Anlaşmalı boşanmada avukatın rolü, eşlerin vardığı uzlaşmayı mahkemenin onaylayabileceği ve sonradan uygulanabilecek bir metne dönüştürmek, davayı açmak ve kararı kesinleşip nüfusa işlenene kadar takip etmektir. Avukat tutmak zorunlu değildir. Avukat tutulsa bile eşlerin duruşmaya bizzat gelmesi gerekir, çünkü boşanma iradesini hâkime eşin kendisi söyler.
İçindekiler
Anlaşmalı boşanma kısa sürdüğü için çoğu kişi işin dilekçe yazıp duruşmaya girmekten ibaret olduğunu düşünür. Oysa nafaka, velayet ve tazminat gibi konular, eşler isterse mal paylaşımı da, birkaç maddelik bir protokolle yıllarca geçerli olacak biçimde karara bağlanır. Protokolde yanlış seçilmiş tek bir cümle, istemeden bir haktan vazgeçilmesine veya kararın icra dairesinde uygulanamamasına yol açabilir. Avukatın asıl işi bu riskleri imzadan önce görmektir.
Anlaşmalı boşanmada avukat hangi işleri üstlenir?
Avukatın çalışması dava açılmadan önce başlar ve boşanma kararı nüfusa işlenene kadar sürer. Bu çalışma dört aşamada toplanabilir.
- Dava öncesinde anlaşmalı boşanma şartlarının oluşup oluşmadığını kontrol eder, müvekkiline hangi haklara sahip olduğunu anlatır ve protokolü hazırlar ya da karşı tarafın hazırladığı taslağı inceler.
- Dava açılırken dilekçeyi yazar, protokolü ve vekâletnameyi ekler, davayı doğru mahkemede açar, harç ve gider avansını yatırır.
- Duruşmada müvekkiliyle birlikte hazır bulunur ve protokolün karara geçirilmesini ister.
- Karardan sonra tebligatı ve kanun yolu süresini takip eder, kesinleşme işlemini tamamlatır.
Avukat bu aşamaların hiçbirinde müvekkilin yerine karar vermez. Boşanıp boşanmamak, hangi haktan vazgeçileceği ve hangi teklifin kabul edileceği müvekkile aittir. Avukatın görevi, müvekkilin her seçenekte ne kazanıp ne kaybedeceğini bilerek karar vermesini sağlamaktır.
Anlaşmalı boşanma için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır. Kanun, boşanma davasında avukatla temsil zorunluluğu öngörmez. Eşler dilekçeyi ve protokolü kendileri hazırlayıp davayı kendileri açabilir.
Avukatsız ilerlemek her dosyada aynı riski taşımaz. Çocuğu olmayan, ortak malı ve borcu bulunmayan, kimsenin nafaka veya tazminat istemediği bir evlilikte protokol birkaç cümleden ibaret olabilir. Ortak bir ev, kredi, şirket payı, küçük çocuk ya da yüksek tutarlı nafaka varsa durum değişir. Bu dosyalarda boşanmadan sonra yeni dava açılıp açılamayacağı, protokolün hangi hakları kapsayıp hangilerini dışarıda bıraktığına bağlıdır. Avukatla çalışmanın hangi dosyalarda daha çok fark yarattığı, boşanma davasında avukat şart mı sorusunu cevaplayan yazımızda da anlatılıyor.
Avukat dava açılmadan önce neleri kontrol eder?
İlk kontrol, anlaşmalı boşanmanın kanuni şartlarının gerçekten oluşup oluşmadığıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasına göre evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi gerekir. Hâkim eşleri bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmeli, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi de uygun bulmalıdır. Bu şartların ayrıntısı ve davanın genel akışı için anlaşmalı boşanma davasının şartları sayfasına bakılabilir.
Bir yıllık süre resmî nikâh tarihinden itibaren hesaplanır. Nişanlılık, imam nikâhı veya evlilikten önce birlikte yaşanan dönem bu süreye eklenmez. Avukat bu nedenle nüfus kaydındaki evlenme tarihine bakar. Süre dolmadan açılan bir dava anlaşmalı boşanma kararıyla sonuçlanamaz.
