Denizli’de boşanmış 30 erkekle yapılan nitel bir araştırmada, boşanma sonrası erkekler üzüntü, karamsarlık ve yalnızlık yaşadıklarını anlatıyor; araştırmacılar bu duyguların güçlü görünmek için bastırıldığı sonucuna varıyor. Aynı araştırma, katılımcıların boşandıktan sonra arkadaş çevrelerini değiştirdiğini, ekonomik olarak zorlandığını ve sosyal hayata dönerken ön yargılarla karşılaştığını gösteriyor.
İçindekiler
Araştırma Gül Aktaş ve Duygu Uray tarafından yapıldı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi’nin Aralık 2021 tarihli 45. cilt 2. sayısında yayımlandı. Makalenin adı “Erkeklerin Boşanma Sürecine İlişkin Deneyimleri”, alt başlığı ise “Denizli’de Nitel Bir Çalışma”dır. Katılımcılardan aktarılan sözlerin yanındaki parantezde, makalenin katılımcılara verdiği kodlar yer alır.
Araştırmaya kimler katıldı?
Araştırmaya Denizli’de yaşayan ve boşandıktan sonra yeniden evlenmemiş 30 erkek katıldı. Katılımcılar kartopu yöntemiyle, yani görüşülen kişilerin yeni katılımcı önermesiyle bulundu. Araştırmacılar eğitim, meslek ve yaş bakımından farklı kişilere ulaşmaya çalıştı. Katılımcıların yaşı 26 ile 50, evlilik süreleri 2 ile 15 yıl arasında değişiyor; eğitim düzeyleri ilkokuldan doktoraya kadar uzanıyor.
Nitel araştırma, katılımcıların deneyimini kendi anlatımlarıyla ayrıntılı biçimde anlamayı amaçlar. Bu nedenle bulgular, Türkiye’deki bütün boşanmış erkekler için bir oran veya genel kural olarak değil, 30 kişinin anlatımında tekrar eden ortak temalar olarak okunmalıdır.
Erkekler boşanma sürecinde neler hissediyor?
Katılımcılar boşanma sürecinde üzüntü, karamsarlık ve yalnızlık yaşadıklarını anlatıyor. Araştırmacılar, erkeklerin bu duyguları güçlü görünmek için bastırdığı sonucuna varıyor. Araştırmacılara göre katılımcıların bir kısmı, “erkekler ağlamaz” söyleminden yola çıkarak üzüntü ve kaygılarını saklıyor.
Bir katılımcının “Çok üzüldüm, kendi kendime çok ağladım. Herkese de anlatamadım.” sözleri, dışarıya gösterilmeyen bu üzüntüyü açıkça ortaya koyuyor (G25).
Araştırmacılar, duygularını bastıran bazı katılımcıların alkol kullanımına daha fazla yöneldiğini de aktarıyor.
Boşanma erkeklerin arkadaş çevresini nasıl değiştiriyor?
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, erkeklerin boşandıktan sonra sosyal çevrelerini, özellikle arkadaşlıklarını değiştirmesidir. Araştırmacılara göre erkekler çevrelerini, çevreden baskı gördükleri için değil, daha çok kendi istekleriyle değiştiriyor. Makale, erkeklerin sosyo-kültürel çevreden ve aileden gelen baskıya daha az maruz kaldığını da belirtiyor.
Bazı katılımcılar evli arkadaşlarından uzaklaştığını anlatıyor. “Boşandıktan sonra evli arkadaşlarımla görüşmeyi kestim. Birkaç kez ektiler yaptığımız planları.” diyen bir katılımcı (G1), kendisine karşı tavır alınabileceğini düşündüğünü ve artık yeni bekâr arkadaşlar edindiğini de söylüyor.
Kendi tercihiyle yapılan değişikliğin arkasında bazen çevrenin yorumları da var. Bir katılımcı, boşandığını duyanların “keşke bu kadar çabuk karar vermeseydiniz” tarzında cümleler kurduğunu ve bu cümleleri duymamak için arkadaş ortamını değiştirmek zorunda kaldığını anlatıyor (G2). Araştırmanın özetinde de erkeklerin boşandıktan sonra sosyal hayata uyum sağlarken ön yargılarla karşılaştığı yazılıdır.
