Karaman, Yılmar Plaza, Söğüt Sk. No:170 Kat. 4 Daire. 33, 16130 Nilüfer/Bursa

Pts - Cts 09:30 - 20:00

Kadının Beyanı Esastır Algısı ve Boşanma Davalarında Gerçek Hukuki Durum

“Kadının beyanı esastır” diye yazılı bir hukuk kuralı var mı, yok mu?

Günlük dilde çok kullanılan “hukukta kadının beyanı esastır” cümlesi, tek bir kanun maddesiymiş gibi anlaşılmaktadır. Fakat Türkiye’de genel ve otomatik bir kural olarak “kadın söyledi diye doğru kabul edilir” şeklinde bir ilke yoktur. Ne hukuk yargılamasında ne ceza yargılamasında “beyan sahibi kadınsa üstün sayılır” tarzı bir düzenleme bulunmaz.

Bu ifadeye benzer algının kaynağı çoğunlukla şudur: Şiddet riskine karşı hızlı koruma amacı taşıyan 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir mekanizması. Bu alan, “esasa ilişkin kesin hüküm” değil, “risk varken hızlı koruma” mantığıyla işler. Slogan, buradan beslenir; ancak boşanmanın esasıyla birebir aynı şey değildir.

Bu efsane neden bu kadar yaygın? İşte 3 ana sebep;

Şiddet genellikle dört duvar arasında kalır

Şiddet, tehdit ya da psikolojik baskı maalesef çoğu zaman tanıkların olmadığı, gizli saklı ortamlarda yaşanır. Devlet burada şu mantıkla hareket eder: “Kanıt bulana kadar beklersem, iş işten geçebilir.” Bu yüzden sistem, önce güvenliği sağlamak için hızlıca harekete geçer; çünkü “geç gelen adalet” bazen hayati sonuçlar doğurur.

“Önlem almak” ile “Suçlu ilan etmek” karıştırılıyor

Bir kişi hakkında uzaklaştırma kararı verildiğinde, toplumda hemen “Tamam, kesin suçlu!” algısı oluşuyor. Oysa bu bir ceza değil, sadece bir tedbirdir. Yani evdeki yangını söndürmek için dökülen sudur. İşin aslı, kimin haklı kimin haksız olduğu ise asıl davada, deliller incelendikten sonra ortaya çıkar.

Sosyal medya, sloganları gerçeklerden daha çok seviyor

Hukuk çok detaylı ve teknik bir alan ama sosyal medya sadece kısa ve çarpıcı cümleleri seviyor. “Kadının beyanı esastır” cümlesi de tam bir slogan haline geldiği için hızla yayılıyor. Ancak bu sloganın sosyal medyadaki yankısı çok geniş olsa da, gerçek hukuktaki uygulama alanı çok daha belirli ve sınırlıdır.

Türkiye’de “Beyan” Gerçekte Ne Anlama Gelir?

Beyan Bir Başlangıçtır, Otomatik Olarak “Doğru” Değildir

Hukuk sistemimizin temel kuralı şudur: “İddia eden, ispatlamakla yükümlüdür.” Bir hak talebinde bulunurken “Ben şunları yaşadım” demek süreci başlatır ancak bu beyan, davanın türüne göre delillerle desteklenmek zorundadır. Yani sadece söylemek yetmez; mahkeme o sözün arkasındaki kanıta bakar.

Bu bilgileri vatandaşın daha kolay kavrayacağı, “hukuk dili”nden arınmış ama ciddiyetini koruyan bir akışa getirdim. İşte daha anlaşılır ve düzgün hali:


Türkiye’de “Beyan” Gerçekte Ne Anlama Gelir?

Beyan Bir Başlangıçtır, Otomatik Olarak “Doğru” Değildir

Hukuk sistemimizin temel kuralı şudur: “İddia eden, ispatlamakla yükümlüdür.” Bir hak talebinde bulunurken “Ben şunları yaşadım” demek süreci başlatır ancak bu beyan, davanın türüne göre delillerle desteklenmek zorundadır. Yani sadece söylemek yetmez; mahkeme o sözün arkasındaki kanıta bakar.

Hakim Tüm Delilleri Bir Teraziye Koyar

Mahkemede sadece beyanlar havada uçuşmaz. Hakim; tanık ifadeleri, mesajlaşma kayıtları, darp raporları, kamera görüntüleri ve banka dökümleri gibi tüm parçaları bir araya getirir. Eğer verdiğiniz ifade diğer delillerle uyumluysa güçlenir. Diğer kanıtlarla çelişiyorsa zayıflar.

6284 Sayılı Kanun: “Önce Koru, Sonra Karar Ver”

Halk arasında çok tartışılan “delilsiz tedbir” konusu aslında bir acil durum müdahalesidir. Buradaki amaç kişiyi cezalandırmak değil, olası bir tehlikeye karşı korumaktır. Devlet burada şu mantığı kurar: “Şu an bir risk varsa, kesin delil toplanana kadar bekleyemem. Önce güvenliği sağlayalım, haklı-haksız ayrımını detaylı incelemede yaparız.” Bu, yangın ihbarı alınca itfaiyenin “önce yangın raporunu göreyim” demeden yola çıkmasına benzer.

