Boşanma davası açma sürecini temsil eden mahkeme ortamı

Boşanma davası, eşlerden birinin aile mahkemesine sunacağı dava dilekçesi ile açılır. Davanın anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi açılacağı; eşlerin boşanma, velayet, nafaka, tazminat, ziynet eşyaları ve mal paylaşımı gibi konularda anlaşıp anlaşmadığına göre belirlenir. Eşler tüm konularda uzlaşmışsa anlaşmalı boşanma davası, uzlaşma yoksa çekişmeli boşanma davası açılması gerekir.

adım adım süreç
Boşanma davası açma süreci
📄
Dilekçe hazırlanır
Dava türüne uygun dilekçe oluşturulur.
⚖️
Mahkeme belirlenir
Görevli ve yetkili aile mahkemesi tespit edilir.
💳
Harç yatırılır
Harç ve gider avansı mahkeme veznesine yatırılır.
🏛️
Dava açılır
Dosya tevzi edilir ve mahkemeye kaydedilir.
👨‍⚖️
Süreç başlar
Mahkeme tensip zaptı ile yargılamayı başlatır.

Boşanma Davası Açma Sürecinin Temel Aşamaları

Boşanma davası açmak isteyen kişi öncelikle dava türünü belirlemelidir. Eşler tüm sonuçlarda anlaşmışsa anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokol hazırlanır. Eşler arasında uyuşmazlık varsa çekişmeli boşanma dilekçesi hazırlanır ve boşanma sebebine ilişkin deliller dilekçede gösterilir. Dilekçe hazırlandıktan sonra görevli ve yetkili aile mahkemesine başvuru yapılır, harç ve gider avansı yatırılır, dosya tevzi edilir ve mahkeme tensip zaptı ile yargılama sürecini başlatır.

Anlaşmalı boşanma davasında mahkemenin boşanmaya karar verebilmesi için tarafların yalnızca boşanma konusunda değil, boşanmanın sonuçları hakkında da anlaşmış olması gerekir. Bu kapsamda özellikle şu konular protokolde açık şekilde düzenlenmelidir:

  • Çocukların velayetinin kimde olacağı belirlenmelidir. 
  • Çocuk ile velayet hakkına sahip olmayan eş arasında kurulacak kişisel ilişki durumu belirlenmelidir.
  • Çocuk için verilecek iştirak nafakası konusunda anlaşma sağlanmalıdır.
  • Nafaka talebi olan eş var ise, verilecek olan yoksulluk nafakası belirlenmelidir.
  • Müşterek konutun kimde kalacağı hususu belirlenmelidir.
  • Kişisel eşyalar, ev eşyaları ve ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma sağlanmalıdır. 
  • Tazminat talebi var ise miktarı ve ödeme şekli belirlenmelidir.
  • Mal paylaşımını yapmalıdır. Tarafların dava sonrasında birbirine yeniden dava açmaması için bu hususa dikkat edilmelidir. 
  • Özel durumlar var ise bu durumlar hakkında da düzenleme yapılmalıdır.

Boşanmanın sonuçlarına ilişkin konulardan birinde dahi anlaşma sağlanamazsa eşlerden biri çekişmeli boşanma davası açabilir.

Eşler bu konuların tamamında ortak iradeye varırsa anlaşmalı boşanma davası açabilir. Anlaşma sağlanamayan tek bir konu dahi varsa dava çekişmeli boşanma davası olarak açılmalı veya mevcut dava çekişmeli olarak devam etmelidir.

Boşanmada Önemli Noktalar

Boşanma Davası Çeşitleri

Boşanma davaları uygulamada temel olarak anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olarak ikiye ayrılır. Dava türü; süreci, hazırlanacak belgeleri, duruşma sayısını, delil ihtiyacını ve davanın ne kadar süreceğini doğrudan etkiler. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce hangi dava türünün somut olaya uygun olduğunu belirlemek gerekir.