Değişiklik yalnız arkadaşlıklarla sınırlı kalmayabiliyor. Çevresini ve oturduğu mahalleyi değiştirdiğini anlatan bir katılımcı bunu “Valla boşanınca her şeye sıfırdan başlıyorsunuz.” sözüyle özetliyor; aynı katılımcı ayrılıktan sonra bütün günlük düzeninin altüst olduğunu da söylüyor (G28).
Çocuklar boşanma kararını geciktiriyor mu, öne mi aldırıyor?
İkisi de oluyor. Bazı katılımcılar, çocukları boşanmayı anlayabilecek yaşa gelene kadar evliliği sürdürdüklerini anlatıyor. Bir katılımcı bunu “Çocukla beraber bu evliliği biraz daha devam ettirdik.” (G6) diye özetliyor.
Diğer katılımcılar ise süren çatışmanın çocuğa zarar vereceğini düşünerek kararı öne çekmiş. Kızlarının okul başarısının düştüğünü anlatan bir katılımcı, “Boşanmak kötü bir şey gibi görünebilir. Ama kızlarımın durumu için en doğru olan şey buydu.” diyor (G20). Bir başka katılımcı da “Çocuğum için uzatsaydım daha zor olacaktı.” (G29) diyor. Bu anlatımlarda çocuk, boşanma kararının hem ertelenmesinde hem de öne alınmasında aynı gerekçeyle, yani çocuğun yararı düşüncesiyle karşımıza çıkıyor.
Erkekler evliliği ve boşanmanın sebeplerini nasıl anlatıyor?
Katılımcılar evliliği hem getirdiği zorluklar hem de sağladığı düzen üzerinden anlatıyor. Bir katılımcı evliliğin sağladığı düzeni “Sabit bir düzeniniz oluyor, sıcak çorbanız, temiz kıyafetleriniz, ütünüz hepsi hazır oluyor.” sözleriyle anlatıyor (G17). Araştırmacılar, değişen toplumsal yapı içinde kadın ve erkeklerin evlilikten beklentilerinin de değiştiğine dikkat çekiyor.
Boşanmanın sebepleri anlatılırken ekonomik beklentiler sık geçiyor. Bazı katılımcılar, eşlerinin anne ve babalarının evindeki yaşam standardını evlilikte de sürdürmek istediğini, bu beklenti karşılanamayınca gerginlik çıktığını söylüyor. Ailelerin evliliğe karışması da anlatılan sebepler arasında yer alıyor. Bir katılımcının “Bizim evimizde bir şey olunca kayınvalidem arardı, gelirdi, eski eşimi doldururdu.” sözleri, bu müdahalenin günlük hayatta nasıl yaşandığını gösteriyor (G27).
Boşanma erkekleri ekonomik olarak nasıl etkiliyor?
Araştırmanın özetine göre erkekler boşanma sürecinde ekonomik olarak zorlanıyor.
Çocuğu olan bir erkek için boşanmanın ekonomik sonucu yalnız kendi geçimini yeniden kurmaktan ibaret değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu katkıya iştirak nafakası denir.
Boşanan baba çocuğuyla görüşmeye devam edebilir mi?
Kural olarak evet. Türk Medeni Kanunu’nun 323. maddesine göre ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir; mahkeme bu ilişkiyi boşanma kararıyla birlikte, 182. madde uyarınca çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararını esas alarak düzenler. Kanunun 324. maddesine göre ise kişisel ilişki yüzünden çocuğun huzuru tehlikeye girerse, ebeveyn çocukla ciddi olarak ilgilenmezse veya başka önemli sebepler varsa bu hak reddedilebilir ya da geri alınabilir.
Boşanan erkekler psikolojik destek konusunda ne anlatıyor?