İkinci kontrol, eşlerin hangi konularda gerçekten anlaştığıdır. Boşanmanın kendisinde anlaşmak yetmez. Yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, varsa çocukların velayeti, çocukla görüşme düzeni ve iştirak nafakası hakkında da ortak bir düzenleme bulunmalıdır. Örneğin eşler boşanmada hemfikir olup velayette anlaşamıyorsa dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanmaz.
Mal paylaşımı ve ziynet eşyaları ise anlaşmalı boşanmanın zorunlu parçası değildir. Eşler bunları protokolde çözebilir. İsterlerse bu konudaki haklarını saklı tutup boşanmadan sonra ayrı bir mal paylaşımı davası da açabilirler. Avukat, müvekkilinin bu konuları şimdi mi kapatmak yoksa sonraya mı bırakmak istediğini netleştirir, çünkü protokolün yazılış biçimi bu tercihe göre değişir.
Son olarak avukat, protokole girecek bilgilerin belgesini ister. Tapu kaydı, araç ruhsatı, kredi sözleşmesi ve güncel borç bakiyesi görülmeden yazılan bir mal veya borç maddesi, kâğıt üzerinde anlaşılır görünse bile uygulamada işlemeyebilir.
Protokol yazılırken avukat neye dikkat eder?
Avukat, eşlerin sözlü olarak anlaştığı şeyleri ileride iki farklı biçimde yorumlanamayacak açıklıkta yazar. Protokol, hâkim onayladıktan sonra boşanma kararının parçası olur. Bu yüzden protokol, eşlerin bugün iyi anlaşmasına göre değil, ilişkinin yıllar sonra bozulabileceği düşünülerek yazılır.
Avukatın en çok üzerinde durduğu konu, haktan vazgeçme cümleleridir. “Tarafların birbirinden hiçbir talebi yoktur” gibi genel bir cümleyi eşlerden biri yalnızca nafakadan vazgeçmek olarak anlarken, diğeri ziynetleri ve mal paylaşımından doğan alacağı da kapsadığını düşünebilir. Avukat bu nedenle her hakkı ayrı ayrı yazar. Metinden hangi haktan vazgeçildiği ve hangi hakkın sonraya bırakıldığı açıkça anlaşılmalıdır.
Maddelerin uygulanabilir olması da aynı ölçüde dikkat ister. Örneğin “nafaka her yıl enflasyon oranında artırılır” cümlesi hangi endeksin ve hangi dönemin esas alınacağını göstermez. “Baba çocuğu istediği zaman görebilir” cümlesi de anlaşmazlık çıktığında uygulanabilecek bir takvim sunmaz. Avukat ödeme gününü, artış ölçütünü, görüşme günlerini ve teslim yerini somut olarak yazar.
Eşlerin kendi aralarında yaptığı anlaşma, banka gibi dışarıdaki kişileri bağlamaz. Eşlerden birinin ortak konut kredisini tek başına ödemeyi üstlenmesi, bankanın onayı yoksa diğer eşin bankaya karşı borcunu ortadan kaldırmaz. Avukat bu farkı müvekkiline açıklar ve gerekiyorsa ödeme yapılmazsa ne olacağını protokolde düzenler.
Protokolde hangi maddelerin yer alması gerektiğini ve örnek madde metinlerini anlaşmalı boşanma protokolü yazısında bulabilirsiniz.
Avukat davayı nerede ve nasıl açar?
Anlaşmalı boşanma davasına aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür. Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre dava, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya dava açılmadan önceki son altı ay boyunca birlikte oturdukları yerde açılabilir. Avukat adres kayıtlarına bakarak bu yerlerden birini seçer.
Dava dilekçesi ile protokolün birbirini tutması gerekir. Dilekçede nafaka istenmediği yazılırken protokolde aylık nafaka kararlaştırılmışsa ya da çocuğun adı iki belgede farklı geçiyorsa hâkim duruşmada bu çelişkinin giderilmesini ister, gerekirse duruşmayı erteler. Dilekçenin içeriği ve sık yapılan hatalar anlaşmalı boşanma dilekçesi yazısında ele alınmıştır.