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
Anlaşmalı Boşanma Davası

Boşanma kararı alan eşler yukarıda belirtilen konularda uzlaşma sağladılar ise anlaşmalı olarak boşanabilirler. Bunun için eşlerden biri, anlaşmalı boşanma davası açmalıdır. Anlaşmalı boşanma davalarında en ciddi konulardan birisi, anlaşmalı boşanma protokolünün doğru şekilde hazırlanmasıdır.

Anlaşmalı boşanma protokolü, yukarıda belirtilen önemli konular hakkında uzlaşma kapsamını içerir ve bağlayıcılığı vardır. Hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolü doğru hazırlanmışsa boşanma en kısa sürede gerçekleşebilmektedir.

Çekişmeli Boşanma Davası

Her boşanma davasında uzlaşma söz konusu olmayabilir. Çiftlerin boşanma kapsamında uzlaşamadığı konular olması halinde, çekişmeli boşanma davası açılması gerekmektedir. TMK M. 166/3. maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanma durumu haricindeki bütün boşanma davaları, çekişmeli boşanma davası olarak adlandırılmaktadır.

Çekişmeli boşanma davalarında; boşanma sebebinde ve anlaşılamayan bütün konularda, eşler birbirlerinin kusurlu olduğunu iddia etmektedir. Kusurlu olduğu iddia edilen eşin kusurunun mahkemeye kabul ettirilebilmesi için deliller sunulmalıdır. Çekişmeli boşanma davaları daha uzun sürmektedir ve daha yıpratıcı olabilmektedir.

Hangi Nedenler ile Boşanma Davası Açılabilir?

Boşanma davası açan çift

Boşanma, evlilik birliği ile hayatlarını birleştirmiş olan çiftlerin, kanunlara göre ön görülen nedenler ile usule uygun olarak mahkeme kararıyla evlilik birliklerinin sona ermesidir. Boşanmanın gerçekleşebilmesi için somut olayda mahkemeye sunulabilecek, Medeni Kanun’da sıralanan nedenlerden biri veya birkaçı olmalıdır.

Genel Boşanma Sebepleri

Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması

Evlilik birliğinin temelden sarsılmasının kanunda örnek gösterilen bir eylem olmamakla beraber uygulamada en sık karşılaşılan eylemleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Geçimsizlik
  • Hakaret
  • Evlilik Yükümlülüklerini Yerine Getirmeme
  • Karakter Uyuşmazlığı Nedeniyle Tartışma
  • Cinsel İlişkiden Kaçınmak
  • Güven Sarsıcı Davranışlar
  • Ailenin Evliliğe Müdahalesi
  • Fiziksel Şiddet
  • Aşırı Kıskançlık

gibi çok sayıda eylem genel boşanma nedeni olarak kabul edilmektedir.

temelden sarsılma ilkesine göre boşanma davası nasıl açılır

En az bir yıllık evlilik şartı yalnızca anlaşmalı boşanma davaları bakımından aranmaktadır. Evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle açılan çekişmeli boşanma davalarında böyle bir süre şartı bulunmamaktadır. Kanunen böyle bir şart konulmuş olmasının sebebi, yeni evli çiftlerin birbirlerine zaman tanıması ve gerçekten anlaşamadıklarından emin olması içindir.

Eğer bu sebeple boşanma davası açılmış fakat eşlerin boşanması uygun görülmemişse, dava üzerinden 3 yıl geçmesi durumunda hala evlilik birliği kurulamamışsa eşler koşulsuz olarak boşanabilir.

Türkiye’de boşanma davalarının büyük çoğunluğu temelden sarsılma ilkesi doğrultusunda açılmaktadır.

Yalnız dikkat edilmesi gereken bir durum, temelden sarsılma ilkesine sebep olan olayların evlilikten sonra olmuş olması gerekmektedir. Yani evlilik öncesinde yaşanan olaylar bu davaya sebep olarak gösterilemez.

Eşlerin Boşanma Kararında Uzlaşmaları

Evlilik birliğiyle hayatları birleşmiş olan eşlerin, boşanma sonrası bütün konularda uzlaşmaları ile anlaşmalı boşanma davası açarak evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir.