Araştırmada katılımcılara psikolojik destek alıp almadıkları da sorulmuş ve anlatımlar tek bir yönde değil. Bir katılımcı ilk aşamada doğrudan ilaç tedavisine geçilmesinden mutsuz olduğunu anlatıyor (G6). Bir başkası evlilik sırasında birlikte gittikleri terapistten fayda görmediğini söylüyor ve erkekler arasındaki konuşmaların dışarıdan görülmediğini “Erkeklerin arasında dönen muhabbetleri siz bilmezsiniz.” sözleriyle ifade ediyor (G2).
Bazı katılımcılar desteği başka yerde bulduğunu anlatıyor. Bir katılımcı psikoloğa gitmek istediğini ama iş yoğunluğu içinde bunun ertelendiğini söylüyor ve “Çalışmak beni ayakta tutuyor demek ki.” (G26) diyor. Başka bir katılımcı ise binicilik hobisinin kendisine iyi geldiğini anlatıyor (G22).
Hukuki açıdan bakıldığında, kanun kişisel ilişkiyi düzenlerken çocuğun yararını esas aldığından, tartışılacak konu ebeveynin destek alıp almadığı değil, çocuğun bakımının bundan nasıl etkilendiğidir. Boşanma sürecinde psikolojik destek almanın velayet ve delil bakımından sonuçları ayrı yazıda açıklanmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma kararı kesinleştiğinde evlilik sona erer ve erkek bu tarihten sonra yeniden evlenebilir; Türk Medeni Kanunu’ndaki bekleme süresi yalnız kadın için öngörülmüştür. Yeniden evlenmek isteyen kişi, önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır.
Açabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu’nun 323. maddesi, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveyne çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı tanır; boşanma kararında bu düzenleme yoksa veya mevcut düzen yetersiz kalmışsa talep aile mahkemesinde ayrı bir davayla ileri sürülür. Mahkeme görüşme günlerini yine çocuğun yararını esas alarak belirler.
Alkol kullanıldığının ileri sürülmesi tek başına yeterli değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesi kişisel ilişki hakkının reddedilmesini veya geri alınmasını çocuğun huzurunun tehlikeye girmesine ya da başka önemli bir sebebe bağlar. Görüşmelere alkollü gelmek gibi çocuğun güvenliğini doğrudan etkileyen olaylar ispatlanırsa mahkeme bu hakkı reddedebilir veya geri alabilir.
Kesilmez. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre alacaklının yeniden evlenmesiyle kendiliğinden kalkan, eşe irat biçiminde ödenen nafaka ve maddi tazminattır; iştirak nafakası ise çocuğun giderleri için ödenir. Yeni evlilik çocuğun ihtiyaçlarını veya tarafların gelir durumunu değiştirmişse kanunun 331. maddesi uyarınca nafakanın yeniden belirlenmesi mahkemeden istenebilir.
Avukat Görüşü
Boşanma sürecindeki bir baba için en somut iki konu, çocukla görüşme düzeni ve çocuk için ödenecek nafakadır. Kişisel ilişki talebinde görüşme günlerinin, saatlerinin, bayram ve tatil dönemlerinin ve çocuğun teslim yerinin açıkça yazılması, kararın sonradan nasıl uygulanacağı konusundaki tartışmayı azaltır. Kanun çocuğun giderlerine katılımı ödeyecek eşin gücüyle orantılı tuttuğu için gelir belgeleri, kira sözleşmesi ve düzenli giderler dosyaya baştan konulmalıdır. Anlaşmalı boşanma protokolü imzalanacaksa her madde, özellikle nafaka ve görüşme düzeni, sakin bir zamanda yeniden okunmalıdır.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel hukuki danışmanlık veya psikolojik danışmanlık yerine geçmez. Araştırma bulguları Denizli’de görüşülen 30 erkeğin anlatımına dayanır ve herkes için aynı sonucu göstermez. Yazıda anılan kanun hükümleri 19.10.2026 tarihli hâliyle anlatılmıştır; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