Avukat davayı ancak vekâletnamesinde gerekli yetki varsa açabilir. Boşanma, yalnızca eşin kendisinin karar verebileceği haklardandır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesine göre avukat bu tür davaları, vekâletnamede o dava için açıkça yetki verilmişse açıp takip edebilir. Aynı madde, davadan vazgeçmek ve kanun yoluna başvurmaktan vazgeçmek için de açık yetki arar. Avukat bu nedenle vekâletnameyi, yapacağı işlemlere göre önceden kontrol eder.
Avukat tutulsa da eşlerin duruşmaya gitmesi gerekir mi?
Evet. Kanun hâkimin eşleri bizzat dinlemesini şart koşar. Avukat duruşmada müvekkiliyle birlikte bulunur, ancak boşanmak istediğini ve protokolü kabul ettiğini onun yerine söyleyemez. Eşlerden biri duruşmaya gelmezse o gün anlaşmalı boşanma kararı verilemez ve duruşma ertelenir.
Duruşmada hâkim genellikle her eşe boşanmak isteyip istemediğini, protokoldeki imzanın kendisine ait olup olmadığını ve protokolü okuyup kabul edip etmediğini sorar. Çocuk varsa velayet, görüşme günleri ve nafaka üzerinde ayrıca durabilir. Avukat duruşmadan önce müvekkiline bu soruları anlatır ve imzaladığı metni gerçekten anladığından emin olur. Duruşma sırasında beyanların tutanağa doğru geçmesini izler, protokolde fark edilen yazım hatası varsa düzeltilmesini ister.
Yurt dışında yaşayan eşin de hâkim tarafından dinlenmesi gerekir. Eşin yurt dışından vekâlet vermesi davanın açılması ve takibi için yeterli olabilir. Eşin Türkiye’ye gelmeden dinlenip dinlenemeyeceğine ve bunun hangi yolla yapılacağına ise mahkeme karar verir. Avukat bu konuyu duruşma gününden önce mahkemeyle netleştirir.
Hâkim protokolü değiştirmek isterse avukat ne yapar?
Hâkim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası, hâkime tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapma yetkisi verir. Bu değişiklikler eşlerce kabul edilirse boşanmaya karar verilir.
Örneğin hâkim, çocuğun okul düzenine uymayan bir görüşme takvimini veya çocuğun ihtiyaçlarına göre çok düşük kalan bir iştirak nafakasını değiştirmeyi önerebilir. Avukat, müvekkiline önerinin bugünkü ve ilerideki sonucunu anlatır. Müvekkil öneriyi kabul ederse karar değişen hâliyle kurulur. Kabul etmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Önerinin hemen kabul edilmesi gerekmez. Avukat düşünmek için süre isteyebilir. Eşler yeniden görüşüp değiştirilmiş bir protokol de sunabilir.
Tek avukat iki eşi birlikte temsil edebilir mi?
Hayır. Boşanma davasında eşler karşı taraftır. Bugün anlaşıyor olmaları, menfaatlerinin aynı olduğu anlamına gelmez. Nafakanın artması bir eşin lehine, diğerinin aleyhinedir. Avukatlık Kanunu’nun 38. maddesine göre bir işte bir tarafa avukatlık eden ya da görüş veren avukat, aynı işte menfaati karşıt olan tarafın işini almamak zorundadır. Bu yasak, avukatın ortaklarını ve yanında çalışan avukatları da kapsar.
Uygulamada çoğu zaman yalnızca bir eş avukat tutar. Bu avukat protokolü hazırlar, diğer eş metni okuyup imzalar ve duruşmaya kendisi katılır. Bu düzen hukuken mümkündür. Ancak protokolü yazan avukat, diğer eşin değil, kendisini tutan eşin avukatıdır. Avukatı olmayan eş, imzadan önce metni kendi seçtiği bir avukata inceletebilir.
Eşlerden biri anlaşmadan vazgeçerse ne olur?