Türk Medeni Kanunu’na göre eşler evlenme kararını ortak iradeleriyle alabiliyorsa aynı şekilde yine ortak iradelerini kullanarak boşanma hakları vardır.

Ortak Hayatın Kurulamaması (Fiili Ayrılık)

Herhangi bir boşanma nedenine istinaden mahkemeye boşanma talebiyle başvuran tarafların davasının reddedilmesi durumunda, boşanma talebinin ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl boyunca eşler ortak hayatı tekrar oluşturamamışsa, taraflardan birisinin başvurusuyla boşanmalarına karar verilebilir.

Özel Boşanma Sebepleri

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve herhâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. (TMK M.162)

Hayata kastedici olarak nitelendirilen eylemlerin, karşı tarafın hayatını derecesi boşanma davalarında verilen kararlar üzerinde etkili değildir. Örneğin; hayata kastetme eylemine maruz kalan taraf, bu eylemi zararsız atlatmış olabilir. Bu gibi faktörler, hayata kast sebebiyle boşanma davası açılmasına engel teşkil etmemektedir. 

Uygulamada en sık karşılaşılan ve hayata kastedici eylem kapsamında değerlendirilen olaylar şu şekildedir;

  • Eşlerden birinin diğer eşi öldürmeye yönelik fiilde bulunması,
  • Eşinin ölümle sonuçlanabilecek durumda kalmasına seyirci kalmak,
  • Eşinin ölümle sonuçlanabilecek durumdan kurtulabilmesine yardım ve imkan sağlamamak,
  • Eşinin kendisine yönelik öldürücü eylemleri gerçekleştirmesine (intihar) teşvik etmek vb.

Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Pek kötü veya onur kırıcı davranışın ispatının sağlanabilmesi için aranan en önemli şart “kast” ile gerçekleştirilen eylemin varlığıdır. Fiil ehliyetine sahip eşin kasti olarak evli olduğu eşine onur kırıcı davranışlarda bulunması durumunda, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açılabilmektedir.

Kastın varlığının ispat edilemediği eylemler, pek kötü veya onur kırıcı davranış kapsamında değerlendirilemeyecektir. Örneğin; eşlerden birisi, evin kilidini değiştirmiş ancak dikkatsizlik sebebiyle eşine yeni anahtarı vermeyi unutmuş olabilir. Bu davranış eşin eve kitlenmesi veya eşin dışarıda bırakılması olarak değerlendirilmeyecektir. Eylemi gerçekleştirilen eşin akıl sağlığı yerinde değilse, akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açılabilmektedir.

Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler;

  • Evden zorla uzaklaştırılma veya kovulma hali,
  • Tekrar eden şekilde hakaret ve argo kelimelere maruz kalınması hali,
  • Kocanın, eşinin bekareti hakkında toplum içinde onur kırıcı ithamlarda bulunması hali,
  • Topluluk içinde aşağılayıcı söz ve davranışlara maruz kalınması vb.

Zina Sebebiyle Boşanma

Zina (Aldatma), eşlerden birisinin, eşi dışında birisiyle kurduğu cinsel ilişki anlamına gelmektedir. Zina sebebiyle açılan boşanma davası, özel boşanma davaları arasında en çok açılan dava nedenidir. Aldatılan eş, özel boşanma nedenlerinden zina sebebiyle boşanma davası (TMK m.161) açabileceği gibi, genel boşanma nedenlerinden ortak hayatın temelinden sarsılması nedeniyle de boşanma davası açabilmektedir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme ve Suç İşleme Sebebiyle Boşanma

Evlilik yoluyla hayatları birleşmiş olan eşlerden birisinin yüz kızartıcı ve küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi sebebiyle diğer eşten birlikte bir yaşam sürdürebilmesi olanaksız hale gelirse, eşine bu nedenle süre kısıtlaması olmaksızın çekişmeli boşanma davası açabilmektedir. (TMK m.163)

