Evet. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 verilerine göre boşanmaların %34,0’ı evliliğin ilk beş yılında, %20,3’ü 6 ile 10. yıllar arasında gerçekleşti; yani boşanmaların %54,3’ü evliliğin ilk on yılı içinde oldu. Türkiye’de boşanma oranları iller arasında da belirgin biçimde değişiyor; kaba boşanma hızı İzmir’de binde 3,28 iken Hakkari’de binde 0,51’de kaldı.
İçindekiler
TÜİK verilerini aktaran yayınlara göre 2025’te velayet verilen çocukların %74,6’sında velayet anneye bırakıldı.
Boşanma hızı nasıl hesaplanıyor?
TÜİK’in 24 Şubat 2026’da açıkladığı evlenme ve boşanma istatistiklerini aktaran yayınlar boşanmaları boşanan çift sayısı ve kaba boşanma hızıyla veriyor. Kaba boşanma hızı bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eder ve 2025’te Türkiye geneli için binde 2,26 oldu.
Aynı verilere göre 2025’te kararı kesinleşen boşanma davaları sonucunda 193.793 çift boşandı. Boşanma sayıları 2024’teki 188.963’ten bu düzeye yükseldi.
Kaba boşanma hızı evli çiftlere değil nüfusa oranlandığı için, bir ildeki evli çiftlerin ne kadarının boşandığını doğrudan göstermez.
Evliliğin ilk yılında anlaşmalı boşanma mümkün mü?
Hayır. Anlaşmalı boşanma yolu evliliğin ilk yılında kullanılamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasına göre evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Aynı fıkraya göre bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için “hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016 tarihli bir kararında bir yıllık sürenin dava tarihi itibarıyla arandığını belirtmiştir. Aynı karara göre evlilik dava tarihinde bir yılını doldurmamışsa davalının davayı kabul etmesi veya eşlerin boşanma yönündeki iradesi sonuç doğurmaz; taraflara delil gösterme imkânı tanınır ve boşanma sebebinin bulunup bulunmadığı delillere göre belirlenir. Kanaatimizce bu durumda dava, boşanma sebebinin delillerle ispatlanması gereken bir çekişmeli boşanma davası olarak yürür.
Boşanma hızı hangi illerde yüksek, hangi illerde düşük?
Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il 2025’te binde 3,28 ile İzmir oldu. İzmir’i binde 3,21 ile Antalya ve binde 3,14 ile Denizli izledi.
En düşük hız binde 0,51 ile Hakkari’de görüldü; Hakkari’yi binde 0,52 ile Şırnak ve binde 0,63 ile Bitlis izledi. İzmir’deki kaba boşanma hızı Hakkari’dekinin altı katından fazladır.
İstatistiklere göre boşanmada velayet kime veriliyor?
TÜİK verilerini aktaran yayınlara göre 2025’te kararı kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191.371 çocuk velayete verildi. Bu çocukların %74,6’sında velayet anneye verildi, %25,4’ünde ise velayetin babaya verilmesine karar verildi. Bu yüzdeler kararların sonucunu gösterir; kararların hangi gerekçeyle verildiğini göstermez.
Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Kanunun 336. maddesine göre boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020 tarihli bir kararında velayet düzenlemesinde asıl olanın çocuğun menfaati olduğunu, ana ve baba ile çocuğun yararı çatışırsa çocuğun yararına üstünlük tanınması gerektiğini belirtmiştir.
Evlilik süresine ve velayete ilişkin Yargıtay kararları
“…Buna göre, tarafların serbest iradeleri ile boşanma talebinde bulunabilmeleri, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması halinde mümkündür. En az bir yıl sürmemiş olan evliliklerde “serbest iradeyle” boşanmaya karar verilemez.…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14811, K. 2016/5467, T. 21.03.2016
“…Velayet kamu düzenine ilişkindir. Velayet düzenlemesinde asıl olan çocuğun menfaatidir ve bu düzenlemede ana ve baba ile çocuğun yararı çatıştığı takdirde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir.…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/339, K. 2020/1775, T. 03.03.2020
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. TÜİK verilerini aktaran yayınlara göre 2025 yılı için açıklanan boşanan çift sayısı, kararı kesinleşen boşanma davalarına dayanır. Dava sürdüğü veya boşanma kararı henüz kesinleşmediği sürece o yılın boşanma sayısında yer almazsınız.
Kanaatimizce etkilemez. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin ilk fıkrasına göre eşlerden her biri, evlilik birliği “ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa” boşanma davası açabilir. Kanaatimizce mahkeme bu sarsılmayı sizin evliliğinizde yaşanan olaylara bakarak değerlendirir; ildeki boşanma hızı bu değerlendirmenin ölçütü değildir.
Engellemez. Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesine göre boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020 tarihli bir kararında velayet düzenlemesinde asıl olanın çocuğun menfaati olduğunu belirtmiştir. Kanaatimizce istatistikteki anne ve baba yüzdeleri, sizin çocuğunuzun menfaatinin hangi ebeveynin yanında daha iyi korunacağı sorusunun yerine geçmez.
Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde evlilik süresine bağlanan tek şart, üçüncü fıkradaki anlaşmalı boşanma için aranan en az bir yıllık süredir; altıncı yılda açılan davada bu süre zaten dolmuştur. İstatistikteki yıl grupları hukuki bir şart değil, boşanmaların evlilik süresine göre dağılımını gösteren bir sınıflandırmadır.
Avukat Görüşü
Evliliğin ilk yılında boşanma düşünülüyorsa evlenme tarihi nüfus kaydından kontrol edilmeli ve bir yıllık sürenin dava tarihinde dolup dolmadığı hesaplanmalıdır. Süre dolmamışsa eşler anlaşmış olsa bile boşanma sebebini gösteren olaylar ve bunları ispatlayacak tanık ile belgeler baştan hazırlanmalıdır.
Kanaatimizce velayet talebinde istatistikteki yüzdeler yerine çocuğun menfaatini gösteren somut olgular dilekçede anlatılmalıdır. Çocuğun kiminle yaşadığı, okul ve sağlık işlerini kimin takip ettiği ve günlük bakımını kimin üstlendiği tarihleriyle yazılmalı ve tanık veya belgeyle desteklenmelidir.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kullanılan kanun hükümleri 06.11.2026 tarihinde resmî metinden kontrol edilmiştir; istatistikler TÜİK verilerini aktaran yayınlardan alınmıştır. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
