya uymayıp önceki kararında direnirse, yani ısrar ederse ve bu karar temyiz edilirse inceleme, kararına direnilen Yargıtay dairesince yapılır.

İncelenen kararda bu davranışların kanıtlanması kadını daha ağır kusurlu saymaya yetmedi. Bölge Adliye Mahkemesi bu davranışları kadına kusur olarak yüklemişti; İlk Derece Mahkemesi ise erkeğe de eve ilgisizlik, evi terk edip dönme ve ortak konuta kayıt cihazı koyma kusurlarını yüklemişti. Yargıtay kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre eşleri eşit kusurlu saydı; kanaatimizce bu, sonucun iki tarafın kanıtlanan davranışlarının birlikte tartılmasına bağlı olduğunu gösterir.

Avukat Görüşü

Boşanmada tazminat talebi veya bu talebe karşı savunma hazırlanırken önce iki tarafın ispatlanabilecek davranışları yan yana konmalıdır. Karşı tarafa yüklenecek davranışların yanında, karşı tarafın size yükleyebileceği ve tanıkla ya da belgeyle ispatlayabileceği davranışlar da hesaba katılmalıdır. Tazminat isteyen eşin daha az kusurlu sayılması bu karşılaştırmanın sonucuna bağlıdır; karşı tarafın kusurlarını çoğaltmak, kendi kusurlarınız aynı ağırlıktaysa sonucu değiştirmeyebilir.

Bölge adliye mahkemesi kusur belirlemesini değiştirip yeni bir tazminata hükmettiyse temyiz dilekçesinde hem kusur belirlemesine hem de tazminat hükmüne açıkça itiraz edilmelidir. İncelenen kararda Yargıtay onamayı “temyize konu bölümlerinin” onanması biçiminde kurdu; temyiz edilmeyen velayet gibi bölümler hakkında değerlendirme yapmadı.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.02.2026 tarihli, E. 2025/6712, K. 2026/1437 sayılı kararı hakkında genel bilgi verir ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yazıda anılan Türk Medeni Kanunu’nun 174. ve 175. maddeleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. ve 373. maddeleri 25.10.2026 tarihinde Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki resmî metinden kontrol edilmiştir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.

Son Güncelleme 25.10.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.

Baro Bursa Barosu
Yukarı Çık