Terk Sebebiyle Boşanma

Eşlerden birisinin ortak yaşam alanı olan konutu terk etmesi, terk sebebiyle boşanma koşullarına uygun gerçekleşmişse TMK m.164’e göre terk edilen eş, terk sebebiyle çekişmeli boşanma davası açabilmektedir. Terk nedeniyle boşanmanın gerçekleşebilmesi için; eşin ortak konutu terk etmesi, terk süresinin en az 6 ay sürmüş olması, ortak konutu terk eden eşin geçerli bir sebebi olmadan (örn. çeşitli zorunluluklar) konuta geri dönmemesi, terk eden eşe hâkim veya noter tarafından ihtarda bulunulmuş olmasına karşın eşin dönmemiş olması şartları aranmaktadır. Terk sebebiyle boşanma; mutlak, özel ve kusura dayalı bir boşanma nedenidir.

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma

Son özel boşanma sebebi akıl hastalığı sebebiyle boşanmadır. TMK m. 165 ile, eşlerden birinin akıl hastası olması sebebiyle ortak hayat, diğer eş için çekilmez hale gelmişse ve hastalığın geçmesine olanak bulunmaması hali resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilme şartıyla, bu eşin boşanma davası açma hakkı bulunmaktadır.

Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın gerçekleşebilmesi için, akıl hastalığı bulunan eşin durumunun evlilik birliği kurulduktan sonra ortaya çıkmış olması gerekmektedir. Ancak her akıl hastalığı boşanma sebebi oluşturmamaktadır. Eşlerden birisinde evlenmeden önce akıl hastalığı ortaya çıkmış ise, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davası açılabilir. (TMK m.145)

Akıl hastalığı nispi, özel ve kusura dayanmayan bir boşanma sebebidir.

Boşanma Davası Açabilmek İçin Gerekli Belgeler

Boşanma davası açmak isteyen çiftlerin öncelikli olarak hazırlamaları gereken belge boşanma dilekçesidir. Boşanma dilekçesi, anlaşmalı ya da çekişmeli boşanma olmasına göre hazırlanmalıdır. Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için dava dilekçesine ek olarak boşanma protokolü de hazırlanmalıdır. Anlaşmalı boşanma protokolünde; müşterek çocuğun velayeti, evlilik süresince edinilen mallar, tazminat ve nafaka gibi boşanma kapsamındaki konuların tamamında uzlaşmaya varıldığının beyan edilmesi gerekmektedir.

📌 Dava açmadan önce kontrol edin
  • Dava türünü belirlediniz mi?
  • Boşanma dilekçesi hazır mı?
  • Delilleriniz eksiksiz mi?
  • Tanıklar belirlendi mi?
  • Yetkili mahkeme doğru seçildi mi?
  • Harç ve giderler hesaplandı mı?

Eğer boşanmak isteyen çiftler boşanma kapsamındaki konuların tamamında uzlaşmaya varamamış ise, eşlerden herhangi birisinin çekişmeli boşanma davası açması gerekecektir. Çekişmeli boşanma nedeni kapsamında iddia edilen neden ve kusurun ispat edilebilmesi için kapsamlı ve doğru hazırlanmış bir dilekçe, deliller ve tanık ifadeleri mahkemeye sunulmalıdır. Önemli olan bir diğer husus ise, boşanma davaları çekişmeli olarak açıldıktan sonraki süreçte eşler arasında uzlaşma sağlanması durumunda anlaşmalı boşanma davasına çevrilebilmesi mümkün olabilmektedir.

Örnek Dilekçe Arşivi

Boşanma Dilekçesi Örnekleri

Aşağıdaki örnek dilekçeler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, talepler, deliller ve hukuki durum farklılık gösterebilir.

Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya tarafların davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce yalnızca dava dilekçesinin hazırlanması değil, davanın doğru mahkemede açılması da önemlidir.

Boşanma Davası Uyap veya e-devlet Üzerinden Açılabilir mi?