Boşanma Davalarında “Kadının Beyanı Esastır” Kuralı Var mı?

Net Cevap: Hayır. Boşanma davalarında böyle bir kural uygulanmaz.

Boşanma sürecinde hakim, sadece bir tarafın sözüne bakarak karar vermez. Tarafların iddiaları önemlidir ancak hakim, dosyayı bir bütün olarak inceler ve vicdanen bir kanaate varmaya çalışır. Hatta taraflardan biri bir kusuru kabul etse bile, hakim bunun gerçekliğini diğer delillerle tartmadan “kesin doğrudur” demez.

Boşanma davalarında çokça tartışılan bu konuyu, hukuk terimlerine boğulmadan, herkesin anlayabileceği en net haliyle yeniden düzenledim. İşte bu efsanenin gerçek yüzü ve davanın gidişatını belirleyen stratejiler:


Boşanma Davalarında “Kadının Beyanı Esastır” Kuralı Var mı?

Net Cevap: Hayır. Boşanma davalarında böyle bir kural uygulanmaz.

Boşanma sürecinde hakim, sadece bir tarafın sözüne bakarak karar vermez. Tarafların iddiaları önemlidir ancak hakim, dosyayı bir bütün olarak inceler ve vicdanen bir kanaate varmaya çalışır. Hatta taraflardan biri bir suçu veya kusuru kabul etse bile, hakim bunun gerçekliğini diğer delillerle tartmadan “kesin doğrudur” demez.


Beyan Nasıl Güçlenir? Sözü Kanıta Dönüştüren 4 Temel Unsur

Mahkemede sadece “Bana şunu yaptı” demek bir başlangıçtır. Bu sözü kazanan bir delile dönüştüren şeyler şunlardır:

  • Dijital İzler: WhatsApp mesajları, SMS’ler, e-postalar ve (hukuka uygun alınmış) sosyal medya paylaşımları.
  • Resmi Kayıtlar: Hastane raporları, karakol tutanakları, daha önce alınmış 6284 sayılı koruma kararları veya devam eden ceza davaları.
  • Tanık Anlatımları: Sadece “duydum” diyen değil; olayı bizzat gören, zaman ve mekan belirterek tutarlı konuşan tanıklar süreci belirler.
  • Olay Örgüsü (Davranış Paterni): Yaşanan olay tek seferlik bir tartışma mı, yoksa sürekli tekrar eden bir şiddet döngüsü mü? Hakim, olaylar arasındaki kronolojik bağı kurduğunda beyanınız “hikaye” olmaktan çıkar, “gerçek” haline gelir.

Bursa’da Boşanma Süreci Yönetenler İçin Kritik Tavsiyeler

Eğer bir Bursa boşanma avukatı ile sürecinizi yönetiyorsanız, odaklanmanız gereken nokta sloganlar değil, ispat stratejisi olmalıdır. Unutmayın; beyan tek başına bırakılırsa zayıf kalır.

  1. Kronoloji Oluşturun: Olayları tarih sırasına göre dizin.
  2. Delil Seti Kurun: Beyanınızı destekleyen her türlü belgeyi (mesaj, rapor vb.) hukuka uygun şekilde dosyaya ekleyin.
  3. Tanıkları Hazırlayın: Tanığın genel değil, somut ve özel olayları anlatması gerektiğini bilin.
  4. Dosyaları Ayırın: Koruma kararının (tedbir) sadece bir önlem olduğunu, boşanma davasını otomatik olarak kazandırmayacağını kabul ederek strateji kurun.

En Çok Merak Edilen Sorular

1. “Kadının beyanı esastır” kanunda yazıyor mu? Hayır, kanunda böyle genel bir madde yok. Bu sadece 6284 sayılı Kanun kapsamında, acil koruma kararı verilirken uygulanan pratik bir yaklaşımdır.

2. Uzaklaştırma kararı aldım, davayı kazandım sayılır mı? Hayır. Uzaklaştırma sadece o anki güvenliğiniz içindir. Boşanma davasında kusurlu tarafın belirlenmesi için hakim tüm delilleri yeniden inceleyecektir.

3. Sadece beyanla hapse girilir mi? Ceza hukukunda çıta çok yüksektir. Somut delil yoksa, sadece beyanla ceza verilmesi zordur; olayın tüm özellikleri ve yan deliller titizlikle incelenir.

Özetle: Türkiye’de “kadının beyanı otomatik doğrudur” diye bir şey yoktur; “delille desteklenen ve ispatlanan beyan değerlidir” gerçeği vardır.

Yazımızı beğendiniz mi?

Puan vermek için yıldızı tıklayın

Ortalama puan 5 / 5. Oy sayısı: 5

Call Now Button Bizi Arayın