Protokolü imzalamak, eşi anlaşmalı boşanmaya devam etmeye zorlamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 02.03.2015 tarihli, 2014/18777 Esas ve 2015/3245 Karar sayılı kararında, eşlerin karar kesinleşinceye kadar anlaşmalı boşanmadan vazgeçebileceği kabul edilmiştir. Aynı kararda, anlaşmalı boşanma kararını temyiz eden eşin bu başvurusu vazgeçme olarak değerlendirilmiş ve davanın çekişmeli boşanma davası olarak görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Karar, istinaf aşamasının uygulanmaya başladığı 2016 yılından önce verildiği için kanun yolu olarak temyizden söz eder.
Bu durumda dava kendiliğinden sona ermez. Dilekçelerde anlatılan olaylara göre çekişmeli boşanma davası olarak devam edebilir. Avukat, müvekkiline davanın bundan sonra nasıl ilerleyeceğini anlatır, kusur iddialarını ispatlayacak delilleri ve tanıkları mahkemeye bildirir. Davanın geri alınması veya davadan feragat gibi farklı sonuç doğuran işlemler boşanma davasından vazgeçme ve feragat yazısında açıklanmıştır.
Karar verildikten sonra avukatın işi biter mi?
Hayır. Duruşmada boşanma kararının açıklanması, evliliğin o gün sona erdiği anlamına gelmez. Evlilik, boşanma hükmü kesinleşince sona erer. Kesinleşmeye kadar geçen aşamaları da çoğunlukla avukat takip eder.
Gerekçeli karar yazıldıktan sonra avukat bu kararı protokol ve duruşma tutanağıyla karşılaştırır. Nafaka tutarında, görüşme saatlerinde veya taşınmaz bilgilerinde bir yazım hatası varsa düzeltilmesini ister. Ardından karar taraflara tebliğ edilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345. maddesine göre istinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Eşler kanun yoluna başvurmayacaklarını bildirirse karar daha kısa sürede kesinleşebilir. Avukatın bu bildirimi müvekkil adına yapabilmesi için vekâletnamesinde bu yetkinin bulunması gerekir.
Karar kesinleşince kesinleşme şerhi verilir ve boşanma nüfus kaydına işlenir. Protokolde “karar kesinleşince” yapılacağı yazılan ödeme ve devirlerin son gününü de avukat müvekkiline bildirir. Gerekçeli kararın yazılması ve tebliği mahkemeden mahkemeye farklı sürer. Boşanma davasının ne kadar sürdüğü sorusunu ayrı bir yazıda cevapladık.
Kesinleşmeden sonra protokoldeki bir yükümlülük yerine getirilmezse, örneğin nafaka veya tazminat ödenmezse, mahkeme kararı icra dairesine verilerek doğrudan icra takibi başlatılabilir. Bu takibi de müvekkil adına avukat yürütebilir.
Avukat süre veya sonuç garantisi verebilir mi?
Hayır. Avukat dosyayı eksiksiz hazırlayarak ertelenme ihtimalini azaltabilir. Ancak duruşma gününü, hâkimin protokolü onaylayıp onaylamayacağını, gerekçeli kararın ne zaman yazılacağını ve karşı tarafın duruşmada fikrini değiştirip değiştirmeyeceğini belirleyemez. “Tek celsede kesin boşanma” veya “şu tarihte kesinleşir” gibi bir vaat bu nedenle gerçekçi değildir.
Avukatın verebileceği şey, dosyanın hangi aşamada olduğunu ve bir sonraki adımda neyin beklendiğini açıkça anlatmaktır. Duruşma ertelenirse avukat nedenini öğrenir ve eksikliği bir sonraki duruşmaya kadar giderir.
Avukatlık ücretini ve dava masraflarını kim öder?
Avukatlık ücreti, avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeye göre belirlenir ve kural olarak avukatı tutan eş tarafından ödenir. Dava açılırken yatırılan harç ve gider avansı ise davayı açan eş ya da birlikte başvuran eşler tarafından karşılanır. Eşler protokolde yargılama giderlerini kimin üstleneceğini ve birbirlerinden vekâlet ücreti isteyip istemeyeceklerini kararlaştırabilir. Karşı vekâlet ücreti ve masrafların paylaşımı boşanma davasında avukat ücretini kim öder yazısında ayrıntılı biçimde anlatılmıştır.