Avukatı bulunan kişiler bakımından boşanma davası UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile açılabilir. Avukatsız dava açmak isteyen kişiler ise dava dilekçesi ve ekleriyle birlikte görevli ve yetkili mahkemeye fiziki başvuru yapabilir. e-devlet üzerinden boşanma davası süreci takip edilebilir; ancak dava açma işlemi teknik ve usuli şartlara bağlı olduğundan dilekçe, ekler, harç ve gider avansı yönünden dikkatli hareket edilmelidir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Önemi

Sizin için hazırladığımız aşağıdaki test sayesinde anlaşmalı boşanma davası için gerekli şartları yerine getirip getirmediğinizi öğrenebilirsiniz.

Tarafların hakları ve talepleri noktasında davadan önce anlaşmalarını öngören bu uygulama, dikkatli hazırlanacak protokoller çerçevesinde son derece verimli sonuçları olan bir uygulamadır. Tarafların boşanma kararı verdikten sonra, mümkünse boşanma avukatları ile anlaşmalı boşanma dilekçesi hazırlayarak aile mahkemesine başvurmaları ile süreç başlar. Bu protokolde en önemli kısım uzlaşma aşamasıdır.

Haklarını tam anlamı ile kapsamayan anlaşmalı boşanma protokolü nedeniyle mağdur olmuş pek çok kişi söz konusudur ve bu durumun geri dönüşü yoktur.

Anlaşmalı boşanma için avukata sahip olmanız bir zorunluluk değildir. Ancak hukuki haklarınızın güvence altında olması adına hayat boyu sizin için sonuçları olacak bu belgenin doğru hazırlanması gerekir.

Şartlar ne olursa olsun, boşanacağınız eşinize ne kadar güvenirseniz güvenin, anlaşmalı boşanma protokolü hazırlama süreçlerinde çok dikkatli olun. Haklarınızı ve taleplerinizin karşılıklarını mutlaka sözleşmeye ekleyin.

örnek belge arşivi

Örnek Anlaşmalı Boşanma Protokolleri

Aşağıdaki örnek protokol dosyaları yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanın şartlarına göre protokol hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünün İçeriği Nedir?

Anlaşmalı boşanma protokolü, boşanmanın detaylarına ilişkin bütün detayları içeren, tarafları ömür boyu bağlayıcılığı olan resmi bir sözleşmedir. Anlaşmalı boşanma protokolüne çoğunlukla konu olan konu başlıkları şöyledir:

Tazminat

Eğer tazminat ödenmesi kararlaştırılmışsa bu tazminatın ne kadar olacağı ve ödeme şeklinin nasıl olacağına ilişkin detaylar.

Nafaka

Nafaka ödenip ödenmeyeceği ve nafakanın miktarı, ödeme şekli ile ilgili detaylar.

Çocuklar

Eşlerin 18 yaşından küçük (ergin olmayan) veya ergin kısıtlı çocukları ve çocukların vesayetine ilişkin detaylar.

Not: Türk Medeni Kanunu’nda kısıtlılık hukuki bir tanımdır ve bireyin çeşitli sebeplerden bir vesayet altında bulundurulması gerektiği anlamına gelir.

Mal Paylaşımı

Eşlerin sahip oldukları malları nasıl paylaşacağına ilişkin detaylar mal paylaşımı bölümünde açık ve net bir şekilde belirtilmelidir.

Ziynet Eşyaları

Düğünde takılan takılar ziynet eşyası olarak değerlendirilmektedir. Ziynet eşyaları da boşanma protokolünün içeriğine dahildir.

Soyadı Kullanımı

Boşanma sonucu soyadı kullanım hakkının devam edip etmeyeceğine ilişkin karar.

Müşterek Borçlar

Eşler mal paylaşımı yaptığı gibi, sahip oldukları borçların ödenmesine ilişkin olarak da ortak bir noktada anlaşmalıdır.

Aile Konutu

Eşlerin evliliklerini devam ettirdiği ev, aile konutu olarak tanımlanır ve burada kimin oturmaya devam edeceği de boşanma protokolünde belirtilmelidir.

Anlaşmalı boşanma protokolü tarafların hak ve yükümlülüklerini açık şekilde içermelidir. Taraflarca kabul edilen ve hâkim tarafından onaylanan protokol, içeriği ne olursa olsun, hukuki bir belgedir ve yaşam boyunca tarafları bağlayacaktır.

Örneğin, eşler nafaka konusunda bu protokolde belirlenen şartlar dışında bir talepte bulunamazlar.

Aynı şekilde velayet durumu da bu davaların esaslı konularından bir tanesidir. Eşlerin çocukların velayetleri konusunda net bir anlaşma sağlamış olmaları önem arz eder. Bu nedenle bir uzman görüşüne başvurmak gereklidir. Anlaşmalı boşanma protokolü ve anlaşmalı boşanma dilekçesi gibi belgelerin, avukatsız hazırlanarak başvuru yapılması durumunda taraflar mağduriyet yaşayabilmektedir.

Boşanma davalarında objektif ve hukuki bir bakış açısı, tarafların duygusal davranmasıyla ortaya çıkabilecek hak kaybını engelleyecektir.

Avukat Fatih Yavaş

Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Bağlayıcılığı Vardır!

Anlaşmalı boşanma protokolü, hakim tarafından onaylandıktan sonra hayatınızı ciddi şekilde etkileyen bir belgeye dönüşür. Anlaşmalı boşanma dilekçesindeki olarak mahkemeye sunacağınız ve duruşma sırasında kabul ettiğinizi sözlü olarak beyan edeceğiniz bu belge, tüm detayları ile mükemmel biçimde hazırlanmış olmalıdır. Mahkemeler elbette taraflar adına duruşmalar yapmak sureti ile hak mahrumiyetine sebep olmadan adalet dağıtmak fonksiyonuna sahiptir ancak zaten anlaşmalı boşanma kavramı bu süreci ortadan kaldırmak için ortaya çıkarılmış bir süreçtir. Normalde aylar, hatta yıllar süren boşanma süreçlerini, tarafların aralarında anlaşmasını sağlayarak tek duruşmaya indirgeyen sistem kapsamında, mahkeme herhangi bir soruşturma yoluna gitmez. Usule uygun şekilde yapılacak başvurular kabul edilir ve tarafların iradesi alındıktan sonra dava tamamlanır. Maalesef davadan sonra ortaya çıkacak durumlara itiraz hakkı yoktur. İşte bu nedenle Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlarken, haklarınızı koruyacak bir avukata başvurmanız gerekir.

Gerek hukuki koşullar, gerekse haklarınızın eksiksiz biçimde teslim edilebilmesi için boşanma avukatı gerekli şartları yerine getirecektir. Bu süreçte belki de en kolay işlem anlaşmalı boşanma dilekçesi hazırlamak olacaktır. Şekil şartları bakımından kanunda açık biçimde belirtilen kısımların doldurulmasını avukatsız da yapabilirsiniz. Ama boşanma protokolünün hazırlanması sıkıntılı bir işlemdir. Avukat sizin için haklarınızı korumanın yanında, sürecin sorunsuz ilerlemesini de sağlayabilmektedir. Bu süreçte avukatlardan destek alma zorunluluğu yoksa da, genellikle bu yöntem benimsenir.

2026 Yılı Boşanma Davası Açılırken Ödenecek Harç ve Masraflar

Boşanma davası açılırken ödenecek harç ve giderler her yıl değişmektedir. Bu nedenle aşağıdaki tutarlar yalnızca 2026 yılı bakımından genel bilgilendirme niteliğindedir. Dava açılışında mahkeme veznesi tarafından hesaplanan güncel harç ve gider avansı esas alınmalıdır.

2026 Yılı Boşanma Davası Masraflarını Kim Öder?

Boşanma davası açılırken gerekli harç ve gider avansı davacı tarafından yatırılır. Yargılama sonunda mahkeme, yargılama giderlerinin hangi taraf üzerinde bırakılacağına karar verir. Davanın kabulü, reddi, tarafların kusur durumu, taleplerin sonucu ve yargılama sürecindeki usuli işlemler bu değerlendirmede etkili olabilir.