Anlaşmalı boşanmada avukatla çalışma hakkında sıkça sorulan sorular
Hayır. Avukat dosyada işlem yapmayacak, yalnızca protokol taslağını okuyup görüş bildirecekse vekâletname gerekmez. Bu durumda dilekçeyi verip davayı takip edenler eşlerin kendileridir. Vekâletname, avukatın davayı müvekkil adına açması ve duruşmada onu temsil etmesi için gereklidir.
Uygulamada dava vekâletnamesi noterde düzenlenir. Yurt dışında yaşayan kişiler aynı işlemi Türk konsolosluklarında yaptırabilir. Vekâletnamenin metni, avukatın hangi işlemleri yapacağına göre avukatla birlikte belirlenmelidir.
Hayır. Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesi, avukatın görevi sırasında öğrendiği bilgileri açığa vurmasını yasaklar. Mahkemeye hangi bilginin ve belgenin sunulacağına müvekkille birlikte karar verilir. Anlaşmalı boşanmada evliliğin neden bittiğini dilekçede ayrıntılı anlatmak da gerekmez.
Evet. Taraflar e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosyanın duruşma gününü, yapılan işlemleri ve erişim izni verilen evrakı görebilir. Avukatın dosyayı takip ediyor olması bu erişimi engellemez.
Vekâletnamede avukata kendi yerine başka bir avukat görevlendirme yetkisi, yani tevkil yetkisi verilmişse avukat o duruşma için bir meslektaşını yetkilendirebilir. Bu yetkinin de vekâletnamede açıkça yazılı olması gerekir.
Evet. Müvekkil avukatına verdiği vekâleti sona erdirebilir ve yeni bir avukatla çalışabilir. Yeni avukatın dosyada işlem yapabilmesi için yeni bir vekâletname gerekir. Önceki avukatla yapılan ücret sözleşmesinin bu durumda nasıl uygulanacağı, sözleşmeye ve Avukatlık Kanunu’nun ücret hükümlerine göre belirlenir.
Avukat Görüşü
Protokolün birden fazla taslağı dolaşıyorsa, mahkemeye sunulan metnin imzalanan son sürüm olduğunu duruşmadan önce kontrol etmek gerekir. Eşlerin farklı tarihli iki taslağı imzaladığı ve duruşmada hangisinin geçerli olduğunun tartışıldığı dosyalarla karşılaşılabiliyor. Her sayfanın eşlerce paraflanması ve toplam sayfa sayısının son sayfaya yazılması bu karışıklığı önler.
Duruşmaya gelirken kimlik kartının yanında protokolün bir kopyasını bulundurmak, hâkimin sorularına metne bakarak cevap vermeyi kolaylaştırır. Protokolde kabul etmediğiniz bir madde olduğunu duruşmada fark ederseniz bunu kabul beyanında bulunmadan önce söylemelisiniz. Karar kurulduktan sonra aynı itiraz ancak kanun yoluna başvurularak ileri sürülebilir.
Karar kesinleşip nüfusa işlenmeden yeni evlilik başvurusu, soyadı değişikliği veya kesinleşmeye bağlanmış tapu devri gibi işlemlere başlanmamalıdır. Dosyaya ilişkin her değerlendirme, eşlerin kendi belgeleri ve ihtiyaçları görülerek yapılır.
Bilgilendirme Notu
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir dosya hakkında hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, her dosyanın güncel mevzuat ve kendi belgeleri üzerinden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Arb. M. Fatih Yavaş, Bursa Maya Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Bursa'da başta aile hukuku ve boşanma davaları olmak üzere velayet, nafaka, mal paylaşımı, soybağı, miras, icra, gayrimenkul, ceza ve ticaret hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir. Gerçek ve tüzel kişilere dava ve icra takipleri, hukuki danışmanlık ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik avukatlık hizmeti sunmaktadır. Her dosyayı kendi hukuki ve fiili özellikleri çerçevesinde değerlendirerek, müvekkillerine sürecin her aşamasında özenli, şeffaf ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