İyi Bir Boşanma Avukatının Dava Sürecine Etkisi Nedir?

Bazı durumlarda boşanma davası eşler için çok sıkıntılı bir süreç olabilir. Boşanma davasının nasıl açılacağıyla ilgili atılan yanlış adımlar bile dava sürecinde çiftleri zor duruma sokabilir. Her iki tarafın da boşanma davası sürecini en az zorlukla yürütmesi için hangi avukattan destek alındığı büyük önem taşımaktadır. Çünkü boşanma davası sürecinin olması gerektiği gibi ilerlemesi için tecrübeli bir avukatın bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda kişilerin gerek ortak çocukların velayeti, gerekse de mal paylaşımı ile ilgili deneyimli bir avukat tarafından yönlendirilmeleri, çiftlerin boşanma sürecini en az zarar ile atlatmalarını sağlayacaklardır.

Boşanma davalarında olay ve olguların şeffaf bir şekilde izah edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple de danışmanlık hizmeti alınan avukat ile görüşme esnasında doğru bilgiler paylaşmak oldukça önemlidir. İyi bir boşanma avukatı ise müvekkilinin kendisiyle paylaştığı bilgileri toplayarak mahkemeye sunacaktır. Ayrıca işinde uzman bir Bursa avukat, deneyim ve hukuki bilgilerini dava sürecinde iyi şekilde hayata geçirebilecektir.

Tüm bunların yanı sıra anlaşmalı boşanma davası sürecinde çiftlerin birbirleri ile uzlaşmaya varmış olmaları nedeniyle avukatın rolü daha azdır. Ancak çekişmeli davalarda çiftler arasında ciddi sorunlar bulunması nedeniyle boşanma avukatı seçimi büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda mağdur olan eşin mal varlığının korunması, nafaka, tazminat ve velayet gibi süreçlerin en iyi şekilde tamamlanması adına uzman bir avukat tercih edilmelidir.

Bursa Boşanma Adliyesi Nerede

İlk olarak belirtmeliyiz ki; “Boşanma Adliyesi” veya “Boşanma Mahkemesi” diye bir Mahkeme söz konusu değildir. Boşanma talepli davalar Aile Mahkemesi’nin görev alanına girmektedir. Yani bir kişinin ceza mahkemelerinde boşanma ihtimali söz konusu değildir. Yetkisiz mahkemede davanın açılması durumunda, mahkeme esasa girmeden, yetkisizlik kararı verecektir. Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım gibi merkez ilçelerde Bursa Aile Mahkemeleri yetkilidir. Diğer ilçelerde ise, örneğin İznik İlçesinde İznik Aile Mahkemesi yetkilidir.

Bursa’nın merkez ilçeleri için Aile Mahkemeleri Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri‘nde yer almaktadır. Açık adresi Altınova, 11 Eylül Blv. No:9, 16270 Osmangazi/Bursa’dır. Yakınlarında Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi ve Buttim vardır.

Bursa Yeni Adliye Sarayı

Sıkça Sorulan Sorular

Bilgilendirme notu

Bu yazı, boşanma davasının nasıl açılacağı, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma süreci, görevli mahkeme, gerekli belgeler, harç ve dava aşamaları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her boşanma dosyası; dava türüne, tarafların taleplerine, delil durumuna, kusur iddialarına, çocukların ihtiyaçlarına ve ekonomik koşullara göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle burada yer alan açıklamalar, somut dosya incelemesi yapılmadan kesin hukuki sonuç garantisi anlamına gelmez.

Bu içerik, Bursa’da aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan Bursa Maya Hukuk tarafından hazırlanmıştır. Açıklamalar; boşanma davası açma süreci, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma ayrımı, görevli ve yetkili mahkeme, dava dilekçesi ve uygulamadaki temel usuli aşamalar dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur.

Son Güncelleme 19.05.2026

Av. Arb. M. Fatih Yavaş

Scroll to Top